AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞME KARARI
Başvuru no. 2575/08
Bülent AKMEŞE ve EĞİTİM SEN. / Türkiye
Başkan
Julia Laffranque,
Hâkimler
Ivana Jelić,
Arnfinn Bårdsen,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 22 Ekim 2019 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
10 Ocak 2008 tarihinde yapılan yukarıdaki başvuruyu göz önüne alarak,
Başvurunun kayıttan düşürülmesi talebiyle 20 Mayıs 2019 tarihinde davalı Hükümet tarafından gönderilen deklarasyonu göz önüne alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
1. Birinci başvuran Bülent Akmeşe 1974 doğumlu bir Türk vatandaşı olup, Van’da ikamet etmektedir. İkinci başvuran Eğitim-Sen (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası) bir sendikadır. Başvuranlar, Mahkeme önünde, Ankara Barosuna bağlı avukatlar M.N. Eldem ve M.R. Tiryaki tarafından temsil edilmişlerdir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Eğitim‑Sen’in (ikinci başvuran) üyesi olan birinci başvuran, sendikanın ilan panosuna kartpostal astığı gerekçesiyle disiplin cezası olarak maaşından kesinti yapılmasının örgütlenme özgürlüğü hakkına yönelik bir müdahale teşkil ettiğinden şikâyetçi olmuştur. İkinci başvuran, birinci başvuranın kartpostalının sendika ilan panosundan kaldırılması suretiyle örgütlenme özgürlüğü hakkının ihlal edildiğini belirtmiştir. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6, 10, 11 ve 13. maddeleri ile Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesini ileri sürmüşlerdir.
4. Dava Sözleşme’nin 11 ve 13. maddeleri kapsamında tebliğ edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
5. Hükümet, dostane çözüm anlaşmasına varma girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, 20 Mayıs 2019 tarihli bir yazıyla, başvuruda ileri sürülen sorunun çözülmesi amacıyla tek taraflı bir deklarasyon sunmayı önerdiğini Mahkemeye bildirmiştir. Hükümet deklarasyonda Mahkemenin yerleşik içtihadı ışığında (bk. Karaçay/Türkiye, no. 6615/09, §§ 39-45, 27 Mart 2007) başvuranlar hakkında uygulanan disiplin cezasının Sözleşme’nin 11 ve 13. maddelerinin koşullar ile uyumlu olmadığını kabul etmiştir. Bu bağlamda Hükümet, yargı denetimi aracılığıyla disiplin cezalarına karşı etkili bir hukuk yolunun sağlanması amacıyla sırasıyla 12 Eylül 2010 ve 13 Şubat 2011 tarihlerinde Anayasa’nın 129. maddesi ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 135. maddesinde değişiklik yapıldığına dikkat çekmiştir. Hükümet ayrıca, başvuranlara yansıtılabilecek her türlü vergi hariç olmak üzere, tüm maddi ve manevi zararlar karşılığında başvuranların her birine 400 (dört yüz) avro ve masraf ve giderler karşılığında toplam 300 (üç yüz) avro ödemeyi teklif etmiştir. Hükümet, Mahkemeden başvuruyu kayıttan düşürmesini talep etmiştir.
6. Mahkeme, Sözleşme’nin 37. maddesinde, koşulların söz konusu maddenin 1. fıkrasının (a), (b) veya (c) bentlerinde belirtilen sonuçlardan birine yol açması hâlinde, Mahkemenin yargılamaların herhangi bir aşamasında başvuruyu kayıttan düşürmeye karar verebileceğinin öngörüldüğünü hatırlatmaktadır. Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi, Mahkemenin özellikle aşağıdaki durumda başvuruyu kayıttan düşürmesine imkân vermektedir:
“Mahkemece tespit edilen başka herhangi bir gerekçeyle, başvurunun incelenmeye devam edilmesini haklı kılacak bir neden bulunmadığı takdirde...”
7. Mahkeme ayrıca, bazı durumlarda, başvuran davanın incelenmeye devam edilmesini arzu etse dahi, başvuruyu, davalı Devletin tek taraflı deklarasyonuna istinaden, 37. maddenin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca kayıttan düşürebileceğini hatırlatmaktadır.
8. Bu amaçla, Mahkeme, özellikle Tahsin Acar kararı olmak üzere kendi içtihatlarından doğan ilkeler ışığında söz konusu deklarasyonu incelemiştir (Tahsin Acar/Türkiye (ilk itirazlar) [BD], no. 26307/95, §§ 75-77, AİHM 2003-VI; WAZA Sp z.o.o./Polonya (k.k.), no. 11602/02, 26 Haziran 2007 ve Sulwińska / Polonya (k.k.), no. 28953/03, 18 Eylül 2007).
9. Mahkeme, Türkiye aleyhinde açılan davalar da dâhil olmak üzere birçok davada Sözleşme’nin 11 ve 13. maddelerinin ihlalini öne süren şikâyetlere ilişkin uygulamasını tesis etmiştir (bk. yukarıda anılan Karaçay).
10. Mahkeme, teklif edilen ve benzer davalarda hükmedilen miktarlarla tutarlı olan tazminat miktarının yanı sıra, Hükümetin sunduğu deklarasyon metni kapsamında yer alan ikrarların niteliğini dikkate alarak, başvurunun incelenmeye devam edilmesini haklı kılacak herhangi bir neden bulunmadığı kanaatine varmıştır (37. maddenin 1. fıkrasının (c) bendi).
11. İlâveten, yukarıdaki mülahazalar ışığında ve bilhassa konuyla ilgili açık ve kapsamlı içtihatlar dikkate alındığında; Mahkeme, Sözleşme ve Protokolleri ile güvence altına alınan insan haklarına saygının, başvurunun incelenmesine devam edilmesini gerekli kılmadığı kanısındadır (37. maddenin 1. fıkrasının son cümlesi ).
12. Mahkeme, söz konusu meblağın ödeme tarihinde geçerli olan oran üzerinden Türk lirasına çevrilmesi ve ödemenin Mahkeme tarafından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 37. maddesinin 1. fıkrasına uygun olarak verilen kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde yapılması gerektiğini değerlendirmektedir. Ödemenin belirtilen süre içerisinde yapılmaması halinde, yukarıda bahsedilen meblağa, Avrupa Merkez Bankasının marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz uygulanır.
13. Mahkeme ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Mahkemenin dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon temelinde kayıttan düşürülen bir başvurunun ardından başvurulara ulusal mahkeme önündeki yargılamaların yenilenmesi talebinde bulunma hakkı tanıyan 7145 sayılı Kanunu 25 Temmuz 2018 tarihinde kabul ettiğini dikkate almaktadır. Bununla beraber Hükümet, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53 § 1 (i) maddesinin, halihazırda, Mahkemenin dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonrası bir başvuruyu kayıttan düşürmeye karar verdiği davalarda idari mahkeme yargılamalarının yenilenmesini öngördüğünü vurgulamaktadır.
14. Mahkeme, son olarak, Hükümetin tek taraflı deklarasyon metninde belirtilen şartlara uymaması halinde, başvurunun, Sözleşme’nin 37. maddesinin 2. fıkrası uyarınca tekrar kayda alınabileceğini vurgulamaktadır (Josipović/Sırbistan (k.k), no. 18369/07, 4 Mart 2008).
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Davalı Hükümetin Sözleşme’nin 11 § 13 maddesi kapsamında sunduğu deklarasyon metninde yer alan koşulları ve yine aynı metin içerisinde dile getirilen taahhütlerin yerine getirilmesi amacıyla öngörülen yöntemleri dikkate alarak,
Başvurunun, Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesi uyarınca kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup; 21 Kasım 2019 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıJulia Laffranque
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy