AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 40796/19
Ahmet AKKURT / Türkiye
Başkan
Egidijus Kūris,
Hâkimler
Pauliine Koskelo,
Frédéric Krenc,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla 28 Şubat 2023 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Giresun’da tutuklu, 1973 doğumlu Türk vatandaşı Ahmet Akkurt’un (“başvuran”) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (“AİHM” veya “Mahkeme”), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca, 17 Temmuz 2019 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yapmış olduğu başvuruyu (no. 40796/19);
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”), Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamındaki şikâyetin tebliğ edilmesine ve başvurunun geri kalan kısımlarının kabul edilemez olduğuna dair kararı;
Tarafların beyanlarını göz önüne alarak,
Gerçekleştirdiği müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVANIN KONUSU
1. Başvuru, ceza infaz kurumunun başvuranın faksını göndermeyi reddetmesiyle ilgilidir.
2. Başvuran, ilgili tarihte Kayseri 2 No.lu F Tipi Ceza İnfaz Kurumunda mahkûmdur.
3. Ceza İnfaz Kurumu İdaresi 26 Ekim 2017 tarihinde başvuranın faksını göndermeyi reddetmiştir.
4. İnfaz Hâkimliği 25 Aralık 2017 tarihinde başvuranın bu karara itirazını reddetmiştir. Başvuranın İnfaz Hâkimliğinin bu kararına yönelik itirazı ise Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 5 Ocak 2018 tarihinde reddedilmiştir.
5. Başvuran, 6 Şubat 2018 tarihinde, Sözleşmenin 8. maddesinin ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi başvuranın bu başvurusunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. İlgili karar 19 Aralık 2018 tarihinde başvurana tebliğ edilmiştir.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
6. Başvuran, ceza infaz kurumunun mektubunu göndermeyi reddetmesi hususunda Sözleşme’nin 8. maddesi uyarınca şikâyette bulunmuştur.
7. Hükümet, altı ay kuralına uyulmamasına dayanarak itirazda bulunmuş ve Anayasa Mahkemesi’nin kararının başvurana 19 Aralık 2018 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak başvurunun Mahkeme’ye 17 Temmuz 2019 tarihinde yapıldığını iddia etmiştir. Hükümet, başvuran tarafından 19 Aralık 2018 tarihinde imzalanan tebliğ belgesi ile ceza infaz kurumunun kararın başvurana tebliğ edildiğine dair Anayasa Mahkemesi’ne yazdığı 20 Aralık 2018 tarihli mektubun birer nüshasını sunmuştur.
8. Başvuran, Hükümet’in görüşlerine cevaben kendi görüşlerini zamanında sunmamıştır.
9. Mahkeme, Sözleşme’nin 35 § 1 maddesinde belirtilen, 15 No.lu Protokole göre 1 Şubat 2022 tarihinden itibaren altı aydan dört aya düşürülen sürenin, 19 Aralık 2018 tarihinde kararın tebliğ edilmesinden sonraki gün, yani 20 Aralık 2018 tarihinde başladığını ve 19 Haziran 2019 tarihinde sona erdiğini gözlemlemektedir. Somut başvuru 17 Temmuz 2019 tarihinde, yukarıdaki sürenin sona ermesinden sonra yapılmıştır (Sözleşme’nin 35 § 1 maddesi uyarınca süre sınırının hesaplanması için genel olarak bk. Sabri Güneş/Türkiye [BD], no. 27396/06, §§ 39 ve devamında özellikle § 60, 29 Haziran 2012).
10. Yukarıdaki hususlar ışığında, Mahkeme, Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi anlamı dâhilinde altı aylık süre kuralına uyulmadığı gerekçesiyle başvurunun reddedilmesine hükmetmiştir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup, 23 Mart 2023 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Egidijus Kūris
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan