T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1943
KARAR NO : 2026/1950
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/10/2023
NUMARASI : 2022/134 Esas - 2023/706 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 26/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2023 tarihli ve 2022/134 Esas- 2023/706 Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/905 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak olarak 01.01.2019 düzenleme ve 01.01.2022 ödeme tarihli 20.000,00 TL bedelli bono ile 25.01.2018 düzenleme ve 30.01.2021 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli bononun gösterildiğini, ancak bu bonoların ödendiğini, müvekkilinin kamyon şoförü olduğunu ve adına kayıtlı araçlar için takip konusu senetlerin imzalandığı tarihte davalı şirketten akaryakıt aldığını ve takibe konu edilen 2 senedin düzenlendiğini, müvekkilinin bu senetlerin düzenleme tarihinden sonra davalı şirketten akaryakıt almadığını, takibe konu senetler bakımından davalı şirkete ödemelerini yaptığını, müvekkilinin 30.000,00-TL borcunu 2 seferde 10.000,00 TL kredi kartıyla ve ... loj. Ltd. Şti.'ne ait çeki ciro ederek ödediği, borcun senetlerde belirtilen tutarlarda ödemesine rağmen davalı şirket tarafından haciz uygulandığını, takibe konu edilen senede ilişkin alışveriş dışında davalı şirketten alışverişi olmadığını, davalı şirketin haksız ve kötüniyetli olarak senede bağlı olarak icra takibi başlattığını belirterek davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/905 Esas sayılı icra takibinin tamamı bakımından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalı şirket aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, icra takibinin dava kesinleşene kadar durdurulmasına ve bu talebin kabülü mümkün değil ise uygun teminat karşılığı icra dosyasında yapılacak tahsilatların dava kesinleşene kadar davalı alacaklı şirkete ödenmemesine ilişkin tedbir kararı verilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/905 Esas sayılı dosyasıyla yapılan icra takibine konu 01.01.2019 düzenleme ve 01.01.2022 ödeme tarihli 20.000,00 TL bedelli bono ile 25.01.2018 düzenleme ve 30.01.2021 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli bononun davacıdan alacağına ilişkin olarak alındığını, müvekkilinin alacağı ödenmemesi üzerine davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus yolla ilamsız icra takibi açıldığını, davacının icra takibine ve imzaya itiraz etmediğini, davacı tarafın iddialarını ispat yükü altında olduğunu, dava dilekçesinde iddia edilen vakıayı ispata elverişli delillerin sunulmadığını ve kıymetli evraklardan biri olan senedin sebepten yoksun ve mücerret olduğunu, dosyaya sunulan belgelerde açıkça takibe konu senede atıf yapılmadığını belirterek davanın reddi ile davalı lehine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Somut uyuşmazlığın esasının incelenmesinde; Menfi Tespit konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri: 2014 sayılı icra ve iflas Kanunu' nun 72.Maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Midinu Kanunu'nun 6. Maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran ( iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. 6102 sa. TTK madde 776 uyarınca "bono veya emre yazılı senet; Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, Vadeyi, Ödeme yerini, Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, Düzenlenme tarihini ve yerini, Düzenleyenin imzasını," içerir. Takip konusu bonoların incelenmesinde lehtar kısmının boş bırakıldığı görülmektedir. Yargıtay 19. HD nin 2017/1171 E. 2018/6493 K. ,2007/9512 E. 2008/3705 K. Sayılı ilamlarında ve benzer nitelikteki ilamlarda belirtildiği üzere lehtar kısmındaki eksikliğin senedi geçersiz kılmayıp, sadece bono vasfını ortadan kaldırmaktadır. Lehtar hanesi boş olması TTK.nın ilgili maddesinde bonoda kime ve kimin emrine ödenecek ise onun ad ve soyadının bulunması hususu zorunlu unsur olarak hükme bağlandığından belirtilen eksiklik belgenin bono vasfını kazanmasına engel olur. Dolayısıyla takip dayanağı senet bono vasfında olmadığından kambiyo senetlerine mahsus takibe de konu olamaz. Bonolar üzerinde "malen" kaydı da bulunmamakta olup davalı taraf takipte başkaca bir temel ilişkiye de dayanmamıştır. Dosya kapsamında mahkememizce davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş S.M.M.M bilirkişi ... 26/09/2022 tarihli raporunda. Davalının dava konusu döneme ait ticari defterlerinin beratlarının Türk Ticaret Kanunu hükümlerine ve 213 sayılı Vergi Usul Kanuna uygun olarak yapıldığı, ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, dava dosyası ile davalı şirketin yasal defter kayıtlarında davacı ile davalı arasında mal/hizmet alımına, satımına dayalı ticari ilişkiyi ispat edici fatura, ödeme kaydedici cihaz fişi gibi herhangi bir belge ile yasal defter kaydının bulunmadığını, dava konusu icra takibine dayanak olarak 20.000,00-TL tutarlı 01.01.2019 düzenleme tarihli 01.01.2022 tarihli bono ile 10.000,00-TL bedelli 25.01.2018 düzenleme tarihli 30.01.2021 ödeme tarihli bononun davalı şirketin yasal defter kayıtlarında kayıtlı olmadığını, davacı ...'a ait 06/2020 dönemine ait ... Kredi Kartı ile 10.000,00-TL tutarındaki ödeme ile ... Lojistik taş Dep. İnş. Ltd. Şti. tarafından 21.01.2021 tarihinde keşide edilen 20.000,00-TL tutarlı çeke ilişkin olarak davalı şirketin yasal defterlerinde herhangi bir kaydın olmadığını, davacının davalı şirkete mal/hizmet alımına dayalı ticari ilişkiden doğan herhangi bir borcunun bulunmadığını tespit etmiştir. Belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde Mahkememizce aldırılan 26/09/2022 tarihli bilirkişi raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmekle davacı tarafın davalıya .... İcra Müdürlüğünün 2022/905 E. Sayılı dosyasına konu bonolar nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile takip konusu borcun ödenmiş olduğu nazara alınarak ödenen 43.275,00-TL nin ödeme tarihi olan 10/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur. davanın kabulü ile; Davacı tarafın davalıya .... İcra Müdürlüğünün 2022/905 E. Sayılı dosyasına konu bonolar nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile ödenen 43.275,00-TL nin ödeme tarihi olan 10/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava açılmadan önce zorunlu ara buluculuğa başvurulmadığını bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacının dayandığı bonoların kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, lehtar eksikliği iddiasının yerinde olmadığını, davacının imza ve senet bedelini kabul ettiğini bu nedenle sonradan borçtan kurtulmaya yönelik iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dosyaya sunulan banka kayıtlarının takip konusu senetlerle ilgili olmadığı bu belgelere dayanılarak hüküm kurulamayacağını ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit davası olarak görülmekteyken yargılama sırasında yapılan ödeme nedeniyle istirdat istemine istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, davalı tarafından davacı aleyhine takip dayanağı 2 adet senede dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatılmış ise de, 6102 sayılı TTK'nın bonodaki bulunması gerekli zorunlu unsurlara ilişkin 776.maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde bononun "Kime veya kimin emrine ödenecekse onun adını" içermesi gerektiğinin öngörüldüğü, 01.01.2019 düzenleme ve 01.01.2022 ödeme tarihli 20.000,00 TL bedelli senet ile 25.01.2018 düzenleme ve 30.01.2021 ödeme tarihli 10.000,00 TL bedelli senet olmak üzere eldeki davaya konu icra takibinin dayanağını oluşturan 2 adet senetteki lehtar kısmının boş olduğu, bu haliyle takip dayanağı senetlerin bonoda bulunması gerekli zorunlu unsurlardan "Kime veya kimin emrine ödenecekse onun adını" içermediğinden bono ve dolayısıyla kıymetli evrak vasfını haiz olmadığı, buna göre davacının davalıya kambiyo senedine dayalı borcunun bulunmadığı ve dolayısıyla esasen kambiyo senedi vasfını bulunmayan senetlere dayalı icra takibi sebebiyle haciz baskısı altında takip dosyasına ödediği tutarın davalıdan istirdadını talep edebileceği anlaşılmış, sonuç olarak ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 2.956,11.TL istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 739,02.TL'nin harçtan mahsubu ile bakiye 2.217,09.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Katip
...
¸