T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1005 - 2025/1163
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1005
KARAR NO : 2025/1163
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/09/2021
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ... ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1-... YEMEKÇİLİK TURİZM VE TEMİZLİK LİMİTED ŞİRKETİ
2-...
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin
Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/06/2025
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/09/2021 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı borçlu arasında imzalanan sözleşmeye istinaden davalı ... Yemekçilik.. kredi verildiğini, diğer davalı ...'in bu krediye müteselsil kefil olduğunu, davalının geri ödeme sözleşme şartlarına uygun olarak borcunu ifa etmediğini, bunun üzerine 20/02/2019 tarihinde hesap kat ihtarı gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, borçlunun icra dosyasına itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek Adana 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibindeki itirazın iptaline, ayrıca 50.750,00 TL.'lik çek garanti tutarlarının depo edilmesine karar verilmesini, davalı borçluların icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebliğ yapılmış olup davalı tarafın belirlenen süre içerisinde herhangi bir cevap vermediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle, davacı banka ile davalı arasında imzalanan ve genel kredi sözleşmesi gereğince krediler kullandırıldığı, ayrıca çek defteri tahsis edildiği , kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname gönderildiği, ihtarnamede verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine nakdi kredi alacaklarının tahsili ve ayrıca çek yaprağı sorumluluk tutarlarının depo edilmesi için icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin sadece borçlu şirket yönünden durduğu, diğer davalı ... yönünden takibin kesinleştiği, bilirkişi raporuyla davalı şirketin sorumluluk tutarlarının belirlendiği anlaşılmakla; davalı ... yönünden icra takibi kesinleşmesine rağmen itirazın iptali davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı hususu da dikkate alınarak; davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden hukuki menfaat yokluğu sebebiyle davanın reddine, alacağın likit olması sebebiyle davalı asıl borçlu şirketin belirlenen bedel üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın davalı ... yönünden hukuki menfaat yokluğu sebebiyle reddine, -Davanın davalı ... Yemekçilik Turz. Temizlik Ltd. Şti. yönünden Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine, davalının Adana 1.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra takibine vaki itirazının takip konusu 118.080,45 TL asıl alacak, 1.800,45 TL işlemiş faiz, 90,02 TL BSMV, 503,70 TL masrafdan ibaret toplam 120.474,62 TL alacak bakımından iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden yıllık %35,12 oranında temerrüt faizi ve bu suretle hesaplanacak takip tarihinden itibaren işleyecek faize %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle devamına, hükmolunan 120.474,62 TL alacağın %20'si oranına karşılık gelen icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Depo talebi yönünden davanın davalı ... Yemekçilik Turz. Temizlik Ltd. Şti. Yönünden kabulü ile 50.750,00 TL 'nin davalıdan alınarak davacı banka nezdinde asıl borçlu şirket adına açılacak vadesiz bir hesaba yatırılmasına, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, gayri nakdi alacağına bir itirazının olmadığını, ancak nakdi alacak yönünden bilirkişi raporu hükme elverişli olmadığını, mahkemece asıl alacağın nasıl tespit edildiği belli olmadığı gibi faiz hesaplaması da belli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak fazlaya ilişkin talebin reddi usul ve yasaya aykırı olmadığını, sözleşmenin 11/b maddesi gereği müvekkil banka tarafından TC Merkez Bankasına bildirilen kredi faiz oranlarından muaccel tarihinde yürürlükte olan akdi faiz oranı ve bunun üzerinden temerrüt faizi belirlenmesi gerektiğini, müvekkil bankaca fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı olarak tespit ettiği %27 akdi faiz ve buna %30,10 temerrüt faizi uygulanması usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek ek istinaf dilekçesinde ise davalı vekiline 2 ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkili banka ile davalı şirket arasında imzalanan ve diğer davalının müteselsil kefil olduğu Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'ne istinaden davalı şirkete kullandırılan krediden kaynaklı nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı nedeniyle durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiş, davalılar vekili tarafından ek rapor hakkında verilen dilekçeyle ek raporda aleyhlerine olan hususları kabul etmedikleri bildirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı tarafından, mahkemece davaya konu gayrinakdi alacak yönünden yapılan tespite bir itirazlarının bulunmadığı, ancak taraflar arasındaki Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin 11/b maddesi gereği kredi borcuna müvekkili bankanın mevzuat uyarınca TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına %30 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizinin uygulanması gerektiği, müvekkili banka tarafından ilan edilen en yüksek faiz oranı %36 olduğundan, bu orana %30 ilavesiyle uygulanması gereken temerrüt faizi %46,80 oranında olduğu halde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili bankaca fiilen uygulanan %27 akdi faiz oranı ile %35,10 temerrüt faiz oranları uygulandığı, asıl alacağın nasıl belirlendiğinin belli olmadığı ve davalı vekiline 2 ayrı vekalet ücreti hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, özellikle Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bankalarca kullandırılan ticari kredilere uygulanacak temerrüt faizinin belirlenmesinde TC Merkez Bankası'na bildirilen ancak fiilen uygulanmayan oran yerine fiilen uygulanan faiz oranı esas alınması gerektiği (Yargıtay 11.HD'nin 08.06.2023 Tarih ve 2022/472 Esas-2023/3601 Karar sayılı, 13.02.2023 Tarih ve 2021/6370 Esas-2023/803 Karar sayılı ilamları), mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı bankanın takibe ve davaya konu anapara alacağının davacı bankanın dosyaya sunmuş olduğu belgeler üzerinden belirlendiği, nakdi kredi alacakları yönünden ise taraflar arasında fiilen uygulanan yıllık %27 akdi faiz oranı ile bu orana %30 ilavesi ile belirlenen %35,10 oranında temerrüt faizi uygulandığı, bu haliyle dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu, gerekçeli ve denetime açık düzenlendiği tespit edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsiz bulunmadığı, davalı şirket yönünden davanın esastan kısmen reddine ve diğer davalı müteselsil kefil yönünden ise dava açılmasında hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğinden haklarındaki dava farklı sebeplerle reddedilen ihtiyari dava arkadaşı olan davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırılık olmadığından, davacı banka vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 80,70TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 534,70.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
7-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 11/06/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır