T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1338
KARAR NO : 2025/1077
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/12/2021
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ... PAZARLAMA VE DAĞITIM TİC. AŞ. -
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - TCK NO:..., ...
DAVANIN KONUSU : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
YAZIM TARİHİ : 29/05/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirketin ... Bayi/Distribütör (... Gıda Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş) kanalı ile taraflar arasında sunulan 01.08.2014 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin ikinci maddesinde işletici iş yerinde şirketin yetkilendirmiş olduğu bayi ve distribütör vasıtasıyla dağıtımını yaptığı bira ürünlerini, tüketici taleplerine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, müşteri talebini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalıya katkı payı ödenmesi yapıldıktan sonra davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak ticari ahlaka uygun olmayan bir davranış sergilediğini ve Haziran 2016 tarihi itibariyle tamamen müvekkili şirketten mal/ürün almadığını, bu tutumundan dolayı sözleşmenin ikinci maddesini ihlal ettiğini, sözleşmenin 21.maddesinde davalı - işletici sözleşme süresi içerisinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması, işletmeyi devretmesi veya işletmede iş değişikliği yapması veya iş bu sözleşmede belirtilen hükümlerden her hangi birini ihlal etmesi halinde davalının ürün alımı yapmaması nedeni ile müvekkili şirketin davalıya ödemiş olduğu 46.200,00.TL katkı payını isteme hakkının doğacağını belirterek sözleşmenin ihlali nedeni ile müvekkili şirket tarafından davalı işleticiye ödenen 46.200,00.TL katkı payının ödeme tarihinden itibaren Merkez Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; TTK m.18/3 gereğince tacirler arasında, diğer tarafın temerrüte düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılacağının düzenlendiği, dava dilekçesi ve eklerinde davacı tarafından davalının sözleşmeyi ihlali nedeniyle feshine ilişkin her hangi bir beyan ve TTK m.18/3'te belirtilen bir ihbarın bulunmadığı, buna göre sözleşmenin davacı tarafça usulüne uygun şekilde feshedilmemiş olduğu, sözleşmenin dava tarihi itibariyle ayakta olduğu, bununla birlikte sözleşmenin 12. maddesinde yapılan katkının iş yerindeki ticari faaliyetin arttırılması, pazarlama ve satış harcamalarına destek olmak amacıyla aktarıldığı, sözleşme süresince bir defaya mahsus olmak üzere ve her hangi bir hedefe yahut rakip ürünlerin satılması koşuluna bağlı olmaksızın katkının ödeneceği kararlaştırılmış olup sözleşmenin 12.maddesi ile yapılan katkının iş yerindeki ticari faaliyetin arttırılması, pazarlama ve satış harcamalarına destek amacıyla yapıldığı, sözleşmenin 12.ve 21.maddesinin birbiriyle çelişir hükümler içerdiği, buna göre sözleşmenin 21.maddesinin uygulanamayacağı gerekçesi ile davacının katkı payı olarak 46.200,00.TL alacak talebinin yerinde olmadığından reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen açık satış noktası sözleşmesinin 24. maddesinde açıkça " İŞLETİCİ işbu sözleşme'de belirtilmiş olan adresinde meydana gelebilecek olan değişiklikleri en az 30 gün önceden bayi veya distribütör veya Şirket'e yazılı olarak bildireceğini ve yazılı onay alacağını, aksi halde sözleşmede belirtilmiş olan adreslere yapılacak her türlü bildirimin bizzat kendisine yapılmış ve Tebligat Kanunu'na göre geçerli olarak yapılmış bir tebligat olarak kabul edileceğinin hükmünün yer aldığını, yapılan arabuluculuk başvurusu ve akabinde arabulucu tarafından sözleşmede yazılan adrese gönderilen davet mektubu açıkça sözleşmeyi feshederek katkı payı alacaklarının talep iradesini içerdiğinden, Yerel Mahkemenin, fesih ihbarında bulunulmadığı ve sözleşmenin dava tarihi itibarıyla ayakta olduğu, şeklindeki gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararda altını çizdiği "Herhangi bir hedefe, yahut rakip ürünlerin satılması koşuluna bağlı olmaksızın" ibaresinin kesinlikle 21. madde ile bir çelişki doğurmadığını, Rekabet Kurulu kararlarına göre; verilecek katkı payının, rakip firma ürünlerinin satılmaması koşuluna bağlı olarak verilmesinin kati surette yasaklanmış olduğunu, çok ağır cezai müeyyideleri bulunduğunu, ayrıca verilen katkı payı karşılığında, davalı tarafın tek yükümlülüğü, süre sınırı da olmaksızın sözleşmede kararlaştırılan miktarda, müvekkili firmaya ait ürünlerin alımını ve satımını yapmak ve işyerinde satışa hazır halde bulundur olduğunu, davalı tarafa günlük, haftalık veya aylık şu miktarda, müvekkili firmadan mal alımı ve satımı yapmak zorunda olduğu, yoksa almış olduğu katkı payını iade etmekle yükümlü olacağı gibi, karşı tarafın durumunu ağırlaştırıcı, kabul edilemez şartların yazılmayacağının ifade edildiğini, sözleşmenin bir bütün olarak okunup yorumlandığında, sözleşme şartları arasında bir çelişki olmadığını, Yerel Mahkemece ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi cihetine gidildiğinde hangi saikle Mahkemece dosyada tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporlarının aldırıldığını, bu durum da izahtan vareste olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, açık satış noktası sözleşmesi nedeni ile davalıya ödenen katkı payının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davalının müvekkili şirkete ait bira ürünlerini iş yerinde bulundurmayı ve müşterilerine satmayı taahhüt ettiğini, sözleşme uyarınca müvekkili tarafından davalıya 46.200,00.TL katkı payı ödendiğini, ancak davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranarak 2016 yılı Haziran ayından itibaren ürün satın almayı bıraktığını ileri sürerek 46.200,00.TL katkı payının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı ise davaya cevap vermemiş olup, neticede ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan açık satış noktası sözleşmesinin 2. maddesinde; "İşletici, ... no:48 .../... adresind işletmekte olduğu işyerinde ŞİRKETİN yetkilendirmiş olduğu BAYİ veya DİSTRİBÜTÖR vasıtasıyla dağıtımını yaptığı bira ürünlerini, tüketici faaliyetlerine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı, müşteri faaliyetini karşılayacak şekilde bulundurmayı ve satmayı kabul ve taahhüt eder" hükmünün,
12. maddesinde "Şirket işyerinin açılmasına veya işletilmesine katkıda bulunmak ve iş yerindeki ticari faaliyetlerini arttırmak amacıyla BAYİ veya DİSTRİBÜTÖR ile İŞLETİCİ'nin karşılıklı mutabakata vardığı 46.200,00.TL tutarında nakit ve/veya nakit bazlı katkıya ve/veya ürünlerinde ilgili Bayi/Distribütör tarafından yukarıda belirtilen iskonto uygulanacaktır. Söz konusu İŞLETİCİ'ye Bayi/Distribütör tarafından pazarlama ve satış harcamalarına destek olmak amacıyla aktarılacak katkılar, iş bu sözleşme süresince bir defaya mahsus olma üzere ve her hangi bir hedefe ve yahut rakip ürünlerin satılması koşuluna bağlı olmaksızın gerçekleştirilecektir" hükmünün,
20. maddesinde; "ŞİRKET, İŞLETİCİ'nin veya onunla birlikte çalışanların, işbu sözleşmede veya eklerinde belirtilen hükümlerden, yükümlülüklerden veya taahhütlerden herhangi birini yerine getirmemesi veya ihlal etmesi halinde önceden herhangi bir ihtar ve hükme gerek kalmaksızın tek taraflı olarak derhal işbu sözleşmeyi feshetmeye, katkının ödenmemiş kısmını elinde tutarak ödememeye ve İŞLETİCİ'den madde 21'de belirtilen her türlü hak ve alacaklarıyla birlikte uğradığı her türlü zararı talep etmeye ve kendisine verilen her türlü teminatı önceden her hangi bir ihbara gerek kalmaksızın nakde çevirerek tahsil etmeye ve her türlü yasal yola başvurmaya yetkilidir. İŞLETİCİ fesihten dolayı ŞİRKET'ten veya BAYİ veya DİSTRİBÜTÖR'den hiçbir hak ve tazminat talebinde bulunamaz" hükmünün,
21. maddesinde ise; "İşletici, sözleşme süresi içinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması, işletmeyi devretmesi veya işletmede iş değişikliği yapması veya işbu sözleşmede belirtilen hükümlerden herhangi birini ihlal etmesi veya ilgili mevzuatlara aykırılıktan kaynaklanan nedenler ile faaliyetine son verilmesi veya askıya alınması gibi nedenler ile iş bu sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde, kredi ve/veya katkının kendisine henüz ödenmemiş kısmını talep etme hakkını yitireceği, gibi Şirket veya Bayi veya distribütörün kayıtlarındaki borçları ile Şirketten ve/veya Bayi ve Distribütörden almış olduğu nakit veya nakit bazlı mali katkılar ile kredi ve diğer her türlü sabit yatırım harcamalarının tümü ile kendisine uygulanan iskonto tutarlarını verildiği tarihten itibaren işlemiş ticari faizi de dahil olmak üzere TC Merkez Bankası tarafından uygulanan avans işlemlerindeki güncel faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte Şirket ve/veya Bayi veya Distribütöre nakden ve defaten itirazsız geri ödemeyi ve ayrıca Şirkete .... USD cezai şart ile Şirket ve/veya Bayi veya Distribütör'ün kar kaybı da dahil olmak üzere uğradığı her türlü zararını itiraz etmeksizin nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder. İşletici, cezai şartın tenkisini hiçbir şekilde talep edemez. Satış noktasında başka marka bira çeşitlerinin satılması ya da iş bu sözleşmenin 3'üncü maddesindeki miktar taahhüdüne ulaşılamaması halleri iş bu madde kapsamı dışındadır ve bu durumda cezai şart hükmü uygulanmayacaktır" hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, taraflar arasında 01/08/2014 tarihli açık satış noktası sözleşmesi akdedildiği, davacı tarafından sözleşme kapsamında davalıya, dava dışı distribütör vasıtasıyla 46.200,00.TL katkı payı ödemesi yapıldığı, ancak davalının sözleşme gereği taahhüt ettiği süre bitmeden ürün alımı yapmayı bıraktığı, her ne kadar ilk derece mahkemesince dava tarihinden önce davacı tarafından sözleşmenin feshedildiğine dair bir bildirimde bulunulmadığı ve sözleşme maddelerinin çeliştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının katkı payının tahsili amacıyla arabuluculuk yoluna başvurarak neticede işbu davayı açmakla fesih iradesini ortaya koyduğu, ayrıca davalının 2014, 2015 ve 2016 yılı BA bildirimlerine göre Haziran-2016'dan itibaren davacıdan ve dava dışı distribütörden ürün alımını bıraktığı, bu haliyle tarafların fesih iradelerinin birleştiği, davalının sözleşme devam ederken ürün almayı bırakarak sözleşmenin 2. maddesi uyarınca sözleşmeyi ihlal etmiş sayılacağı ve davacının davalıya ödediği 46.200,00.TL katkı payının tamamını verildiği tarihten itibaren işlemiş faizi de dahil olmak üzere bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile talep etme hakkının bulunduğu(bkz.Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 16/05/2018 Tarih, 2017/5162 Esas, 2018/2763 Karar sayılı ilamı), bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere ödenen katkı payının 46.200,00.TL olduğu, davacının da iş bu miktarı davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına, yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce HMK'nın 353/1-b maddesi uyarınca esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b/2. maddesi uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3)-HMK'nin 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
4)-Davanın KABULÜ ile;
a-46.200,00.TL katkı payı alacağının 19/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.155,92.TL harcın daha önce alınan 788,99.TL harçtan mahsubu ile kalan 2.366,93.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
c-Davacı tarafından yapılan toplam 139,50.TL tebligat gideri, 600,00.TL bilirkişi gideri, 18,60.TL posta gideri ve 788,99.TL peşin harç olan toplam 1.547,09 yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d)-Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca hesap olunan 30.000,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
İstinaf incelemesi yönünden;
1-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya İADESİNE,
2-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan 68,50.TL tebligat gideri, 220,70 istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 78,60.TL posta masrafı olmak üzere toplam 367,80.TL istinaf yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.470,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 29/05/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır