AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 33969/15
Fikret AKOVA/TÜRKİYE
Başkan,
KsenijaTurković,
Yargıçlar,
JonFridrikKjølbro,
GeorgesRavarani
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 13 Eylül 2016 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 3 Temmuz 2015 tarihli yukarıdaki başvuruyu dikkate alarak, gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
Başvuran, Fikret Akova, Türk vatandaşı olup, 1953 doğumludur ve Balıkesir’de ikamet etmektedir. Mahkeme önünde, Balıkesir’de görev yapan Avukat A.N. Akova tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın koşulları
1. Dava konusu olaylar, başvuran tarafından ibraz edildiği şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
2. Başvuran, Türkiye’deki 30 Mart 2014 seçimleri kapsamında, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) Burhaniye Belediye Başkanı adayı olmuştur. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından açıklanan sonuçlara göre, rakiplerinden biri olan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) üyesi N.U. 13.681 oy alırken, başvuranın aldığı oy sayısı 13,523’tür. Kullanılan toplam oy sayısı 35.591 olup, 1.562 oy geçersiz ilan edilmiştir.
3. Başvuran, seçim sonuçları ilgili olarak 1 Nisan 2014 tarihinde Burhaniye İlçe Seçim Kurulu’na şikâyette bulunmuştur. Başvuran, şikâyeti kapsamında, seçim sandığı komite üyelerinin, oy pusulalarını doğru bir şekilde mühürlemeyerek bazı oyların geçersiz sayılmasına neden oldukları için, görevlerini yerine getirmemiş olduklarını ileri sürmüştür. Başvuran, İlçe Seçim Kurulu’ndan geçersiz oyları tekrardan inceleyip saymasını talep etmiştir.
4. İlçe Seçim Kurulu, başvuranın şikâyetini aynı gün reddederek, bazı oyların geçersiz sayılmasının ilgili mevzuata uygun olduğunu bildirmiştir. İlçe Seçim Kurulu ayrıca, başvuranın, iddialarını destekleyici somut delil sunmadığını kaydetmiştir.
5. Başvuran, 3 Nisan 2014 tarihinde bu karara itiraz ederek, aynı şikâyetlerini Balıkesir İl Seçim Kurulu’na sunmuştur.
6. İl Seçim Kurulu, İlçe Seçim Kurulu’nun gerekçesini dikkate alarak, 4 Nisan 2014 tarihinde, başvuranın itirazlarını dayanaksız bulmuş ve reddetmiştir.
7. Başvuran, 7 Nisan 2014 tarihinde Yüksek Seçim Kurulu’na şikâyette bulunmuştur. 13 Nisan 2014 tarihinde, bu şikâyet de reddedilmiştir.
8. Başvuran 13 Mayıs 2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine başvurarak, Sözleşme’nin 6. maddesi ve 1 No’lu Protokol’ün 3. maddesi kapsamındaki haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
9. Anayasa Mahkemesi 31 Aralık 2014 tarihinde, Sözleşme hükümleriyle konu bakımından uyuşmaz olduğu gerekçesiyle başvurunun kabul edilemez olduğunu açıklamıştır.
B. İlgili iç hukuk
10. Anayasa’nın 7. maddesi aşağıdaki gibidir:
“Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.”
11. Anayasa’nın 67. maddesi, 23 Temmuz 1995 ve 17 Ekim 2001 tarihlerinde değiştirildiği şekliyle aşağıdaki gibidir:
“Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir.
Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.
On sekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.
Bu hakların kullanılması kanunla düzenlenir.
Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile askerî öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler oy kullanamazlar.
Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde oy kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli hâkimin yerinde yönetim ve denetimi altında yapılır.
Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir.
Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.”
ŞİKÂYETLER
12. Başvuran, belediye seçimleriyle ilgili olarak düzensizlik ve hilenin söz konusu olduğuna ilişkin şikâyetlerinin ilgili makamlar olan seçim kurulları ve Anayasa Mahkemesi tarafından keyfi olarak reddedildiği gerekçesiyle, Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamındaki adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuştur.
13. Başvuran ilaveten, Anayasa Mahkemesi’nin, Anayasa’nın 67. maddesindeki “seçimler” kavramını kısıtlı bir şekilde yorumlamış olması ve kendisinin 2014 belediye seçimleriyle ilgili şikâyetlerini Sözleşme hükümleriyle konu bakımından bağdaşmaz olduğu gerekçesiyle kabul edilemez olarak nitelendirmesi nedeniyle, seçim sahtekârlığını düzeltmediğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Yargılamaların adil olmadığı iddiası hakkında
14. Başvuran, seçim sahtekârlığı ve seçim sürecindeki düzensizlikler ile ilgili şikâyetlerinin seçim kurulları ve Anayasa Mahkemesi tarafından usulüne uygun olarak incelenmediğinden şikâyetçi olmuştur. Başvuran bu bağlamda, Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamındaki adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Söz konusu 6. maddesinin ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:
“1. Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir.”
15. Mahkeme, başvuranın şikâyetlerinin incelendiği yargılamaların Burhaniye’deki belediye başkanlığı seçimlerinin geçerliliği ve sonrasında da başvuranın belediye başkanlığı görevi için seçilme hakkıyla ilgili olduğunu gözlemlemektedir. Bu tür davalar, başvuranın Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamındaki sivil haklarıyla alakalı olmayıp, siyasi haklarla ilgili bir meseleyi barındırmaktadır (milletvekili seçimleri ile ilgili olarak bkz. Pierre-Bloch/Fransa, 21 Ekim 1997, § 50, Karar ve Hükümler Derlemesi 1997‑VI; yerel seçimler ile ilgili olarak bkz.Cherepkov/Rusya(k.k.), no. 51501/99, AİHM 2000‑I ve hem milletvekili hem de belediye seçimleriyle ilgili olarak bkz.ValentinGorizdra/Moldova (k.k.) no. 53180/99, 2 Temmuz 2002).
16. Netice itibarıyla, Sözleşme’nin 6. maddesi şikâyetçi olunan yargılamalar bakımından uygulanamaz.
17. Dolayısıyla Mahkeme, başvurunun bu kısmının, Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesinin anlamı dâhilinde, Sözleşme hükümleriyle konu bakımından bağdaşmaz olduğu ve Sözleşme’nin 35 § 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği kanaatine varmıştır.
B. Ulusal makamların iddia edilen seçim sahtekârlığını gidermemesi hakkında
18. Başvuran, iddia edilen seçim sahtekârlığının seçim kurulları ve Anayasa Mahkemesi tarafından giderilmediğinden şikâyetçi olmuştur. Başvuran özellikle, Anayasa Mahkemesi’nin, Anayasa’nın 67. maddesindeki “seçimler” kavramını kısıtlı bir şekilde yorumlayarak ve kendisinin 2014 belediye seçimleriyle ilgili şikâyetini kabul edilemez olarak nitelendirerek, Sözleşme’nin 6 ve 53. maddesi kapsamındaki haklarının ihlaline yol açtığını ileri sürmüştür.
19. Mahkeme, davaya konu olayların hukuki bakımdan nitelendirilmesi konusunda uzman mercii olduğuna vurgu yapmıştır (Bkz. örneğin Aksu/Türkiye [BD], no. 4149/04 ve 41029/04, § 43, AİHM 2012). Mahkeme, başvuranın şikâyetinin bu kısmının 2014 belediye seçimlerinden kaynaklı bir meseleye ilişkin olduğunu değerlendirmektedir. Dolayısıyla, söz konusu şikâyet yalnızca Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 3. maddesi kapsamında incelenmelidir. Söz konusu madde aşağıdaki gibidir:
“Yüksek Sözleşmeci Taraflar, yasama organının seçilmesinde halkın kanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacak şartlar içinde, makul aralıklarla, gizli oyla serbest seçimler yapmayı taahhüt ederler.”
20. Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 3. maddesi, kişilerin serbest seçim yoluyla yasama organını seçme haklarını güvence altına alır (Booth-Clibborn ve Diğerleri/Birleşik Krallık, no. 11391/85, 5 Temmuz 1985 tarihli Komisyon kararı, Kararlar ve Derlemeler (DR) 43, s. 236). “Yasama organı” ifadesi ulusal parlamento şeklinde yorumlanmamalıdır: söz konusu ifade ilgili Devletin anayasal yapısı ışığında yorumlanmalıdır (Bkz.Mathieu-Mohinve Clerfayt/Belçika, 2 Mart 1987, § 53, A Serisi no. 113ve Matthews/Birleşik Krallık [BD], no. 24833/94, § 40, AİHM 1999-I).
21. Mahkemenin yerleşik içtihadına göre, ülkedeki yasama organının bir parçasını oluşturmayan kurumlar için yapılan belediye seçimleri, Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 3. maddesinin kapsamına girmemektedir (X./Birleşik Krallık, no. 5155/71, 12 Temmuz 1976 tarihli Komisyon kararı, DR 6, s. 13; yukarıda anılan Cherepkov/Rusya; Malarde/Fransa (k.k.), no. 46813/99, 5 Eylül 2000; Salleras Llinares/İspanya (k.k.), no. 52226/99, AİHM 2000-XI; yukarıda anılan ValentinGorizdra; Santoro/İtalya,no. 36681/97, 16 Ocak 2003 veMółka/Polonya (k.k.), no. 56550/00, AİHM 2006‑IV).
22. Bu nedenle Mahkeme, belediyelerin Türkiye’deki yasama organının bir parçası olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğini belirlemelidir. Bu bağlamda Mahkeme, Uçar ve Diğerleri/Türkiye((k.k.), no. 4692/09, 24 Haziran 2014) davasında aşağıdaki kanaate varmış olduğunu göz önünde bulundurmaktadır:
“...Mahkeme, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, yasama yetkisini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yani Parlamento’ya verdiğini belirtmektedir (Bk. Anayasa’nın 7. maddesi). Ayrıca, Türkiye’deki belediyeler, mahalli hizmetlerin düzenlenmesine ve sağlanmasına ilişkin idari nitelikteki yetkilere haizdir... Bu nedenle, belediyelerin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın anlamı çerçevesinde yasama yetkileri yoktur. Mahkeme, bu nedenle, belediyelerin Türkiye’de yasama organının bir parçasını oluşturmadıkları sonucuna varmıştır”.
23. Mahkeme mevcut davada, başvuranın 30 Mart 2014 tarihli belediye seçimleri ile ilgili olarak şikâyette bulunduğunu kaydetmektedir. Yukarıda anılan davada varılan kanaate göre, Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 3. maddesinin anlamı dâhilinde, Türkiye’deki belediyelerin ve belediye başkanlarının yasama gücüne sahip olmadıkları ve dolayısıyla “yasama organının” bir parçasını oluşturmadıkları açıktır. Bu bağlamda, belediyelerle ilgili seçimler Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün 3. maddesi kapsamına girmemektedir.
24. Netice itibariyle Mahkeme, başvurunun bu kısmının Sözleşme’nin 35 § 3 (a) maddesinin anlamı dâhilinde Sözleşme hükümleriyle konu bakımından bağdaşmaz olduğunu ve 35 § 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiğini değerlendirmektedir.
Bu gerekçelerle Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvurunun geri kalanını kabul edilemez olarak nitelendirir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 6 Ekim 2016 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan BakırcıKsenijaTurković
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Full & Egal Universal Law Academy