T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1694 - 2026/2161
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1694
KARAR NO : 2026/2161
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/07/2023
NUMARASI : 2022/904 Esas, 2023/339 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/904 esas 2023/339 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkilinin ...'da tarla ektiğini, ...'nda ise meydana gelen sel ve su baskını sebebi ile sigortalı mahsullerin hasar gördüğünü, müvekkilinin bu Sigorta Poliçelerinin ... tarafından keşide edildiğini ve durum tespiti yapılarak hasar dosyası açıldığını fakat müvekkilinin tarlasının tamamının suyun altında kalmasına rağmen hasar durum ve oranının yetersiz eksik olarak belirlendiğini, ekilecek ürünün hasat ayı dikkate alındığında yeniden ekim yapılmasının mümkün olmadığının tespit edildiğini, sigortalı ürünlerde oluşan hasar dolayısıyla müvekkilinin hasar gören ürünlerinin gerçek zararının tespiti ile poliçe limitleri ve yasal teminatları dahilinde oluşan zararlarının her türlü yargılama harç ve giderlerinin davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tazmin ve tahsiline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekili, davacı adına ... ilinde bulunan parselde yer alan soğan ve sarımsak tarlasının Sigorta Poliçesi ile sigortalının beyanı doğrultusunda tanzim edildiğini, sel ve su baskını gerekçesiyle ise müvekkili kuruma hasar ihbarında bulunulduğunu, söz konusu poliçe için yeniden ekim dikim kararı verildiğini, daha sonrasında tekrardan sel ve su baskını meydana geldiği gerekçesi ile ihbar bildirimi yapıldığını ve hasar oranında bir değişiklik olmadığı belirlenerek hasar dosyasının %0 hasar oranı ile kapatıldığını, 4 ayrı poliçe için toplam 67.612,00.TL hasar tazminatının sigortalıya ödendiğini, davacının ürün yetiştirme tekniklerini yeterince uygulamadığından davacının tüm taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini ve dava masraflarının davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; davacının tarlasını davalı ...'e sigorta poliçesi ile sigorta ettirdiğini, meydana gelen sel ile tarlalarındaki ürünlerin zarar gördüğünü, davacının süresinde hasar ihbarında bulunduğunu, davalı tarafından ise sel baskını yönünden teminat verildiğini, meydana gelen hasarın teminatı bulunan sel baskını etkisi ile meydana geldiği teknik bilirkişi raporunda da davalının bu miktardan sorumlu olduğunu, bu yüzden davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; hesap raporundaki ürün birim fiyatı piyasa fiyatının altında çok düşük olarak esas alınmıştır. Piyasa - sebze hali fiyatlarının esas alınması gerektiğini, muafiyet oranı (%8) poliçede yazılı toplam sigorta bedeli üzerinden hesaplanarak indirildiğini, raporda hesaplanan zarar miktarı üzerinden % 8 muafiyet indirimi uygulanması gerektiğini, mübrez raporda zarar miktarı poliçe bedelinden düşük olduğu için ödenmeyen zarar üstü poliçe bedeli bakiyesi üzerinden de muafiyet indirimi yapılması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, poliçe bedeli - zarar miktarı = ödenmeyecek bakiyenin esas alınması uygun olmadığını, raporda ana ürün gideri (%40) indirim yapılmadığını, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Tarife ve Talimatları olarak uygulandığını, dolayısıyla doğrudan %40 indirim yapılmasının hiçbir dayanağının olmadığını, Ana ürün kapsamında ürünün sapı kast edildiğini, poliçe düzenlenirken sap dahil prim hesaplanarak tahsil edildiğini, Hesaplamalarda poliçelerdeki verim vs bilgileri esas alındığını, müvekkilinin zararı poliçe de belirtilen teminat limitlerini aştığını, müvekkilinin zarar miktarı eksik ve düşük hesaplandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, yeni bir rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğini, mazot-gübre-destekleme gibi teminat dışı unsurların tazminat hesaplamasına dahil edildiğini fakat müvekkili kurum sigortacı olduğundan sorumluluğunun poliçe hükümleriyle sınırlı olduğunu, teminat dışı unsurlar üzerinden yapılan hesaplamadan muafiyet düşülmesinin hesaplamayı poliçe hükümlerine uygun kılmayacağını, davacının ıslah talebinin zamanaşımı geçtikten sonra yapıldığından ıslah edilen tutar üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bu sebeplerden dolayı hüküm kurmaya elverişsiz rapor üzerinden kurulan hükmün bozulmasını ve devamında haksız davanın reddini, tehir-i icra taleplerinin kabul edilerek hüküm kesinleşinceye kadar icranın geri bırakılmasına karar verilmesini ve dava masraflarının karşı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, taşınmazına ekimi yaptığını ve ürünler için davalı nezdinde Bitkisel Ürün Sigortası Poliçesi düzenlendiği, 27/12/2021 tarihinde meydana gelen sel ve su baskınından kaynaklı zararın tespiti için davalıya ihbarda bulunulduğu, ancak zararının karşılanmadığı belirtilerek, hesaplanacak tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise yapılan inceleme sonucunda yeniden ekim-dikim kararı alındığını, bu karar ile tazminat hesaplaması yapılarak davacıya ödemeler yapıldığını ve zararın giderildiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, meydana gelen sel baskını nedeniyle oluşan hasarın devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartları ve poliçe gereğince teminat kapsamında olduğu, nitekim davalı sigorta şirketi tarafından bu kapsamda davacıya ödeme yapıldığı, teknik bilirkişilerden oluşan heyet raporunda sarmısak- soğan bitkisinin su altında kalmasının bitkiyi çürüteceği ve ürünün fenolojik durumu ve hasat ayı dikkate alındığında yeniden ekim-dikim yapılmasının mümkün olmadığına ilişkin tespitte bulunulduğu, bilirkişi tarafından poliçe ve genel şartlarda belirtilen hususlar ile muafiyet ve müşterek sigorta hükümleri gözetilerek tazminat hesabının yapıldığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacı tarafından ıslah talebinin 2 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde yapıldığı, tüm bu nedenlerle, mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne ve hasat tarihinde alacağın muaccel olduğu dikkate alınarak bu tarihten itibaren temerrüt faizi işletilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2)-a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 462,15.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 10.214,25.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 2.823,41.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.390,84.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce İADESİNE,
6)-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi.09/07/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır