T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/279
KARAR NO : 2026/1237
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI : ... Esas- ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali
BİRLEŞEN MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
YAZIM TARİHİ : 14/05/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas- ... Karar sayılı kararı aleyhine asıl/birleşen davacı vekili ile asıl/birleşen davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında uzun zamandır ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ilişkinin cari hesap kapsamında sürdürüldüğünü, gelinen süreçte davalının sözkonusu hesaba ilişkin bir kısım borçlarını ödememesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, ancak davalı tarafça herhangi bir borcunun bulunmadığı belirterek takibe itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, tarafların sözkonusu ticari ilişkideki her türlü alacak ve borçları gerek davacı şirket defterlerine ve gerekse cari hesaba işlendiğini, ödemler de banka kanalıya yapıldığını, bu kapsamda yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda davacı şirketin alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını belirterek .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu borca ve tüm ferilere yönelik haksız itirazların iptali ile takibin devamına, itirazın açıkça haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle İİK'nun 67/2 doğrultusunda müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK'nın 119.maddesinde dava dilekçesinde yer alması gereken hususların sayıldığını, aynı maddenin 2. fıkrasında ise aynı maddenin a, d, e, f ve g bentlerinde sayılan hususların eksikliği halinde davacı tarafa sözkonusu eksikliklerin tamamlanması için 1 haftalık kesin süre verileceğinin yazılı olduğunu, belirtilen maddenin e ve f bentlerinde "Davaya Konu Vakıalar Ve Hangi Delillerle İspat Edileceği" hususlarının dava dilekçesinde olmadığını, bunun yerine dilekçede ticari ilişki ve cari hesaptan bahsedilmişse de, bunların birer vakıadan çok vakıaların neden ve sonuçları olduğunu, davacının dava dilekçesinde davalı ile ilgili ticari ilişkisi sonucu kendi cari hesaplarında bir alacak olduğunu iddia ettiğini, ancak hangi tarihte hangi hukuki ilişki olduğunu belirtmediğini, hangi hukuki ilişki ve nedenlerden (vakıalar) alacak iddialarını tarihleriyle birlikte yazdıkları bunları hangi delillerle ispatlayacaklarını, yukarıda belirtilen kanun hükmü gereği dilekçelerini tamamlamaları için bu hususta 1 haftalık kesin süre vermelerini talep ettiklerini, esas yönünden ise, davacının açtığı davayı kabul etmediklerini, müvekkili şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını, ayrıca yukarda belirtilen eksiklikler giderildiği zaman esas cevaplarımızı da o zaman sunacaklarını, davacının davalıyla hangi tarihte ve hangi hukuki nedene dayalı ticari ilişkisi sonucu alacak iddiasını bilemediklerini, nitekim ellerinde davacının elinden sadır olmuş mutabakat metinleri, hesap pusulaları vs. gibi alacak borç ilişkisini bitiren belgeler olduğunu, ancak davacının alacak iddiasının hangi zamanda ve nedene ait onu bilemediklerini belirterek sözkonusu dava dilekçesinin HMK'nın 119/2.maddesi gereğince eksikliklerin giderilmesi için davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesini, ileride yapılacak yargılama sonrası davanın reddine ve %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle; tarafların ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ... Ada, ... Parsel numaralı 20.465 m² yüzölçümlü taşınmazda ½'şer oranda hissedar olduklarını, bu taşınmazın bir bölümünün ½ kira bedelinin davacıya aktarılması şartıyla davalı tarafından davadışı ....'ye ... başlangıç tarihli ve 6 ay süreli kira kontratı ile kiraya verildiğini ve 9,5 ay süreyle taşınmazda davadışı ....'nin kiracılık sıfatının sürdüğünü, davalının da bu süre boyunca buradan kira geliri elde ettiğini, sözkonusu kontratta kararlaştırılan aylık kira bedelinin 21.895 TL + KDV olduğunu, davacının hissesine isabet eden aylık kira bedelinin ise 12.916,28 TL olduğunu, davalının kira bedellerinden bir kısmını davacıya ödediğini, ancak bir kısmının da faturalandırıldığı halde ödenmediğini, 2013 yılına ait Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs ayına ait olan toplam 64.581,40 TL kira bedelinin müvekkiline ödenmemesi nedeniyle davalıya .... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ancak davalının yine de ödeme yapmadığını ve davalı hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davalının itirazının iptali ve takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında cevap dilekçesinde özetle; davacının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ile cari hesaba dayalı olarak dava açtığını, sözkonusu davanın derdest olduğunu, açılan dava ile aynı alacağın iki defa talep edilebileceğini, belgelerin ortak olması, dolayısıyla tahkikatın ortak olması ile aynı konuda farklı farklı yargı kararlarının çıkmasını önlemek ve usul ekonomisi açısından iki davanın birleştirilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Tüm dosya kapsamı ve Bilirkişiler ... ve ...'ün yöntemine uygun raporu birlikte değerlendirildiğinde, .... İle taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin varlığının tartışmasız olduğu, ...'nin kira sözleşmesinin süresi dolmasına rağmen kiralanan taşınmazda oturmaya devam ettiği, TBK hükümlerine göre yeni dönemde oturmaya devam eden kiracının davalıya ödemiş olduğu 80.280,99 TL'nin 1/2 sinin taraflar arasındaki protokol gereğince davacıya ödenmesi gerektiği, ancak davalının kira bedelinden davacının payına düşen 40.140,49 TL yi davacıya ödemediği, bu sebeple davacının 40.140,49 TL'yi davalıdan talep etme hakkının olduğu kanaatine varılmakla; ... Asliye Ticaret mahkemesi'nin birleşen ... esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabul kısmen reddine, 40.140,49 TL alacak ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, masraflar ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsili hakkında yapılan takibe borçlunun itirazının iptaline, Takibin devamına, takip konusu alacak likit nitelikte olduğundan % 20'si oranında icra inkar tazminatının birleşen dosya davalısından tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar vermek gerekmiştir. Mahkememizin ana dosyasında açılan davanın REDDİNE, Dava konusu alacağın likit nitelik taşımaması ve davacının takipte haksız, aynı zamanda kötü niyetli olduğu hususunun sübut bulmaması nedeniyle davalının tazminat isteminin reddine, .... asliye ticaret mahkemesi'nin birleşen ... esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabul kısmen reddine, 40.140,49 TL alacak ve asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, masraflar ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsili hakkında yapılan takibe borçlunun itirazının iptaline, Takibin devamına, Takip konusu alacak likit nitelikte olduğundan % 20'si oranında icra inkar tazminatının birleşen dosya davalısından tahsiline, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
ASIL VE VE BİRLEŞEN DAVADA DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl davada dava konusunun tarafların ....'nin yapacağı ihtiyaç fazlası demir-çelik malzemeleri/boruları vs. Satışı ihalesine girme işiyle ilgili yapılan sözlü anlaşma gereği müvekkilinin yaptığı ödemeler olduğunu, davalının bu ihaleye katıldığını ve kazandığını, ihalenin kazanılmasından sonra talep edilen miktarların müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilini ödemelerini yapmasına rağmen davalı tarafın ne malzemeleri satarak müvekkiline isabet eden payı ödediğini, ne de müvekkilinin ödediği parayı iade ettiğini, ancak davadaki taleplerinin sadece müvekkilinin davalıya ödemiş olduğu tutarla sınırlı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin yazılı olmadığını, müvekkili ihaleye katılan taraf olmadığından ihale kayıtlarında dair bir bulguya rastlanılmasının zaten mümkün olmadığını, davalı şirketin bu ihale ile ilgili olarak yapılan işlemleri, ...'e ödediği paraları ve teslim aldığı malzemeyi muhasebe kayıtlarına işlemiş olmasının sonuçlarından müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, önceki bilirkişi raporlarının müvekkilinin alacaklı olduğunu gösterirken son rapora dayanılmasının hatalı olduğunu, banka dekontlarıyla ödeme yapıldığının sabit olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştilr.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl yönünden alacak likit olmasına rağmen %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunun dosya kapsamında sabit olduğunu, bu nedenle reddedilen kısım için tazminata hükmedilmesi gerekirken verilmediğini, birleşen dava yönünden ise, kısmen red edilen kısım için verilen tazmitanı hatalı olduğunu, davacının ödendiğini bildiği kira bedelleri için yine takip başlatmış olduğunu, bunun kötüniyetli olduğunu, bilirkişi ve defter incelemelerinin ödemenin yapıldığını gösterdiğini, fatura kesilmeden ödeme yapılamayacağının hususunun sözleşmede açık şekilde anlatıldığını, ödeme ve vade fatura ibrazına bağlı olduğunu, bilirkişi hukuki değerledirme yaparak yetkisini aştığını, iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Asıl ve birleşen davalar, İtirazın İptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi'nce asıl davanın reddine ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı asıl/birleşen davacı vekili ile asıl/birleşen davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Esas dava yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
Davacı tarafından, ....'in hurda demir ve çelik satışı konusunda açtığı ihaleye girilmesi ve bu suretle alınacak malzemenin satışından elde edilecek kazancın paylaşılması konusunda sözlü anlaşma yapıldığı, anlaşmaya uygun olarak ihaleye davalı şirket üzerinden girildiği ve ihaleye girmek için gerekli masrafların davacı tarafından karşılandığı, ihalenin kazanıldığı, ancak davalının ihaleye konu malzemenin satışından davacıya isabet eden payı vermediği gibi ihaleye girilmesi için davacının yapmış olduğu masrafları da iade etmediği, eldeki davada sadece ihaleye girilmesi için yapılan masrafların takibe ve davaya konu olduğu iddiasıyla itirazın iptaline karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafça sözkonusu ihale konusunda iddia edilen ortaklık ilişkisin varlığının inkar edildiği anlaşılmakta olup, 4721 sayılı TMK'nın 6.maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 190/1.maddesi gereği taraflar arasında ortaklık sözleşmesi kurulduğunu ve bu sözleşme kapsamında alacaklı olduğunu ileri süren davacının bu iddialarını ispat etmesi gerektiği, somut olayda davacı tarafından bu hususlarda bu yazılı bir sunulmadığı, tarafların ticari defterlerinde bu konuda bir kayıt bulunmadığı, davacının delilleri arasında yemin deliline de dayanılmadığı, davacının ihale kayıtlarında sadece davalının yer aldığına ilişkin beyanları dikkate alındığında ....'den araştırma yapılmasının yargılamanın sonucuna etkili olmayacağı, buna göre davacının asıl davaya konu iddialarını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı davasında haksız bulunmuş ise de, takibinde kötüniyetli olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi için 2004 sayılı İİK'nın 67/2.maddesinde aranan koşulların oluşmadığı, sonuç olarak ilk derece mahkemesinde asıl dava hakkında yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, asıl/birleşen davacı vekili ile asıl/birleşen davalı vekilinin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir.
Birleşen dava yönünden yapılan istinaf incelemesinde;
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, taraflar arasında, davalı şirket tarafından davadışı ....'ye kiralanan ve 1/2'şer oranında malik olduğu "... Organize Sanayi Bölgesi, ... Ada, ... Parsel, ....Cadde, No:..." adresindeki taşınmaza ilişkin olarak davalının elde edilecek kira gelirinden 1/2 oranındaki kısmı davacıya vermesi konusunda "Protokol" başlıklı belgenin düzenlenerek imzalandığı, protokol ekinde bahsekonu kira sözleşmesi örneğinin de bulunduğu, taraflar arasında protokol ve kira sözleşmesinin mevcudiyeti hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalı tarafça davaya konu kira dönemleri için davaya pay ödenmesi için davacının alacağına ilişkin fatura düzenlemiş olması gerektiği savunulmuş ise de sözleşmedeki fatura düzenlenmesi koşulunun davacının protokol kapsamındaki payının ödenmesinin bir ön koşulu olmadığı, mahkemece davadışı ....'nin davalıya yapmış olduğu kira bedeli ödemeleri de araştırılmak suretiyle alınan ... tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli ve dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olmakla denetime de elverişli olduğu, bu haliyle sözkonusu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, buna göre mahkemece birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı davasında kısmen haksız bulunmuş ise de, takibinde kötüniyetli olduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi için 2004 sayılı İİK'nın 67/2.maddesinde aranan koşulların oluşmadığı, sonuç olarak ilk derece mahkemesinde birleşen dava hakkında yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, asıl/birleşen davacı vekili ile asıl/birleşen davalı vekilinin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce asıl davanın reddine ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, asıl/birleşen davacı vekili ile asıl/birleşen davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından asıl/birleşen davacı vekili ile asıl/birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ve ... Esas- ... Karar sayılı kararına karşı asıl/birleşen davacı vekili ile asıl/birleşen davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-a)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30.TL istinaf karar harcının asıl/birleşen davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
b)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 2.741,99.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 701,00.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 2.040,99.TL harcın asıl/birleşen davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin masrafı yapan taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesi'nce İADESİNE,
6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 14/05/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır