T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1059
KARAR NO : 2025/1589
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/02/2022
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACI : ..
VEKİLİ : AV. ..
DAVALI : ...
...
VEKİLİ : Av. .
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :17/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ :17/07/2025
... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2022 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kooperatifin ortağı olup, kooperatif ortağı olarak kooperatif genel kurullarında karar altına alınan ve kesinleşen bir kısım aidat borcunu ödemediğini, ödenmeyen aidat borcuna istinaden davacı aleyhine ... 6.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 31.330.00.-TL aidat alacağı ve 9.401.58.TL sı da süresinde ödenmeyen aidatlar için hesap olunan gecikme faizi alacağı olmak üzere toplam 40.73 1.58.TL tutarında takip yapılarak, ... 6.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takiplere ilişkin ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrini 21.01.2020 tarihinde alan tebliğ alan davalının borca itiraz etmesi üzerine takip durduğunu, itiraz üzerine duran takibe devam edebilmek için, itirazın iptali istemiyle iş bu davayı açmak gereği doğduğunu, zira, davalının borca olan itirazı haksız ve yersiz olup, takibe konu aidat borcu kesinleşmiş genel kurul kararları ile ödenmesi karar altına alınan ve ödenmeyen aidat borcu olup, talep olunan faiz alacağı da süresinde ödenmeyen aidat alacağına istinaden hesap olunan faiz alacağı olduğunu, davalı taraf müvekkil kooperatifin eski ortaklarından ...'e ait ortaklık payını ve bu paya isabet eden tapunun ... ... ... köyü 120 ada 3 parselinde kayıtlı B/Blok 1. kat 2 nolu 200 m2 bağımsız bölümü (daire) ... 3.Noterliğinde düzenlenen 21.08.2001 tarih ve ... Y. nolu hisse devir sözleşmesi ile devir almak suretiyle edindiğini, dolayısıyla, devir tarihi itibariyle ortaklık payına bağlı hak ve yükümlülükler davalıya geçtiğini, durum bu iken davalı, kooperatif genel kurullarında ödenmesi karar altına alman toplam 38.585.65.-TL aidat ödeme yükümlülüğüne karşılık sadece 7.255.65.-TL aidat ödemesi yapmış kalan aidatlarını ödemediğini, ödenmemiş aidat borcu ve buna bağlı olarak 9.401.58.-TL gecikme faizi borcu olmak üzere toplam 40.731.58.-TL borcu bulunduğunu, bu nedenle, takibe olan haksız itirazın iptali istemiyle işbu davayı açmak gereği doğduğunu, itiraza uğrayan borçla ilgili olarak yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ve anlaşmaya varılamadığına dair 03.02.2021 tarihli tutanak düzenlendiğini, belirtilen bu nedenlerle, davalarının kabulü ile, davalının ... 6.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkil aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Tarafınca 23.01.2020 tarihinde yapılan itiraz üzerine takip durdurulmuş, davacı tarafından işbu dava açıldığını, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar aşağıda açıklanacağı üzere dayanaktan yoksun olduğunu, davanın hak düşürücü süreye uğramış olduğunu, İcra İflas Kanunu'nda itirazın iptali davası açılabilmesi için bir yıllık süre öngörüldüğünü, davaya konu takibe tarafımızca 23.01.2020 tarihinde itiraz edilmesine rağmen davacı tarafından işbu dava bir yıl dolduktan sonra 18.02.2021 tarihinde açıldığını, kanun'un öngördüğü bir yıllık süre geçtikten sonra dava açıldığı için söz konusu dava hak düşürücü süreye uğradığını, davanın öncelikle bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, işbu dava yetkisiz mahkemede açıldığını, yine davaya konu icra takibi de yetkisiz icra müdürlüğünde açıldığını, müvekkilin ikametgahı Lefkoşa/Kıbrıs'ta olduğunu, nitekim icra dosyasından gönderilen ödeme emri de bu adreste tebliğ edildiğini, bu nedenle yetkili mahkemenin Lefkoşa mahkemeleri olduğunu, Türk Mahkemelerinin yargılama yetkisi de olmadığını, karşı tarafın ödeme emri ile talep ettiği aidat borçlarının hangi döneme ait olduğu belirli olmadığını, işbu yargılamada, davacının iddia ettiği aidat borçları hangi dönemlere ilişkinse o dönemler yönünden inceleme yapılması gerektiğini, ancak ne icra takip dosyasında ne de dava dilekçesinde müvekkilin hangi aylardan sorumlu olduğu belirtilmediğini, bu haliyle davacının iddia ettiği gibi bir borç olup olmadığı tespit edilebilir nitelikte olmadığını, bunun yanında, belirtmek gerekir ki davacının aidat talebi 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 147/1-4 maddesine göre 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, geriye dönük 5 yılı aşan talepler için zamanaşımı dolduğundan müvekkilin bu dönemler açısından sorumlu olduğundan söz edilemeyeceğini, her ne kadar dava dilekçesinde müvekkilin aidat borcu olduğunda bahsedilmiş ise de, müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilin üye olduğu tarihte, üyelerin başkaca bir ödeme yapmayacağı, gerek kooperatif yetkilileri gerek hisse devri yapan ortak tarafından beyan edilmiştir. Nitekim icra takibine dayanak olarak sunulan genel kurul tutanaklarında da üyeler "kooperatif yetkilileri tarafından aidat alınmayacağına dair daha önce beyanda bulunduklarını" ifade ettiklerini, müvekkile teslim ve tapuda devredilmesi gereken taşınmaz, söz konusu kooperatif tarafından kooperatif üyesi olmayan üçüncü bir kişiye devredilmiş olduğunu, ve halen müvekkilin açtığı tapu iptal ve tescil davası ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, bu nedenle müvekkilin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, aksine alacağı olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden kooperatif, kendi üstüne düşen edimi yerine getirmediğini ve tapuyu müvekkiline devretmediğini, bu nedenle edimini yerine getirmeyen kooperatif bunun karşılığında müvekkilden aidat talebinde bulunamayacağını, ayrıca söz konusu tapu müvekkile devredilmediği ve üçüncü kişi tarafından kullanıldığı için kooperatiften ve kullanandan ecrimisil-kira tazminatı alacağı olduğunu, bu alacağın, dava sonucunda davacının haklı bulunsa bile takas mahsup edilmesi gerektiğini, ayrıca davacı kooperatif halen tasfiye halinde olduğunu ve ödeme güçlüğü çektiğini, bu aşamada müvekkilden aidat tahsil edilmesi halinde, eğer tapu iptal ve tescil davası olumsuz sonuçlanırsa, alamadığı bir taşınmaz için ödediği aidatların dışında ek ödeme yapmak zorunda kalmış olacağını, bunun da müvekkilin iki kez mağdur edilmesi sonucunu ortaya çıkacağını, açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesel yapılmasını talep etiğini, takip dosyasında işletilmiş olan faiz de hukuka aykırı olduğunu, bu hususta öncelikli yapılması gereken şey müvekkilin temerrüde düşürülmesi olduğunu, temerrüde düşürülmeden faiz talebinde bulunamayacağını, ayrıca davacı kooperatifin 08.10.2005 tarihli genel kurul kararının 7.maddesinde "Aidatlarını geciktirenlere uygulanacak faiz oranı genel kurulda görüşüldü. faiz alınmaması teklif edildiğini, bu teklif oya sunulduğunu 26 red oya karşılık 94 oyla oy çokluğu ile kabul edildi." şeklinde karar bulunduğunu, bu genel kurul kararına rağmen takip öncesi faiz talebi hukuka aykırı olduğunu, ayrıca dosya kapsamı nazara alındığında takibe konu alacağın likit olduğun bahsedilemeyeceğini, bu nedenle davacının %20 nispetinde icra inkar tazminatı talebi de hukuka aykırı olduğunu, bu açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle, Öncelikle taraflar arasında görülmekte olan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davanın reddine, Alacak miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, Arabuluculuk aşaması dahil yargılama giderleri ile arabuluculuk aşaması ve dava aşaması için vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz."şeklinde beyanda bulunmuştur. etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan aidat alacağına ilişkindir.Öncelikle davalı tarafın zamanaşımı defi değerlendirilmiş olup; Yargıtay 23. HD nin 2016/6803 E. 2018/3527 K. Sayılı ilamı ve benzer nitelikteki ilamlarında altı çizildiği üzere Kooperatif ile kooperatif üyesi arasında üyelik ilişkisi devam ettiği sürece tapu iptali ve tescile üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı davalarda olduğu üzere ortaklığa sıkı sıkıya bağlı taleplerde zamanaşımı işlemez. Ortaklıkla yapışık olmayan talepler yani sadece aidat tahsili gerekipte karşılığında tapu ve benzeri edim beklenmeyen hallerde TBK'da öngörülen zamanaşımı süresi işler somut uyuşmazlıkta da davalı cevabında ödemelerinin tam olduğunu ve tapusunu istemiş olmasına rağmen alamamış olduğunu, Mahkememizin ... E. Sayılı dosyası üzerinden tapu iptal ve tescil davasının devam ettiğini bildirdiğine göre tapu bekleyen birinin ödemelerini yapmış olması asıldır. Bu durumda, davalı tarafın zamanaşımı definin reddine karar vermek gerekmiştir. Dolayısıyla dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yoluna gidilmiş olup tarafların delilleri toplanmış ve dosya kül halinde SMMM ...'a tevdi edilerek bilirkişi 07/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda Davalı ... ...'nın 15.11.2019 İcra Takip tarihinde davacı kooperatife 31.372,30.-TL aidat borcunun mevcut olduğu ve bu borca aidat ödeme tarihlerinden 15.11.2019 İcra Takip tarihine kadar işlemiş yasal faizin 9.052,35.-TL olduğu, Davacı vekili tarafından 15.11.2019 icra takip tarihinde 31.330,00.-TL aidat, 9.401,58.-TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 40.731,58.-TL alacak talebinde bulunulduğunu rapor etmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmekle birlikte, Davalı tarafın ... 6. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak 31.330,00-TL, işlemiş faiz 9.052,35-TL olmak üzere toplam 40.382,35-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak miktarı olan 31.330,00-TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, dair davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın Kısmen Kabulü İle; Davalı tarafın ... 6. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak 31.330,00-TL, işlemiş faiz 9.052,35-TL olmak üzere toplam 40.382,35-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, takip dosyasının Lefkoşada açılması gerektiğini, Türk mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, borçlarını 5 yıllık zaman aşımı sürecine tabii olduğunu, icra takip dosyasında hangi döneme ait borçların olduğu hangi aidat ve tutarların talep edildiğinin açıkça belirtilmediğini ve bilirkişi raporunun da netlikten uzak olduğunu, icra dosyasındaki bazı borçların aslında kooperatifin değil üçüncü kişilerin (tapu devri yapılmayan, kooperatife devredilmeyen) yükümlülüğü olduğunu, bu nedenle haksız ve fazla ödeme talep edildiğini tapu devri gibi işlemlerin kooperatif tarafından yapılmadığını, bu yüzden kooperatifin kendisi üyeden aidat talep edemeyeceğini, mahkemenin davacı lehine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının aidat ve bu aidata bağlı faiz borcunu ödemediğinden alacağın tahsili için başlattıkları ... 6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin davalının itirazı nedeniyle durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı vekili tarafından, yetki ve hak düşürücü süre itirazları ile zamanaşımı def'i ileri sürülmüş, davacı kooperatife borcunun olmadığı, ayrıca kira ve ecrimisil alacağı sebebiyle takas ve mahsup haklarının bulunmadığı savunularak davanın reddi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davalı tarafından, ikametgahının Lefkoşe/Kıbrıs adresinde olduğundan Türk Mahkemeleri'nin yargı yetkisinin bulunmadığı belirtilerek Lefkoşe Mahkemeleri'nin yetkili olduğu iddia edilmiş ise de, davaya konu uyuşmazlık özel hukuk ilişkisi niteliğindeki kooperatif üyeliğinden kaynaklandığı, davalının Türk vatandaşı olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 14/2 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı açacağı davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu gözetilerek davalının sözkonusu itirazları yerinde görülmemiştir.
... 6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısı (davacı) kooperatif tarafından takip borçlusu (davalı) aleyhine aidat alacağı sebebiyle 31.330,00 TL asıl alacak ve 9.401,58 TL işlemiş faiz toplamından ibaret 40.731,58 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, 21.01.2020 tarihinde ödeme emri tebliğ edilen takip borçlusunun 23.01.2020 tarihinde süresinde verdiği yetkiye ve borca itiraz dilekçesi üzerine icra müdürlüğünce ilamsız takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gereken bir dava olup, 2004 sayılı İİK'nın 67/1 maddesindeki açık kanunî düzenlemeye göre dava açma süresi itirazın tebliği ile başlar. Ödeme emrine itiraz, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmez ise dava açma süresi başlamaz (HGK'nın 20/10/2020 Tarih ve 2020/(19)11- 357 Esas-2020/794 Karar sayılı ilamı).
Somut olayda, takip dosyasında ödeme emri tebliğ edilen takip borçlusu (davalı) tarafından 21.01.2020 tarihinde borca itiraz dilekçesi verildiği, borca itirazın takip alacaklısına (davacıya) tebliğ edilmediği, eldeki itirazın iptali davasının 18.02.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmakta olup, İİK'nın 67/1 maddesindeki 1 yıllık itirazın iptali davası açma süresinin borçlunun itirazının alacaklıya tebliği ile başlayacağına ilişkin düzenlenme dikkate alındığında davanın hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu tespit edilmiştir.
Kooperatif ile kooperatif üyesi arasında üyelik ilişkisi devam ettiği sürece tapu iptali ve tescile üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı davalarda olduğu üzere ortaklığa sıkı sıkıya bağlı taleplerde zamanaşımı işlemez. Ortaklıkla yapışık olmayan talepler yani sadece aidat tahsili gerekipte karşılığında tapu ve benzeri edim beklenmeyen hallerde TBK'da öngörülen zamanaşımı süresi işler.
Davaya konu uyuşmazlıkta, davalı tarafından zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de, davalının kooperatife ödemelerinin tam olduğu ve tapusunu istemiş olmasına rağmen alamadığı, kooperatifin taşınmazı üçüncü kişiye devretmesi sebebiyle ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında açtığı tapu iptal ve tescil davasının devam ettiğini bildirmiş olup, kooperatiften tapu bekleyen üyenin ödemelerini yapmış olmasının asıl olduğu, ilk derece mahkemesince bu gerekçeyle davalının zamanaşımı def'inin reddine karar vermesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, mahkemece, uyuşmazlık konusu alacağa ilişkin olarak mali müşavir bilirkişiden alınan 07.12.2021 tarihli raporda, davacı kooperatifin takip tarihi olan 15.11.2019 tarih itibariyle davalı kooperatif üyesinden 31.372,30.TL asıl alacak ve 9.052,35 TL alacaklı olduğuna ilişkin görüş ve kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunun kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılmak ve aidat alacağının dayanakları belirtilmek suretiyle gerekçeli ve denetime açık düzenlenmiş olmakla hükme elverişli olduğu, aidat alacağının kooperatif genel kurullarında alınan kararlara dayandığı dikkate alındığında temerrüdü ve dolasıyla alacağa faiz işletilmesi bakımından genel kurul kararlarının kooperatif üyesine tebliğ edilmesi gerekmediğinden alacağa faiz uygulanmasının isabetli olduğu, davalının bekletici mesele sayılmasını talep ederek takas ve mahsup iddiasına konu ettiği davanın yukarıda bahsigeçen tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olduğu, bu itibarla davalardan biri hakkında verilecek karar diğerine etki etmeyeceğinden eldeki dava yönünden bekletici mesele oluşturmadığı, aynı hukuki ilişkiden doğan aynı mahiyetteki alacakları mahsubunun mümkün olduğu, eldeki davanın aidat alacağı olması itibariyle tapu iptali ve tescil talebiyle mahsup edilemeyeceği, esasen çekişmeli bir alacağın da takas def'ine konu edilmesi mümkün olmakla birlikte takasa konu edilen alacağın da muaccel olması gerektiği, davalının takas talebine konu alacağın muaccel olmadığı, sonuç olarak ilk derece mahkemesince yazılı şekilde verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 2.068,89.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 689,62-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.379,TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/07/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Katip
...
¸