T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1192 - 2025/1005
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1192
KARAR NO : 2025/1005
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2022
NUMARASI : 2020/... Esas, 2022/... Karar
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
YAZIM TARİHİ : 23/05/2025
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... esas ve 2022/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; her ne kadar davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmış ise de, müvekkili şirketin davalı şirketle iki adet faturanın düzenlenmesini gerektirecek hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, faturaya dayanak yapılan malların da alınmadığını, faturaların ve faturalarla ilgili irsaliyelerin taraflarına teslim edilmediğini, fatura dayanağı mallarla ilgili de irsaliye bulunmadığını, müvekkili hakkında açılan icra takibinin hiçbir yasal dayanak belirtilmeden açıldığını, takip talebinde borcun sebebi olarak 01/09/2019 tarihli iki adet fatura gösterildiğini, bu faturaların davalı tarafça tek taraflı olarak düzenlendiğini, müvekkili şirketin davalı ile fatura kesilmesini gerektirecek bir ticari alışverişte bulunmadığını, haksız kazanç elde etmek amacıyla ilamsız takip açıldığını, takibin müvekkiline usulsüz ve kullanılmayan adresine tebliğ edildiğini, müvekkilinin yapılan takibi tesadüfen öğrendiğini, davalının yalnızca kendisinin düzenlediği faturaya dayanarak alacağını ispat edemeyeceğini, davalının herhangi bir sözleşme ve mal alım satımı yapıldığına dair yazılı bir belge sunmadığını belirterek, icra veznesince davalıya ödenen 101.405,00 TL'nin ticari yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatını, davanın kabulünü, davalının %20'den az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecbur olduğu, ödediği tarih itibariyle 1 yıl içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geri alınmasını isteyebileceği gerekçesi ile buna göre, Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... esas sayılı dosyasına davacı tarafça ödenen toplam ....322,60.TL'nin (101.405,00.TL'si yönünden dava tarihi olan 13/02/2020 tarihinden itibaren, 10.000,00.TL'si yönünden 18/09/2020 tarihinden itibaren, 14.917,60.TL'si yönünden ise 16/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyetli olduğu davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesi ile davacının % 20 tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece raporlar ve dosya kapsamında yapılan itirazlar değerlendirilmeden karar verildiğini, raporda ...'in müvekkilinden almadığını iddia ettiği ancak ... ve Büyükşehire teslim ettiği ürünlerin nereden alındığının ispatı için alış faturalarının ibraz edilmemiş olduğundan eksikliğin bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine Adana 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı icra dosyası ile faturaya dayalı icra takibi başlatıldığını, ancak taraflar arasında her hangi bir akdi ilişki bulunmadığını ve takip dayanağı faturalara konu malların müvekkiline teslim edilmediğini belirterek müvekkilinin dava konusu icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve icra dosyasına ödenen paranın davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiş, davalı ise faturaya konu malzemelerin davalı adına ... ve ... Belediyesi'ne teslim edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İşbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Eldeki dosyada icra takibinin dayanağı fatura olup, 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Fatura borçlusunun sözleşme ilişkisini inkâr etmesi durumunda alacaklının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi, başka bir ifadeyle (mal/hizmet) alım-(mal/hizmet) satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura alıcının ticarî defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir.(bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/11-66 Esas, 2023/534 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/1255 Esas, 2023/6772 Karar sayılı kararı)
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, tek başına fatura düzenlenmesinin alacağın varlığını ispat amacıyla yeterli olmadığı, takip konusu faturaların irsaliyeli fatura olmasına rağmen teslim alan kısımlarının boş ve imzasız olduğu, celbedilen ... ve ... Belediyesi kayıtlarında geçen fatura konusu malzemelerin takip konusu fatura içeriğindeki malzemeler olduğuna dair bir delil de sunulamadığı, kaldı ki bahsi geçen kurumlara teslim edilen malzemelerin davacı tarafından doğrudan kurumlara fatura edildiği ve teslim tarihlerinin takip konusu faturalardan 5-6 ay önce olduğu, neticede davalı-alacaklının dava ve takip konusu fatura içeriklerindeki malzemeleri davacıya teslim ettiğini yazılı deliller ile ispatlayamadığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 12.413,29.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 3.103,12.TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.310,17.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.470,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 23/05/2025 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır