T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1358
KARAR NO : 2025/1045
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/03/2022
NUMARASI : 2020/656 ESAS 2022/202 KARAR
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...-
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...-
DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
YAZIM TARİHİ : 28/05/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/03/2022 tarih, 2020/656 Esas, 2022/202 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirket ile davalı şirket arasında davalı şirketin bünyesinde faaliyet gösteren toplu konut, idari büro, hazır beton ve fırın, Belediye-KHK ile geçiş yapan personellere ilişkin 30/07/2019-29/07/2020 tarihleri arasında verilecek hizmetleri kapsayacak şekilde 3 ayrı sözleşme yapıldığını, bu sözleşmelere istinaden müvekkilinin başvurucu karşı tarafa verilmesi gereken tüm hizmetleri verdiğini, iş yerindeki düzenlemeleri sağladığını ve 2019 yılı 8. 9. ve 10. aylarda bu firmaya sözleşmeler doğrultusunda hizmetlerini verdiğini, firmaya verilen hizmet bedelinin aylık yaklaşık 9.000,00.TL civarında olduğunu, davalının hiçbir gerekçe göstermeksizin ve habersizce sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih ederek bakanlık sistemi üzerinden müvekkili davacının vermiş olduğu hizmeti sonlandırması nedeniyle sözleşme gereğince kalan süresinin dokuz ayına ait ücretlerin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; hiçbir kabul anlamına gelmemek üzere davacının daha önce de Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7269 Esas sayılı icra takip dosyasından müvekkili aleyhine takipte bulunduğunu ve bu takip miktarının müvekkilince ödendiğini, ancak takibe konu edilmiş faturalarda herhangi bir istikrar bulunmadığını, davacının sözleşmesinin feshinden sonra 3. şahıslarla kendi faaliyet konusunda benzer nitelikte başkaca sözleşmeler yapılabilecek iken, müvekkilinden bakiye ücret alacağı talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının yeni eleman alması yakut sair benzer tasarruflarda bulunmasının kendi işyeri ve ticari işletmesinin sürdürülmesi için yapılan tasarruflar olduğunu, bu konuda müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Bilirkişiler tarafından davacının 3 yıllık net kazanç ortalama kar oranının %3,22 olduğunun tespit edildiğini, davacının ortalama kar oranı dikkate alındığında, davacının 9 aylık kazanç kaybının 2.712,43.TL olabileceği anlaşıldığından; davanın kısmen kabulüyle; 2.712,43.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alacağın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemece verilen kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, verilen karar da bilirkişilerce müvekkili davacının 3 yıllık ortalama kar oranına göre hesaplamaları ile bu sözleşmenin haksız yere feshedilmesi nedeniyle müvekkilinin mahrum kaldığı zararın hesaplandığını, bu hesaplama yönteminin gerçekçi ve doğru olmadığını, yapılması gereken hesaplama yönteminin aşamalarda belirttikleri gibi müvekkili davacının elemanları aracılığı ile davalı şirkete aylık olarak sunacakları hizmetten dolayı bu elemanların davalının iş yerine gidiş gelişleri süresi için yapılacak yol giderleri ve yemek giderlerinin düşülerek kalan bedelin müvekkili şirkete ödenmesi şeklinde hesaplamanın yapılması gerektiğini, müvekkilininin gerçek zararının bu yöntemle belirlenecek hesaplama sonucu oluşan zarar olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı; davalı şirketin bünyesinde faaliyet gösteren toplu konut, idari büro, hazır beton ve fırın, Belediye-KHK ile geçiş yapan personellere ilişkin 30/07/2019-29/07/2020 tarihleri arasında verilecek hizmetleri kapsayacak şekilde 3 ayrı sözleşme yapıldığını, bu sözleşmelere istinaden karşı tarafa verilmesi gereken tüm hizmetleri verdiğini, iş yerindeki düzenlemeleri sağlayıp ve 2019 yılı içinde 3 ay bu firmaya sözleşmeler doğrultusunda hizmetlerini verdiğini, faturalarını kestiğini, firmaya verilen hizmet bedeli aylık yaklaşık 9.000,00.TL civarında olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise; davacı sözleşmesinin feshinden sonra 3. şahıslarla kendi faaliyet konusunda benzer nitelikte başkaca sözleşmeler yapılabilecek iken kendisinden bakiye ücret alacağı talep etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının yeni eleman alması yakut sair benzer tasarruflarda bulunması kendi işyeri ve ticari işletmesinin sürdürülmesi için yapılan tasarruflar olduğundan bu konuda kendilerine kusur atfedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu savunmuş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; sözleşmenin feshinin 6102 sayılı TTKm.18/3 hükmü uyarınca noter aracılığıyla taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerektiği, davaya konu olayda taraflar arasındaki sözleşmenin süre bitiminden önce feshedildiği her iki tarafça kabul edilmekte olup bu hususta bir ihtilafın olmadığı, dava dosyasında tarafların beyanlarından 1 yıl süreli sözleşmenin 3 ay sonra haklı bir gerekçe gösterilmeden feshedildiğinin anlaşıldığı, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle davacı şirketin müspet zarar kapsamında kazanç kaybını talep edebileceğini, davacı şirketin 9 aylık sürece ilişkin talep edebileceği tutarın hizmet bedeli değil, feshedilen sözleşme sebebiyle mahrum kaldığı net kazancın tespiti gerektiğini ancak dosyada davacının net kazancına ilişkin ihtarname mevcut olmadığı, davacı şirketin 2018-2019-2020 yıllarına ait ticari defterleri incelendiği, davacının 3 yıllık net kazanç ortalama kar oranının %3,22 olduğunun tespit edildiği, davacının ortalama kar oranı dikkate alındığında, davacının 9 aylık kazanç kaybının 2.712,43.TL olduğuna dair mahkemece isabetli şekilde değerlendirilme yapıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 171,00.TL'nin mahsubu ile bakiye 444,40.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
...
Başkan
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
... ¸e-imzalıdır