T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/376
KARAR NO : 2025/151
KARAR TARİHİ : 31/01/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/11/2021
NUMARASI : 2020/510 ESAS 2021/1054 KARAR
DAVACI : ...- Bucagı HATAY
VEKİLİ : Av. ...-
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...-
Av. ...-
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (İİK'nun 67.Maddesi Gereğince Açılan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 31/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/01/2025
Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/510 esas 2021/1054 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek müvekkiline belirlenen fiyattan daha yüksek bedelle mal sattığını, davalının sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmesi sebebi ile Hatay 6.Noterliği'nden gönderilen 22.06.2019 tarihli ve 22341 yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin feshinden önce sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı şirkete akaryakıt bedeli olarak 21.06.2019 tarihinde 143.767,00.TL ödeme yapıldığını, karşılığında akaryakıt teslim edilmediğini, 143.767,00.TL fazla ödemenin tahsili amacıyla Adana İcra Müdürlüğü'nün 2019/12841 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile icra takibinin kaldığı yerden devamına, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla borçlu davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette tahakkuk etmiş ve edecek alacağının bulunmadığını, davacının yapmış olduğu tek taraflı feshin haksız olduğunu, sözleşmenin ruhu ile bağdaşmadığını, davacının haksız kazanç elde etmek peşinde olduğunu, müvekkilinin davacı ile hukuki ve ticari bağlarının devam etmesi adına üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacı ile çalıştığı dönemlerde bütün ödemeleri eksiksiz olarak yaptığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; " taraflar arasında imzalanan ve itiraz edilmeyen akaryakıt bayilik sözleşmesi gereğince davalı tarafından davacı bayiye akaryakıt gönderildiği, bedellerinin sözleşmede belirtilen şartlarla ödenmesi gerektiği, sözleşmenin davacı tarafından 22/06/2019 tarihinde feshedildiği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre 143.517,42.TL fazla ödemesinin bulunduğu, bu ödeme karşılığında akaryakıt teslim edildiğinin iddia yada ispat edilmediği, kaldı ki satılan ve teslim edilen akaryakıt için düzenlenen faturalar yönünden her iki tarafın BA ve BS formlarının birbirini teyit ettiği, davalının beyan ettiğinden daha fazla akaryakıt teslim edildiği konusunda her hangi bir iddiasının bulunmadığı, davalının ticari defter ve belgelerini kesin süreye rağmen ibraz etmediği, davacının defterlerinin eksiksiz ve usulüne uygun tutulduğu, tasdiklerinin yapıldığı, HMK'nın 222/3 maddesi gereğince sahibi lehine delil teşkil ettiği, davanın bu maddede 7251 sayılı kanun ile yapılan değişiklikten sonra açıldığı anlaşıldığından davanın 143.517,42.TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Takip tarihinden önce temerrüt gerçekleşmediği gözetilerek icra takibine kadar işleyen faiz talebi yerinde görülmemiştir. Hüküm altına alınan alacağın likit ve bu kısma yapılan itiraz haksız olduğundan davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; HMK 222/3 maddesinde " davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" olgusu ortada olmamasına rağmen bilirkişinin mahkemenin 10/06/2021 günlü, 6/A başlıklı ara kararına aykırı bir şekilde, davalı defter ve belgeleri incelemeden rapor hazırlandığını, bilirkişi raporu esas alınarak hatalı karar tesis edildiğini, mahkemeye celp edilen müvekkili şirketin Akbank hesap kayıtları her iki mali bilirkişi tarafından incelenmediğini, tarafların BA/BS formları, düzenlenen toplam fatura miktarı olan 33.862.032,36.TL bakımından birbirini doğruladığını, davacının davalıya yaptığı ödemeler konusunda böyle bir mutabakat bulunmadığını, HMK 222/3 maddesinin uygulama yeri olmadığından Medeni Kanun maddesi gereği ödeme iddiasını kanıtlamak zorunda olan davacının salt kendi ticari defterleri esas alınarak, fatura bedelinden fazla ödeme yaptığının kabulünün doğru olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafından, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin, davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak, belirlenen fiyattan daha yüksek bedelle mal satması nedeniyle feshedildiği, sözleşmenin feshinden önce, davalı şirkete akaryakıt bedeli olarak 21.06.2019 tarihinde 143.767,00.TL ödeme yapıldığı, ancak, karşılığında akaryakıt teslim edilmediği iddia edilerek, 143.767,00.TL fazla ödemenin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebinde bulunulmuş, davalı ise, davacının tahakkuk etmiş ve edecek alacağının bulunmadığını, sözleşmenin tek taraflı feshinin haksız olduğunu, sözleşmedeki tüm edimlerin yerine getirildiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesinde; (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi*1* yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. sayılacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacı tarafından, davalıya yapılan ödemeye rağmen mal teslimi yapılmadığının iddia edildiği, ilk derece mahkemesince, 10/06/2021 tarihli duruşmada, dosyanın re'sen seçilecek mali müşavir bilirkişiye tevdine ve bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapmak konusunda kanaat oluştuğu takdirde yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verildiği, aynı celsede, ticari defterlerin sunulması ya da ibraz edilemeyecek kadar çok ise bulunduğu yerin bildirilmesi hususunda taraflara iki haftalık kesin süre verildiği ve kesin sürenin sonuçlarının taraf vekillerine ihtar edildiği, davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 22/06/2021 tarihli dilekçe ile ticari defterlerin bulunduğu muhasebecinin isim ve adresinin bildirilerek, defterlerin, bilirkişi tarafından yerinde incelenmesinin talep edildiği, bilirkişi tarafından sunulan raporda ise, davalıdan talep edilmesine rağmen defter ve belgelerin sunulmaması nedeniyle incelenemediğinin belirtilerek, dosya kapsamında bulunan belgeler doğrultusunda inceleme yapıldığı ve davacının 143.517,42.TL alacaklı olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporunun 09/11/2021 tarihinde davalı vekiline tebliğ edildiği ve verilen iki haftalık süre içerisinde rapora itiraz edilmediği, bu nedenle raporun, içerik itibarıyla davacı adına kazanılmış hak oluşturduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebinin yersiz olduğu, ilk derece mahkemesince, davacı defterleri açısından alınan diğer raporda ise, davacının davalıya 143.517,42.TL fazla ödemesinin bulunduğunun, tespit edildiği, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin HMK'nun 222/3 maddesi gereğince sahibi lehine delil teşkil edeceği, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 2016-2017-2018 ve 2019 yıllarında davalıdan toplam 454 adet fatura karşılığı 33.862.008,06.TL tutarlı mal alımı yapıldığının, davacı tarafından ise 34.005.549,78.TL'nın davalıya ödendiğinin, fazladan yapılan ödemenin ise 143.517,42.TL olduğunun belirlendiği, fazladan yapılan bu ödeme karşılığı mal teslimi yapıldığının davalı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 9.803,67.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 2.451,00.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.352,67.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki kabul edilen dava değerinin 544.470,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere karar verildi. 31/01/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır