T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1863 - 2024/1779
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1863
KARAR NO : 2024/1779
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/06/2021
NUMARASI : 2021/8Esas 2021/399Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2024
Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 16/06/2021 tarihli 2021/8 Esas 2021/399 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "...Davalı borçlu ... ile müvekkil ... arasında 20.10.2018 tarihinde... tanzim ve imza olunduğunu, işbu sözleşmeye istinaden yüklenici davalı şirket tarafından müvekkil işveren şirketin ekipman, sistem ve cihazlarının bakım ve onarımı yapılacaktır. 25.02.2020 tarihinde -Ticaret Sicili Gazetesinden de anlaşılacağı üzere- davalı şirket yetkilisi ...'un sözleşmeyi feshetmek istediğini müvekkil şirkete iletmesi üzerine, taraflar basiretli tacir sıfatı çerçevesinde hareket ederek bir araya gelmişler ve karşılıklı anlaşma ile sözleşmenin ekine "Sözleşme 25.02.2020 tarihinde son bulmuştur. ... 10.000,00 TL bedeli 45 gün içinde Su hastanesi'ne ödeyecektir." ibaresi düşülmek suretiyle işbu sözleşme sona erdiğini, davalı yüklenici şirket tarafından verilmesi taahhüt edilen hizmete istinaden müvekkil işveren şirket tarafından 15.350,00 TL ödeme yapılmış, ancak sözleşmenin kararlaştıran tarihten önce feshedilmesi nedeniyle fesih tarihine kadar alınmış olan hizmet bedeli düşürülmek sureti ile müvekkil işveren şirketin 10.000,00 TL tutarında davalı yüklenici şirketten alacağı bulunduğunu, sözleşmenin karşılıklı feshedilmesi sebebi ile takibe konu 10.000,00 TL'nin davalı/borçlu şirketçe iade edilmesi gerekmektedir. müvekkil şirket tarafından münakit 20.10.2018 tarihli 5 yıllık santral ve yangın sistemi bakım sözleşmesi'ne istinaden davalı/borçlu şirkete 15.350,00 tl ödeme yapılmış olup davalı/borçlu şirket tarafından sözleşmenin tarihinden önce feshi nedeniyle ifa edilmeyen sözleşme süresi yönünden davalı /borçlu şirket 10.000,00 tl sebepsiz zenginleşmiş olup konu husus davalı borçlu şirket yetkilisi tarafındanda yazılı olarak ikrar edildiğini, taraflar arasında kararlaştırılan şekilde 45 gün içinde ödeme yapılmaması üzerine davacı müvekkil şirket tarafından davalı şirket aleyhine Mersin 8. İcra Müdürlüğü 2020/5387 Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibine başlanıldığını, ancak söz konusu icra takibi davalı/borçlu şirketin haksız ve mesnetsiz itirazları neticesinde durduğunu..." bu nedenlerle takibin iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf her ne kadar iddiasında
Müvekkil şirket ... ile aralarında 20.10.2018 tarihinde 5 Yıl süreli Santral ve Yangın Sistemi Bakım Sözleşmesi olduğunu, 25.02.2020 tarihinde müvekkil şirket yetkilisi ...'un sözleşmeyi feshetmek istediğini daha sonra tarafların bir araya gelerek anlaşma ile sözleşmenin ekine "Sözleşme 25.02.2020 tarihinde son bulmuştur'' ve ''... 10.000,00.TL bedeli 45 gün içinde Su hastanesi'ne ödeyecektir." ibaresi düşülmek suretiyle işbu sözleşmeyi sona erdirdiklerini belirtmiş ise de olay böyle olmadığını, müvekkil şirket tarafından verilmesi taahhüt edilen hizmete istinaden davacı şirket tarafından 15.350,00.TL ödeme yapıldığını ancak sözleşmenin kararlaştıran tarihten önce feshedilmesi nedeniyle fesih tarihine kadar alınmış olan hizmet bedeli düşürülmek sureti ile davacı tarafın 10.000,00.TL tutarında müvekkil şirketten alacağı bulunmakta olduğunu ve sözleşmenin karşılıklı feshedilmesi sebebi ile takibe konu 10.000,00 TL'nin davacı şirketçe paranın iadesini talep etme hakkı olduğunu belirtmekte ise de davacı tarafın iddiaları haksız olduğunu, zira davacı tarafın söz konusu sözleşmenin feshini isteyen kişinin ... olduğu iddiası tamamen asılsız olduğunu Sözleşmeyi asıl feshetmek isteyen bizzat davacı taraf olup bu isteklerini ...'u tehdit ederek gerçekleştirmeye çalışmış iseler de ...'un tehdit ve baskı ile iradesi sakatlanarak böyle bir belge imzalatılmış olup bu belge öncelikle bu yönden geçersiz olup ayrıca anlaşma başlıklı bu belge müvekkil şirket adına imzalanmış bir belge de olmadığını, dolayısı ile yok hükmünde olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği sözleşmenin ekinde yer alan protokolde müvekkil şirket yetkilisinin 10.000,00.TL bedelindeki borca ilişkin ıslak imzalı ikrarı bulunmakta olduğu belirtilmiştir. İddia edilen yazı olan "Sözleşme 25.02.2020 tarihinde son bulmuştur'' ve ''... 10.000,00 TL bedeli 45 gün içinde Su hastanesi'ne ödeyecektir." şeklindeki ifadeler ...'a ait olmadığını, protokolde yer alan yazının Adli Tıp Kurumu tarafından incelenmesini talep ettiğini, atılan imza ise yukarıda da belirttiğimiz gibi zor kullanılarak ve tehdit ile attırıldığını, bir hukuki işlemin geçerli ve amaca uygun hukuki sonuçlar doğurabilmesi için, o hukuki işlemi yapan kişi veya kişilerin sağlıklı bir şekilde oluşmuş ve istedikleri, amaçladıkları hukuki sonucun doğumunu sağlamaya yönelik iradelerinin bulunması ve bu iradelerinin istenilen hukuki sonucun doğumunu sağlamaya dönük şekilde açığa vurulması gerektiğini fakat dava konusu olayda açık bir irade sakatlığı bulunmadığını, hukuki işlemin özü ve temel kurucu unsuru olan iradenin oluşumunda bir bozukluğun olduğu, normal olarak meydana gelen olayda sözleşmesinin feshine ve 10.000,00.TL ödeme yapılacağına ilişkin iradenin sakatlandığı, bu durumun istem dışı bir şekilde meydana geldiği açık olduğunu, ... bir kötülüğe maruz kalacağı kanaati uyandırılması sebebiyle korkutularak irade dışı bu belgeyi imzalamak zorunda bırakılmıştır. Yaratılan bu korku yüzünden sözleşme yapma hususunda irade beyanında bulunan ...'un iradesinin oluşumu sakattır..." beyanları ile davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; Tüm dosya kapsamı, icra dosyası, Ticaret Sicili Müdürlüğü müzekkere cevabı ve toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine icra takibi yapıldığı, davalı tarafından yasal süresi içerisinde borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, takip dayanağının anlaşma belgesi olduğu ancak anlaşma belgesinin incelenmesinde borcu üstlenen kişinin ... olduğu ve belgeden bu borcu şahsen üstlendiği değerlendirilerek belgeye göre davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği değerlendirilerek davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verdiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince davanın pasif husumet eksikliği nedeniyle reddedilmesinin hatalı olduğunu, ...,davalı şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu, anlaşma metni, davalı şirket adına ... tarafından imza altına alındığını, iş bu para borcu şahsi borç olmayıp davalı şirkete ait bir borç olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan 20.10.2018 tarihli ve 5 yıl süreli Santral ve Yangın Sistemi Bakım Sözleşmesine göre, davalının davacı şirkete ait ekipman, sistem ve cihazlarının bakım ve onarımını yapmayı taahhüt ettiği, ancak davalı şirketin sözleşmeyi süresinden feshedildiği, bu nedenle yapılan anlaşmaya göre davalı şirketin, davacının ödemiş olduğu 15.350,00 TL paradan dolayı yapılmayan işler sebebiyle davacıya 10.000,00 TL ödemeyi kabul ettiği, davalı şirketin bu tutarın tahsili için başlatılan takibe itirazının iptali talep edilmiştir.
Davalı şirket vekili, davalı şirketin yetkilisinin anlaşmayı tehdit ve baskı altında imzaladığı ve bu sebeple anlaşmanın geçersiz olduğu, bir an için anlaşma geçerli kabul edilse dahi şirket yetkilisinin imzayı kendi adına atmış göründüğü, anlaşmada alacaklının davacı şirket olduğunu ve borçlunun da davalı şirket olduğunu gösteren hiçbir ibare bulunmadığı savunularak davanın reddi istenilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı deliller ile usul ve yasaya uygun gerektirici nedenler, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmemesi, ihtilafın doğru olarak tanımlanması, özellikle 20.10.2018 tarihli Santral ve Yangın Sistemi Bakım Sözleşmesi'nin davacı ve davalı şirketler arasında imzalandığı, ancak davacı tarafın dayandığı anlaşmanın... ile ... arasında imzalandığı, davalı şirketin yetkilisi olduğu anlaşılan ...'un söz konusu anlaşmayı yetkilisi olduğu şirketi temsilen imzaladığına ilişkin herhangi bir kayıt ya da delil bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmüş, bu sebeple davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 16/06/2021 tarihli 2021/8 Esas 2021/399 Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 162,10.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 265,50.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 24/10/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip