T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/635 - 2026/1305
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/635
KARAR NO : 2026/1305
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/01/2023
NUMARASI : 2022/225 Esas - 2023/16 Karar
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :18/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :18/05/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2023 tarihli ve 2022/225 Esas- 2023/16 Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket müvekkiline olan borcunu ödememesi üzerine ... İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketin 01/10/2021 tarihinde bir kısım malzemelerin tedariki için anlaştıklarını, aynı gün şirkete malzeme sipariş formu gönderildiğini, sipariş formunda yazılan tüm malzemelerin satım alımı ve kamyonlar ile teslimi davalı şirket tarafından onaylandığını, müvekkili şirket tarafından söz konusu malzemeler davalı şirket adresine gönderildiğini, malzemelerin tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, müvekkili tarafından davalıya kesilen faturalar üzerinde USD üzerinden satış kuru üzerinden alınacağının belirtildiğini, faturaların kesinleştiğini, ancak davalı taraf ödemelerinin bir kısmını USD, bir kısmını TL cinsinden ödediğini, davalı şirkete kur farkı alacaklarına ilişkin ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borcunu ödemediğini, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu ve davalının borçlu olduğunu belirterek, alacaklarının tahsilinin zor olmaması için davalının taşınır, taşınmaz ve banka hesaplarına haciz konulmasını, teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamış, davalı vekili tarafından duruşmada davanın reddi savunulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para ile gerçekleştirildiği, fatura içeriği ve defterlerden anlaşılmaktadır. Somut olayda işin niteliği gereği yazılı sözleşme yapılması geçerlilik koşulu değildir. Ayrıca kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasındaki alım satım ilişkisinin döviz üzerinden yapılmış olması, asıl faturada açıkça döviz karşılığının belirtilmesi ve döviz karşılığının süresinde ödenmemesi gerekmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu hususlar irdelenmemiş, kur farkının kaynaklandığı asıl faturalar incelenmiştir, bu kapsamda davacı şirkete 10/11/2021 tarih ... numaralı 58.832,07-USD tutarlı düzenlemiş olduğu e-faturasının kaynağı taraflar arasındaki 01.10.2021 sipariş tarihli 13112 nolu Malzeme Sipariş Formu'nun kalemlerinin karşılaştırmasından söz konusu fatura ile birebir olduğu, tarafların 2021 yılında fatura alış/satış Form BA/BS bildirimlerinin birbirini doğruladığı anlaşıldığından, takibe konu edilen vade farkı faturası dövizli fatura olduğundan ve fatura içeriği döviz alacağının takip tarihindeki kur üzerinden TL'ye dönüştürülerek takibin başlatıldığı, ayrıca taraflar tacir olduğundan taraflar arasındaki düzenlenen sipariş formunda ödemenin ne zaman yapılacağı konusunda süre belirtilmediğinden, Türk Ticaret Kanunun 1530/4. Maddesi kapsamında fatura tarihinden 30 gün sonra borçlunun temerrüde düşeceği hükmü gereği; davalı borçlunun takip tarihi itibari ile temerrüdünün söz konusu olmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, alacak likid olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir." gerekçesiyle "Açılan davanın kısmen kabulü ile, Davalının ... İcra Müdürlüğünün 2022/2677 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 193.866,30 TL asıl alacak üzerinden takipteki şartlarla aynen devamına, Hükmolunan alacağın %20'si olan 38.773,26 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna yönelik itirazların değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasında döviz üzerinden satış yapılacağına dair yazılı sözleşme veya anlaşma bulunmadığını savunulduğunu, faturanın TL olarak düzenlendiğini açıklama kısmında dolar karşılığı yazılmasının dövizle satış anlamına gelmeyeceğini, mahkemenin uyuşmazlığın esasını incelemeden bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurduğu ileri sürüldüğünü iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER :
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, taraflar arasında, davacının davalıya çatı paneli malzemeleri satılması konusunda ticari ilişki bulunduğu, satım sözleşmesine konu malzemelerinin davalıya teslim edilmesi hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın satış bedeline ilişkin olarak davacının davalıdan kur farkı talep etme hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, satış sözleşmesinin kurulmasından önce düzenlenen sipariş formunda ve davacının davalıya düzenlediği proforma faturada davacının davalıya sattığı malzemelerin toplam bedelinin 58.832,074 USD olarak belirtildiği, davacının davalıya Türk Lirası cinsinden düzenlediği ve davalını ticari defterinde kayıtlı 10.11.2021 tarihli faturada da, fatura ve ödemenin USD cinsinden olduğunun belirtildiği, bu ilişki kapsamında davalının davacıya yaptığı ödemelerin kısmen USD cinsinden döviz ve bir kısmının ise Türk Lirası cinsinden yapıldığı, buna göre davaya konu ticari ilişkide tarafların satış bedelini USD üzerinden kararlaştırdıklarının kabulü gerektiği, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davalının Türk Lirası üzerinden yaptığı ödemelerin ödeme tarihindeki döviz kuru gözetilerek yapılan hesaplamada davacının davalıdan takibe konu tutarda kur farkı alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davalının kök bilirkişi raporuna itirazı üzerine bilirkişiden ek rapor alındığı, bilirkişi raporlarının dosyadaki bilgi ve belgelere uygun ve gerekçeli olduğundan hükme esas alınmaya elverişli olduğu, sonuç olarak ilk derece mahkemesinde yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 13.243,00.TL istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 3.310,75.TL'nin harçtan mahsubu ile bakiye 9.932,25.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 18/05/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır