T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/733
KARAR NO : 2025/1191
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/12/2021
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1-...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... -...
...
VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :11/06/2025
KARARIN YAZILDIĞI
TARİH :11/06/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 tarihli ... Esas ... karar tarihli kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ile aralarında hiçbir sıkıntı ve husumet yok iken, murisi olan ağabeyi adına kayıtlı olan ve eşi ...'ın da hissedar olarak malik oldukları arsa üzerine ...'ın inşaat yapmak istemesi üzerine birtakım sıkıntıların başgösterdiğini, kendilerinin bu duruma sözlü olarak rıza göstermişken, ... Belediyesinin yazılı muvafakatname istemesi üzerine vazgeçtiklerini, davalıların haklarında ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca söz konusu şoruşturma ile ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu takipsizlik kararını aldıktan kısa bir süre sonra duydukları öfke ile 31.07.2015 tarihinde iptalini talep ettikleri ve hiçbir şekilde borçlu olmadığı senedi icraya koyduklarını, sözkonusu senedin, 2003 yılında ... Sulh Hukuk Mahkemesindeki ... Esas,... K. sayılı izaleyi şüyuu dosyasının, ... Sulh Hukuk mahkemesi 2003/ Esas, 2003 /80 K. Sayılı kararı ile kıymet takdirine itiraz davası üzerine satış işlemleri öncesi girilecek ihaleye ilişkin olarak teminat olmak üzere vefat eden ağabeyi ...'a vermiş olduğu veya şirket ortağı olduğu ve çalıştığı sırada şehir dışına/yurt dışına gittiği zamanlarda doldurulup alacaklı kişi veya firmalara verilmek üzere boş olarak imzalayıp eve bıraktığı ve sonrasında çalındığını bizzat ... Cumhuriyet Savcılığına bildirdiği senetlerden biri olabileceğini, 2002-2003 veya 2004 yıllarında başka amaçla verilen veya çalınmış olma ihtimali yüksek olan senedin rızası dışında ve kurgulama suretiyle doldurulup tarafına icra takibi başlatıldığını, ne ölen ağabeyi ...'a ne de davalılara böyle bir borcunun olmadığını belirterek .... icra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, senedi icraya koymada haksız ve kötüniyetli olan davalılar aleyhine takip konusu alacağın % 20 sinder aşağı olmamak üzere tazminat talebinin kabulüne, senedi takibe koymada ağır kusurlu bulunan davalılar aleyhine takip alacağının % 10' u oranında para cezasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili tarafından verilen cevap dilekçesi özetle: açılan davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, davaya bakmaya yetkili mahkemenin, İİK 72/8.maddesinin “Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.” hükmü uyarınca, hem icra takibinin yapıldığı hem de davalıların yerleşim yeri olan Mersin Mahkemeleri olduğunu, ayrıca davacı tarafından dosyaya ibraz edilen işbu dava konusu senet metninde de görüleceği üzere, senetten kaynaklı uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin Mersin Mahkemeleri olduğunu, davacının, bahse konu taşınmaza ilişkin tasarrufun iptalini önlemek amacıyla senet tanzim tarihi olan 13.08.2012’de hissesini muvazaalı olarak eşine devrettiğini, davacı tarafından 150.000,-TL tutarındaki bedelin yıllarca muris ...’a ödenmediğini, müvekkillerinin miras bırakanının 2013 yılında vefat ettiğini, ancak davacının vade tarihi gelmesine rağmen senet karşılığını ödemediğini, daha sonra alacağını tahsil etmek amacıyla söz konusu senede ilişkin, ...’ın mirasçıları tarafından .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını beyanla açılan davanın reddini, davacının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Yapılan incelemede alacaklı ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... tarafından .... İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile davacı borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 13.08.2012 tanzim, 13.08.2013 vade tarihli ve 150.000,00 TL bedelli bono olduğu, takibin kesinleştiği ve akabinde eldeki davanın açıldığı, davacı dava dilekçesinde senet alacaklısı olan ağabeyine herhangi bir borcu olmadığını, senedin teminat amaçlı verildiğini belirttiği, davalılar vekilinin ise cevap dilekçesinde senedin borç verilen paranın ödenmemesi nedeni ile icraya verildiğini belirttiği, takip dayanağı senedin ihdas sebebi(bedel kaydı) kısmında "nakden" ibaresinin yazıldığı, bu nedenle senedin borç para karşılığı düzenlendiğinin kabulü gerektiği, ancak davacının dava dilekçesindeki teminat senedi iddiası ile senedin ihdas sebebini talil ettiği, ayrıca celp edilen .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı tasarrufun iptali davasındaki dava dilekçesinde davalı alacaklı vekilinin senedin taşınmaz devri karşılığında düzenlendiğini belirterek bu şekilde senedin düzenlenme sebebini talil ettiği, somut olayda her iki tarafında senedin düzenlenme sebebini talil ettikleri, yerleşik yargıtay kararları uyarınca çift taraflı talilde ispat yükünün yer değiştirmeyeceği, davacının senetteki imzaya itiraz etmediği, bu nedenle borçlu olunmadığının ispat yükünün davacı-borçluda olduğu, ancak gerek dinlenen tanık beyanlarından gerekse celp edilen dosyalardan anlaşılacağı üzere davacının davalıların murisine borçlu olmadığını, boş olarak verildiğini iddia ettiği senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ve senedin bedelsiz kaldığını ispatlayamadığı anlaşılmakla haksız açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Takip durdurulmadığından alacaklının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Davanın reddine,..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ispat yükü karşı tarafta olmasına rağmen mahkeme ispat yükünü müvekkillinde gösterdiğini, buna rağmen müvekkilinin iddiasının ispatlandığını, dava dilekçesinde senetin "tazminat senedi" veya "çalınan senetlerinden biri" olabileceği belirtildiğini, mahkemece senedin çalınan senetlerden biri olabileceği iddiası hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, bu konuda rapor bile alınmadığını, senetteki yazıların müvekkile ait olmadığı polis laboratuvarı raporuyla açıkça belli olduğunu, mahkemece bu hususu hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, tanıklarla davanın kanıtlandığını, tüm bu delilerin toplanmadığını en büyük delillerinin senet aslının ATK veya İstanbul Üniversitesine gönderilmesi talebinin de red edildiğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, "Bonodan Kaynaklanan Menfi Tespit" talebine ilişkindir.
Davacının dava dilekçesinde özetle, davalı tarafça kendisi aleyhine başlatılan icra takibine konu edilen bononun, kendisi tarafından 2003 yılında izale-i şuyu sebebiyle yapılan ihaleye ilişkin davacıların murisi olan ağabeyine teminat olmak üzere vermiş olduğu ya da şehir dışına veya yurt dışına gittiği zamanlarda doldurarak alacaklı kişi veya firmalara verilmek üzere boş olarak imzalayıp eve bıraktığı senetlerden biri olup çalınmış olabileceği, senedi gerçekte imzaladığı tarihin 2002 veya 2003 olduğu senette kendisine ait tek şeyin imza kısmı olduğu, senedin aradan 10 yılı aşkın zaman geçtikten sonra doldurulduğu, davalılara ve onların murisi olan ağabeyine borcunun bulunmadığı ileri sürülerek müvekkilinin ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalılar vekili tarafından, müvekkillerinin murisi ve davacının ağabeyi olan ...'ın sağlığında kendisi adına kayıtlı taşınmazın %50 oranındaki hissesini davacıya sattığı, takip dayanağı bonoyu davacının bu sebeple murise verdiği ve vadesi geldiği halde ödemediği savunularak davanın reddi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklısı (davalılar) tarafından takip borçlusu (davacı) aleyhine 13.08.2012 düzenleme ve 13.08.2013 vade tarihli ve 150.000,00 TL bedelli bonoya dayanılarak asıl alacak ve işlemiş faizden ibaret toplam 183.485,42 TL alacağın tahsili talebiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı bono üzerinde bedelinin "nakden" ahzolunduğuna dair kayda verildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından senetteki imzaya edilmemiş,"nakden" kaydı ile düzenlenen bononun diğer kısımlarının boş olduğu halde sonradan doldurulduğu, bononun teminat senedi olarak verildiği ya da çalındığı iddia edilmiş, davalılar ise bononun taşınmaz hissesinin satışı sebebiyle satış bedeline karşılık verildiğini savunduğu anlaşılmaktadır.
Nakden kaydıyla düzenlenen senedin ihdas nedeni her iki tarafça da talil edilmiş olup, somut olayda çift taraflı talil durumu bulunduğundan ve çift taraflı talilde ise ispat külfeti yer değiştirmediğinden ispat yükü davacı taraftadır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 28/11/2016 tarih 2016/3869 E., 2016/15212 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 18/01/2016 tarih 2015/15046 E., 2016/241 K. Sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Davacı tarafın davaya konu senedin teminat senedi olarak verildiğine ve boş olarak düzenlenen senedin sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğuna ilişkin iddiasını yazılı delillerle ispatlamak zorunda olup, bu iddiaların tanık delili ile ispat edilmesinin mümkün olmadığı, davacının senedin çalınan senetlerden olduğuna ilişkin iddiası hakkında başkaca bir delil de bulunmadığı, davacının dava dilekçesi ekinde bildirdiği delilleri arasında "yemin" deliline de dayanmadığı, buna göre davacının iddialarını usulüne uygun deliller ile ispatlayamadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak 80,70TL nin mahsubu ile bakiye kalan 534,70TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 11/06/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Üye
...
¸
...
Katip
...
¸