T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1350
KARAR NO : 2025/1078
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/03/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av. ...,
DAVALI : ... - TCK NO:..., ...
VEKİLİ : Av. ...,
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
YAZIM TARİHİ : 29/05/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; birçok resmi ve gayri resmi kuruma iş yaptıklarını, iş yaptıkları kuruluşlardan verilen bilgilendirme üzerine haklarında .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takip dosyası açıldığını öğrendiklerini, yaptıkları araştırmalar neticesinde konunun takip alacaklısı ...'ın düzenlemiş olduğu faturalar olduğunu, tebligatın yapıldığı adresi 1,5 ay önce boşalttıklarını, anılan adreste farklı bir firmanın ticaretle iştigal ettiğini, davalı ...'ın babası ...'ın kendilerini aradığını, davacının bazı işlerinde çalışan ... isimli kişinin kendilerinden bir kısım kalıp malzemesi aldığını, kira bedelini ödemediği gibi malzemeleri de iade etmediğini söylemesi üzerine ...'ın aracılığı ile malzemeleri iade alabildiklerini, davalı ile hiçbir ticari ilişkilerinin olmadığından bahisle, takip konusu faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, belirterek .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasından dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının dava ve takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, takip dosyası kapsamında konulan hacizlerin kaldırılmasına ve yargılama sonunda takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacaklarının tahsili amacı ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, takibin kesinleşmesini müteakip borçlunun mal varlığı üzerine haciz uygulanması ile bu davanın ikame edildiğini, davaya konu faturadaki malzemeleri davacı tarafın teslim alarak kullandığını, malların teslim alınmasına karşın bedelini ödemeyen davacıya icra takibi öncesinde .... Noterliği'nin 08/11/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve ekinde takip konusu faturaları gönderdiklerini, davacının ticaret sicilindeki adresine gönderilen bu faturaların adreste bulunan ... Kimya yetkilisi tarafından muhatabın ismen tanınmadığı şerhi ile iade edildiğini, anılan sebepler ile mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının davacı tarafından infaz edildiğini, teminat yatırmak sureti ile takibin durdurulduğunu, bu sebeple zarara uğradıkları beyanları ile davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; 6100 sayılı HMK madde 222/3 hükmü uyarınca taraf defterlerinin incelenmesi yoluna gidilmiş olup, takip konusu faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinde ise kayıtlı olmadığı, takip konusu malın davacıya teslim edildiği, davalının sunmuş olduğu teslim fişleri ile sabit olduğu, takip konusu faturada yer alan malın davalıya iade edildiğine dair taahhütname incelendiğinde, 09/11/2018 tarihli taahhütnamede imzası bulunanın ... isimli şahıs olduğu, ... isimli şahısa kira karşılığında verilen inşaat kalıplarının kira bedellerinin ...'a ödenmediği, kalıpların ... Şirketi tarafından ...'a teslim edildiği, ...'ın ... şirketinden alacağı bulunmadığının belirtildiği, her ne kadar ... isimli şahıs ile davalı arasında baba-oğul ilişkisi bulunsa da; ... isimli şahsın davalı adına teslim almaya yetkili olup olmadığının belirli olmadığı, yine fatura içeriğindeki malzemeler ile taahhütnamede yer alan malzemelerin aynı olup olmadığının belli olmadığı, taahhütnamede ...'ın alacağının bulunmadığının kararlaştırıldığı, alınan 22/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda, dava dışı ... ile davacı arasındaki ticari ilişkinin ise tespit edilememesi karşısında, davacının borçlu olmadığını 6100 sayılı HMK madde 200 vd. uyarınca usulüne uygun delillerle ispatlayamadı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin borcunun bulunmadığını, takip konusu faturaların müvekkiline tebliğ dahi edilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından davacının açtığı menfi tespit davasının reddine karar verildiği, ancak İİK 72/4 maddesi uyarınca hükmedilmesi gereken tazminat taleplerinin reddine karar verildiğini, tazminatın koşullarının oluştuğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı tarafından müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı icra takibi başlatıldığını ve takibin usulsüz şekilde kesinleştirildiğini, ancak müvekkilinin takip dayanağı faturalara konu malzemeleri teslim almadığını ve davalıya borçlu olmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, davalı ise faturalara konu malzemelerin davacıya teslim edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, celbedilen SGK kayıtlarına göre takip dayanağı faturalara konu malzemelerin teslim edildiği ... ve ...'un malzemelerin teslim tarihlerinde davacı şirket çalışanı olduğu, bu haliyle davalı-alacaklının teslim hususunu ispatladığı, her ne kadar davacı taraf takip konusu alacağın davalının babası tarafından dava dışı ...'a kiralanan kalıp malzemelerine ilişkin olduğunu ve malzemelerin davalının babasına iade edilerek elinden ibra içerikli taahhütname alındığını belirtmiş ise de incelenen defter kayıtlarına göre davalı ile babası arasında her hangi bir ticari ilişki bulunmadığı, iade edilen kalıp malzemelerinin dava ve takip konusu faturalardeki malzemeler olduğunun da ispatlanamadığı, bu haliyle davanın reddine dair verilen inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Bilindiği gibi 2004 sayılı İ.İ.K.'nın 72/4 maddesinde "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; mahkemece 19/12/2018 tarihli ihtiyati tedbir ara kararı ile dava konusu icra takibinde İİK 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiği ve işbu kararın icra müdürlüğü nezdinde infaz edildiği, bu haliyle mezkur yasa hükmü gereğince davalı lehine tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddinin doğru olmadığı, davalı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2)-Davalı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
3)-6100 sayılı HMK.nun 353/1-b/2. maddesi uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
4-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
a-Davanın REDDİNE,
b-2004 sayılı İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca dava ve takip konusu alacağın %20'si oranında takdir edilen 48.102,20.TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
c-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar harcının peşin alınan 4.107,33.TL harçtan mahsubu ile fazlaca alınan 3.491,93.TL karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
ç-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
d-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
e-6100 Sayılı HMK'nın 330 maddesi gereğince davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 38.481,76 .TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
1)-a)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
b)Davalı tarafından yatırılan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,
2)-a)Davalı tarafça yapılan 220,70.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 39,00.TL tebligat gideri, 88,60.TL posta gideri olmak üzere toplam 348,30.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
b)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince istinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5)-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi. 29/05/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır