T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1564 - 2025/1235
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1564
KARAR NO : 2025/1235
KARAR TARİHİ : 13/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/04/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
İHBAR OLUNAN : ... ELEKTRİK İLETİM ANONİM ŞİRKETİ -
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 13/06/2025
YAZIM TARİHİ : 13/06/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.11.2014 tarihinde müvekkili şirket sigortalısına ait iş yeri çevresinde kazı yapan davalıya ait iş makinasının çevre düzenlemesi sırasında elektrik hattına zarar vermesi sonucunda iş yerindeki elektronik cihazların zarar gördüğünü, sigortalısı tarafından meydana gelen hasar neticesinde Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan dava neticesinde 24.07.2020 tarihinde Gaziapten İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından 14.763,31.TL tutarında tazminatın ödendiğini, iş bu nedenle ödenen 14.763.31.TL'nin 24.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin haksız olduğunu, maddi vakialara uygun olmadığını, dolayısı ile hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili şirket kayıtlarından şimdilik yapılabilen incelemede hasar tarihinde, hasar mahalli ve yakınlarında herhangi bir elektrik voltaj dalgalanmasının, arıza kaydının, ihbar başvurusunun da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; bilirkişi raporundan 01/11/2014 tarihinde davacı sigortacının sigortalısına ait işyeri çevresinde kazı yapan davalıya ait iş makinesinin çevre düzenlemesi sırasında elektrik hattına zarar vermesi sonucunda meydana gelen voltaj dalgalanması sebebiyle dava dışı sigortalıya ait işyerindeki bir kısım malzemenin zarar gördüğü, zararlandırıcı olayın meydana gelmesinde davalı tarafın asli ve tam kusurlu olduğu, bu olayın meydana gelmesinde davacının sigortalısına atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığı, bu itibarla davacı sigorta şirketinin poliçesi kapsamında dava dışı sigortalısının zararının sebebiyle ona 24/07/2020 tarihinde yapmış olduğu toplam 14.763,38.TL tutarındaki ödeme bakımından ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faiziyle birlikte rücuen tazminat talep hakkının bulunduğu gerekçesi ile davacının davasının kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi ..., ... ve ... ... Şirketlerinin faaliyet alanları ve tüzel kişilikleri yönünden ayrı ve bağımsız şirketler olduğunu atlayarak yanlış çıkarımlar yaptığını ve bu hatadan Yerel Mahkeme kararının da etkilendiğini, esas alınan bilirkişi raporunda hasara dolaylı sebep veren aracın ... şirketi taşeronu tarafından işletildiğinin açıkça belirtildiğini, Yerel Mahkeme kararının, iş bu nedenle olaya, usul ve yasaya aykırı nitelik taşıdığını, bağımsız olarak 3. kişi konumundaki ... ve taşeron firmasının kendi önemli ve ağır kusuru ile meydana getirdiği bir hasar ve dolaylı hasarların söz konusu olduğunu, bu halde emsal ilamlardaki nitelikte bağımsız ve ağır kusura dayanan 3. kişi eyleminin var olduğu ve bu eylemin müvekkili şirket ile hasar arasındaki illiyet bağını kestiği sonuçta sorumluluğununun kaldırdığını, bilirkişi raporundaki müvekkil şirketin sorumlu olduğu yönündeki tespitleri kabul etmediklerini, kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla, kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10(on) iş günü içerisinde talepte bulunulabileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, rücuen tazminat davasıdır.
Davacı sigorta şirketi, dava dışı sigortalısına ait makinelerin iş yeri ekstra sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 01/11/2014 tarihinde elektrik akımında meydana gelen voltaj dalgalanmaları sonucu sigortalı işletmeye ait makinelerin arızalandığını, yapılan ihbar ve açılan dava sonucu sigortalıya hasar bedeli ödendiğini, davalının bölgeye elektrik dağıtımı yapması nedeniyle meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu ve rücu şartlarının oluştuğunu belirterek sigorta poliçesi uyarınca sigortalısına ödediği hasar bedelinin 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı ise, hasardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İşbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi HMK 355. Maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Madde metninde, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur.
TTK'nın 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, somut olayda; davacı sigorta şirketi nezdinde akaryakıt servis istasyonu sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı H.S.K. Petrol Gıda ... Ltd. Şti'ye ait makinelerin 01/11/2014 tarihinde elektrik hatlarında meydana gelen voltaj dalgalanması sonucu zarar gördüğü ve davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına 14.763,31.TL ödeme yapıldığı, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu ve celbedilen dava dosyası içeriğine göre zararın meydana gelmesinde dava dışı ...'ın kusurlu olduğu, zira ...'a ait trafo merkezinin çevre düzenlemesi sırasında iş makinesi tarafından elektrik direğine zarar verilmesi sonucu voltaj dalgalanmasının meydana geldiğinin tespit edildiği, ancak sigortalıya ait iş yerine elektrik dağıtım hizmetinin davalı ... tarafından sağlandığı ve meydana gelen voltaj dalgalanması sonucu sigortalıya ait makinelerin zarar görmesinden de Yönetmelik gereği davalı ...'ın sorumlu olduğu, davalının ...'a karşı rücu hakkının ayrı bir davanın konusunu oluşturduğu, neticede inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 1.008,48.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 189,10.TL harçtan mahsubu ile bakiye 819,18.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.470,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 13/06/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır