T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1855
KARAR NO : 2026/1970
KARAR TARİHİ : 26/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/09/2023
NUMARASI : 2022/636 Esas ve 2023/662 Karar
DAVACI : ... -...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... -...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :26/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :26/06/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2023 tarih, 2022/636 Esas ve 2023/662 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin tacir olup, çeşitli iş faaliyetlerinde bulunduğunu, müvekkilinin kendine ait işletme için davalı taraftan masa ve sandalye gibi birtakım eşyaları satın aldığını, alınan eşyalara ilişkin düzenleyeni müvekkili olan ve lehtarı davalı ... olan 12 adet bononun, davalıya verildiğini, bonoların toplam 104.500,00.TL değerinde olduğunu, müvekkilinin birden fazla bono düzenleyerek bonoları davalı olan alacaklıya verdiğini, müvekkilinin bonoları düzenledikten sonra ödeme tarihlerine yakın tarihlerde ödemesini yaparak borçtan kurtulduğunu, ancak bonolar ödendikten sonra bonoları müvekkiline teslim etmeyen alacaklı tarafından bonolara ilişkin kambiyo senetlerine haiz genel haciz yolu ile icra takibi başlatılarak bonoların ikinci defa tahsil edildiğini, müvekkilinin 104.500,00.TL tutarındaki bonolara ilişkin yapmış olduğu ödemelerin 85.000,00.TL sini banka yoluyla ödediğini, geri kalan tutar ise davalı olan alacaklıya elden ödendiğini, ancak davalı tarafın, bonoların ödemesi yapılmasına rağmen senetleri teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediği yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının, bonolara ilişkin müvekkili aleyhine icra takibi başlatarak cebr-i icra yoluyla bonoları tekrardan müvekkilinden tahsil ettiğini, görüldüğü üzere müvekkili tarafından bonolar ödenmiş olmasına rağmen davalı tarafından 29.12.2021 tarihinde .... İcra Dairesi 2021/11769 E sayılı dosya ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılarak, müvekkili ödemiş olduğu borcu tekrardan tahsil edildiğini, müvekkilinin ikametgah adresi Şanlıurfa'da olmasına rağmen icra takibi Mersin'de başlatıldığını, ancak ödeme emrine ilişkin tebligat iş yerinde çalışana teslim edilmesinden dolayı müvekkilinin haberdar olamadığı ve borcun kesinleştiğini, müvekkilinin ..., inşaat, kuyumculuk ve ticaret alanında faaliyette bulunduğundan dolayı kesinleşen icra takibi nedeniyle banka hesaplarının bloke edilmemesi amacı ile yani cebri icra tehdidi altında ödemiş olduğu borcu ikinci defa ödediğini, müvekkilinin daha öncesinde ödeme yapmasına rağmen, davalı taraf 29/12/2021 tarihinde ....İcra Dairesi'nde başlatılan icra takibi nedeniyle müvekkilinden bonolara ilişkin 90.000,00.TL ve dosya masrafı ödemesi olarak da 1.500,00.TL göndermesi sonucunda takipten vazgeçeceğini bildirdiğini, sonuç olarak cebri icra tehdidi altında olan müvekkilinin parayı göndermeyi kabul ettiğini, müvekkilinin, davalı tarafından başlatılan icra takibinden sonra, tekrardan 91.150,00.TL tutarında ödeme yapmak zorunda bırakıldığını, davalı tarafından 91.150,00.TL tutarında ikinci kez yapılan tahsilat sonrasında dosya haricen tahsil bildirimi ile kapatıldığını, müvekkilinin mezkur istirdat davasını açma ve mükerrer olarak yapmış olduğu ikinci ödemeyi talep etme zarureti hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne
, müvekkilinin .... İcra Dairesi'ndeki senetlere ilişkin borçlu olmadığının tespitine, akabinde ise müvekkilinin cebri icra tehdidi altında ödemiş olduğu 91.150,00.TL'nin tarafa geri ödenmesine, .... İcra Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 2021/11769 E sayılı dosyanın istenmesine
, gerekli görüldüğü taktirde sunulan dekontların gerçekliğinin ilgili bankalardan teyit edilmesine
, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilerek tarafa vekalet ücreti ödenmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2023 tarih, 2022/636 Esas ve 2023/662 Karar sayılı kararında, dava konusu bonoların incelenmesinde keşidecisinin davacı borçlu, lehtarın davalı olduğunu, delil olarak dayanılan ödeme dekontlarının suretleri ilgili bankalardan celp edildiği, dekontların incelenmesinde gönderen ve alıcı isimlerinin davacı ve davalı olmadığını, öte yandan açıklama kısmında da bir kısım dekontlar üzerinde yalnızca "... senetleri" şeklinde ifadeler yer almakta olup senet bilgilerinin yer almadığını, kaldı ki ödemenin davalının istek ve talimatı ile dava dışı üçüncü kişiye yapıldığını ispat yükü davacıda olup davalı usulüne uygun delil ile ispatlayamadığını, davacıya yemin hakkının hatırlatılmış, yemin hakkını kullanmayacağını beyan etmekle ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından dosyaya sunulan beyan dilekçesinin de müvekkilinden haksız tahsil yapıldığını gösterdiğini, zira davalı "müvekkilin hesabına gelen herhangi bir ödeme söz konusu değildir." şeklinde beyanda bulunulduğunu, bu hususun zaten dekontlardan anlaşıldığını, davalı tarafın, hesabına bir ödeme yapılmadığını beyan etmiş olduğunu, ancak parayı aldığını inkar etmediğini, her ne kadar HMK'da cevap dilekçesi verilmemesi inkar sayılsa da davalı tarafça dekontlara istinaden beyanda bulunulurken paranın alınmadığının da beyan edilmesinin gerektiğini, davalı tarafın, tabiri caiz ise lisan-ı siyaset ile gerçeğe uygun beyanda bulunarak hakikatin önünü perdelediğini, yani davalı taraf sadece kendi hesabına ödeme yapılmadığını beyan etmiş olduğunu, ancak parayı almadığını beyan etmediğini, müvekkilinin, davalı tarafın kendisine bildirmemesi halinde ...'ın iban numarasını bulması ve ...'ın talebi olmadan 12 adet senedi ...'a ödemesi mümkün olmadığını, ... yerine ...'ın hesabına ödeme yapılmasında müvekkilinin herhangi bir menfaatinin söz konusu olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin iyi niyet ve dürüstlük kurallarına uyarlığı olmayan bir davranışın söz konusu olmadığını, ancak davalı tarafın, müvekkiline teslim etmediği dekontlar üzerinden tekrardan takip başlatarak, tahsil etmiş olduğu senetleri yeniden tahsil ettiğini, yani davalı tarafın iyi niyet ve dürüstlük kuralına uyarlığı olmayan işlemler yaptığını, müvekkilinin ödeme yapmış olduğu senetleri alması gerektiğini, ancak teknoloji çağında olunması ve senetlerin eft yoluyla ödenmiş olmasından dolayı müvekkil dekontların almamış olduğunu, davalı tarafından da dekontların iade edilmesinin teklif edilmediğini, ancak davalı taraf ve dekontta alıcı olarak görünen şahsın soy isimlerinin aynı olması, dekont açıklamalarında senet alacağı olduğunun beyan edilmesi ve senedin sıralı olarak 12 adet olmasına rağmen, yerel mahkeme tarafından hukuka uyarlığı olmayan şekilde karar verildiğini, verilen karar müvekkilinin mağdur olmasına neden olmakla beraber ticaret hayatını sekteye uğratacak minvalde bir karar olduğunu, kararın hukuka uyarlığı olmaması nedeniyle yerel mahkeme kararına itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle; yerel mahkeme tarafından verilen ve hukuka uyarlığı bulunmayan kararın, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak ve yeniden yargılama yapılarak talep doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine ve davalı tarafından vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2023 tarih, 2022/636 Esas ve 2023/662 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; bilirkişi raporu, karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davacı tarafından dava konusu bonoların davalıya ödendiğinin ancak davalının bonoları takibe koyarak bedellerini yeniden tahsil ettiğini ileri sürüldüğü, ödeme iddiasının yazılı deliller ile ispat edilemediği, davacının delil olarak sunduğu ödeme dekontlarının gönderen ve alıcı isimlerinin davacı ve davalı olmadığını, ödeme iddiasını ispatlar nitelikte olmadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı bu nedenle kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2023 tarih, 2022/636 Esas ve 2023/662 Karar sayılı kararıkararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 462,15.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 26/06/2026 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır