T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/973 - 2026/1198
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/973
KARAR NO : 2026/1198
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/01/2023
NUMARASI : 2021/904 Esas 2023/54 Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1 -
VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 13/05/2026
YAZIM TARİHİ : 13/05/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2023 tarih ve 2021/904 Esas 2023/54 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili için müvekkili kurum aleyhinde .... İş Mahkemesi'ne 2018/267 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açmış olduğunu, .... İş Mahkemesi'nin 2018/267 Esas 2019/1181 Karar sayılı ilamı ile davasının kabul olduğunu, mahkeme kararına istinaden dava dışı işçinin .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/13311 Esas sayılı takip dosyası ile müvekkil kurum aleyhinde takip başlattığını ve kurumun 05/11/2019 tarihinde icra dosyasına 210.224,48.TL ve 19/11/2019 tarihinde 4.948,10.TL olmak üzere toplam 215.172,58.TL ödediğini, dava dışı işçiye müvekkili kurum tarafından yapılan tazminat ödemelerinin rücu edilebilmesi amacıyla TTK'nun ticari davalarda arabuluculuk dava şartı yerine getirildiğini ve ... Genel Müdürlüğü tarafından Arabuluculuk Dairesi Başkalığına başvuru yapıldığını 2020/44063 ve 2021/76291 sayılı dosyaları üzerinden yapılan arabuluculuk görüşmelerinde davalı şirketler ile anlaşmaya varılamadığını bu sebeple 25/06/2020 ve 04/08/2021 tarihli anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, müvekkil kurum ile davalı şirketler arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince, davalı şirket elamanı olarak çalışan işçilere karşı SSK primleri ve tazminat gibi tüm sorumlulukların şirketlere ait olduğu, ... Genel Müdürlüğünün işçiye ödeme yapılan tazminat bedellerine ilişkin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkili kurumun davalı şirketlerden olan fazlaya ilişkin talepleri ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 215.172,58.TL alacak ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... İnş. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; dava dışı işçinin 01/11/2015-31/01/2016, 03/02/2016-02/04/2016, 03/04/2016-02/05/2016, 04/05/2016-03/05/2017 ve 04/05/2017-31/03/2018 tarihleri arasında sayaç okuma elemanı olarak çalışırken kamu işçiliğine geçmesi sebebiyle iş sözleşmesi kendisi tarafından tek taraflı olarak fes edildiğini ve müvekkili şirket tarafından işçinin tüm alacaklarının maaş hesabına yatırıldığını, şirketlerinin işçiye bir bakiye işçi alacağının kalmadığını, dava dışı işçinin esasen davacı kurumun işçisi olduğu kurum tarafından işe alındığını, emir ve talimat vererek çalıştırdığını ve çıkarıldığını bu nedenle müvekkil şirketin çalışanı olmadığını, açılan davanın husumet yokluğundan reddini gerektiğini, işçinin talep ettiği kıdem tazminatı süresinin alt işveren olan müvekkilinin çalışanı olarak bulunduğu süreyi kapsamadığından rücu talebini kabul etmediklerini, 1475 sayılı kanunun 14. Maddesinde de belirtiliği üzere işçinin aynı işverene bağlı olarak 1 yıl çalışması gerektiğini ayrıca arabuluculuk dava şartının usulüne uygun ifa edilmediğini, iş akdinin feshi tarihi itibariyle 1 aylık süre içerisinde arabulucuya başvuru yapılması ve son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde dava açma zorunluluğu getirildiğini davacının tarafından bu usule ve süreye uyulmadığını, dava dışı işçinin müvekkili işverenin taahhüdü altında bulunan 696 sayılı KHK gereği diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında yükleniciler tarafından çalıştırılan personellerin idare şirketlerine daimi işçi statüsüne geçirilmesi gereğince davacı şirket kapsamında çalışmış olduğunu ve iş akdinin müvekkil işveren tarafından geçerli nedenlerle feshedildiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Hiz. A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi ile; dava konusu alacağın dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, işçi hak ve alacaklarının tamamından davacı kurumu tek başına sorumlu olduğunu, dava dışı işçilinin çalıştırılması ve işten çıkarılması konusunda tek yetkili davacı kurumun olduğunu, işçinin pek çok taşeron bünyesinde aralıksız çalıştığını geçen süre zarfında taşeronların değişmesine rağmen değişmeyen tek hususun işçinin ... bünyesinde çalışmış olması olduğunu bu nedenle işçiye yapılan tüm ödemelerden davacı kurumun sorumlu olduğunu, mahkeme aksi bir kanaate ise en azından müvekkil şirketin dönemsel ve müşterek-müteselsil sorumluluğu kapsamında karar verilmesinin gerektiğini, ayrıca iş mahkemesinin ilamına uygun ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, davacı kurum net tutar yerine brüt tutar üzerinde ödeme yapmış ise aradaki farktan müvekkilinin sorumlu olmadığını hususları ile birlikte davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2023 tarih ve 2021/904 Esas 2023/54 Karar sayılı kararı ile; asıl işveren olan davacının, sorumluluk alanındaki işin bir kısmını, değişik zamanlarda açtığı ihaleler sonucu imzaladığı hizmet alım sözleşmeleri ile farklı alt işverenlere verdiği, dava dışı işçinin bu sözlemelere konu iş kapsamında alt işverenler yanında çalıştığı, iş akdinin feshi nedeniyle işçinin asıl işverene karşı açtığı davada hüküm altına alınan işçilik alacaklarının, icra takip dosyasına davacı tarafından ödendiği, asıl ve alt işverenlerin yasa gereğince işçiye karşı birlikte sorumlu oldukları, işverenler arasındaki rücu ilişkisinde İK'nun 2/6.maddesinin uygulanamayacağı, öncelikle sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, hizmet alım sözleşmelerinde dava dışı işçiye yapılan ödemelerden yüklenicilerin sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiği, yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatlarından son alt işverenin, kıdem tazminatı, hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu oldukları anlaşıldığından, yukarıda açıklandığı üzere bilirkişi raporu usule ve denetime uygun olduğu, yargıtay bozma ilamı sonrasında verilen hükümde belirtilen alacak miktarları yönünden kesinleşmiş mahkeme ilamına dayanılarak raporun ibraz edildiği değerlendirilerek hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf talebi ile alınan bilirkişi raporunda hatalı hesaplamalar yapıldığını, kurumu zarara uğrattığını, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi, dosyanın yeniden farklı bir bilirkişiye gönderilerek itiraz edilen hususları da kapsayacak şekilde rapor alınması talep edilmişse de mahkemece talebin kabul edildiğini, haksız olan ve hukuki dayanaktan yoksun karar ortaya çıktığını, anılan bilirkişi raporunda tarafça asla kabul edilmemekle beraber ... A.Ş. tarafından ödeme yapıldığından bahsedildiğini, bu tespitin hatalı olup, davalı şirketi sorumluluktan kurtarmadığını, davalı şirket tarafından dava dışı işçiye ödeme yapıldığına dair kuruma herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.01.2023 tarih, 2021/904 Esas, 2023/54 Karar sayılı hukuka aykırı kararının istinaf dilekçesi içeriğinde beyan edilen gerekçeler göz önüne alınarak kaldırılmasına, haklı davanın talepler doğrultusunda kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI ... İNŞAAT TİCARET ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... İnşaat Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf talebi ile; Dava dışı işçi ...'ün müvekkili işveren bünyesinde, 01/11/2015 - 31/03/2018 tarihleri arasında çalıştığını, 696 sayılı KHK ile kamu işçiliğine geçiş sebebiyle tek tarafları olarak kendisi feshettiğini, iş kanunundan kaynaklanan iş güvenliği kapsamında olmadığını, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının talep ettiği kıdem tazminatı süresinde; alt işveren müvekkilimin çalışanı olarak bulunduğu süre çalışmanın tamamı olmadığından rücu talebinin kabul edilmediğini, ilk derece mahkemesinde açılan işbu davanın müvekkili şirketin taraf sıfatına haiz olmaması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, dava dışı işçi aslında davacı kurumun işçisi olup, davacı kurum tarafından işe alındığını, emir ve talimat verilerek çalıştırıldığını ve işten kendisi çıktığını, bu nedenle, dava dışı işçi müvekkili şirketin işçisi olmayıp davacı kurumun işçisi olduğunun açık olduğunu, davacı ... ile müvekkili şirket arasında akdedilen alt işverenlik sözleşmesi gereği davacı işçinin alacaklarının davacı ... tarafından ödeneceğine dair madde de söz konusu sözleşmede mevcut olduğunu, bu nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurmuş olduğu hüküm, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup istinaf kanun yoluna başvurmak zaruretini doğurduğunu, bu nedenle öncelikle istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulüne, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.01.2023 tarihli 2021/904 Esas 2023/54 Karar sayılı kararının bozularak lehe olan hükümlerin gözetilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/904 Esas 2023/54 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla "Rücuen Tazminat" talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan açık yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekili ve davalı ... İnşaat A.Ş. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 15.HD'nin 2021/933-2926 EK sayılı bu mahiyettedir)
Davalı alt işverenin asıl işveren olan davacıya karşı işçilik alacaklarından kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olup, davalının işçiyi çalıştırmadığı dönemlerden dolayı sorumluluk altına sokulması doğru değildir.(Yargıtay 13. HD'sinin 2016/1699-2018/3248- Yargıtay 23. HD'sinin 2014/700-2015/709 EK sayılı karaları benzer mahiyettedir)
Somut olayda, işveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde işçiye ödeme yapıldıktan sonra ödenen miktardan kimin ne miktarda sorumlu olacağının taraflar arasındaki sözleşme uyarınca tespit edileceği , hizmet alım sözleşmelerinde dava dışı işçiye yapılan ödemelerden yüklenicilerin sorumlu olduğunun sözleşmelerin bir kısmında açıkça düzenlendiği, düzenlenmemiş ise işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, bu haliyle davalı alt işverenlerin tüm işçilik alacaklarından sorumlu olup, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğu bu sebeple davalı ... İnşaat Ticaret Anonim Şirketi vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kıdem tazminatının davalı ... A.Ş tarafından dava dışı işçiye ödendiği bu hususta işçiden ibraname alındığı ve resmi bordrolarda bu hususun gösterildiği bu sebeple davacı tarafın aksi yöndeki istinaf sebebinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı ... İnşaat Ticaret Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-Davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2023 tarih ve 2021/904 Esas, 2023/54 Karar sayılı kararına ilişkin yapılan istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2)-Davalı ... İnşaat Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2023 tarih ve 2021/904 Esas, 2023/54 Karar sayılı kararına ilişkin yapılan istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
3)a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 785,10.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 53,10.TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE,
b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 5.306,00.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 3.019,00.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 2.287,00.TL'nin davalı ... İnşaat Ticaret Anonim Şirketinden tahsili ile Hazineye İrat kaydına,
4)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
7)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 13/05/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır