T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1253
KARAR NO : 2025/1478
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2022
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACI : ... -...(ÖLÜ)
MİRASÇILAR - ...
VEKİLİ : AV. ...
DAVALILAR : 1- ...
VEKİLİ : AV. ..
DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 14/07/2025
YAZIM TARİHİ : 14/07/2025
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2022 tarih ve2019/653 Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacı ... davalı ... ... ... Ve Tur İşl A.Ş. nin ortağı olduğunu, Davalı ... ... ... Ve Tur İşl A.Ş. faaliyet konusu gereği ... İli ... İlçesi ... Köyünde kain tapunun ... pafta, ... ada, 2 nolu parsel numarasında kayıtlı iki katlı okul ve arsası niteliğindeki taşınmazı satın aldığını, Davalı ... ... ... Ve Tur İşl A.Ş. dava konusu taşınmazda gerekli iyileştirme çalışmaları yapmak suretiyle 15/10/2014 tarihli ekpertiz raporu düzenlettirdiğini, bu düzenlenen rapora göre taşınmazın ayrıntılı olarak yapısal özellikleri belirlenmiş olup 2014 yılı itibariyle değeri 16.150.000,00.TL olduğunu, davalı şirket bu taşınmazını 17/11/2014 tarihli kira sözleşmesi ile ... Eğitim Kurumları A.Ş. ye yıllık 1.140.000,00 TL kira parası karşılığında 10 yıllığına kiraya verdiğini, davalı ... ... ... Ve Tur İşl A.Ş. nin Yönetim Kurulu Başkanı davalılardan ..., Yönetim Kurulu Başkan vekili ise davalı ... olduğunu, 28/01/2016 tarih 2016/02 sayılı Yönetim Kurulu Kararı) Yönetim Kurulunu oluşturan davalılar ... ve ... her hangi bir genel kurul kararı almadan ve hissedarlara haber vermeden son derece değerli olan ve 10 yıl süre ile kira geliri garantisi olan şirkete ait tek taşınmazı satmak üzere karara varıp ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden 23/05/2017 tarihinde Tapu yetki belgesi çıkardıklarını, davalılar ... ve ... aldıkları tapu yetki belgesine dayanarak şirketin tek taşınmaz varlığı olan ... İli, ... İlçesi, ... Köyünde kain, tapunun, ... pafta, ... ada, 2 nolu parsel numarasında kayıtlı, iki katlı okul ve arsası niteliğindeki taşınmazın, 1725/11174 payını, davalı ...’e, 4065/11174 payını davalı ...’a, 4065/11174 payını ise davalı ...’ya tapuda 2.750.000,00.TL bedelle satış göstermek suretiyle muvazaalı olarak devrettiklerini, dava konusu edilen taşınmazın şirketin tek taşınmaz varlığı olduğundan ve toptan satıldığından, TTK nun 408/2-f maddesi gereğince bu taşınmazın satışı için şirket genel kurul kararı zorunlu olduğunu, Genel Kurul bu yetkisini devredemediğini, Genel Kurulun yetkisinde olan bu kararı Yönetim Kurulu veremediğini, TTK nun 391/1-d maddesine göre Yönetim Kurulu şirket genel kurulunun yetkisine giren taşınmaz satış kararını yönetim kurulu olarak gerçekleştirdiğinden bu işlem batıl olduğunu, bu nedenle de tapuda satış olarak görünen işlemin yok hükmünde olduğunu, davalı şirketin dava konusu edilen taşınmazının 1725/11174 payını alan ...; şirketin ortağı ve aynı zamanda şirket adına satış işlemini gerçekleştiren ... ün kardeşi olduğunu, diğer hisse alan kişiler ise durumdan haberdar olan birbirlerine yakın ve muvazaa bakımından anlaşma içerisinde olan kişiler olduğunu, tapuda satış olarak görünen bu işlem gerçekte şirketin mal varlığını kaçırma amacı taşıyan muvazaalı bir işlem olduğunu, davalı şirketin, satılan bu taşınmazının değerini 2014 yılındaki ekspertiz raporuna göre 16.150.000,00.TL olduğunu, bu taşınmazın yıllık 1.140.000,00.TL kira parası karşılığı özel bir eğitim kurumuna okul olarak kiraya verildiğini, 2 yıllık kira parası neredeyse tapuda gösterilen satış bedelini karşılamadığını, davalı şirketin dava konusu edilen malı dışında her hangi bir mal varlığı olmadığından ve bu taşınmaz varlığı yıllık 1.140.000,00.TL gelir getirmekte iken yönetim kurulunun batıl ve mal kaçırma amaçlı tasarrufu ile şirket ortağı ve anlaşmalı kişilere sattığını sonuç olarak şirketin hiçbir geliri ve malının kalmadığını, davalıların şirketin içini boşalttıklarını, bu gelişmeler karşısında davalı ... A.Ş.'ye ... . Noterliği, 10/07/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek yapılan satış işlemlerinin iptali ile tapunun tekrar şirket adına kayıt ve tescilini talep edildiğini, delil 7 (... . Noterliğinin 10/07/2017 tarih ... yevmiye numaralı İhtarname) yapılan ihtara rağmen bir sonuç alınamadığı için Yönetim Kurulu Kararının batıl olduğunun tespiti ile buna dayanılarak şirket adına kayıtlı taşınmazın muvazaalı olarak davalılara yapılan satışın iptali ile yeniden şirket adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili dilekçesi ile; davalı Şirket Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın şirketin toplam 2.000 payının 1.001 payına sahip olduğundan çoğunluk hisse sahibi olduğunu, ...'ın şirketin mal varlığını satmadığını, mülkiyeti ... A.Ş. Tüzel kişiliğine ait taşınmazı 23/05/2017 tarih 2017/2 nolu yönetim kurulu kararı ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün vermiş olduğu 23/05/2017 Tarih ... sayılı tapu yetki belgesi ve yönetim kurulu başkanı sıfatı ile satışını gerçekleştirdiğini, yönetim kurulu tarafından alınan karar doğrultusunda tüzel kişilik yetkilisi sıfatıyla hareket ettiğini, bu nedenle husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın davayı açarken değerini 2.750.000,00.TL gösterdiğini, bu değer üzerinden eksik harç yatırmak suretiyle dava açtığını, dava konusu taşınmazın 6.500.000,00.TL bedelle satıldığının açık olduğunu, bu değer üzerinden harç yatırılması gerektiğini aksi halde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep ettikleri anlaşılmıştır.
Davalılardan ... ... ... ve Turizm İşletmeleri A.Ş. vekili dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davayı açarken değerini 2.750.000,00.TL gösterdiğini, bu değer üzerinden eksik harç yatırmak suretiyle dava açtığını, dava konusu taşınmazın 6.500.000,00.TL bedelle satıldığının açık olduğunu, bu değer üzerinden harç yatırılması gerektiğini aksi halde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep ettiğini, davalı ... ... ... ve Turizm İşletmeleri A.Ş.'nin şirketin karar ve icra organı olan yönetim kurulunun 23/05/2017 ve 2017/2 nolu kararı ile maliki bulunduğu dava konusu taşınmazın 4065/11174 payını ...'ya, 2.750.000,00 TL 4065/11174 payını ...'a, 2.750.000,00.TL, 1725/11174 payını ...'e 1.000.000,00.TL bedelle olmak üzere toplam 6.500.000,00.TL bedelle 02/06/2017 tarihinde satıldığını, şirket yönetim kurulunun şirket ana sözleşmesi ile şirketin gayrimenkulünü satmaya yetkili kılındığını ve aynı sözleşmenin 15.maddesine göre yönetim kurulunun bu hususta tam yetkiye sahip olduğunu, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın kötüniyetli olarak dava değerini eksik bildirdiğini, eksik harcın tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının söz konusu satıştan hissesine düşen payı alıp almadığının mahkemece ayrıca araştırlamıs gerektiğini belirttiği, şirket ana sözleşmesine göre şirketin taşınmazlarının satış yetkisinin yönetim kuruluna verildiğini, söz konusu satış işleminin de şirket ana sözleşmesine uygun olarak yönetim kurulu kararı ile ticaret Sicil Müdürlüğü'nden alınan tapu yetki belgesi ile gerçekleştirildiğini, yasaya aykırı bir durumun bulunmadığını, davacının muvazalı iddiasını ispat edemeyen kötü niyetli olarak açıldığın belirttikleri davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ...'ün diğer davalı ...-... ... ve Turizm İşletmeleri A.Ş.’nin2.000 hissesinden 700hissesine sahip olduğunu, şirketin 2016 yılından beri Yönetim Kurulu Başkan Vekilliğini yaptığını, davalı ...'ün bu davanın hasmı olmadığını, davalı ...'ün kendi şahsi adına şirketin mal varlığını satma durumunun olmadığını, Davalı ...'ün mülkiyeti ...-... ... ve Turizm İşletmeleri A.Ş.tüzel kişiliğine ait taşınmazı, 23.05.2017 tarih 2017/2 noluYönetim Kurulu Kararı ve ... Ticaret Sicili Müdürlüğünün vermiş bulunduğu 23.05.2017 tarih ... sayılı Tapu Yetki Belgesi ve yönetim kurulu başkan vekilli sıfatı ile sattığını, dolayısıyla davalının, taşınmazın maliki olan ...-... ... ve Turizm İşletmeleri Anonim Şirketi tüzel kişiliği olması gerektiğini, davalının satış işlemini tüzel kişi Anonim Şirketin yönetim kurulu üyesi ve başkan vekili sıfatı ile gerçekleştirdiğini, bu nedenle ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dava değerinin 2.750.000,00.TL olarak belirtildiğini ancak bunun doğruyu yansıtmadığını, dava konusu taşınmazın 6.500.000,00.TL’ya peşin bedelle satıldığını, harcın 6.500.000,00.TL üzerinden ikmal edilmesi gerektiğini, ...'ün bu satış işleminden önce, alıcılar ve davalılar ... ve ...’ı hiç tanımıyordu, beraber hiçbir ticari ilişkileri olmamış, ilk defa tapu devrinde tanıştığını, davacının iddia ettiği gibi bu anlaşmalı ve muvazaalı bir satış işlemi olmadığını, belirterek davanın ... yönünden bu davanın hasmı olmadığı gerekçesi ile husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ...-... ... ve Turizm İşletmeleri A.Ş.tüzel kişiliğine ait taşınmazı, 23.05.2017 tarih 2017/2 noluYönetim Kurulu Kararı ile maliki bulunduğu dava konusu taşınmazın 1725/11174 payını ...'e 1.000.000,00.TL 02/06/2017 tarihinde satıldığını, dava konusu satış işleminin şirket ana sözleşmesinin 15.maddesi kapsamında yönetim kuruluna verilen yetkiyle yapılmış olduğundan davacı tarafın iddia ettiği gibi batıl olmadığını, Davalı ...'ün şirkete bağlı taşınmaz satılacak ve şirket sonlandırılacak olsa dahi diğer alıcılardan arta kalan mülkiyet payını almak ve %10 hissesini korumak istemiş ve iyi niyetle taşınmazı iktisap ettiğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile; Hukuki işlem TTK'nın 408/2. maddesi kapsamına girmesine karşın eğer genel kurul yönetim kurulu üyelerine bu işlem için izin vermişse anılan maddedeki yasağın artık uygulanmayacağını, izin ortaklık ana sözleşmesi ile verilebileceği gibi, genel kurulca her işlem için ayrı ayrı da verilebileceğini, bu nedenle yasak işlemin batıl değil iptali kabil bir işlem olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, yasak işlemler yapıldıktan sonra ortaklık genel kurulu bu işleme izin vererek işleme geçerlik tanıyabildiğini, Genel kurul işleme izin vermemekle bu işlemi geçerli saymayabildiğini ve bunun sonucunda da işlemin iptali istenebildiğini, başka bir anlatımla yapılan işlem TTK'nın 408/2. maddesindeki yasak kapsamına girse bile re'sen batıl olmayıp, iptali kabil bir karar olduğunu, işlem yönetim kurulu üyesi veya temsilcisi sıfatıyla hareket ettiği kimse için bağlayıcı yani geçerli olduğunu, Genel kurul vereceği icazet ile işleme sıhhat kazandırabilmekte, onu ortaklık yönünden bağlayıcı hale getirebildiğini, yasağa rağmen ortaklıkla yapılan işlem ortaklığı bağlamayıp karşı tarafı bağladığına göre burada askıda bir işlem söz konusu olduğunu, buna göre genel kurul alacağı bir kararla icazet vererek işlemi ortaklık için baştan beri sıhhatli ve bağlayıcı bir hale getirebildiğini, işlemin akibeti hakkında karar verecek organ genel kurul olduğunu, somut olayda ise; davalı şirketin 30.03.2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantısının 3. gündem maddesinde davaya konu taşınmaz satışının genel kurula katılan ortaklar tarafından oy birliği ile onaylandığını, davacının genel kurul toplantısına katılmadığını, yasal süresi içerisinde genel kurul toplantısının iptaline ilişkin davanın da açılmadığı da gözetilerek dava konusu taşınmaz satışına ilişkin olarak daha sonradan davalı şirketin genel kurul kararıyla icazet verilmesiyle satışın dayanağı yönetim kurulu kararının geçersiz olamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf talebi ile; Davalı ... ... ... Ve Tur İşl A.Ş. nin Yönetim Kurulu Başkanı davalılardan ..., Yönetim Kurulu Başkan Vekili ise davalı ... olduğunu, Yönetim Kurulunu oluşturan davalılar ... ve ... her hangi bir genel kurul kararı almadan ve hissedarlara haber vermeden son derece değerli olan ve 10 yıl süre ile kira geliri garantisi olan şirkete ait tek taşınmazı satmak üzere karara varıp ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden 23/05/2017 tarihinde Tapu yetki belgesi çıkardıklarını, yargılama sırasında da alınan genel kurul kararıyla taşınmazın satışı yönünde karar alındığını, davalılar ... ve ... aldıkları tapu yetki belgesine dayanarak şirketin tek taşınmaz varlığı olan; ... İli, ... İlçesi, ... Köyünde kain, tapunun, ... pafta, ... ada, 2 nolu parsel numarasında kayıtlı, iki katlı okul ve arsası niteliğindeki taşınmazın, 1725/11174 payını, davalı ...’e, 4065/11174 payını davalı ...’a, 4065/11174 payını ise davalı ...’ ya tapuda 2.750.000,00 TL gibi düşük bir bedelle satış göstermek suretiyle muvazaalı olarak devrettiklerini, davalı şirketin dava konusu edilen taşınmazının 1725/11174 payını alan ...; şirketin ortağı ve aynı zamanda şirket adına satış işlemini gerçekleştiren ...'ün kardeşi olduğunu, diğer hisse alan kişiler ise durumdan haberdar olan birbirlerine yakın ve muvazaa bakımından anlaşma içerisinde olan kişiler olduğunu, tapuda satış olarak görünen bu işlem gerçekte şirketin mal varlığını kaçırma amacı taşıyan muvazaalı bir işlem olduğunu, davalı şirketin, satılan bu taşınmazının değeri yukarıda bahsedildiği üzere 2014 yılındaki ekspertiz raporuna göre 16.150.000,00.TL olduğunu, bu taşınmazın yıllık 1.140.000,00.TL kira parası karşılığı özel bir eğitim kurumuna okul olarak kiraya verildiğini, 2 yıllık kira parası neredeyse tapuda gösterilen satış bedelini karşıladığını, davalı şirketin dava konusu ettiğimiz malı dışında her hangi bir mal varlığı olmadığından ve bu taşınmaz varlığının yıllık 1.140.000,00.TL gelir getirmekte iken yönetim kurulunun açıkladığı batıl ve mal kaçırma amaçlı tasarrufu ile şirket ortağı ve anlaşmalı kişilere satıldığından sonuçta şirketin hiçbir geliri ve malı kalmadığını, davalıların tabiri caizse şirketin içini boşalttığını, mahkemece muvazaa iddiası yönünden ayrıca bir karar verilmediğini, bu nedenlerle; istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini, yargılama giderler ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... vekili istinaf talebi ile; mahkemece davanın reddine karar verilmesine rağmen davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmemesi ve Dairece re’sen gözetilecek nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALILAR ... VE ... VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalılar ... ve ... vekili istinaf talebi ile; tapu iptali ve tescil istemi ile ikame edilen davada "genel kurul kararı alınması" bir dava şartı olmadığı halde mahkemece işbu dayanak ile taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, zaten en başta genel kurul kararı alınmış olsaydı davacı yan kararın batıl olduğunu iddia edemeyeceğini ve huzurdaki davayı açamayacağını, davacının iddiaları kapsamında; yönetim kurulu kararının batıl olduğunun iddia edilebilmesi için genel kurul kararının bulunmamasının zorunlu olup, dava şartlarının dava açarken davanın esasına girebilmek için bulunması gereken şartlar olduğu gözetildiğinde genel kurul kararının işbu dava için dava şartı olduğunu yani davanın esasına girilebilmesi için bulunması gereken şartlardan olduğunu söylemek hukuken mümkün olmadığını, davacının yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti talebinin reddine rağmen bu talep yönünden de ayrıca müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu bu nedenlerle; davanın reddi kararının hukuka uygun olmakla birlikte, istinaf taleplerinin kabulüne, tapu iptal ve tescil davası yönünden; dava şartı gerekçesine dayalı vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka açıkça aykırı olmakla davanın esastan reddine karar verildiğini, olması nedeniyle müvekkilleri lehine dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesine, davacının yönetim kurulu kararının butlanına ilişkin talebinin de reddine karar verilmiş olmakla bu talep yönünden de ayrıca müvekkiller lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALILAR ... VE ... ... ... VE TURİZM İŞLETMELERİ A.Ş. VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalılar ... Ve ... ... ... Ve Turizm İşletmeleri A.Ş. vekili istinaf talebi ile; mahkeme tarafından davacının dava açmakta kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilip, müvekkilleri lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacının yönetim kurulu kararıyla satılan taşınmazın tescilini de talep ettiğini, mahkeme tarafından davacı tarafından harcı yatırılan dava değeri dikkate alınarak müvekkili davalılar lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak davacının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle müvekkiller lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenlerle; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar ve 18/03/2022 tarihli kararının yalnızca vekalet ücretine yönelik istinaf taleplerinin esastan kabulü ile istinaf edilen hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, anılan kararın hüküm bölümünün vekalet ücretine ilişkin olan kısmının kaldırılmasına, karardan çıkarılmasına, yerine davalıların kendini vekil ile temsil etmiş olmalarından dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı avukatlık yasası gereğince davalılar lehine hesaplanacak miktarda vekalet ücretine hükmedilmesine şeklinde fıkranın hüküm bölümüne eklenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, taşınmaz satışına ilişkin yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti ile muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davalı şirkete ait tek taşınmazın genel kurul kararı olmadan davalılar ...'e, ... ve ...'ya satıldığını, davalılar ... ve ...'ın yönetim kurulu başkanı ve başkan vekili oldukları, yönetim kurulunun yüksek kira getirisi olan şirkete ait tek taşınmazı satmaya yetkili bulunmadığını, bu hususun genel kurulun yetkisinde olduğunu, ayrıca davalıların akraba oldukları ve şirketten mal kaçırmak amacıyla satışın gerçek değerin çok altında olduğu iddia edilerek muvazaaya dayalı tapu iptal tescil davası açılmış, davalılar davanın reddini savunmuş, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacılar vekili, davalılar ... vekili, ... ve ... vekili, ... Ve ... ... ... Ve Turizm İşletmeleri A.Ş. vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda, davacı vekili tarafından davalı şirkete ait ... ili ... ilçesi ... köyü ... Ada iki parsel sayılı iki katlı okul ve arsası niteliğindeki taşınmazının yönetim kurulu kararı ile satışına yönelik satış işleminin batıl olduğunun tespiti ile buna dayanılarak şirket adına kayıtlı taşınmazın muvazaalı olarak davalılara yapılan satışın iptali ile yeniden şirket adına tesciline karar verilmesinin talep edildiği, davalı ... ... ... ve Tur. İşl. A.Ş'nin 26.01.2016 tarihli genel kurul toplantısında ... (YK Başkanı) ve ... (YK Başkan Vekili) 3 yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak seçildikleri, davalı şirketin yönetim kurulu tarafından alınan 23.05.2017 tarih ve 2017/2 sayılı karara göre davaya konu "... ... ilçesi, ... köyü, 22.K.1 pafta ... ada 2 nolu parselde kayıtlı okul binaları ve mütemmim cüzlerinin bulunduğu gayrimenkulün 9855/11174 payının ..., ... ve ...'e 6.500.000,00 TL bedelle satılmasına" oy birliği ile karar verildiği, davalı şirketin alınan yönetim kurulu kararından sonra dava konusu edilen taşınmazın 02/06/2017 tarihinde 1725/11174 payının ...'e 1.000.000,00 TL bedelle 4065/11174 payının davalı ...'a 2.750.000,00 TL bedelle, 4065/11174 payının ...'ya 2.750.000,00 TL bedelle yönetim kurulu kararına göre satışının yapıldığı, satış yapılmadan önce satışın yapılmasına yönelik genel kurul kararının alınmadığı, dava konusu edilen taşınmazın davalı anonim şirketin tek taşınmazı olması nedeniyle TTK nun 408/2-f maddesi gereğince bu taşınmazın satışı için şirket genel kurul kararı zorunlu olmakla birlikte dava dosyasına sunulan davalı ... ... ... ve Tur. İşl. AŞ'nin 30.03.2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantısının 2.000.000,00 TL sermayeden 1.901.000,00 TL değerinde sermayeyi temsil eden ortağın katılımıyla gerçekleştirildiği, davacının genel kurul toplantısına katılmadığı, yasal süresi içerisinde genel kurul toplantısının iptaline ilişkin davanın açıldığına dair davacı tarafından bir husus ileri sürülmediği, toplantının 3. gündem maddesinde davaya konu taşınmaz satışının oy birliği ile onaylandığı, taşınmaz satışının TTK m. 408/2 hükmüne göre önemli miktarda şirket varlığının satışı niteliğinde olduğu görülmekle birlikte taşınmaz satışından önce alınmayan genel kurul kararının dava açıldıktan sonra yargılamanın devamı sürecinde tamamlandığı anlaşıldığından(Aynı Yönde Yargıtay 11.H.D 2012/6771 Esas 2013/6820 Karar sayılı ilamı) mahkemece taşınmaz satışına ilişkin yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti talebi yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde taşınmaz satışının muvazaalı olarak yapıldığının da ileri sürülmesine rağmen mahkemece davacılar vekilinin muvazaa iddiası yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmediği görülmüştür.Açıklanan sebeplerle davacılar vekili tarafından davanın en başından beri davalı şirketten mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazın muvazaalı olarak davalılar ..., ... ve ...'ya devredildiği iddiası yönünden taraf delilleri toplanarak bu hususta bir değerlendirme yapılması gerekmekte olup davacılar vekilinin bu sebeple istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine, davalılar ... vekili, ... ve ... vekili, ... Ve ... ... ... Ve Turizm İşletmeleri A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin kaldırma sebebine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)- ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-)Davalılar ... vekili, ... ve ... vekili, ... Ve ... ... ... Ve Turizm İşletmeleri A.Ş. vekilinin istinaf taleplerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,
5)a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde istinaf eden davacılara İADESİNE,
b-Davalı ... tarafından yatıralan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalıya İADESİNE,
c-Davalı ... ve ... tarafından yatıralan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalıya İADESİNE,
d-Davalı ... Ve ... ... ... Ve Turizm İşletmeleri A.Ş. tarafından yatıralan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalıya İADESİNE,
6)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
7)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
8)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olmak üzere 14/07/2025 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır