Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2013-4-46 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 13-47/641-279
Karar Tarihi : 13.08.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Dr. Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN
B. RAPORTÖRLER: Meltem BAĞIŞ AKKAYA, Çağlar Deniz ATA
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Tahir GÖRGÜLÜ
Güzeloba Mah. Barınaklar Blv. No: 158B 07235 Lara/Antalya
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - Finansbank A.Ş.
Büyükdere Cad. No:129 Mecidiyeköy/İstanbul
- Akbank T.A.Ş.
Sabancı Center 4. Levent/İstanbul
- Credit Europe Bank N.V.
Karspeldreef 6 A 1101 CJ Amsterdam/HOLLANDA
(1) E. DOSYA KONUSU: Akbank T.A.Ş., Credit Europe Bank N.V. ve Finansbank
A.Ş.’nin Kayı Grubu’nu mevzuata aykırı ve kasıtlı bir şekilde zarara uğrattığı iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda;
- Kayı Grubu ile 2007 Eylül ayında çalıştığı üç banka olan Akbank T.A.Ş. (Akbank),
Credit Europe Bank N.V. (CEB) ve Finansbank A.Ş. (Finansbank) arasında o
dönemdeki borçlarını yapılandırmak ve çalışma şartlarını belirlemek amaçlı bir
protokol düzenlenmiş; bu protokol, firmanın o dönemki ihtiyaçlarına cevap vermemiş,
Ocak 2008 tarihine kadar yeni bir çalışma yapılarak 2007-2008 kış dönemi için,
protokol bankalarından CEB ve Finansbank tarafından (…..) milyon Euro kullanılarak
mevcut borçlar yapılandırılmıştır,
- 2008 yılındaki ödeme performansını gördükten sonra, 2009 yılı itibarı ile protokol
bankalarından Akbank da “overdraft kredi”1 kullanımına (…..) ile dâhil olmuş ve 2010
yılında da rakamı(…..) 'ya yükseltmiştir,
- Bu protokol faizi uygulamasına sadece Akbank başlangıçta sadık kalmış, Finansbank
faiz oranlarını piyasa şartlarını ileri sürerek yükseltmiş, faizin düştüğü dönemlerde de
düşürmüştür. Ancak, CEB mutabakat olmaksızın, grubu krediyi acil olarak kullanması
gereken son güne dek bekleterek hazırlanılan borç senetlerini imzalatarak istediği faiz
oranlarını uygulamıştır. Bu durum, CEB ile çalışmanın sona erdiği döneme kadar
devam etmiş, CEB tarafından piyasa şartlarının iki katını geçen oranlarda faiz
uygulandığı dönemler olmuştur,
- 2010 yılı sonunda, Akbank turizm sektöründe birtakım problemli kredileri olduğunu
belirterek büyük turizm projelerinde yer almak istemediğini, 2011 yılı ek overdraft
1 Vadeli hesapta nakit bulunmamasına rağmen banka tarafından müşterisine verilen harcama
limiti.
13-47/641-279
2/4
kredi talebini tam karşılamayacağını iletmiştir. Akbank'ın teminat yapısında tüm
gayrimenkullerin 1. derece ipoteğine sahip olması ve risk (…..)'Iarda iken, ipotek
tutarının (…..)'Iarda olması nedeni ile diğer bankalarda kullanmak ve ek kaynak
yaratmak amaçlı, ipoteğin risk değerine indirilmesi, bir kısmının boşaltılması talepleri
de reddedilmiştir,
- Bu dönemde CEB overdraft krediye yüksek faiz nedeni ile olur verirken, riskini sürekli
küçültmüş, anapara ödemelerini tahsil etmiştir,
- Kayı Grup iç hatlar projesi; rekabetin etkisi ile değişmeyen hatta gerileyen fiyat
politikaları, yükselen yakıt fiyatları ve etkisi büyük olan Euro/Amerikan Doları
paritesindeki düşme nedeniyle planlanan doluluk hedeflerini yakalarken, cirodaki
sapma nedeni ile ciddi oranda zarar etmiştir. Buna ek olarak yakıt tedarik partneri
olan Shell firmasındaki yönetim ve politika değişiklikleri sebebiyle bir kısmı açık hesap
ve bir kısmı teminat mektubuna bağlı riskin bir ay içinde kapatılması istenmiş ve
toplam (…..) 2011 yılı sonunda iki ay içinde kapatılmıştır,
- Bu dönemde Kayı Grup’a Finansbank kısmen destek olmasına rağmen; Akbank 2011
yılı sonundaki bir toplantıda ödenmeyen hiçbir anapara ve faiz borcu bulunmamasına
rağmen riskin kapatılmasını talep etmiştir. Aynı dönemde CEB ise Akbank'ın da
destek olmadığı bilgisiyle faiz oranını düşürmemekte direnmiştir,
- 2012 yılında yukarıda değinilen sebeplerle Akbank ve CEB riskinin kapatılması ve bir
devlet bankası ile çalışılması hedeflenmiş; Ziraat Bankası ile Mayıs ayından itibaren
bu hedef doğrultusunda bir çalışma yapılması ve Ekim ayı sonuna kadar
tamamlanması amaçlanmıştır,
- Ziraat Bankası firmada yaptığı analiz ve değerlendirme sonuçlarına göre, Finansbank
ile de görüşmüş ve riskin ortak alınması anlamında belirli konularda mutabık
kalmıştır,
- Ziraat Bankası ve Finansbank, CEB'in de içinde olduğu bir model ile hareket etmek
üzere Temmuz-Ağustos aylarında görüşme yapmışlar, iki yıl ödemesiz, sekiz yıl
vadelendirilecek bir yapıda anlaşmışlardır,
- Bu süreçte riski kapanmış olan ve kullanılabilir limitin olduğu CEB'deki bu tutarın da
Kasım ayı itibarı ile kullanılması planlanmıştır. Ancak CEB, nakit akışının durduğu,
yani operasyonun durma tehlikesi olan günlerde bu limiti kullandırmaktan
vazgeçtiğini, overdraft kredi vermeyeceğini bildirmiş, diğer bankaların da devreye
girmesi ve yapılan müzakereler sonucunda protokolde yer almaları konusunda söz
alınmıştır. Fakat sadece (…..) kullanım sonrası, CEB, bankalarla olan protokol
tamamlanmadan kalan limiti kullandırmayacağını belirtmiştir,
- Bu gecikmeler üzerinde, diğer iki banka süreci hızlandırmak adına CEB'den protokol
planına uygun teminat yapılandırmasına uyulacağına ilişkin bir yazı istemiş, CEB ise
böyle bir yazı göndermemiştir,
- Kayı Grup bu dönemde sahip olduğu en değerli gayrimenkul olan Adam & Eve otelini
satmış, Akbank ve CEB'in tüm riskleri kapatılmıştır. Devamında Ziraat Bankası ve
Finansbank ile bir protokol dâhilinde yeni çalışma dönemi başlamıştır,
- Bu durumda protokol kapsamındaki üç bankanın kasıtlı, kusurlu ve mevzuata aykırı
uygulamalarından dolayı firmanın uğradığı hem maddi ve manevi tüm zararların
karşılanması hususunda gereğinin yapılmasının istenildiği
ifade edilmektedir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 07.05.2013 tarih ve 2782 sayı ile intikal eden
başvuru üzerine hazırlanan 03.06.2013 tarih ve 2013-4-46/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu
13-47/641-279
3/4
13.06.2013 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 13-36/477-M sayı ile önaraştırma
yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan inceleme üzerine hazırlanan 24.07.2013 tarih ve
2013-4-46/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; önaraştırma konusu iddialar ile ilgili olarak
Finansbank, Akbank ve CEB hakkında soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı ifade
edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
(5) Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine göre, Türkiye'de 48 adet banka faaliyet
göstermektedir. Bu bankalar genel itibarıyla mevduat bankaları, kalkınma ve yatırım
bankaları ile katılım bankaları olarak sınıflandırılmaktadır. 5411 sayılı Kanun’un 3.
maddesinde mevduat bankası, katılım bankası ile kalkınma ve yatırım bankası
tanımlanmış; 4. maddesinde ise, mevduat bankalarının katılım fonu kabulü ve finansal
kiralama işlemleri; katılım bankalarının mevduat kabulü; kalkınma ve yatırım bankalarının
ise mevduat ve katılım fonu kabulü gerçekleştirmesi yasaklanmıştır.
(6) Şikâyet konusu olay bakımından ilgili ürün pazarının “kredi hizmetleri pazarı” olarak
tanımlanması mümkün olmakla birlikte, değerlendirmeyi etkilememesi nedeniyle dosya
kapsamında kesin bir pazar tanımı yapılmasına gerek duyulmamıştır.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
(7) Pazara giriş, arz kaynaklarına ulaşma, üretim, dağıtım, pazarlama ve satış şartlarının
bölgesel bir farklılık göstermemesi nedeni ile ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak
belirlenmiştir.
I.2. Değerlendirme
(8) Bilindiği üzere 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerinde iki temel yasaklama
bulunmaktadır. Bunlardan 4. maddede düzenlenen yasaklama özetle, bir piyasadaki
firmaların aralarında rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar yapmalarını veya aynı sonuca
ulaşacak teşebbüs birliği (dernek, oda vb.) kararlarının alınmasını ifade ederken; 6.
maddede yer verilen yasaklama ise, ilgili pazarda hâkim durumda bulunan bir firmanın bu
durumunu kötüye kullanarak rekabeti kısıtlamasına yöneliktir. Diğer bir deyişle 4.
maddede düzenlenen ihlal türleri birden fazla teşebbüsün aynı sonuca yönelik, çok taraflı,
eylemlerini kapsama alırken, 6. maddede düzenlenen ihlal türleri ise tek taraflı eylemler
olarak nitelendirilebilmektedir.
(9) Bu noktada 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir ihlalden söz edebilmek için
aranması gereken unsurlar, birden fazla teşebbüsün olması ve bu teşebbüsler arasında
amacı veya etkisi bakımından rekabeti kısıtlayıcı bir anlaşmanın varlığının bulunmasıdır.
Dolayısıyla, teşebbüsler arasında rekabeti kısıtlamaya yönelik bir danışıklılık bulunmadığı
durumlarda 4054 sayılı Kanun kapsamında bir ihlalden bahsedebilmek mümkün
olmayacaktır.
(10) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde ise bir ihlale hükmedebilmek için; biri
hâkim durumda bulunan bir teşebbüs ve ikincisi bu teşebbüsün rekabeti bozucu veya
kısıtlayıcı kötüye kullanma eylemi olmak üzere iki unsurun bir arada varlığının aranması
gerekmektedir. Dolayısıyla, ilgili pazarda hâkim durumda bulunmayan bir teşebbüsün
kötüye kullanma eylemi ihlal olamayacağı gibi yalnızca hâkim durumun varlığı da 6.
madde kapsamında bir ihlal teşkil etmeyecektir.
(11) Yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen başvurudan da anlaşılacağı üzere, şikâyetin odağında
CEB’in yapılan protokole uymaması ve bunun sonucunda diğer bankaların da artan riski
13-47/641-279
4/4
üstlenmek istememelerine yönelik eylemleri yer almaktadır. Şikâyete konu bu davranışın
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında ihlal olarak nitelendirilebilmesi için taraf
teşebbüsler arasında rekabeti kısıtlayıcı amaca veya etkiye yönelmiş bir anlaşmanın
bulunması gerekmektedir. Ancak, başvuru metninden de anlaşıldığı üzere şikâyete konu
teşebbüsler arasında böyle bir danışıklılık bulunmamaktadır.
(12) Diğer yandan şikâyete konu eylemin 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında bir
ihlal niteliği taşımadığı da anlaşılmıştır. Şöyle ki, şikâyete konu teşebbüsler olan Akbank,
CEB ve Finansbank’ın kredi hizmetleri pazarında 2012 yılı pazar payları sırasıyla %11,4,
%0,4 ve %4,7 olarak gerçekleşmiştir. Teşebbüsün pazar gücüne işaret eden hâkim
durum kavramının temel göstergesinin pazar payı olduğu ve yerleşik Rekabet Kurulu
uygulamasında pazar payı %40 veya üzerinde olan teşebbüslerin hâkim durumda
bulunabileceğinin kabul edildiği göz önüne alındığında, bahse konu teşebbüslerden hiç
birisinin kredi hizmetleri pazarında hâkim durumda bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
(13) Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, Akbank, CEB ve
Finansbank’ın şikâyete konu eylemlerinin 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal niteliği
taşımadığı kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(14) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy