T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1126
KARAR NO : 2026/1942
KARAR TARİHİ : 26/06/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/04/2023
NUMARASI : 2022/769 ESAS 2023/307 KARAR
DAVACILAR : 1-... - ...
VEKİLİ : Av. ....
DAVALILAR : 1-... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 26/06/2026
YAZIM TARİHİ : 26/06/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/07/2023 tarih, 2022/769 Esas, 2023/307 Karar sayılı ek kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacıların ortağı bulunduğu, davalı ... A.Ş.'nin 23/06/2022 tarihinde Genel Kurul Toplantısı'nın yapıldığını, genel kurul gündem maddeleri arasında mali konuları ilgilendiren maddeler olması nedeniyle genel kurulun bir ay ertelenmesi talep edilmişse de talebin genel kurulda red reddedilmek suretiyle tutanağa geçirildiğini, gündem de yer alan "şirketimize ait otel binasının devam eden onarım işinin görüşülerek onarımla ilgili finansman konusunun karara bağlanması" şeklindeki 8. Madde içeriğinin mali konulara ilişkin olmasından dolayı genel kurulun bir ay etlenmesi taleplerinin hakim ortaklar tarafından reddedilerek açıkça bir hakkın kötüye kullanıldığını, mali verilerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığına dair ciddi tereddütlerin oluşmasına neden olduğunu, genel kurulda huzur hakkı verilmesi kararının azlığın red oyuna karşın çoğunluk oyuyla kabul edilmiş olduğunu, hakim ortakların huzur hakkın vb. Adı altında şirketten menfaat etmelerinin söz konusu olduğunu, dilekçe ekinde mevcut tutanaktan da görüleceği üzere yasal düzenlemeye de uyulmadığını, kendilerince usul ve yasaya aykırılık nedeniyle genel kurulun iptali gerektiğini, şirkette hakim ortakları oyu ile bu güne kadar hiç kar payı dağıtılmadığını, iptalini talep ettikleri genel kurulda da yine aynı şekilde azlık paylarının red talebine karşılık hakim ortaklarının teklif ve oyu ile kar dağıtılmamasına karar verildiğini, gerekçe olarak da şirket yatırımlarının devam ettiği ve finansman ihtiyacı bulunduğunun tutanağa geçirildiğini, yine tutanağın 7. Maddesinde TTK. Mad. 395 ve 396. Maddeler anlamına hakim ortak avantajları kullanılarak borçlanma yetkisini de içeren geniş yetkiler alındığını, hakim ortak olunmasının adeta avantajının sonuna kadar kullanılması olarak ve azlık haklarını koruyan yasal düzenlemelere aykırı bir durum olduğunu, haklı davaların kabulü ile usul ve yasaya aykırı 23/06/2022 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulun ve alınan tüm kararların iptaline ve usulüne uygun olarak yeniden genel kurul yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafların, ... İnşaat Sani ve Tic. A.Ş.'nde veraseten pay sahibi olduklarını, şirket ile geri kalan pay sahipleri ile yıllardır husumetli olduklarını, davacıların 2017 yılından beri sürekli olarak haksız ve hukuka aykırı davalar açtıklarını, davacılar tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/249 Esas sayılı dosyasında açılan ilk davada genel kurulda alınan kararların iptalini isteyerek, kar payı talep etme, denetçi atama, şirkete kayyum atama vs. gibi taleplerde bulunduklarını, davacıların taleplerinin, ilk derece mahkemesi tarafından usul ve esas reddedildiğini, red kararının istinafını karara bağlayan Adana BAM 9. Hukuk Dairesi 2018/1607 Esas kararı ile ilk derece mahkemesi kararının onandığını, istinaf kararının davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyizi görüşen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından, 2020/6411 Esas, 2022/684 Karar sayılı dosyasında bahse konu kararın onandığımı, geçmiş tarihli davanın 05/04/2022 tarihinde kesinleştiğini, davacıların A.Ş. ve diğer pay sahiplerine duydukları husumetten dolayı geçmiş tarihli dava kesinleştirten sonra, ilk genel kurul sonrasında dava açmaya devam ettiklerini, ilk olarak 19/07/2022 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/620 Esas sayılı dosyasında şirkete özel denetçi atanmasını talep ettiklerini, mahkeme tarafından 04/11/2022 tarihinde ilk celsede davacıların davasının reddedildiğini, davacılar tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/620 Esas sayılı dosyasında genel kurula dayanarak mahkemeden özel denetçi atanmasını talep edildiğini, bu mahkemede ise aynı genel kurul kararlarının iptalinin istendiğini, genel kuruldan bir hak iddiasında bulunarak dava açılmasının ve mahkemeden ise aynı genel kurulun iptalinin istenmesinin ağır bir çelişki olduğunu, davacıların mahkemede görülen davada da benzer taleplerde bulunarak aynı hataları yaptıklarını, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Davalı tarafça tüm ticari defter ve belgeler ibraz edilmemiş olmakla birlikte, iptal davasına konu edilen Genel Kurul tutanak sureti dosyamıza sunulmuş olduğundan ve tutanağın varlığı taraflar arasında tartışmasız olduğundan, bu tutanak kapsamında ve tutanağa geçen hususlar dikkate alınarak inceleme yapılabileceği kanaatine varıldığını, tutanağın incelenmesinde, davacılar vekilinin genel kurul toplantısında hazır bulunduğunu, bu durumda genel kurala çağrı ile ilgili hususların inceleme konusu yapılmasının gerekli olmadığını, tutanakta alınan kararların niteliği ve davaya konu olan maddelerin genel kurulda görüşülmesi sırasında muhalefet şerhinin konulup konulmadığı hususunun incelenmesi gerektiğini, her ne kadar davalılar ..., ... ... ve ... hakkında dava açılmış ise de, Genel Kurul Kararı'nın iptaline yönelik davaların dava konusu edilen şirket aleyhine açılması gerekli ve yeterli olduğundan bu davalılar hakkında açılan davanın davalı sıfatları olmadığından pasif husumetten reddine karar verildiğini, Genel Kurul Toplantısı'nda alınan kararların oy çokluğu ile alındığını, her maddenin oylamasından sonra davacı ortakların vekili tarafından alınan kararlara muhalefet konularak muhalefet şerhinin tutanağa geçilmesi gerekirken, tutanakta muhalefet şerhinin olmadığını, salt red oyu verilmesinin Genel Kurul Kararı'nın iptali davası açılması için yeterli olmadığını, muhalefet şerhinin tutanağa geçirilerek imza altına alınması gerektiğini, ancak davacı ortak tarafından dava şartının yerine getirilmediğini, 23/06/2022 tarihli Genel Kurul Tutanağı'nın 3. paragrafında gündem maddelerine geçilmeden önce toplantı yerinde hazır olan pay sahibi ... ve ... vekili Av. ... tarafından toplantının bir ay ertelenmesi talebinde bulunulduğunun zapta geçildiğini, ancak hangi nedenle erteleme talebinde bulunulduğunun açıkça zapta geçirilmediğini bu nedenle genel kurulun gündem maddelerini görüşmeye geçmesinde herhangi bir usulsüzlük olmadığını, toplantı tutanağında gündemin ikinci maddesinin 2021 yılı yönetim kurulu faaliyet raporunun oylamaya sunulmasına ilişkin olduğunu, üçüncü maddesinin finansal tabloların oylanmasına ilişkin olduğunu, beşinci maddesinin 2021 yılı için yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi hakkında olduğunu, altıncı maddesinin yönetim kurulu başkanına huzur hakkı verilmesine ilişkin olduğunu, yedinci maddesinin TTK'nun 395 ve 396. Maddelerine ilişkin olarak yönetim kuruluna yetki ve izin verilmesine ilişkin olduğunu, sekizinci maddesinin şirkete ait otel binasının tadilat ve yenileme işi ile ilgili olarak harcanan ve harcanacak paranın şirket ortaklarının hisseleri oranında katkı sağlanması suretiyle temini, katkı sağlayamayan ortaklar için uygun şartlarda kredi kullanılması suretiyle temini hususuna ilişkin olduğunu, dokuzuncu maddesinde ise dilek ve temennilere geçildiği bu esnada davacılar vekilinin genel kurulun bir ay ertelenmesi hususunda şerhinin olduğunu beyan ettiğinin, tutanağa geçirilmiş olduğunu, dosya kapsamında iptali istenen Genel Kurul Kararı'na karşı usulune uygun olarak muhalefet şerhi konulmadığı anlaşıldığından, davalı ... .... Şti hakkında açılan Genel Kurulun İptaline ilişkin davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin hükmün tamamlanması için vermiş olduğu 03/07/2023 tarihli dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme'nin gerekçeli kararının 5. fıkrasındaki vekalet ücreti hakkında HMK 305/A gereğince ek karar vererek AAÜT gereğince 'iki ayrı vekalet ücretine hükmetmesini talep etmiştir.
İlk Derce Mahkemesinin 05/07/2023 tarihli ek kararında özetle; Davalı vekilinin vekalet ücreti hususunda hüküm tamamlanması talebinin tavzih ve tashih yolu ile düzeltilmesi mümkün olmadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından 05/07/2023 tarihli ek karara karşı verilen istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkeme kararının 5. Fıkrasındaki vekalet ücreti hususunda ''davacıdan yerine davalılardan'' yazılması gerektiğini, davanın ret sebebi tüm davalılar bakımından farklı olduğunu, hem husumet yönünden hemde usul yönünden davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle AAUT m.3/2 gereğince ''iki ayrı vekalet ücretine hüküm edilmesi'' gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkeme tarafından, davanın reddine karar verildiği, davalı tarafından HMK 304 maddesi kapsamında tavzih talep edildiği, davalının talebinin 05/07/2023 tarihli ara kararla reddine karar verildiği, davalı vekili tarafından 05/07/2023 tarihli ara kararın istinaf edildiği anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Hükmün tashihi ve tavzihi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 304. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK'nın 304. maddesinde "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir" şeklindedir.
HMK’nın “Hükmün Tavzihi” başlıklı 305. maddesinde ; “(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez” düzenlenmesi bulunmaktadır.
Hükmün tamamlanması başlıklı 305/A maddesi;
(1) Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." hükümlerini içermektedir.
Somut olayda; ilk derece mahkemesince davanın reddine ve "Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kademeli olarak hesaplanan ve takdir edilen 9.200,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara müteselsilen verilmesine" karar verildiği, davalı tarafından asıl karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, tavzih kararı ile vekalet ücretine ilişkin kısmın tavzihen düzeltilmesinin talep edilmiş ise de taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların sınırlandırılamasına, genişletilemesine ve değiştirilmesine karar verilemeyeceğinden, tavzih yolu ile davalı lehine olacak şekilde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, mahkemenin 05/07/2023 tarihli ek kararının yerinde olup usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davalıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 26/06/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır