T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1120
KARAR NO : 2025/1053
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/03/2022
NUMARASI : ... Esas, ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av.
DAVALILAR : 1 -..
VEKİLİ : Av. ...,
DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
YAZIM TARİHİ : 28/05/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile davalılar arasındaki sözleşmeler gereği davalı şirketlere bağlı olarak çalışan işçi ...'un çalıştığı süre ile ilgili işçilik alacaklarının tahsili amacıyla davacı kuruma karşı dava açtığını, .... İş Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde verilen mahkeme kararının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, müvekkili kurum tarafından ilgili icra dosyasına ödeme yapıldığını, ancak işçilik alacaklarından davalı alt işverenlerin sorumlu olduğunu belirterek işçiye 10/01/2018 tarihinde ödenen 14.912,95.TL'nin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Bil. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin kendilerinde çalıştığı dönem açısından haklarının ödendiğini, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacı şirket ile davalı şirketler arasında asıl-alt işverenlik ilişkisi bulunduğu, taraflar arasında hizmet alımına dair sözleşme ile bu sözlemelere ait teknik şartnameler bulunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının davalılardan rücu talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle sözleşme hükümlerine, bundan sonra varsa yine aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarla verilmiş mahkeme kararlarına ve genel prensiplerine göre sonuca gidildiği, bu cümleden olmak üzere taraflar arasında işçilere ödenecek ücretlerin kimin tarafından ödeneceği açıkça belirtilmemiş ise ancak ihale kapsamına dahil giderler arasında olmakla davacının davalılardan bu miktarı tam sorumluluk kapsamında talep edebileceği, dava dışı işçinin çalıştığı diğer dönemlerde kıdem tazminatı sorumluluğunun davacı asıl işverende olduğunun sözleşmede açıkça belirtilmediği, bu nedenle davalıların tazminat sorumluluğunun tam sorumluluk hesabına göre bilirkişi hesabında ayrı ayrı belirlendiği, davalı ....'nin dava dışı işçinin ayrılışını yaparken haklarını ödediği hususunun tespit edildiği, 10/12/2021 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulan belgelerle uyumlu olduğu gözetilerek, ödeme tarihleri de dikkate alınmak suretiyle davalılardan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirkete dava dosyasındaki dava dilekçesinin, bilirkişi raporlarının ve ek raporlarının ve sair belgelerin tebligatı yapılmadan verilen kararın hatalı olduğunu, davalı ... Sis. San. Tic. A.Ş. Yönünden davanın reddi kararının hatalı olduğunu, dava dışı işçinin iş sözleşmesinin feshi tarihi itibari ile giydirilmiş son ücreti üzerinden hesaplanacak kıdem tazminatı ödemesinin bu şirketlerin de bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya katılarak bu hususta şirketlerin yaptığı ödemeden düşülmesinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı yüklenicilere bağlı olarak çalışan dava dışı ...'un işçilik alacakları hususunda açtığı dava sonucu hükmedilen alacakların asıl işveren olarak müvekkili tarafından dava dışı işçiye ödendiğini, davacı ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmeleri bulunduğunu, bu sözleşmeler uyarınca davalıların çalıştırdığı işçilerin işçilik haklarından kaynaklı ödemelerden sorumlu olduğunu belirterek davacının ödediği bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bir kısım davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemiştir. Neticede ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan incelemede;
Bir davada taraf teşkilinin sağlanması, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olduğu gibi, Anayasanın 90/son maddesi delaletiyle AİHS'nin 6. maddesi hükmü uyarınca adil yargılanma hakkının da bir gereğidir.(bkz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2024/773 Esas, 2024/6653 Karar sayılı kararı)
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10. maddesinde "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır" hükmü,
aynı kanunun 21/2. maddesinde ise "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.
Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır.
Eldeki dava dosyasında davalı ...'nın dava dilekçesindeki bilinen adresine gönderilen tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine .... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından adı geçen davalının tebligata yarar adresi ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden sorulmuş olup, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazıda "Sicil Kayıtlarımızın Tetkikinden ... Bilgisayar-...'nın Müdürlüğümüzde Kaydı Bulunmamaktadır" şeklinde cevap verilmiştir. Buna rağmen adı geçen davalıya da sanki ... Bilgisayar Sistemleri İşletim Yazılım Donanım İnş. Müt. Paz. San.ve Tic. A.Ş. ile aynı adreste ticari faaliyet gösteren bir tacir gibi Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı, akabinde de adı geçen davalıya ilişkin tüm tebligatların bu şekilde yapılarak karar verildiği, oysa davalının her hangi bir ticaret sicil kaydı tespit edilemediği ve Mahkemece gerçek kişi olan davalı ...'nın T.C. kimlik numarası bilgileri de getirtilmek suretiyle Tebligat Kanununun 10. ve 21. maddeleri uyarınca tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanması gerekirken usulsüz şekilde tabligat yapılarak taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilip hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, kararın bu sebeple resen kaldırılması gerektiği anlaşılmakla istinafa konu kararın resen kaldırılmasına ve dosyanın yöntemince taraf teşkili sağlanarak yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelemesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,
7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 28/05/2025 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır