T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/1034
KARAR NO : 2025/860
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/03/2022
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : ... ...
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/05/2025
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, davalı tarafın, kendi müşterilerine ait mallarını ... İline kadar taşıyarak müvekkiline ait depoya getirdiğini, gelen malların müvekkili tarafından, davalı müşterilerine dağıtıldığını, bu şekilde taraflar arasında ticari iliş kurularak devam ettiğini, karşılığında düzenlenen faturaların davalıya gönderildiğini, davalı tarafın bir kısım faturaları ödediğini, kalan bakiye alacağın ödenmediğini, ödenmeyen alacak için ... icra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile yapılan icra takibine hiçbir borcumuz yoktur denilerek haksız olarak itiraz edildiğini, olayın arabuluculuk safhasında da anlaşmaya varılamadığını, faturalar ve teslim belgeleri ile tarafların ticari defterleri incelendiğinde müvekkilinin alacaklı olduğunun görüleceğini, haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, % 20 icra inkar tazminatı hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekili, öncelikle müvekkili şirketin, davacı şirkete karşı her hangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı şirket ile ticari ilişkileri bulunmasına gerekli ödemelerin hepsini aldığı hizmet karşılığında yaptığını, davacı şirketin dilekçesinde sunduğu, 06.04.2019 tarih ve ... sayılı 1.652,00.TL tutarlı, 30.04.2019 tarih ve ... sayılı 6.372,00.TL tutarlı, 14.05.2019 tarih ve ... sayılı 159,30.TL tutarlı, 20.06.2019 tarih ve ... sayılı 295,00.TL tutarlı, 24.06.2019 tarih ve ... sayılı 236,00.TL tutarlı, 18.07.2019 tarih ve ... sayılı 236,00.TL tutarlı, 19.07.2019 tarih ve ... sayılı 472,00.TL tutarlı olmak üzere toplam 6.422,30.TL tutarındaki faturaların müvekkili şirkette bulunmadığını, diğer faturaların ise ödendiğini, müvekkili şirket aleyhine açılan hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; " davacının açık hesaptaki faturalardan kaynaklı davalıya toplam 233.956,43.TL bedelinde hizmet verdiği, davalının da buna karşılık 219.522,33.TL ödeme yaptığı, sonuç olarak davacının açık hesaptan kaynaklı davalıdan 14.434,33.TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın iş bu değer üzerinden kısmen kabulüne, her ne kadar takipte işlemiş faiz talep edilmiş ise de, takip öncesi alacaklı tarafından borçlu temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faize yönelik talebin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; ilk derece mahkemesince davalı şirketin defterlerini dikkate aldığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 10.000,00.TL bedelli çek ödemesi yapıldığı hususu ilk derece mahkemesince gerekçesinde değinilmiş ise de böyle bir çekin müvekkil şirkete verilmediği yargılamanın her aşamasında beyan edildiğini, davalı tarafın kestiğini iddia ettiği 2.124,00.TL bedelli fatura bizim defterlerimizde kayıtlı olmadığı halde borçtan düşülemeyeceğini, E-Envanter inceleme ve bankaya müzekkere yazılması hususlarının göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu, müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, cari hesap alacağına dayanılarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, taraflar arasında, davalının müşterilerine ait malların ...'deki depoya getirilmesinden sonra, davalının müşteriline dağıtım işini yaptıkları, taraflar arasında bu şekilde devam eden ticari ilişki bulunduğu, ancak davalının, bu hizmet karşılığı düzenlenen fatura bedellerini ödemediği, bu hususta başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu iddia edilmiş, davalı ise, davacıya her hangi bir borcunun bulunmadığını, fatura borcunun ödendiğini, toplam 6.422,30.TL tutarındaki faturaların ise kendilerinde bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Cari hesaba dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, cari hesap ilişkisinin dayanağı olan faturalara konu olan malları davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde ise, borcun ödendiğini ispat yükü davalıdadır.
Kural olarak davacı, faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ispat etmek zorunda ise de, davalının, davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen faturaları alıp defterlerine işlemesi veya Vergi Dairesi'ne bildirmesi durumunda faturaya konu malların davalı tarafından teslim alındığına dair karine oluşturduğundan, aksinin davalı tarafından ispatı gerekecektir.
Ticari defterlerin delil vasfını taşıyabilmesi için uyulması gereken kurallar 6100 sayılı HMK nun 222. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması, bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmasının gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olacağı" belirtilmiştir.
Somut olayda, dava konusu icra takibinin cari hesaba dayandığı, taraflar arasında, davalının müşterilerine ait malların ...'deki depoya getirilmesinden sonra, bu malların davacı tarafından müşterilere dağıtılması şeklinde 1019 yılından beri devam eden ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından, 01/01/2019-24/06/2019 tarihleri arasında 25.272,63.TL tutarlı cari hesap alacağının ödenmediğinin iddia edildiği, davalının ise bir kısım fatura bedelinin ödendiğini, bir kısım fatura içeriğindeki hizmetin ise teslim edilmediğinin savunulduğu, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarına göre, davacı defterlerine göre, davacının davalıdan 25.980,62.TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinde ise, davacıya 2.310,33.TL borcu bulunduğu, davacı tarafından davalıya düzenlenen ... , ... ve ... numaralı faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, ilk derece mahkemesince, bu faturalara konu olan hizmetin teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edilmediği kabul edilerek, fatura bedeli olan 11.546,30.TL'nın, 25.980,62.TL davacı alacağından mahsup edilmiş, yine, davalı defterlerinde kayıtlı olup da davacı defterlerinde kaydı olmayan 10.000,00.TL' lık çek ödemesi ile 2.124,00.TL' lik davacıya düzenlenen fatura da borçtan mahsup edilmiş ve sonuç olarak, cari hesaptan kaynaklanan toplam 233.956,43.TL alacaktan, davalının yaptığı 219.522,33.TL'nın mahsubu sonucu, davacının 14.434,33.TL alacaklı olduğu belirlenerek hüküm kurulmuş ise de, davacı tarafından düzenlenen faturaların, davalı tarafından kendi defterlerine işlenmesi veya Vergi Dairesi'ne bildirilmesi, faturaya konu mal-hizmetin davalı tarafından teslim alındığına dair karine oluşturduğundan, ilk derece mahkemesince, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar yönünden, ilgili vergi dairesinden BA-BS formlarının getirtilerek, öncelikle teslim olgusunun belirlenmesinin gerektiği, ayrıca, davacı defterinde yer almayan, ancak davalının ödeme savunması kapsamında davacıya keşide ettiğini savunduğu çek yönünden ilgili bankaya müzekkere yazılarak, çekin teslim, ibraz ve tahsili yönünden araştırma yapılmasından sonra mahsubun değerlendirilmesi gerektiği, yine, davalı tarafından davacıya düzenlenen ve mahkemece borçtan mahsup edilen 2.124,00.TL bedelli faturanın, davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, BA formuyla beyan edilip edilmediği yönünde inceleme yapılmadığı, fatura içeriğindeki mal-hizmetin davacıya teslim edilip edilmediğinin, bu husustaki ispat yükünün davalıda olduğu gözetilerek değerlendirilmesi gerektiği, tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince eksik inceleme sonucu karar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın, yukarıda belirtilen eksik hususların giderilmesinden sonra karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2)-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3)-Dava dosyasının yeniden yargılama için ....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,
5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA,
6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,
7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
8)-2004 sayılı İİK.'nın 36/5 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafın istinaf başvurusunun haklı görülmesi nedeniyle davacı tarafından ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yatırılan 6.451,47.TL bedelli nakti teminat üzerinde ihtiyati tedbir veya haciz bulunmaması halinde, istinaf eden davacıya İADESİNE,
9)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 06/05/2025 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır