T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1186 - 2026/2181
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1186
KARAR NO : 2026/2181
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/06/2023
NUMARASI : 2022/132 ESAS 2023/491 KARAR
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 09/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/132 esas 2023/491 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatif nezdinde yaptırmış olduğu sigorta poliçe prim bedellerini vadesinde ödemediğini, defalarca şifahi telefonla yapılan ödeme taleplerinin de sonuçsuz kaldığını, müvekkili kooperatifin de primleri tahsil edememesi üzerine .... İcra Dairesi'nin 2021/10162 esas sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun haksız olarak borcuna itiraz ettiğini ve takibi durduğunu, davalı şirketin icra dairesine yapmış olduğu itiraz dilekçesinde değindiği savunmasının yerinde olmadığını, poliçelerin müvekkili kooperatif ile borçlu şirket tarafından düzenlenerek imza edildiğini, davalı tarafın poliçe düzenlendiğinde vadelerin hangi tarihlerde olduğunu bildiğini, kesin vadeli bir sözleşmenin mevcut olduğunu, poliçelerde ne miktar borcun olduğunu ve hangi tarihlerde ödeneceğinin net olarak kararlaştırıldığını, faiz başlangıç tarihlerinin vade tarihleri olduğunu, miktar itibarıyle de borcun likit olarak her zaman bilinebilecek durumda olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalının .... İcra Dairesi'nin 2021/10162 sayılı icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına, takipte asıl alacağa talep edilen faiziyle takip tarihinden sonraki ferilerine de aynı şekilde devamı yönünde karar verilmesine, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekili, davacının müvekkili aleyhine yapmış olduğu icra takibinin ve işbu davanın haksız yere ikame edildiğini, müvekkilinin davacı tarafa borcu olmadığını, ikame edilen işbu davayla davacı yanın haksız kazanç peşine düştüğünü, davacının dava konusu poliçe hizmetinin yapıldığını açıkca ispat etmesinin gerektiğini, müvekkili tarafından davalının yapmış olduğu tüm poliçelerin ödemelerinin yapıldığını, davacının icra dosyasında sunmuş olduğu belgelerin tek başına alacağın varlığına delil teşkil etmediğini, davalı yan tarafından alacağını yazılı belge ile davaya konu hizmetin yapıldığının ispatı gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; " devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartları C.1.maddesinin 2 ve 3 nolu Fıkraları uyarınca prim ödeme borcunda temerrüde düşülmesi halinde genel hükümlerin uygulanacağı, bu itibarla genel hüküm niteliği taşıyan ve sigorta ettirenin temerrüt halini düzenleyen TTK'nun 1431/2 maddesine göre sigorta priminin ilk taksidinin veya tamamı bir defada ödenmesi gereken primin zamanında ödenmemesi halinde, sigortacı tarafından prim alacağının muacceliyet tarihinden itibaren 3 ay içinde dava veya takip yolu ile istenmemiş olması halinde sözleşmeden cayılmış sayılacağı, eldeki davada da sigortacının üç ay içinde dava açmadığı gibi, söz konusu icra takibinin de yasal 3 aylık süreden sonra yapılmış olması nedeniyle sigorta sözleşmesinin sigorta ettirene hiçbir bildirim yapılmasına gerek olmadan sona ermiş sayıldığını, sigortacı tarafından 3 ay içerisinde prim alacağı ile ilgili dava veya takip başlatılmadığından söz konusu sözleşme ortadan kalkmıştır. Sözleşmeden cayılmış sayılması ve ortadan kalkması nedeniyle davacı sigortacının, davalı sigorta ettirenden prim alacağını talep etme hakkını yitirdiği anlaşıldığından, davacının davasının reddine, davacının kötü niyetli olduğunun ispatlanmadığından koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatının reddine " şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davalının tacir olduğunu, dava konusu poliçelerde bulunan imzanın şirket yetkililerine ait olduğunu, vade tarihleri davalı şirket tarafından bilindiğini, poliçeler prim bedeli ile dosyada mevcut her iki bilirkişi heyet raporunda müvekkilinin alacaklı olduğu tespit edilen miktarın aynı olduğunu, 1434/2 hükme emredici nitelikte olmayan bir hüküm olduğu için ihtar şartının aranmaması gerektiğini, TTK hükümlerine göre sigortacının üç ay sonunda peşinat prim bedelini tahsil edemediği için cayması sigortacının rizikoyu bedavaya taşıması anlamına geldiğini, müvekkilinin prim tahsil yetkisinin haiz olduğunu poliçelerin taksitlerini davalı adına kendisinin ödediğini, dava sigorta ilişkisinden kaynaklı bir dava olmadığını, vekaletsiz iş görme ilişkisinden kaynaklanan dava kabul edilmesi ve TBK zamanaşımı hükümlerinin uygulanması gerektiğini, zamanaşımı süresinin dolmadığını, davalı zamanaşımı deftinde de bulunmadığını, davalı aynı zamanda müvekkili kooperatifin ortağı ve üyesi olduğunu, borcun ödenmiş olduğuna dair herhangi bir yazılı belgenin ibraz edilmediğini, davalının tamamen kötü niyetle hareket ettiğini, bugüne kadar ödenmemesi ve sonradan da itiraz etmesi hakkın kötüye kullanıldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalının kooperatif nezdinde yaptırdığı sigorta poliçe prim bedellerini vadesinde ödemediği iddia edilerek, bu hususta başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talep edilmiş, davalı ise, davacının dava konusu poliçe hizmetinin yapıldığını ispat etmesinin gerektiğini, davacının yapmış olduğu tüm poliçelerin ödemelerinin yapıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır ın reddine karar verilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun “Komisyon Sözleşmesine” ilişkin Md. 538 Hükmü “Komisyoncu, vekâlet verenin yararı için yaptığı bütün giderleri ve ödediği paraları faiziyle birlikte isteyebilir” düzenlemesini içermekte olup; buna paralel bir düzenleme de “Vekâletsiz İş Görmeye” ilişkin Md. 529 hükmünde söz konusu olup, “İş sahibi, işin kendi menfaatine yapılması halinde, iş görenin, durumun gereğine göre zorunlu ve yararlı bulunan bütün masrafları faiziyle ödemek ve gördüğü iş dolayısıyla üstlendiği edimleri ifa etmek ve hâkimin takdir edeceği zararı gidermekle yükümlüdür… İş gören, yapmış olduğu giderleri alamadığı takdirde, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ayırıp alma hakkına sahiptir” düzenlemesini içermektedir.
Tüm dosya kapsamından, davanın bitkisel ürün sigorta poliçesi kapsamında ödenmeyen prim bedellerinin tahisili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, dava dışı ... Sigorta A.Ş'nin yetkili acentası sıfatıyla hareket eden davacı Kooperatif ile davalı şirket arasında 19/06/2020 tarihinde, ... ili, ... ilçesi, ... ... adresinde bulunan kiraz ve erik bahçelerini, dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, dolu kalite kaybı, sel ve su baskını yağmur rizikolarına karşı sigortalanması yönünde ... devlet destekli bitkisel ürün sigortası poliçelerinin düzenlendiği, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında, düzenlenen poliçelerin ödeme tarihlerinde primlerin ödenmediğinin, prim borcunun muaccel olduğu tarihte davacı tarafça ödeme yapılmaması nedeniyle temerrüde düşüldüğünün tespit edildiği, dava konusu poliçelerde "primin tamamının veya ilk taksitin ödenmemesi halinde poliçe teslim edilmiş olsa dahi, sigortacının sorumluluğu başlamaz, pirim ödeme borcunda temerrüte düşülmesi halinde genel hükümler uygulanır." şeklinde düzenleme bulunduğu, ilk derece mahkemesince, " devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartları C.1.maddesinin 2 ve 3 nolu Fıkraları uyarınca prim ödeme borcunda temerrüde düşülmesi halinde genel hükümlerin uygulanacağı, genel hüküm niteliği taşıyan TTK'nun 1431/2 maddesine göre, sigorta priminin ilk taksidinin veya tamamı bir defada ödenmesi gereken primin zamanında ödenmemesi halinde, sigortacı tarafından prim alacağının muacceliyet tarihinden itibaren 3 ay içinde dava veya takip yolu ile istenmemiş olması halinde, sözleşmeden cayılmış sayılacağı, eldeki davada da sigortacının üç ay içinde dava açmadığı gibi, söz konusu icra takibinin de yasal 3 aylık süreden sonra yapılmış olması nedeniyle sigorta sözleşmesinin sigorta ettirene hiçbir bildirim yapılmasına gerek olmadan sona ermiş sayıldığı, sözleşmeden cayılmış sayılması ve ortadan kalkması nedeniyle davacı sigortacının, davalı sigorta ettirenden prim alacağını talep etme hakkını yitirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının, poliçeler için vekaletsiz iş görme hükümlerine göre ödediği prim bedellerini talep ettiği, davalı tarafın ise ödeme def'inde bulunduğu, bu durumda ispat külfetinin davalı tarafta olduğu, davalının ödemesi gereken sigorta primlerini dava dışı alacaklı sigorta şirketine ödeyen davacı acentenin, 6098 sayılı TBK'nun 526. Maddesi uyarınca vekaletsiz iş, görme hükümlerine göre ödediği bu bedeli 5 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde davalıdan tahsilini talep edebileceği, davacının, dava dışı sigorta şirketi ile davalı arasında usulüne uygun bir sigorta sözleşmesinin kurulmasına aracılık ettiğini veya komisyoncu olarak davalı adına sigorta sözleşmesi kurulmasını sağladığını ispatladığı, bu hususta taralar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, ilk derece mahkemesince taraflara ait ticari defterlerin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında, davalının kendi ticari defterlerinde davacıya 84.163,83.TL prim borcu bulunduğunun kayıtlı olduğunun belirtildiği, sonuç olarak, dava konusu poliçe ödemelerinin davacı acente tarafından yapıldığının ve sigorta poliçelerinden kaynaklanan prim ödemelerinin davalıdan vekaletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde talep edebileceğinin kabulü gerektiği, davalı tarafından ödeme belgesi sunulmadığı, tüm bu nedenlerle, mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın 84.163,83.TL üzerinden kısmen kabulüne, takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faize yönelik talebin reddine ve alacağın likit olduğu anlaşılmakla hükmedilen tutarın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'ne ait 2021/10162 sayılı dosyada, takibe yapılan itirazın iptali ile takibin 84.163,83.TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve hükmedilen alacağın %20 si oranında hesaplanan 16.832,76.TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/132 esas 2023/491 karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
3)-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
4)-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
a)-.... İcra Müdürlüğü'ne ait 2021/10162 sayılı dosyada, takibe yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 84.163,83.TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
b)-Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan 16.832,76.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 5.749,23.TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
d)-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/09/2023 tarih ve 2022/132 esas 2023/491 Karar, 2023/369 Harç nolu, Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE,
Harç tahsil edilmiş ise davacıya İADESİNE,
e)- Davacı tarafından yapılan 77,50.TL tebligat gideri, 0,75.TL kep ücreti, 1.500,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.578,25.TL yargılama giderinin davada kabul/red oranına göre hesaplanan 1.221,92.TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
f)-6100 Sayılı HMK'nın 330 maddesi gereğince davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
g)-6100 Sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre red edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 24.543,11.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
h)-Arabuluculuk bürosu tarafından Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.560,00.TL Arabuluculuk ücretinin davada kabul/red oranına göre hesaplanan 1.207,79 .TL davalıdan, 352,21.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
ı)-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa İADESİNE,
İstinaf incelemesi yönünden;
1)-Davacı tarafından yatırılan bir harç olmadığından bu husustan karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
2)-6100 sayılı HMK'nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 30,00.TL tebligat gideri, 179,00.TL istinafa dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 209,00.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince istinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 09/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır