T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/2165
KARAR NO : 2026/1033
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/04/2025
NUMARASI : 2024/770 Esas ve 2025/401 Karar
DAVACI : ... -...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :28/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :28/04/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2025 tarih, 2024/770 Esas ve 2025/401 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... Mahallesinde bir çiftçi olduğunu, davalının ise ... Toptancı Halinde komisyoncu olduğunu, davacı tarlalarda ürettiği ürünleri davalının komisyon dükkanından 2015 tarihinden itibaren sattığını, davacı 30/07/2015 tarihinde davalıdan 120.000,00 TL borç para aldığını, bunun karşılığında davalıya 170.000,00 TL bedelli senet verdiğini, davacı tarlasında ürettiği malı davalının dükkanında satarak bu borcu ödediğini ve senedini geri aldığını, davacı bu sezondan dolayı davalıdan alacaklı çıkmış ancak davacıya ödemediğini, davacının tarlasında ürettiği malları, davalının komisyoncu dükkanına indirdiğine ilişkin müstahsil fişlerine ilişkin bilgisayar çıktılarının, davacının ürettiği malları davalının dükkanına veya yönlendirdiği tüccarlara indirdiğine ilişkin tanıklarının mevcut olduğunu, davacı Temmuz 2016 tarihinde, davalıdan bu sefer 280.000,00 TL borç para aldığını, bunun karşılığında davalıya 350.000,00.TL tutarında bir senet verdiğini, davacı bu borcunu da aynı şekilde davalının dükkanına mal indirerek ödediğini ve senedini iade ettiğini, müvekkil senet bedelinden fazla mal indirdiği halde aradaki farkı davacıya ödenmediğini, davacı Temmuz 2017 tarihinde, davalıdan alacaklı olduğu halde davalıdan 400.000,00.TL borç para almış bunun karşılığında davacıya 500.000,00.TL tutarında bir senet verdiğini, 350.000,00.TL ve 500.000,00.TL bedelli senetlerde düzenleme ve tanzim tarihinin yazılı olmadığını, davacının imzaladığı senetlerde alacaklı adı , tanzim tarihinin yazılı olmadığını, diğer kısımların davalı tarafından el yazısı imzası ile doldurulduğunu, davacının 2015 yılından itibaren ürettiği tüm mallarını davalının komisyon dükkanına indirdiğini, bu işlemi 09/04/2018 tarihine kadar sürdürdüğünü, bu süre içerisinde davacı verdiği senetlerin ve aldığı paraların bedelinden çok daha fazlasını, mal olarak davalının komisyon dükkanına indirdiğini, tüm paraların davalı tarafından tahsil edildiğini, davacının davalıya borcunun kalmadığını, davalı senet bedelini tahsil ettiği halde, davacı hakkında ... İcra Müdürlüğünün 2018/5005 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalının düzenleme tarihinin eski tarih atmasının nedeni fazla faiz almak ve davacının 23/05/2016 tarihinde borcunu ödemek için satmak zorunda kaldığını, kendisine ait ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 311 ada 49 nolu parselin satışının iptalini sağlamak olduğunu, davalının ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/423 Esas sayılı dosyası ile iptal davası açtığını, davacı 4 yıl boyunca davalı ile ticari iş yapmadığını, davalının davacıya sattığı mallara karşılık olarak davacıya gayri resmi bilgisayar çıktısı verdiğini, davacı davalının dükkanına veya yönlendirdiği tüccarlara mal götürdüğü gerek tanık beyanları, gerekse kamera kayıtlarıyla ispat edilebileceğini, davacının ... Hal Hakem Heyeti Başkanlığı'na 27/04/2018 tarih ve ... nolu dilekçe ile başvuruda bulunduğunu ve yaptığı satışların ödenmesi için davalı hakkında şikayetçi olduğunu, davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespitine, haksız yapılan icra takibi nedeni ile %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatının davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalıdan aldığı ödünç paradan fazla senet alındığı iddiasının kesinlikle doğru olmadığını, bu ağır ithamı kabul etmediğimizi, davacı, davalı ile uzun yıllardır tanışmakta ve epeyce süredir de hem özel hem de ticari işler nedeniyle borç ve 2014 yılından beri de ticari alışveriş yaptığını, davalı ile davacının uzun yıllara dayanan tanışıklık ile oluşan samimiyet neticesinde 2014 yılında, davacının kendi serasında ürettiği zirai ürünleri davalının komisyon dükkanı üzerinden satışı hususunda da mutabık kalındığını ve davacının beyanlarının bir kısmı doğru olan ticari alışverişler yapıldığını, davalının komisyoncu olmasından kaynaklı, davacıya üretim ihtiyacı için nakti ödemeler yapıldığı gibi davacının zirai üretimi ihtiyaçları olan sera demiri, sera örtü naylonu, zirai ilaçlar, tarımsal üretim fideleri gibi birçok malzeme ve hammadde girişi tedariki yapıldığnı, bunların yanı sıra da işçilik ve diğer ödemeleri için nakti yardımlar da davacıya sağlandığını,bu kişi ve kuruluşlardan ilk akla gelenlerin ... Ltd Şti, Güney Ticaret-..., ... Üretim Ltd Şti, ... Fide Üretim Ltd. Şti. olduğunu, davacıyla yapılan anlaşma gereği davacıya bu kişi ve kuruluşlar için şimdiye kadar 1milyon TL'den fazla ödeme yapıldığını, buralara yapılan ödemelerden kaynaklı alacak haklarımızın varlığına ilişkin icra ve alacak davası haklarımızın da saklı olduğunu beyan ettiklerini, eldeki davaya konu edilen bonodaki borca konu bedeli, davacı ... davalıdan elden nakten teslim aldığını, zira davalı ile 2014 yılında komisyon karşılığı çalışmaya başlayan davacı, davalı önceki komisyon usulü çalıştıklarını, ... Ltd Şirketi''ne olan nakti borcunun olduğunu, ... Komisyonevi isimli kişilerin kendisini icraya vereceğini ve elindeki serasını değerinin de çok altında bir şekilde alma ihtimallerinin olduğunu, davacı davalıdan eldeki davaya konu edilen bono miktarınca borç para aldığını, davalının borç vermesinin sebebinin bu durum olduğunu, davacı, ... Komisyon'a borcunu ödeyince ürettiği mahsülleri davalıya teslim ederek ödemeye çalışacağını kötü ihtimalde (tasarrufun iptali istenen) serayı satarak elden aldığı bu borcu ödeyeceğini, davacının çeşitli tarihler ve beyanlar ileri sürerek ürün teslimi ile ödemeler yaptığını ve borcunun olmadığı iddiası sadece borcunun inkara dönük bir beyan olduğunu, davacıdan hiçbir zaman borç verilen miktardan fazla bono almak gibi bir uygulama olmadığını, davacı adına yapılan ödemelere mukabil alınan bonolar da davacıya sezon sonunda her zaman iade edildiğini, eldeki icra takibine konu bono borç verdiği tarihten beri davalı olduğunu, elden ödenen 500.000-TL'lik borcu zamanında ödemeyen, çalışılan sezon içerisinde de ödemeyen davacının varolan mutlak borcu olduğunu, davacıya güvenerek borç para veren davalı, davacının 2018 yılı mahsül sezonunda davalı üzerinden satış yapması gerekir iken, ürettiği malları kaçırarak başka yerlere sattığını farkettiğini, yapılan komisyon sözleşmesi gereği, üretilen mahsulün davalı üzerinden satışının yapılması elzem olduğunu, davalı , davacının üretim girdilerinin tamamını karşılar bir de üste davacıya elden paralar verirken, üretilen ürünlerin satışını yapamadığı için davacıdan normal ticari faaliyetinden de alacaklı hale geldiğini, davacıya durum sorulduğunda, davacı seradan üretim çıkmadığını iddia ettiği, davalı , davacının üretim yaptığı serayı kontrol ettiğinde ve seraya zirai danışmanlık ve teknik desteği veren ziraat mühendisi ve komşu seracılara durumu sorduğundan mahsul üretiminin normal seviyelerde olduğunu, davacının davalıya olan hem elden aldığı borç hem de normal ticari borçlarını ödeme iradesinden döndüğünü görünce davalı, davacıdan kendisine ödünç verdiği paraları istediğini, davacının ödeme yapmayacağını belirtince de elindeki senedi, onca yıllık arkadaşlığa rağmen istemeye istemeye icraya koymak zorunda kaldığını, davalı ..., davacının serası olduğunu ve, icra işlemi ile haczedilmesini tarafımızdan isteyince, tarafımızca icra sorgusu ile malvarlığı araştırılması yapılan davalının, serasını, davacıdan elden borç aldığı tarihten kısa bir süre sonra özdayısı ...'e sattığını öğrendiğini, yapılan işlemin muvaazalı olduğu için .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2018/243 Esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davasının açıldığını, davacının mal kaçırma iradesinin bir diğer delili de devrini yaptığı halde satışını yaptığı bu taşınmazda halen daha üretim yapmaya devam ettiğini, ödeme konusunda herhangi bir somut delil sunmayan davacı birçok beyanda bulunmuş ise de bu beyanları tevsik edici herhangi bir belge sunmamış, elden aldığı borç parayı inkar ederken de, davalı ... Hal Hakem Heyeti'ne, ... Vergi Dairesi'ne ve nihayetinde de ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayet ettiğini belirterek korkutmaya ve kendisine haklılık payı çıkarmaya çalıştığını, davalının hem bu davaya konu elden aldığı senet kadar borcu bulunmakta, hem de sezon içerisinde sözleşmeye aykırı davrandığı için borcu bulunmakta olduğunu, davalı hakkında açılan haksız ve hukuk dışı davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2025 tarih, 2024/770 Esas ve 2025/401 Karar sayılı kararında, 03.03.2025 tarihli bilirkişi ek raporuna itibar edilmiş olduğunu, taraflar arasında alım satım ilişkisinin olduğu, davalı ...' tarafından davacı ...'a zirai üretim sezonu öncesinde bono karşılığında borç para verilmesi ve davacının da buna karşılık olarak aynı sezonda serasında yetiştirip hasat ettiği ürünleri davalıya teslim etmesi şeklinde vuku bulan bu anlaşma gereğince davacının 15.12.2015 düzenleme tarihli ve 01.01.2016 vade tarihli 500.000,00.TL'lik bonoyu davalıya verdiğini, davacının dava konusu 500.000,00.TL lik bonoya karşılık olarak davalıya teslim ettiği ürün bedelinin 183.975,80.TL olduğunu, bakiyesi için ürün tesliminde bulunulmadığını, dolayısı ile davacının davalıya borcunun 316.024,20.TL den ibaret olduğunu, 183.975,80. TL borcunun olmadığını, davalının davacıdan talep edebileceği alacak miktarının 316.024,20.TL'den ibaret olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine, ... İcra Müdürlüğünün 2018/5005 esas sayılı dosyasında takip konusu edilen 183.975,80.TL borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının takibinin haksız aynı zamanda kötüniyetli olduğu subut bulmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hal Müdürlüğü'nden alınan belgeler ile dosyaya sunulan birçok imzasız belgelerdeki tarihlerin aynı olmasının tesadüf olamayacağını, müvekkilinin bunları ayarlamasının mümkün olmadığını, zira Hal Müdürlüğü'ndeki kayıtları bilmesinin mümkün olmadığını, bilgisayar çıktıları ile Hal Müdürlüğü'nden alınan belgeler karşılaştırıldığında, müvekkilinin davalıya mal getirdiği birçok günlerin aynı olduğu görüleceğini, tek farkın, müvekkilindeki imzasız belgelerdeki miktarın, hal müdürlüğündeki tutulan kayıtlardan eksik olması gerektiğini, bunun nedeni davalının tüm işlemleri usulsüz yaptığı gibi vergi kaçırmak amacı ile kiloları eksik gösterdiğini, tanıklara sorulması halinde, tüm komisyoncuların vergi kaçırmak amacı ile eksik bildirimde bulundukları ortaya çıkacağını, mahkemenin talebi, hal müdürlüğünden gelen belgelerdeki tarihler ile dosya sunduğu imzasız belgelerdeki tarihlerin aynı olmaları göz önüne alınarak bu belgelerin yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, gerçek durumun ancak bu şeklide ortaya çıkacağını, davalı tarafın kötüniyetle yaptığı işlemler, lehine delil olamayacağını, müvekkilin, sıradan bir köylü olduğunu, kendisine verilen belgelerin resmi olmadığının farkında bile olmadığını, bu nedenle bu belgelere itibar edilmemesi hakkaniyete uygun olmadığını, Kötü niyetle hareket eden kişinin korunması anlamına geldiğini, ... halindeki uygulamaya ilişkin tanıklarının mevcut olduğunu, bu tanıkların öncelikle dinlemesini talep ettiğini, zaten Hal Müdürlüğü'nden gelen belgelere göre müvekkilin davalı taraftan ciddi miktarda alacağının bulunmadığını, davalı taraf sırf müvekkilde yazılı belge olmamasını fırsat bilerek kötü niyetle hareket etmediğini, müvekkil, okumamış bir insan olduğundan kendini ifade edemediğini, Yerel mahkeme tüm yasal unsurlar oluştuğu halde icra inkar tazminatına hükmetmemiş olması usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf ile yürütülen komisyonculuk sözleşmesi dönemine ilişkin olarak, davacının üretiminde kullandığı hammaddelerin alımını da finanse eden davalının yaptığı temin edilebilen bir kısım ödeme belgelerini de dosyaya sunulduğunu, bu belgelere göre, toplam 1.289.233,67.TL ödeme yapıldığını, bu belgelerin haricinde davacının şahsi banka hesabına ve aile efradına da ödenen bir çok paralar mevcut iken, sayın mahkemenin bu hususları irdeleyen ek rapor almaksızın, yanı sıra 2015 yılında nakit verilen para karşılığı olan senede, üretimden gelen malların davalıya teslimi kabulü ile borcun yokluğuna karar verilmesi de eldeki ilamın diğer hatalı bir yönü olduğunu, açıklanan nedenlerle; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/770 Esas 2025/401 Karar sayılı ilamının ortadan tamamen kaldırılarak davanın tümden reddine, davacı aleyhine kötüniyetli inkar tazminatına hükmedilmesine, yerel ve bölge adliye mahkeme kararlarının yargılama ve vekalet ücretlerinin de davacı üzerinde bırakılmasına kararlarının verilmesini davalı adına talep etmiştir.
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2025 tarih, 2024/770 Esas ve 2025/401 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, hukuki niteliği itibarıyla "Menfi Tespit" talebine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından, taraflar arasında müvekkiline ait ürünlerin hal komisyonculuğu yapan davalıya satılması şeklindeki hukuki ilişki kapsamında davalının davacıya borç para verdiği ve davacının da borcunu yetiştirdiği ürünleri davalıya satıp teslim etmek suretiyle ödediği, davacının davalıdan 2016, 2017 ve 2018 yıllarında borç para aldığı olduğu ve aldığı paradan daha fazla bedeli içeren bono verdiği, diğer bonoları ürün tesliminden sonra davalıdan aldığını, ancak 2017 yılında verilen 500.000,00 TL bedelli bononun ürün teslimine rağmen davalı tarafından iade edilmeyerek icra takibine konu edildiği ileri sürülerek müvekkilinin ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/5005 E. Sayılı icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve işbu karara karşı davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince, 30/03/2021 tarihli karar ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın davacı ve davalı tarafından istinaf edilmesi sonucu, Dairemizce verilen 17/07/2024 tarih ve 2021/1259 E. 2024/1325 K. Sayılı karar ile, davacı tarafça, davaya konu 500.000,00 TL bedelli bono dışında davalıya ayrıca daha önce 170.000,00 TL ve 350.000,00 TL bedelli bonoları verdiği ve daha sonra ürün teslimi üzerine davalıdan iade aldığı ileri sürülmüş ise de, davaya konu bono dışındaki diğer bonoların davalıya verilip iade alındığı hususunda herhangi bir kayıt içermediği, davacı tarafın bu hususta başkaca bir delil sunmadığı, davalı tarafın da anılan hususta bir kabulünün bulunmadığı anlaşıldığı, bu durumda, ilk derece mahkemesince, davaya konu 500.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin olarak davacının kabulünde olan Temmuz 2017 tarihinden itibaren davalıya teslim ettiği ürün bedelinin belirlenmesi hususunda ziraat mühendisi ve mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece kaldırma kararında belirtilen eksik hususların giderilmesi yönünde bilirkişilerden ek rapor alındığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, Mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce de açık, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunan bilirkişi raporu ile davacı tarafından davalıya Temmuz 2017 den sonra toplam 183.975,80.TL tutarında zirai ürün teslim ettiğinin tespit edildiği, davacının 15.12.2015 düzenleme tarihli ve 01.01.2016 vade tarihli 500.000,00.TL'lik bononun davalıya verildiği, bonoya karşılık olarak davalıya teslim ettiği ürün bedelinin 183.975,80.TL olduğu, bakiyesi için ürün tesliminde bulunulmadığı, bu durumda ilk derece mahkemesince davacının davalıya borcunun 316.024,20.TL olduğu, 183.975,80.TL borcunun olmadığı, kabul edilerek ... İcra Müdürlüğünün 2018/5005 esas sayılı dosyasında takip konusu edilen 183.975,80.TL borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin ve davalının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı ve davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2025 tarih, 2024/770 Esas ve 2025/401 Karar sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2)a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 615,40.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 116,60.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
b-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 12.567,38.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 3.141,84.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 9.425,54.TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3)a-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
b-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 28/04/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır