T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/2111
KARAR NO : 2026/1968
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/06/2024
NUMARASI : 2023/450 Esas ve 2024/428 Karar
DAVACILAR : 1- ...
VEKİLİ : AV. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : 1-AV. ...
DAVANIN KONUSU : Şirket Müdürünün Azli
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 26/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2024 tarih, 2023/450 Esas ve 2024/428 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Üretim Ltd. Şti’de pay sahibi ortak olduğunu, davalının şirkette %50 pay sahibi olduğunu, şirketin müdürler kurulunun davalı ... ile ...’den oluştuğunu, müdürler kurulunun yönetim yetkisinin ikinci bir karar alınmasına kadar olduğunu, şirketin HES projesi için sermaye artırımına ihtiyaç duyulunca 05/05/2020 tarihli genel kurul kararı ile sermaye artırımı yapıldığını, davalı şirket müdürünün sermaye artırımı uyarınca ödemesi gereken sermaye tutarını ödemediğini, şirketin sahibi olduğu HES arazisinde ek yatırım imtiyazı hakkında davalı müdür tarafından şirket ortaklarına bilgi verilmediğini ve Genel Kurul çağrısı da yapılmadığını, 05/05/2020 tarihli Genel Kurul toplantısı sonrasında şirketin olağan yıllık Genel Kurul toplantıları ve toplantıya çağrı işlemleri yapılmadığını, 23/04/2022 sonrası şirketin müdürler kurulu toplantısının yapılmadığını, davacılar tarafından .... Noterliğinde düzenlenen 12 Nisan 2022 tarihli ihtarname gönderilmesine karşılık bilgi alma ve genel kurul toplantısı çağrı işlemleri yapılmadığını, bu nedenlerle; şirketteki yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların bütünüyle mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, davalının sermaye koyma borcunun bulunmadığını, davacı pay sahipleri arasında yakın hısımlık bağı bulunduğunu, davacıların amacının davalıyı yıldırarak payını satın almak olduğunu, ortaklar arasında WhatsApp grubu bulunduğunu ve bu uygulama aracılığıyla her türlü görüş alışverişi ve iletişimin sağlandığını, şirketin mevzuata uygun yönetildiğini, olağan toplantıların yapıldığını, ortakların işleyişten haberdar olduğunu, bu nedenlerle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2024 tarih, 2023/450 Esas ve 2024/428 Karar sayılı kararında, bilirkişi raporu, Ticaret Sicil Kayıtları ve Genel Kurul toplantı karar defterinden şirketin finansal tabloların görüşülmesi ve müdürler kurulunun ibrasıyla ilgili Genel Kurul toplantılarının yapılmadığını, şirketin olağan Genel Kurul Toplantılarının yapılmamış olmasının özen yükümlüğünün ağır bir şekilde ihlali olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen diğer azil nedenlerinin sabit görülmediğini, şirketin yönetim ve temsil hakkının davacılardan ... ile davalının bulunduğu müdürler kuruluna ait olduğundan ve temsil hakkının müşterek imzaya bağlı olduğunu, davalının tek başına yapacağı işlemlerle şirketi zarara uğratma ihtimali bulunmadığını, sonraki süreçte şirket yönetim organının seçiminin TTK 616 maddesi uyarınca şirket Genel Kuruluna ait olduğunu, hükmün kesinleşmesinden sonra şirket müdürünün Genel Kurul tarafından atanması gerektiğini, şirketin yönetim organını oluşturamaması durumunda TMK 427 maddesi uyarınca kayyım atanması durumunun bu süreçten sonra istenebilecek bir hal olduğunu, bu nedenlerle; davacı tarafın ihtiyati tedbir yoluyla şirkete kayyım atanması isteminin reddine, davacının istemi haklı olduğundan davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACILAR TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ve müdürler Kurulu Başkanı olan ...'ın aktif davranışlarından dolayı değil de şirket işleyişi için yapması gerekenleri yapmadığını, Genel Kurulu toplantıya çağırmadığını, Yönetim Kurulunu toplamadığını, kendisinin ödemesi gereken sermaye artırım borcu hususunda müdürler kurulu başkanı olarak imza vermediğini, banka borcuna dair müvekkillerce verilen ipoteklerin fek edilme talebine diğer müdür olarak iştirak etmediğini, ihmal suretiyle şirkete zarar verdiğini, davalı ...'ın ... ... Bankası A.Ş. ve müdürler kurulunun diğer üyesi ...'e .... Noterliğinden 04/02/2022 tarihli ve 03007 yev. no'lu ve yine aynı noterlikçe 05/04/2022 tarihli ve 08864 yev. no'lu ihtarnameler göndererek ortakların şirket defterlerinde kayıtlı olan alacaklarına karşılık ...'in para transferi yaptığı halde yapılan bu transferlerin suç teşkil ettiğini, ... ve banka yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunacağını, ... ... Bankası A.Ş.'nin ... Ltd. Şti. hesabının internet kullanımını iptal ettiğini, şirketin borçlu olduğu ortakların şirketin defterlerinde kayıtlı olan alacaklarının şirketin hesabından dahi ödenmesine ve dolayısıyla ...'in internet bankacılığını münferit olarak kullanmasına izin vermeyen ve bu hususta bankaya ve müdürler kurulunun diğer üyesi ...'e sözü edilen noterlik ihtarnamelerini gönderen ...'ın müdürler kurulunun diğer üyesi ...'in bilgisi ve onayı olmaksızın şirketin ... ... Bankası A.Ş. hesabından ... adına 50.000,00.TL kendisinin müdürler kurulunun diğer üyesi ...'e kullandırtmadığı halde internet bankacılığını bizzat kullanarak gönderdiğini, aynı banka hesabından 21/12/2023 tarihinde 50.000,00.TL, 03/01/2023 tarihinde 50.000,00.TL, 04/01/2024 tarihinde 50.000,00.TL, 22/04/2024 tarihinde 100.000,00.TL, 23/04/2024 tarihinde 100.000,00.TL ve 20/05/2024 tarihinde 50.000,00.TL olmak üzere toplamda 400.000,00.TL parayı kendi şahsi hesabına yine internet bankacılığını müdürler kurulunun diğer üyesi ...'in haberi bile olmadan kullanarak aktarıp zimmetine geçirdiğini, şirketi zarara uğrattığını, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/218 Esas sayılı dosyasında şirket aleyhine açılan tazminat davasında şirketi temsil etmesi maksadıyla Av. ...'ya vekalet verildiğini, dava haricinde de şirketten talimat almadan şirket ortaklarına şirket adına ihtar gönderdiğini, bu nedenlerle; yerel mahkemenin 2023/450 E., 12/06/2024 tarihli kararı ve 2024/428 sayılı kararının sadece ihtiyati tedbir açısından istinaf incelemesi neticesinde red kararının kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak ihtiyati tedbir talebi doğrultusunda karar verilmesini, mahkemece yeniden görülmesi mümkün değilse hükmün bozulmasına ve dosyanın ihtiyati tedbir talebi yönünden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bidayet Mahkemesinin davacının ileri sürdüğü şekliyle müvekkil ...'ın "Özen yükümlülüğüne, dürüstlük kuralı çerçevesinde şirket menfaatlerini gözetme borcuna ve şirkete bağlılık yükümlülüğüne aykırı eylem ve işlemlerinin bulunup bulunmadığının tespiti" için dosyayı bilirkişi heyetine tevdii ettiğini, hazırlanan raporda davacı tarafın tüm iddialarının gerçek dışı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilin görevinin gerektirdiği tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ve görevini tam anlamıyla ifa ettiğini, müvekkilin şirketin sevk ve idaresine yönelik tüm ortaklar arasında WhatsApp grupları kurduğunu, bu gruplar üzerinden işletme ile ilgili teknik, mali ve idari tüm bilgilerin paylaşıldığını, şirket merkezi ve işletmenin ... olup ortakların İstanbul'da olmaları nedeniyle zoom üzerinden sürekli olarak toplantılar yapıldığını, ortakların işletmenin tüm verileri hakkında bilgi sahibi olduğunu, müvekkilin tüm idari hareketini davacılara bildirdiğini, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/450 E., 2024/428 K. sayılı 12/06/2024 tarihli kararının bozularak kaldırılmasına, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2024 tarih, 2023/450 Esas ve 2024/428 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, şirket müdürünün yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş işbu karara davacılar vekilince ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Limited şirket müdürünün azli istemi bakımından, 6102 sayılı TTK'nın 630. maddesinde; genel kurulun, müdürü veya müdürleri görevden alabileceği, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabileceği, her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, davacının, öncelikle şirket müdürünün azlini gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/06/2018 tarihli, 2016/13526 Esas ve 2018/4741 Karar sayılı ilam, Yargıtay 11 HD 2024/5936 Esas 2025/5000 Karar sayılı onama kararı)
Somut uyuşmazlıkta ispat yükü davacılar üzerinde olup, davacılar, davalı şirket müdürünün azlini gerektiren haklı sebeplerin varlığını usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür.
TTK'nun 617. maddesi uyarınca, şirketin hesap döneminin sona ermesinden itibaren 3 ay içinde ve her yıl olağan genel kurul toplantısı yapması zorunludur. Genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi ise şirket müdüründedir. Şirket ortaklarının genel kurulu doğrudan toplantıya çağırma yetkisi bulunmamaktadır. Şirket ortakları ancak şirket müdürüne genel kurulu toplantıya çağrı için ihtarname göndererek, bu ihtarnameye rağmen müdürün genel kurulu toplantıya çağırmaması halinde mahkemeden bu hususta alacağı karar üzerine genel kurulu toplantıya çağırabilecektir.
Ortakların tamamının dava tarihi itibariyle ödenmemiş sermayesinin bulunmadığı, dava dışı şirket genel kurul toplantısının en son 05/05/2020 tarihinde yapıldığı ve sermaye artırım kararı alınmış olduğu, davacının müdürler kurulu başkanı, davacı ...'in ise müdürler kurulu üyesi olduğu, davacı ... ve davalının müdürler kurulu toplantısında bir araya gelerek genel kurulu toplantıya davet etmesi gerektiği, müdürler kurulunu davalı ...'ın müdürler kurulu başkanı sıfatıyla toplantıya davet etmesi gerektiği, davacı ... ile davalı ... ve diğer davacılar ..., ..., ...'den oluşan ayrıca şirket müdürleri ve Mali müşavir ile teknik/işletmeciler arasında dört adet WhatsApp grubu olduğu ve teknik/ şirket faaliyetler işlemler ile ilgili aktif iletişimlerinin bulunduğu, davalının münferiden yaptığı işlemlerle şirketi zarara uğrattığının ispat edilemediği bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
Öte yandan, davacı yanca, davalı müdürün genel kurulu toplantıya çağırmadığı iddiası ile azli gerektiği iddia edilmiş ise de, bütün dünyada etkili olan Covid-19 Pandemisi bulunduğu, genel kurul toplantılarının yapılmamasının davalı müdür yönünden ağır ihlal olarak değerlendirilmesinin söz konusu olamayacağından buna yönelik azil istemi de yerinde değildir.
Diğer yandan, davalı müdürün davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullandırmadığından bahisle azli gerektiği iddia edilmiş ise de, dava konusu olayda davacının inceleme hakkını kullanmak amacıyla ortağın istemi üzerine açılacak davada mahkemece bu hususta karar verilebileceğinden ve buna ek olarak bilgilendirme ve toplantıların WhatsApp grupları ve Zoom üzerinden gerçekleştirildiği anlaşılmakla bu nedene dayalı azil istemi de yerinde görülmemiştir.
Davacılar 6102 sayılı TTK'nun 630/2. maddesi uyarınca davalı şirket müdürünün azlini gerektirir haklı sebebin varlığını usulüne uygun delillerle ispatlayamamıştır. Bu halde ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması isabetli olmamış davalının bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacıların şirkete kayyım atanması talebinin reddine yönelik tedbir kararı yönünden ise şartları oluşmadığından tedbirin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, bu kapsamda davacıların istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2)Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜNE,
3)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/06/2024 tarih, 2023/450 Esas ve 2024/428 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
4)-ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
5)-Davanın REDDİNE,
6)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 269,85.TL harçtan mahsubu ile bakiye 462,15.TL nin davacılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
7)-Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
8)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde davacı BIRAKILMASINA,
9)-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatırana İADESİNE,
İstinaf incelemesi yönünden;
1)-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 427,60.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 304,40.TL harcın davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafça yatırılan 427,60.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalıya İADESİNE,
3)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafça yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 259,00.TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.428,40.TL'nin davacılardan alınarak davalıya davacılardan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
5)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
7)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 26/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır