T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/549
KARAR NO : 2026/1295
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
Başkan :
Üye :
Üye :
Katip :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI : ... Esas ve ... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... -...
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :18/05/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :18/05/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin halı ticareti yaptığını, müvekkilinin davalı ile aralarında uzun süredir devam eden açık hesap ilişkisine dayalı ticari alışverişinin söz konusu olduğunu, davalının faturalandırılan borçlar için zaman zaman kısmi ödemeler yapıldığını ve bakiye kalan 202.007,33.TL'ye işlemiş faiz olan 27.951,73.TL'nin de eklenerek toplamda 229.959,06-TL üzerinden ...İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibin bir kısmına itiraz edildiğini ve borcunun 37.500,00.TL'sini kabul etmesi üzerine takibin itiraz edilmeyen rakam yönünden devam ettiğini ve borçlunun icra dairesine 43.760,05.TL'lik ödeme yaptığını, davalı borçlu tarafından takibe yapılan itirazda, faizin başlama tarihine itiraz edilmiş ise de; faizin başlama tarihinin kanuna uygun olduğunu her türlü fazlaya ilişkin alacak ve faiz talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalı borçlunun yapmış olduğu kısmi itirazın iptaline ve takibin 192.459,06.TL üzerinden devamına, itirazın haksız olması sebebiyle borçlunun %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gider ve masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fatura veya başkaca bir belge sunmadıklarını, alacaklarının dayanakları olarak gösterdikleri 55 adet faturaların toplamının 546.703,20-TL yaptığını, davacı vekillerince, takip dosyası alacaklısının alacağını net bir şekilde ortaya koymadığını, taraflar arasında yıllardır devam eden bir ticari ilişki olduğunu ve müvekkilinin davacıya olan tüm borçlarını; ... Bankası Adana ... Şubesindeki hesabı üzerinden, davacının ... Bankası hesabına göndererek; banka üzerinden ve elden makbuz karşılığında ödediğini, Yapılan ödemelerin savunma dilekçeleri içinde gönderilen tabloların incelenmesi sonucu görüleceğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını, davacı tarafın faiz talebi ile ilgili iddiasının da yerinde olmadığını, faturaya dayalı alacaktan dolayı faiz talep edilebilmesi için borçluya fatura içeriği borcunu ödemesi için ihtar edilmesi gerektiğini, böyle bir ihtarname gönderilmediğinden faizin başlangıcının icra takip tarihi olduğunu, müvekkiline takip tarihine kadar herhangi bir ihtarmame gönderilmediğini davacının davasının ve her türlü talebinin reddine, haksız bir talebe dayanan icra talebinden ve davasından dolayı müvekkiline %20 tazminat ödemesine, dava harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararında, davalının ... Bankası aracılığıyla davacı tarafa ödediği 117.803,53.TL haricinde bakiye 84.203,08.TL alacağın bulunduğunun belirtildiğini, taraflar arasındaki anlaşmazlığın banka aracığıyla 117.803,53.TL'nin davalı tarafından davacıya yapılıp yapılmadığı hususuna ilişkin olduğu bu amaçla banka kayıtları üzerinde de inceleme yapılarak rapor tanzim etmesi için görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ödemeye dair üç adet işlemin ikisinin davalı tarafından yapılıp birinin ise davalının talimatı ile yapılmış işlem olduğu ancak davacı yana yapılan bir ödeme, gönderilen bir havalenin bulunmadığının belirlenmiş olmasına göre her iki taraf defterleri ile sabit olduğu üzere takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 202.007,33.TL alacağının bulunduğunun belirlendiğini, bu alacak için 37.500,00.TL yönünden takipte herhangi bir itirazın bulunmadığı duruma nazaran davacının itiraza uğrayan kısım yönüyle bakiye 164.507,33.TL daha asıl alacağının bulunduğu tespit edilmiş olduğunu, ancak takip tarihinden önce davalı borçlunun temerrütüne ilişkin delilinin bulunmaması ve taraflar arasında düzenlenmiş bir tedarik sözleşmesinin olmamasına göre davalı borçlunun takip talebindeki takip öncesi işlemiş faizden sorumluluğunun bulunmadığı, davanın kısmen kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin davalı yönünden takip çıkış miktarı olarak belirtilen değer üzerinden itiraz edilmeyen 37.500,00.TL lik alacak kısmı dava dışı olduğundan bu miktar saklı kalmak kaydıyla 164.507,33.TL asıl alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmak sureti ile devamına, alacağın belirlenebilir olmasına göre hükmolunan alacak miktarının %20'si oranında 32.901,46.TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ispatlanamayan fazlaya dair taleplerin reddine, davacı alacaklı tarafından alacağın bulunmadığı halde ve kötü niyetli olarak takibe giriştiğine dair dosyaya yansıyan delil bulunmadığından red edilen kısım yönünden davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada bilirkişilerce hazırlanan raporlarda müvekkilin defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu sabit olup; BA ve BS raporları ilgili vergi daireleri tarafından dosyaya sunulmuş ve bilirkişilerce incelenmiş olduğunu, hem defter incelemeleri hem de raporlardan anlaşılacağı üzere; müvekkil tarafından düzenlenen faturaların bir kısmının ödendiği açık olup; müvekkilce düzenlenen faturaların davalıya ulaştığı ispatlanmış olduğunu, ayrıca davalı yanın cevap dilekçesinde sunmuş olduğu hesap ekstresinde de müvekkilince düzenlenen faturaların numaralarının yer aldığı gözükmekte olup takibe konu faturaların davalı tarafından alındığının açık ispatı olduğunu, hal böyle iken; yerel mahkemece TTK m.1350(2)-4/b açık düzenlemesine aykırı olarak kurulan hükmün bozulması gerektiğini müvekkilin alacağının gecikmesinden kaynaklanan Mülkiyet Hakkı'nın açıkça ihlali edildiğini, açıklanan nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. ...K Sayılı kararının bozularak; davanın tüm talepleri yönünden kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava hukuki niteliği itibarıyla itirazın iptali talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, somut olayda TTK 1530/2 maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığı, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 552,10.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-HMK. 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5)-İnceleme duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 18/05/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır