T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/687 - 2026/1324
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/687
KARAR NO : 2026/1324
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2022
NUMARASI : 2020/181 Esas - 2022/1017 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :20/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :20/05/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2022 tarihli ve 2020/181 Esas- 2022/1017 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Köyü- ... adresinde kendi yapmış olduğu ... isimli elektrik üretim tesisinde elektrik üretmekte olduğu, 29.01.2019 günü saat: 06.00'da santralin Ünite 1'e ait Cebri Boru Hattının geçtiği (... Mevkii) bölgesinde heyelan meydana gelmiş olup, üniteye su taşıyan cebri borular ve enerji nakil hatları tamamen kullanılamaz hale geldiğini ve Ünite 1'in ve santralin enerji üretiminin durmuş olduğunu, aradan geçen süreçte yağışların sürmesi ve heyelanında devam etmekte olması nedeniyle hasarlı bölgeye tamamıyla ulaşılmakta sorun yaşandığını, heyelan ve toprak kayması nedeniyle oluşan hasarların bütününün davalının sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, davalı şirket tarafından ... no'lu Hasar Dosyası üzerinden taleplerinin incelenmesi neticesinde "... poliçenin toprak kayması, seylap hasarları için belirlenen sigortacı sorumluluğunun muafiyet kısmını aşmadığı ..." gerekçesiyle karşılanmadığını, müvekkil şirket tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/102 D.İş sayılı dosyasında, heyelan bölgesi, santral sahasında konusunda uzman insaat, elektrik ve kadastro mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetin bir kısım hasar ve zararların tespitinin yapıldığını, müvekkil şirkete ait elektrik santrali aynı zamanda ...'a ticari işletme rehini ile rehinli olduğunu, ticari işletme rehini kapsamında davalı tarafından sigortalanan makine hasarlarının tamamı enflasyon farkı ve KDV hariç, DSİ birim fiyatlarına göre montaj fiyatı, poliçe kapsamındaki hasarların toplamı 968.326,30 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin hakkaniyete aykırı şekilde ve tüm poliçe miktarı üzerinden uyguladığı hasar (sigorta poliçe miktarı X 80/100 X 5/100 = 598.095,36 TL ) muafiyet oranını kabul etmediklerini, davalı sigorta şirketiyle yapılan 26/11/2018 başlangıç ve 26/11/2019 bitiş tarihli ... no'lu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi'nin heyelan teminat limitinin 14.952.383,93 TL olduğunu, bu teminat içinde binaların 8.143.907,13 TL, demirbaşların 115.000,00 TL ve makinelerin 6.423.476,80 TL üzerinden teminat altında olduğunu, iş durmasının limitinin 250.000,00 TL olduğunu, enkaz kaldırmanın 598.095,36 TL'den sigortalandığını, teminata konu olan makinelerin ....Noterliği'nce düzenlenen 04.06.2013 tarih, 11768 yevmiye numaralı ticari rehin sözleşmesi ekindeki makinaların olduğunun poliçede belirlendiğini belirterek tüm talepleri yönünden fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla ve enflasyon farkı eklenmek suretiyle heyelanın neden olduğu şimdilik 10.000,00.TL Ticari İşletme Rehnine konu makine hasarları,10.000,00.TL enkaz kaldırma hasarı, 250.000,00.TL üretim/iş gücü kaybı hasarı olmak üzere toplam 270.000,00.TLödenmeyen hasar bedelinin 29.03.2019 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yapılan 1.840,00.TL tespit giderinin yargılama gideri olarak değerlendirilerek dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talep konusu zararın miktarı net olarak belli olduğundan davada fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulması usul hukuku açısından mümkün olmadığını, davanın öncelikle usulden reddini, davacı işyerinin müvekkil şirket nezdinde, ... no’lu poliçe ile 26.11.2018-2019 vade tarihleri arasında olmak üzere İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, meydana gelen zararın/hasarın, sigorta poliçesinden karşılanabilmesi için, hasarın İşyeri Paket Sigortası ve klozları çerçevesinde teminat dışı olmaması gerektiğini, davacı yan 29.01.2019 tarihinde ünite 1'e ait cebri boru hattının geçtiği bölgede heyelan meydana geldiğini ifade etmiş söz konusu heyelan nedeniyle borular ve enerji nakil hatlarının tamamen kullanılamaz hale geldiğini, meydana gelen zararın poliçe kapsamında karşılanmasını talep ettiğini, ancak zarar 401 m lik kısımda meydana geldiğini, hasar tespit edilirken 401 m lik kısmın dikkate alınmasını, iddianın aksine Unite 1 cebri boru hattının tamamının zarar görmediğini, S10-S11 some noktalarının hasar gördüğünü, S4 ve S10-S11 güzergahında enerji nakil hattı, otomasyon ve bunları taşıyan elektrik direklerinde zarar meydana geldiğini, dava öncesi açılan hasar dosyasında, enkaz kaldırma başlığı ile herhangi bir talepte bulunulmadığını, meydana gelen heyelan sebebi ile tüm yamaç kesiti değiştiğinden, ayrıca yağışlar devam ettiğinden nihai durum da belirlenemediğini, bu nedenle enkaz altında kalan malzemenin çıkarılması yönünde bir değerlendirme yapılmadığını, poliçe özel şartları gereği zararın muafiyet altında kaldığını, dolayısıyla meydana gelen zarar poliçe teminatına girmediğini, 29.01.2019 tarihinde meydana gelen hasarla ilgili olarak, hasar dosyasında düzenlenen Ekspertiz Raporunda heyelan nedeniyle 97.775,28-TL zarar olduğu tespit edildiğini, 2013 yılından bu yana faaliyette olan cebri icra hat için % 5 eskime tenzili uygulandığını, zarar muafiyet altında kaldığından teminat dışı olmadığını, davacı iş gücü kaybı tazminatı talep ettiğini, poliçe teminatı 250.000,00-TL olup bu rakamın üzerinde tazminat talepleri teminata girmediğini, dava öncesi davacı yana 250.000,00-TL ödenmesine karar verildiğini, ancak davacının söz konusu ödemeyi kabul etmediğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Davacının diğer talebi üretim kaybından kaynaklanan zarar miktarıdır. Bu talep sözleşme kapsamında kalmaktadır. Sigorta şirketi bu yöndeki zararlardan sigorta poliçesindeki limit ile sorumludur. Olayımızda meyadana gelen üretim kaybı zararı 583.098,83 Tl olarak tespit edilmiştir. Sigorta şirketi poliçede üretim kaybından kaynaklanan zararları 250.000,00 TL ye kadar miktar ile karşılamayı kabullenmiştir. Bu halde bütün zarar miktarından değil, poliçede kabullendiği zarar miktardan yani 250.000,00 TL’nin ödenmesinden sorumludur. Fazlaya ilişkin miktarları ödeme zorunluluğu bulunmamaktadır. Davacı taraf sigorta şirketine başvurmakla davalı şirketin bun meblağı ödeme zorunluluğu gündeme gelmektedir. Taraflar tacirdir borç ilişkisi imzalanan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu halde taleplere ticari işlere uygulanan avans faizi uygulanması gerekmektedir. Davacı taraf 31.01.2019 tarihinde davalı şirkete hasar ihbarda bulunmuştur. Davalı şirket poliçede belirtilen şartlara göre ( 45 gün içinde ) ödeme yapmak zorundadır. Davacı ise dava dilekçesinde 29.03.2019 tarihinden itibaren faiz talep etmiştir. Faiz talep tarihi ( poliçeye göre ödeme yapılması gereken 45 günden sonra oluğundan ) 250.000,00 TL üretim iş gücü kaybı hasarının 29.03.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Yine davada yargılama giderleri hesaplanırken, tespit masrafları da asıl davada değerlendirilmesi gereken yargılama giderleri olarak kabul edilmiş ve bu durum göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 10.000,00 TL ticari işletme rehnine konu makine hasarları ve enkaz kaldırma hasarı taleplerinin reddine, 250.000,00 TL üretim iş gücü kaybı hasarının 29/03/2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu hasarın poliçeye gelen ve özel şartları kapsamında teminat dışında kaldığını, enkaz kaldırma masraflarının poliçe kapsamında olmadığını ve davacının bu yönde usulüne uygun talep bulunmadığını, poliçedeki muafiyet nedeniyle zararın teminat kapsamına girmediğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, davalının temerrüde düşmediğini, poliçenin mutakatlı poliçe olmadığını, sigorta bedelinin banka teminatı amaçlı düzenlendiğini ve davacının eksik sigorta itirazlarının yerinde olmadığını ileri sürerek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenini makine hasarı ve enkaz kaldırma bedeline ilişkin taleplerinin eksik ve hatalı değerlendirdiğini, sigorta poliçesinin mutabakatlı poliçe olduğunu bu nedenle sigorta şirketinin eksik sigorta savunması yapamayacağını savunulduğunu, sigorta bedeli ve teminatların banka sigorta şirketi tarafından belirlendiğini davacı şirketin belirleme yetkisinin bulunmadığını, makine hasarı ile enkaz kaldırma teminatlarının ayrı olduğunu, muafiyetin yanlış uygulandığını ileri sürerek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, Tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı tarafından, davalı sigorta şirketi nezdinde İşyeri Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalanan elektrik üretim tesisi niteliğindeki işyerinde aşırı yağışlar sebebiyle 29.01.2019 tarihinde gerçekleşen heyelan ve toprak kayması sonucu makine hasarı ile enkaz kaldırma ve işgücü kaybı zararları meydana geldiği iddiasıyla tazminata karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafça davanın reddinin savunulduğu, ilk derece mahkemesince, davacı tarafından yaptırılan hasar tespitine ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/102 D.İş sayılı tespit dosyası da dosya arasına alınmak suretiyle mahallinde keşif icra edildiği ve bilirkişi kurullarından kök ve ek raporlar alındığı, bilahare raporlar arasında çelişki görüldüğünden bahisle ....Asliye Ticaret Mahkemesi istinabe edilerek farklı bilirkişi kurulundan rapor alındığı, bu suretle talimat mahkemesi aracılığıyla alınan ve hükme esas kabul edilen 19.07.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacının kazı, hafriyat, dolgu ve elektrik ekipmanları hasarının 304.184,03 TL olduğu, bu bedel üzerine eksik sigorta zararı olarak tespit edilen 103.327,50 TL'nin ilavesiyle toplam hasar ve zarar bedelinin 407.511,53 TL olarak tespit edildiği, ayrıca (Sigorta poliçesindeki heyelan bedeli 14.952.383,93 TL X sigorta şirketinin sorumlu olduğu 80/100 X muafiyet oranı 5/100 =) 598.095,36 TL muafiyet bedeli olduğu, davacının üretim kaybı zararının 583.098,83 TL ve poliçedeki iş durması teminatının 250.000,00 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, sözkonusu bilirkişi raporunun dosyadaki bilgi ve belgelere uygun şekilde gerekçeli ve denetime açık düzenlenmiş olmakla hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davaya konu zararlandırıcı olayın sigorta güvencesi kapsamında olduğu, davacı tarafından makine hasarları yönünden ticari işletme rehni sözleşmesinde belirtilen değerlerin esas alınması gerektiği iddiasıyla sigorta sözleşmesinin mutabakatlı poliçe olduğu ileri sürülmüş ise de poliçe üzerinde mutabakatlı poliçe olduğuna ilişkin herhangi bir kayıt ve ibare bulunmadığından davacının bu iddiasına itibar edilemeyecği, davalı tarafından zararın teminat dışı olduğu savunulmuş ise de, sigorta sözleşmesinin davalı sigorta şirketince saha denetimi yapılarak düzenlendiği ve davacının eylemleriyle zararın artmasına neden olduğunun ispatlanamadığı, bu itibarla davacının 407.511,53 TL olarak tespit edilen makine hasarı ve enkaz kaldırmadan kaynaklanan zararının davalı sigorta şirketinin 598.095,36 TL muafiyet limitinin altında kaldığından bu zarar kalemleri yönünden davacının davalıdan tazminat talep edemeyeceği, heyelan ve toprak kayması sonucu iş durması sebebiyle davacının 583.098,83 TL üretim kaybı zararı olduğu tespit edilmiş ise de poliçedeki iş durması teminatının 250.000,00 TL ile sınırlı olduğu dikkate alındığında davacının davalıdan iş durması sebebiyle 250.000,00 TL tazminat talep edebileceği, hükmedilen tazminata uygulanması gerekli faizin başlangıç tarihinin mahkemece isabetli şekilde 29.03.2019 tarihi olarak belirlendiği, sonuç olarak ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf sebeleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/12/2022 tarihli ve 2020/181 Esas- 2022/1017 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-a)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 179,90.TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
b)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gerekli 17.077,50.TL nispi istinaf karar harcı peşin olarak alınan (179,90.TL + 4.089,470.TL =) 4.269,37.TL'nin mahsubu ile bakiye 12.808,13.TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 Sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin yapan taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 20/05/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır