T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/534
KARAR NO : 2025/385
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/12/2021
NUMARASI : 2021/542 ESAS 2021/1084 KARAR
DAVACI : ... -...-...
VEKİLLERİ : Av. ...-
Av. ...-
DAVALI : ... -...- ...
VEKİLİ : Av. ...-
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Bonodan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/02/2025
Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/542 esas 2021/1084 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/173 D.İş. Sayılı ihtiyati haciz kararı alındığını ve bu kararın Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün 2021/13482 Esas sayılı dosyası ile işleme konularak müvekkiline ait olan ... plaka sayılı aracın ihtiyaten haczedilerek yediemin deposuna kaldırıldığını, davalı tarafından kesin takibe henüz geçilmediğini, müvekkilinin 2014-2019 yılları arasında davalıya ait ... ...Ltd.Şti.'de çalıştığını, 2015 yılında davalı müvekkilinden hile ile kendisi için çekeceği banka kredisine teminat olarak vermek üzere 50.000,00.TL'lik ve 100.000,00.TL'lik 2 adet senet aldığını, davalının, müvekkilinin elindeki senetlerle müvekkilinin oğlunu kaçırmakla tehdit edip 2015 yılından beri otel odasına, işyeri olarak kullanmak için aldığı daireye tehditle çağırıp fiziksel şiddet uygulayıp tecavüz ettiğini, müvekkilinin 28.12.2018 tarihinde işten ayrılırken davalı ile aralarında bir prootokol imzalandığını bu protokolde 28.12.2018 tarihi itibariyle tarafların birbirlerinden hiç bir hak ve alacağı kalmadığına yer verildiğini ve imza altına alındığını belirterek öncelikle ihtiyati haciz kararı kesinleşmeden açılacak icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ihtiyaten haczedilip yediemin deposuna kaldırılan müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın müvekkiline teslimini, müvekkilinin 2 senet yönünden borçlu olmadığının tespitini ve senetlerin müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekili, öncelikel davanın görev ve zamanaşımı yönünden reddini, davacının iradesinin fesada uğratılması iddiasına dayandığın, davacının haksız ve mesnetsiz iddiasını asla kabul etmediklerini, davacının iradenin fesada uğratılması hallerini genişletmesine muvafakat etmediklerini, davaya dayanak yapılan protokolün işçi ve işveren arasındaki ilişki kapsamında olduğunu, ayrıca protokol üzerinde izah edildiği gibi davacının o dönem yine haksız ve mesnetsiz olarak müvekkili hakkındaki şikayeti üzerine Adana CBS nezdinde oluşan dosyadan şikayetinden vazgeçmesi konulu protokol olduğunu, protokole binaen özel bir ibraname düzenlendiğini, bu ibranamade davacının vekili marifetiyle ... ..Ltd.Şti.'yi 02.01.2019 tarihinde ibra ettiğini, müvekkili hakkında kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığını, masumiyet karinesinin devam ettiğini belirterek davanın görev yönünden reddini, tedbir talebinin reddini, aracın teslimine yönelik talebinin reddini, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; " davaya konu bonoların düzenlenme tarihinin 21.04.2017 ve 12.06.2017 olduğu, taraflar arasında düzenlenen protokole göre davacı ve davalı arasında 28.12.2018 tarihi itibariyle hiçbir hak ve alacak kalmadığı, her türlü doğmuş ve doğacak haklar hakkında tarafların birbirlerini ibra ettikleri anlaşılmakla, davacının davaya konu senetler yönünden davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile, davacının davalıya Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün 2021/13842 Esas sayılı dosyasına dayanak yapılan 12.06.2017 düzenleme, 15.06.2021 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli bono ile 21.04.2017 düzenleme, 10.06.2021 vade tarihli 50.000,00.TL bedelli bono yönünden borçlu olmadığının tespitine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davacı ile müvekkilinin ticari sıfatının bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin görevli olmadığını, davacının müvekkiline olan borcundan kaynaklı olarak borçtan kurtulma çabası içerisine girerek haksız ve yersiz suçlamalar ile borcundan kurtulacağı inancı ile hareket ettiğini, müvekkilinin davacının şikayetini zorla ve tehditle geri çevirdiği yönündeki gerçek dışı iddialarını kabul etmediklerini, gerçek dışı olduğunu, delil listesindeki delillerinin toplanmadan karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, davalının çekeceği banka kredisine teminat olarak vermek üzere kendisinden hile ile 50.000,00.TL'lik ve 100.000,00.TL'lik 2 adet senet aldığı ve 1 hafta sonra iade edeceğini bildirmesine rağmen, bonoların teslim edilmediği, bonolar ile tehdit edilip, psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğü, tehdit ve şantaj ile tecavüze uğradığı, aracının davalı tarafından çalındığı ve bu hususta yargılanan davalının hapis cezası ile cezalandırıldığı, dava konusu bonoların bedelsiz olduğu, işçinin imzaladığı senedin bir borç ilişkisinden kaynaklandığını, işveren olan davalının ispat etmesi gerektiği, 28.12.2018 tarihinde işten ayrılırken davalı ile aralarında bir protokol imzalandığı, bu protokolde 28.12.2018 tarihi itibariyle tarafların birbirlerinden hiç bir hak ve alacağı kalmadığına yer verildiği iddia edilerek, bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise, davanın görev ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının iradenin fesada uğratılmadığını, protokolün işçi ve işveren arasındaki ilişki kapsamında olduğunu, protokole binaen özel bir ibraname düzenlendiğini, bu ibranamade davacının, ... ...Ltd.Şti.'ni 02.01.2019 tarihinde ibra ettiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden davalıda olmakla beraber, alacağın kaynağı kambiyo senedi ise, bu kez ispat yükü yer değiştirir ve borçlu olmadığını davacının ispat etmesi gerekmektedir.
HMK'nun 201. maddesi gereğince, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemler tanıkla ispat edilemez. Ancak, davacılar tarafından, dava konusu bononun hata-hile ile imzalattırıldığı iddiasında bulunulduğundan ve hukuki işlemlerdeki irade bozukluğu iddiaları, 6100 sayılı HMK'nun 203(1)-ç maddesinde, senede karşı senetle ispat zorunluluğunun istisnaları arasında sayıldığından, tanık dahil her türlü delil ile ispatı mümkün olup, ispat yükü, bononun, hata-hile ile alındığını iddia eden davacı borçludadır.
TBK'nun 39.maddesi, 'Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.
Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.' şeklindedir.
Taraflar arasında düzenlenen 28.12.2018 tarihli protokolde, davacının, davalıya ait ... Şirketindeki işçilik alacakları ve davacının, davalı hakkındaki suç duyurusu hakkında görüşüldüğünün ve anlaşıldığının belirtilerek, "...İş bu protokolün imzalanması ile birlikte tarafların (...-.../... ...Ltd.Şti.) birbirlerinden 28.12.2018 tarihi itibari ile hiç bir hak ve alacakları kalmamış olup, taraflar birbirlerini tüm hak ve alacaklarından ibra ederler. (maddi, manevi tazminat hakkı/işçilik hakları/her türlü doğmuş doğacak haklar..." şeklinde düzenleme yapıldığı ve bu protokole istinaden 02/01/2019 tarihli ibraname düzenlendiği, tarafların protokoldeki ve ibranamedeki imzalara itirazları bulunmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafından, dava konusu bonoların, işçisi olduğu davalı tarafından, iradesi fesada uğratılarak, hile ile alınıp, iade edilmediği iddia edilmiş ise de, davacının bu husustaki şikayeti sonucu başlatılan soruşturmalarda takipsizlik kararı verildiği ve davacı tarafından, bonoların, hile ile alındığının ispat edilemedeği, ancak, dava konusu bonoların düzenlenme tarihinin 21.04.2017 ve 12.06.2017 olduğu, taraflar arasında düzenlenen 28/12/2018 tarihli protokole göre, davacı ve davalı arasında 28.12.2018 tarihi itibariyle hiçbir hak ve alacak kalmadığı, her türlü doğmuş ve doğacak haklar hakkında tarafların birbirlerini ibra ettikleri, davalı tarafından, protokolün işçilik alacağı ve ceza soruşturmasından vazgeçilmesi hakkında düzenlendiği, dava konusu bonoların ise, protokolden bağımsız olduğu ileri sürülmüş ise de, davacının, dava dışı ... ... Şirketinin işçisi olup, davalı ile işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı, ancak protokolde, davalı ... San yönünden de, tarafların maddi, manevi tazminat hakkı/işçilik hakları/her türlü doğmuş doğacak haklar yönünden ibralaştıkları, bu nedenle, protokol hükümlerinin, davalının bono alacağını da kapsadığının kabulü gerektiği, tüm bu nedenlerle, davacının, dava konusu bonolardan kaynaklanan borçtan sorumlu olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 10.246,50.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 2.642,70.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.603,80.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 27/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...