T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1143
KARAR NO : 2025/1479
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/04/2022
NUMARASI : ... Esas ve ... Karar
DAVACI : ..
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 14/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/07/2025
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Turizm Ltd. Şti Ltd. Şti. İle davalı ... Plastik Geri DölN. Tic.Ltd.Şti. ile arasında, davalı şirket personelinin 23.09.2020 - 22.09.2021 tarihleri arasında taşınmasının sağlanması hususunda 23.09.2020 - tarihli personel taşıma sözleşmesi imzalandığı davacı şirketin sözleşmeden doğan sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesine rağmen, personel taşıma sözleşmesinin, 25.05.2021 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeksizin sözlü olarak davalı şirket tarafından feshedildiği, davalı şirketin personel taşıma sözleşmesini bir yıllık süre bitmeden feshettiği için sözleşmenin 11. Maddesindeki fesih nedenlerinden hiçbirinin oluşmadığını sözleşmenin tek taraflı olarak haksız feshi neticesinde davacı şirketin zarara uğradığını, 23.09.2021 arasındaki dönem için sözleşmenin davalı tarafça ifadan kaçınılmasından kaynaklanan kazanç kaybının davalı yandan alınarak müvekkile ödenmesine, alacağın 28.05.2021 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ve yargılama giderleri, ihtarname gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında ıslah dilekçesi sunarak 9.292,00.TLnin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... Plastik Geri Dönüşüm San.ve Tic.Ltd.Şti. İle davacı tarafın taleplerinin haksız ve kötü niyetli olduğu, müvekkili şirket, davalı ile arasında bir dönem var olan personel taşımadan kaynaklı davalı taraftan taşıma hizmeti alındığı ve bunun ücretinin ödenmiş olduğunu, ancak taraflar arasındaki ilişkinin nitelendirilmesi yapılırken davacı tarafın dayanmış olduğu sözleşme göz önüne alınarak bir sonuca varılamayacağını, çünkü davacı tarafın dayanak gösterdiği sözleşmede yer alan imza müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, dava konusu olayda davacı, davalı müvekkilinin personelinin iş yerinden ev adreslerine ulaşım işini üstlenmiş, dolayısıyla davacı, davalı müvekkili adına bir iş görme borcu altına girdiği için işbu uyuşmazlığa vekalet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, zira Türk Borçlar Kanunu'nun 502'nci maddesi uyarınca vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı, davalı müvekkilin uyulmasını talep ettiği güzergaha göre değil kendi belirlediği güzergaha göre servis hizmetini yerine getirdiğini, bu konuda kendisine şirket yetkilileri tarafından gereken uyarı yapılmış ancak davacı kendisine verilen talimata uymamış olduğunu, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararında, davalı tarafça davaya konu edilen 23/09/2020 tarihli taraflar arasındaki sözleşmedeki imzanın davacının yetkilisine ait olmadığına yönelik savunmada bulunulduğunu, davacı vekilince bu hususta imza incelemesi yapılması talep edilmeyip, fiilen var olan ve fiili olarak verilen taşıma hizmetine dayalı olarak dönem sonuna kadar uğradıkları kazanç kaybı zararının tahsili talep edildiğini, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesine göre tarafların kayıtlarına göre taraflar arasındaki taşımaya dair hizmetin verildiği bedellerinin ödendiğini, dönem sonuna kadar geçecek olan 4 aylık süre için %20 oranında muhtemel kazanç elde edilmesinin mümkün görüldüğü ve fiilen verilen hizmet ve hizmet bedeline göre dönem sonuna kadar davacı tarafın mahrum kaldığı kazanç miktarının 9.292,00.TL olduğunun belirlenmiş olmasına göre taraflar arasında yazılı olarak düzenlenen ve atılı bulunan imza yönü ile davalıya ait olup olmadığı tespiti yapılmasına gerek duyulmayan ve fiilen sürdürülen taşıma hizmetine dair fiili duruma göre hizmetin verilmiş olması bedelinin davalı tarafından ödenmiş olmasına göre dönem sonuna kadar davacının yoksun kaldığı kazanç yönü ile sözleşmenin ve verilen hizmetin davalı tarafından hukuken haklılığı ortaya konulmayan şekilde sonlandırılması nedeni ile davacının bakiye süre için kazanç kaybının giderilmesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın taşıyan olmasına rağmen davalı müvekkilin ne yolcu ne de eşya gönderdiğini, davacı, davalı müvekkilin personelinin iş yerinden ev adreslerine ulaşım işini üstlendiğini, dolayısıyla davacı, davalı müvekkil adına bir iş görme borcu altına girdiği için işbu uyuşmazlığa vekalet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, zira Türk Borçlar Kanunu'nun 502'nci maddesi uyarınca vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme olduğunu, bu konuda kendisine şirket yetkilileri tarafından gereken uyarı yapıldığını, ancak davacı kendisine verilen talimata uymadığını, vekalet sözleşmesinin sona erme nedenleri TBK'nun 512 - 514'üncü maddeleri arasında düzenlendiğini, buna göre vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebileceğini, davalı müvekkilinin, davacı taraftan personele uygun güzergah belirlenmesini istemişse de sonucunu alamadığını, vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle, vekalet verenin açık talimatına uygun olarak yürütmekle yükümlü olduğunu, davalı müvekkilinin bu durumda kendisi ile çalışamayacağını belirtince davacı, tarafların arasında sözleşme olduğunu belirterek dava konusu sözleşmeyi müvekkiline ibraz ettiğini, davalı müvekkilinin kendisi tarafından imzalanmamış olan bu sözleşmeden bu aşamada haberdar olduğunu, ilgi sözleşmeye dayanarak davacı tarafın hak iddia etmesi taraflar arasındaki güven ilişkisini sonlandırdığından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, zira vekalet sözleşmesi tarafların karşılıklı güvenine dayalı bir ilişki orta çıkarmakta ve bu ilişkiden doğan iş görme borcuna ilişkin hak ve borçlar sıkı surette tarafların kişiliğine bağlı bulunmakta olduğunu, vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebileceğini, açıklanan nedenlerle; Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., ... K. Sayılı kararına karşı istinaf taleplerinin kabulüyle öncelikle tarafça öne sürülen hususlar incelenmeden karar verildiği için dosyanın yeniden incelenerek karar verilmek üzere mahkemesine iadesine, bu mümkün değilse yapılacak istinaf incelemesi neticesinde davanın reddiyle yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLER :
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı haksız fesih nedeniyle meydana gelen kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, taraflar arasında 23.09.2020 başlangıç tarihli 1 yıl süreli servis hizmeti alım sözleşmesi yapıldığı, davalının 25.05.2021 tarihinde sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olmadığı ve bundan sonra hizmet alımlarının başka bir firmadan alacaklarını bildirerek sözleşmeyi tek taraflı olarak haksız olarak feshettiğini, haksız fesih nedeniyle davacının kazanç kaybı zararının olduğunu belirterek kazanç kaybı zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili, sözleşmenin davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, taraflar arasında bir dönem personel taşımadan kaynaklı ilişki bulunduğu, davacının davalının belirlediği güzergaha göre servis hizmetini yerine getirmediğini, verilen talimatlara uymadığını davalının sorumluluğuna gidilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve iş bu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafından taraflar rarasındaki taşıma sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı olarak süresinden önce fesih edildiği ileri sürülmekte olup, 23.09.2020 tarihli personel taşıma sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin davacı ve davalı tarafından imzalandığı görülmekte olup ilk derece mahkemesince taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davanın kabulüne karar verildiği görülmüş ise de, davalı tarafın süresinde verdiği cevap dilekçesinde sözleşme altındaki imzaya itiraz ederek sözleşmenin kendisini bağlamadığını savunduğu, taşıma sözleşmesi her hangi bir şekil şartına tabi değil ise de, sözleşmenin süreli olarak yapıldığı ve süresinden önce feshedildiğinin usulüne uygun deliller ile ispatlanması gerektiği, bu durumda mahkemece sözleşme aslı celp edilerek sözleşme altındaki imzanın davalı tarafa ait olup olmadığı yönünde imza incelemesi yaptırılarak oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davalının bu savunması üzerinde durulmayarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davalı vekili tarafından Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan peşin alınan 158,680.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 14/07/2025 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
... ¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır