T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1367
KARAR NO : 2026/2055
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/06/2023
NUMARASI : 2022/930 Esas - 2023/474 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :02/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :02/07/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarihli ve 2022/930 Esas- 2023/474 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ... ile davalı şirket arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa uygun olarak hizmet alım ihalesi yapıldığını ve davalı şirket ile hizmet alımı sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketle imzalanan sözleşme kapsamında çalıştırılan ... tarafından müvekkili idare aleyhine alacak davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde .... İş Mahkemesi'nin 2016/543 E., 2017/140 K. sayılı ilamı ile davacının davasının kabulüne karar verildiğini, .... İcra Müdürlüğünün 2017/6280 sayılı dosyasına müvekkili tarafından yasal kesintiler yapıldıktan sonra 18.288,57.-TL ödeme yapıldığını, bunun dışında mahkeme veznesine 621,30.-TL onama harcı, 292,80.-TL istinaf harcı, 380,00.-TL delil avansı(230,30.-TL'sinin reddiyatı yapıldığı) yatırıldığını ve bu ödemelerin de davalı şirketten tahsili gerekt sözleşmesi ve onun ayrılmaz parçası olan ihale belgelerine göre hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçilerin idarenin değil kanunen yüklenicinin işçileri olduğunu, yani işçilik alacaklarına ilişkin borcun aslında yüklenicilere ait bir borç olduğunu, müvekkilinin 4857 sayılı İş Kanununun 2 ve 3 üncü maddeleri uyarınca bu borçtan asıl işveren sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, idarenin sorumluluğunun kanundan kaynaklanan (dış kaynaklı) sorumluluk olduğunu, bu sorumluluğun sadece işçiye karşı olduğunu, iç ilişkide böyle bir borç ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, iç ilişkinin sözleşmeler ve eklerine dayandığını, sözleşmeler ve ekleri şartnamelerde işçilik alacaklarından ihaleyi alan şirketlerin sorumlu olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığından TBK'nun 167 nci maddesine göre ödediği miktarların tamamını davalı şirketten rücuen talep etme hakkına sahip olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 19.352,37.-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işeyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Yapılan incelemede, davacı kurumun yapmış olduğu ihaleler neticesinde davalı şirket ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığı, bu kapsamda dava dışı işçinin davalı alt işveren nezdinde sigortalı olarak çalıştığı ancak adı geçen işçinin iş akdinin haksız olarak feshedilmesi sebebi ile .... İş Mahkemesi 2016/543 sayılı dosyası ile davacıya karşı tazminat davası açtığı, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiği, kararın dereceattan geçerek kesinleştiği, bu doğrultuda dava dışı işçi tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2017/6280 E sayılı icra takip dosyası ile davacı aleyhine ilama dayalı icra takibi yapıldığı, davacı kurumun söz konusu icra dosyasına 18/05/2017 tarihinde 19.352,37-TL ödeme yaparak dosyanın infaz edildiği, ayrıca dava dışı işçinin ....İş Mahkemesinin 2014/673 esas sayılı dosyası ile işe iade davası açtığı, kesinleşen işe iade davası sonuçlarından davacı idare ile davalı alt yüklenicinin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verildiği, Yargıtay 23.H.D emsal kararlarına göre "işçinin işe iade edilmemesi sebebiyle işçiye ödenen bedelden tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerekir" şeklinde içtihatları göz önüne alınarak mahkememizce yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri ve SGK kayıtları nazara alındığında davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; 9.676,19 TL rücuen alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemine reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.-Davanın Kısmen Kabul, Kısmen Reddi İle; 9.676,19 TL rücuen alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemine reddine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, alt işverenin işçisinin alacaklarından yüklenici asıl sorumlu olmasına rağmen müvekkili idarenin sorumluluğunun hatalı değerlendirildiğini, bilirkişi raporunun Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak esas alındığını, müvekkilinin yaptığı ödemenin tamamının ve yüklenicinin sorumluluk miktarının dikkate alınmadığını, hükmedilen alacağın eksik belirlendiğini, benzer nitelikteki dosyalarla çelişkili şekilde faiz başlangıcı belirlendiğini, ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanması gerekirken bu hususun gözetilmediğini, kararın reddedilen kısmının yeterli ve denetlenebilir şekilde gerçeklendirilmediğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 9.676,19.TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, dava dilekçesinde dava değerinin 19.352,37.TL olarak gösterildiği, yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince 9.676,19.TL için davanın kabulüne ve 9.676,18.TL'lik kısım için davanın reddine karar verilmiştir. Buna göre, istinaf konusu miktar davacı yönünden reddine karar verilen 9.676,18.TL'dir.
02/12/2016 tarih ve 29906 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Yasanın 41. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu 6100 Sayılı HMK'nın 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı İlk Derece Mahkemesi karar tarihi olan 2023 yılı için 17.830,00.TL'dir. Reddedilen dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı, bu nedenle iş bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen karar 6100 Sayılı HMK'nun 341/2 maddesi uyarınca kesin niteliktedir. Davacı vekilince kesin nitelikte bir karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşıldığından, esasa ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan 6100 Sayılı HMK'nın 341/2 maddesi ve 352/1-b maddesi gereğince istinaf başvurunun usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-Davacı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2023 tarihli ve 2022/930 Esas- 2023/474 Karar sayılı kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 341/4 maddesi delaletiyle aynı kanunun 352/1-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Davacı tarafça yatırılan 269,85.TL istiniaf karar harcının talep halinde davacıya İADESİNE,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Katip
...
¸