Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2013-3-50 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 14-15/287-120
Karar Tarihi : 16.04.2014
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR,
Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER: H. Gökşin KEKEVİ, Mazlum YALÇINKAYA
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Resen
- İhbar
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR
1- Ahmet ATILGAN-Numune Ekmek Fırını
B. Bölcek Mah. 2427. Sok. Murat Apt. No:1 Aksaray
2. Ahmet GÜVERCİN-Altın Unlu Mamulleri
Kurtuluş Mah. Kız Kuran Kursu Altı No:5 Aksaray
3. Ahmet TEKFİDAN-Estaş Unlu Mamulleri
Yeni Sanayi Mah. E90 Bul. No:13 Aksaray
4. Bekir ARISOY-Birtat Ekmek Fırını
Şifahane Mah. Ihlara Bul. No:142 Aksaray
5. Birol ALTINSOY-Doyum Ekmek Fırını
K.Bölcek Mah. K.Bölcek Cad. Özkan Apt. No:5/6 Aksaray
6. Birol ALTINSOY-Lezzet Ekmek Fırını
Kılıçaslan Mah. K.Altı Cad. A.Türkeş Bul. Ufukcan Apt. No:1 Aksaray
7. Cemil BAŞER-Başak Ekmek Fırını
Kılıçaslan Mah. Kurtuluş Cad. No:12/A Aksaray
8. Cuma APAYDIN-Aksaray Koçlar Unlu Mamuller San. ve Tic. Ltd. Şti.
(Hasat Ekmek)
Pınar Mah. Bediüzzaman Cad. No:151/A Aksaray
9. Cuma BAŞER-Mevlana Ekmek Fırını
Yunus Emre Mah. 7074. Sok. Mevlana Apt. No:17 Aksaray
10. Emrah ALTINSOY-Emrah Unlu Mamulleri
Dere Mah. 652. Sok. No:10/A Aksaray
11. Ergün AVAN-Bereket Unlu Mamulleri
Yunuskent Mah. 127. Cad. No:123 Aksaray
12. Fatih YUMURT-Ruşenoğulları Unlu Mamulleri Gıda İnşaat Madencilik ve Canlı
Hayvan Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Elit Unlu Mamulleri)
Yunuskent Mah. 7051. Sok. No:1 Aksaray
13. Halil BAYRAKLI-Bayraklı Kara Fırını
Hacı Hasanlı Mah. Atatürk Bul. Saray Apt. No:119/B Aksaray
14. Halis ALTINSOY-Lider Ekmek Fırını
Sofular Mah. Çoğlaklı Girişi No:5 Aksaray
15. Hüseyin GÜVEN-Somuncu Baba Ekmek Fırını
Taşpazar Mah. 806. Sok. Işık Apt. No:10/C Aksaray
16. İbrahim ALTINSOY-Gümüş Unlu Mamulleri
Kılıçaslan Mah. 1307. Sok. No:7 Aksaray
17. İbrahim TEKGÖZ-Kurtuluş Ekmek Fırını
Kurtuluş Mah. Çetin Sok. No:1 Aksaray
18. Kadir BAYRAKDAR-Bayrakdar Ekmek Fırını
Minarecik Mah. Belediye Cad. No:8 Aksaray
14-15/287-120
2/10
19. Kuddusi GÜVERCİN-Beyazsaray Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
B. Bölcek Mah. Güvercinler Apt. No:150/A Aksaray
20. M. Esra GÜMÜŞSOY-Nimet Unlu Mamulleri
Tacin Mah. E90 Bul. Özmen Tesisleri Aksaray
21. Mehmet ALICIKUŞ-Doğuş Ekmek Fırını
Hürriyet Mah. Hürriyet Bul. Aksaray
22. Mehmet SOLAK-Sultan Unlu Mamulleri İthalat ve İhracat Ltd. Şti.
B. Bölcek Mah. Sueri Sok. Sanayi Kavşağı No:1 Aksaray
23. Mehmet ÜNLÜ-Emek Unlu Mamulleri
Mehmet Akif Mah. 4200. Sok. No:4 Aksaray
24. Mesut ALTINSOY-Fatih Ekmek Fırını
Şifahane Mah. Şifahane Cad. Altınsoy Apt. No:190 Aksaray
25. Mesut KALKAN-Kızılay Ekmek Francala Fırını
Ereğli Kapı Mah. Selçuklu Cad. Zaman Apt. No:9 Aksaray
26. Metin GÜVERCİN-İstiklal Ekmek Fırını
Hürriyet Mah. Hürriyet Bul. No:168 Aksaray
27. Muammer KALKAN-Burçak Unlu Mamulleri
K. Bölcek Mah. E90 Bul. Kalkan Apt. No:82/1 Aksaray
28. Muhsin AKPINAR-Star Unlu Mamulleri
Hamidiye Mah. Bediüzzaman Cad. No:25 Aksaray
29. Musa ÇİNİ-Çini Unlu Mamulleri
K. Bölcek Mah. B. Bölcek Cad. Darende Apt. No:131/B Aksaray
30. Orhan AKINCI-Akıncı Aksaray Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
B. Bölcek Mah. E90 Bul. Kuzugüden Apt. No:131 Aksaray
31. Ömer ALICIKUŞ-Hilal Ekmek Fırını
Şeyh Hamit Mah. Atatürk Bul. Yalçın Kaya Apt. No:202/B Aksaray
32. Ömer TEKFİDAN-Fırat Ekmek Fırını
Nevşehir Yolu Üzeri Çiftlik Mah. Ihlara Cad. No:117 Aksaray
33. Özkan DAĞ-Balaklar Ekmek Fırını
Paşacık Mah. 1611. Sok. Şişman Apt. No:1 Aksaray
34. Rıfkı MUTLU-Kervansaray Unlu Mamulleri
Nakkaş Mah. Cumhuriyet Bul. No:73 D:1 Aksaray
35. Sadi KILIÇ-Kılıçoğlu Ekmek ve Unlu Mamulleri
Ereğli Kapı Mah. 427. Sok. No:16/A-14/A Aksaray
36. Salih ALTINSOY-Fatih Pide Fırını
Kılıçaslan Mah. 1320. Sok. No:13/1 Aksaray
37. Savfet TEKFİDAN-Nur Ekmek Fırını
B. Bölcek Mah. Ankara Cad. No:6 Aksaray
38. Sinan SAĞTAŞ-Benim Harman Unlu Mamulleri
Taşpazar Mah. 805. Sok. Tüzün Apt. No:8/B Aksaray
39. Tamer BAYRAKDAR-Melihşah Tütün Ür. Gıda Meş. San. ve Tic. Ltd. Şti. (Osmanlı
Ekmek)
Taşpazar Mah. Şehit Cuma Yıldız Sok. Tüzün Apt. Aksaray
40. Taylan Özgür ŞAHİN-İmparator Ekmek Fırını
Ereğli Kapı Mah. K.Kergi Cad. Eski Terminal Çıkışı Aksaray
41. Yasin EVLEN-Tuna Ekmek Fırını
Şifahane Mah. Ihlara Cad. No:85 Aksaray
42. Yaşar ALTINSOY-Örnek Ekmek Fırını
K. Bölcek Mah. 2642. Sok. Altınsoy Apt. No:10 Aksaray
43. Yavuz ÇITAK-Özgür Ekmek Fırını
Kılıçaslan Mah. 1338. Sok. No:1 Aksaray
44. Yusuf KESKİN-Emekli Ekmek Fırını
Nakkaş Mah. 2829. Sok. No:27/1 Aksaray
45. Yüksel KARAKUŞ-Stad Ekmek Fırını
14-15/287-120
3/10
Kılıçaslan Mah. Kurtuluş Cad. No:54 Aksaray
Temsilcileri: Av. Sinan ÖZKAN
Minarecik Mah. Eras İş Merkezi Kat:2 No:212 Aksaray
(1) E. DOSYA KONUSU: Aksaray Merkez’de faaliyet gösteren fırınların aralarında
anlaşmak suretiyle ekmek satış fiyatını birlikte belirledikleri iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: E-posta yoluyla yapılan isimsiz başvuruda, Aksaray’da fırıncıların
anlaştığı, ekmek fiyatının 60 kuruştan 70 kuruşa çıktığı, tüm Aksaray’da aynı fiyatın
uygulandığı, esnafa 70 kuruştan düşük satması halinde dükkanına ekmek
bırakılmayacağının söylendiği ifade edilmiş ve Rekabet Kurumunun rekabetçi bir piyasa
oluşturmak için bu olaya müdahale etmesi istenmiştir.
(3) Bu çerçevede görevli raportörlerce yapılan incelemede, Aksaray’daki fırıncıların zaman
zaman rekabete girdikleri, bu rekabet neticesinde fiyatların düştüğü, bunun üzerine
yaptıkları toplantılarla anlaşarak fiyatları yükselttiklerine dair pek çok haberle
karşılaşılmıştır.
(4) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 09.04.2013 tarihinde giren başvuru ve tespit
edilen internet haberleri üzerine hazırlanan 15.07.2013 tarih ve 2013-3-50/İİ sayılı İlk
İnceleme Raporu, Kurulumuzun 18.07.2013 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 13-46/609-
M sayı ile dosya konusuna yönelik olarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 40. maddesinin birinci fıkrası uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
(5) Konuya ilişkin olarak hazırlanan 11.09.2013 tarih ve 2013-3-50/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu, 16.09.2013 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 13-53/750-M sayıyla, 45
teşebbüs hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi kapsamında soruşturma
başlatılmıştır.
(6) Taraflara soruşturma bildirimi 27.09.2013 ve 30.09.2013 tarihlerinde yapılmıştır.
Teşebbüslerin ilk yazılı savunmaları süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir
(7) 21.11.2013 tarihinde haklarında soruşturma yürütülen teşebbüslerin tamamı Kartellerin
Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmelik (Pişmanlık
Yönetmeliği) kapsamında başvuruda bulunmuştur. Kurulumuz, 05.12.2013 tarih ve 13-
69/933-MP sayıyla, yapılan başvuruların, Pişmanlık Yönetmeliği’nin 6. maddesinin birinci
fıkrasında belirlenen koşulların yerine getirilmesi kaydıyla, aynı Yönetmeliğin 5.
maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde kabul edilmesine karar vermiştir.
(8) Takiben hazırlanan 18.02.2014 tarih ve 2013-3-50/SR sayılı Soruşturma Raporu
20.02.2014 tarihlerinde taraflara tebliğ edilerek ikinci yazılı savunmaları talep edilmiştir.
(9) Taraflar yasal süresi içinde yazılı savunma göndermemiş; ayrıca sözlü savunma toplantısı
talebinde de bulunmamıştır. 20.03.2014 tarihinde soruşturma safhası bitmiş ve nihai karar
verilmiştir.
(10) H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Soruşturmaya konu teşebbüslerin 2013 yılında ekmek satış fiyatını birlikte belirlemek
suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri,
- Bu nedenle adı geçen teşebbüslere 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası
ve Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (Ceza Yönetmeliği)
uyarınca idari para cezası uygulanması gerektiği,
- Pişmanlık Yönetmeliği’nden yararlanmak üzere başvurusunu tamamlayan ilk teşebbüs
olan Kuddusi GÜVERCİN-Beyazsaray Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne verilebilecek
para cezasında, yarısı veya yarısına yakın oranda, ikinci teşebbüs olan Fatih YUMURT-
Ruşenoğulları Unlu Mamulleri Gıda İnşaat Madencilik ve Canlı Hayvan Sanayi ve Ticaret
Ltd. Şti. (Elit Unlu Mamulleri)’ne verilebilecek para cezasında, üçte bir veya üçte bire yakın
oranda, diğer teşebbüslere verilebilecek para cezalarında ise, dörtte bir veya dörtte bire
yakın oranlarda indirim yapılmasının uygun olacağı,
14-15/287-120
4/10
- Salih ALTINSOY’a idari para cezası verilmemesinin uygun olacağı,
sonucuna ulaşılmıştır.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
(11) “İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz”un 20. maddesinde; “… inceleme konusu
işlem, gerek ürün gerekse de coğrafi açıdan olası alternatif pazar tanımları çerçevesinde
rekabet açısından endişeler yaratmıyor ya da alternatif tüm tanımlar açısından rekabeti
bozucu bir etki söz konusu oluyorsa pazar tanımı yapılmayabilir” ifadesine yer verilmiştir.
Bu çerçevede, kararda ulaşılan sonucu etkilemediğinden pazar tanımı yapılmamıştır.
I.2. İhlalin Gerçekleştiği Pazarın Yapısı
(12) Aksaray Fırıncılar, Lokantacılar ve Pastacılar Odası (AFO)’dan edinilen listeye göre
Aksaray’da 77 fırın bulunmakta olup, bunlardan 15’inin köylerde faaliyet gösterdiği,
12’sinin kapandığı, dördünün simitçi fırını olduğu, dolayısıyla listede yer alıp da Aksaray
Merkez’de faaliyet gösteren aktif fırın sayısının 46 olduğu anlaşılmıştır. İhlale katılan 44
fırın bulunmaktadır.
I.3. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Bilgi ve Belgeler
(13) Raportörlerin görüştüğü AFO Başkanı ve Genel Sekreteri; internet sitelerinde bahsi geçen
noter onaylı anlaşmanın yapıldığını ve 62 fırın tarafından imzalandığını, bunların
çoğunluğunun AFO’ya bir kısmının ise Aksaray Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı
olduğunu, kendilerinin anlaşmaya dahil olmadıklarını, anlaşmadaki cezai şartların
uygulanmadığını, anlaşmaya uymayan fırıncıları ikna etmek üzere yedi kişilik bir heyet
oluşturulduğunu, yaklaşık sayıları 70 olan marketlerin imza atmamakla birlikte anlaşmaya
uyacaklarını belirttiklerini, bu marketlerden Kule, Salı Pazarı, Kiler ekmeği kendileri
üretirken; BİM, A101 gibi zincir marketlerin ise fırıncılardan ekmek temin ettiklerini ifade
etmişlerdir.
(14) Anılan yetkililer ayrıca;
- Belediye’nin zarar edildiği gerekçesiyle üretim yaptığı tesisi kapattığını, 41 halk ekmek
büfesinde satılan 20.000 ekmeğin 38 fırıncı arasında fırıncıların iş durumuna göre
paylaştırıldığını, bu paylaşımı yine yedi kişilik heyetin, az iş yapan fırıncılara çok, çok iş
yapan fırıncılara az ekmek üretimi vererek yaptığını,
- İnceleme döneminde Aksaray’da 250 gram ekmeğin her yerde 70 kuruştan Halk Ekmek
büfelerinde ise 50 kuruştan satıldığını,
- Aksaray’da günlük ekmek üretiminin 200-230 bin adet olduğunu, bunun 60-70 binini
marketlerin ürettiğini, 20 bin adedinin Halk Ekmek büfelerinde satıldığını,
- Aksaray’da yaklaşık 60 fırın bulunduğunu, en fazla üreten fırının günlük üretiminin 4000-
4500 adet olduğunu, esasen bazı fırınlarda kapasitenin 40 bine kadar çıkabildiğini,
- İnternet haberlerinde geçen “şirketleşmeden” kastın dağıtım şirketi kurulması olduğunu,
ancak fırıncıların çoğunluğunun kabul etmemesi nedeniyle bu sistemin uygulamaya
geçmediğini,
- Ekmek fiyatlarının belli bir seviyenin üzerine çıkması durumunda piyasaya yeni girişler
olduğundan, bazı fırıncıların fiyatların belli bir seviyenin üzerine çıkmasını istemediğini
belirtmişlerdir.
(15) AFO Başkanı ve Genel Sekreteri tarafından da varlığı kabul edilen anlaşmanın bir sureti
Aksaray 4. Noterliğinden alınmıştır. “Protokol Şartnamesi” başlığını taşıyan, ad, soyadı,
adres ve TC kimlik numarası gibi bilgileri de yer alan 45 fırıncı tarafından imzalanan ve
Aksaray 4. Noterliği tarafından 22.02.2013 tarih ve 1143 sayıyla onaylanan protokol
Aksaray’daki ekmeğin dağıtımını düzenlemeye yönelik olup, sistemin işleyişi için yedi
kişilik bir komisyon görevlendirilmiştir. “Protokol Şartnamesi” başlıklı söz konusu metinde,
anlaşmaya uymayanlar için cezai şart düzenlenmiştir.
14-15/287-120
5/10
(16) Öte yandan, AFO’dan edinilen yönetim kurulu karar tutanaklarından ekmek fiyatlarının;
Ağustos 2008’de 0,60 TL (300 gram), Ocak 2012’de 0,60 TL (250 gram), Şubat 2013’de
0,70 TL (250 gram) şeklinde belirlendiği anlaşılmaktadır. Ancak bu karar tutanaklarında
ekmek fiyatlarının azami hadleri gösterdiğine (mevzuata göre Oda tarafından belirlenen
fiyatlar azami hadleri göstermelidir) dair bir ifade bulunmamaktadır.
(17) Raportörlerce, 13-14.08.2013 tarihlerinde Aksaray’da örnek olarak seçilen BİM, A-101 ve
benzeri marketlere gidilerek ekmeğin 70 kuruştan satıldığı saptanmıştır.
(18) Son olarak, pişmanlık başvurusunda bulunan teşebbüsler, Pişmanlık Yönetmeliği’nin 6.
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesinde; kartelin etkilediği ürünler, kartelin
süresi, kartele taraf olan teşebbüslerin isimleri, kartelle ilişkili görüşmelerin tarihleri, yerleri
katılımcıları ve kartelle ilgili sahip olunan bilgi ve belgeler hakkında bilgi vermişlerdir. Buna
göre, Aksaray Merkez’de faaliyet gösteren 45 teşebbüs arasında 2013 yılının Şubat
ayında kartel niteliğinde bir anlaşma yapılmıştır.
(19) Soruşturma döneminde raportörlerce, soruşturma taraflarından Mesut ALTINSOY, Salih
ALTINSOY, Muhsin AKPINAR ve Rıfkı MUTLU’nun durumlarının özellik arz ettiği
belirlenmiştir. Konu hakkında anılan şahısların vekillerinden alınan yazıda;
- Soruşturmaya konu anlaşma metnine Salih ALTINSOY ve babası Mesut ALTINSOY’un
Fatih Ekmek Fırını’nı temsilen imza attıkları, Salih ALTINSOY’un halen herhangi bir vergi
kaydının bulunmadığı,
- “Protokol Şartnamesi” başlıklı belgede imzası bulunan Rıfkı MUTLU’nun 2013 yılında
işyerini devrettiği ve halen herhangi bir vergi kaydının bulunmadığı,
- “Protokol Şartnamesi” başlıklı belgede imzası bulunan Muhsin AKPINAR’ın söz konusu
imzayı Salman AKPINAR-Star Unlu Mamulleri’ni temsilen attığı
belirtilmiştir.
I.4. Değerlendirme
I.4.1. Tespitlere İlişkin Değerlendirme
(20) Dosya mevcudu internet haberleri, fırıncıların ilk olarak 2011 yılının Nisan ayında yaptıkları
görüşmeler sonucunda rekabete son vermeye ve Aksaray’ın her yerinde 300 gramlık
ekmeği 60 kuruştan, daha önce 35 kuruşa satılan halk ekmeği ise 45 kuruştan satmaya
karar verdiklerine işaret etmektedir. Benzer şekilde 2011 yılının ilerleyen aylarında tekrar
başlayan rekabetin, Kasım ayında tüm fırıncıların katıldığı iki toplantı sonucunda
bitirildiğine ve ekmeğin her yerde 60 kuruştan satılması için yeniden anlaşma sağlandığına
dair internet haberleri de bulunmaktadır.
(21) 2012 yılının ilerleyen aylarında tekrar başlayan rekabetin bitirilmesi içinse ilk olarak Ocak
2013’te toplantı yapılmıştır. Bu toplantılar Şubat 2013’te noter onaylı anlaşmayla sonucunu
vermiş; rekabet döneminde 25 kuruşa kadar düşen 250 gram ekmek fiyatı Aksaray
Merkez’in tamamında 60 kuruş olmuştur. Son olarak 2013 yılının Nisan ayında yapılan
anlaşmayla 250 gramlık ekmek fiyatı 70 kuruşa; halk ekmek fiyatı ise 50 kuruşa
yükseltilmiştir. Ulusal ve yerel ölçekli marketlerin de anlaşmayla belirlenen bu fiyata
uyum/saygı göstermesi neticesinde yerinde incelemelerin tamamlandığı 14.08.2013 tarihi
itibarıyla Aksaray Merkez’in tamamında ekmeğin azami fiyat olan 70 kuruştan; halk
ekmeğin ise 50 kuruştan satıldığı saptanmıştır. Soruşturma tarafı teşebbüslerin tamamının
varlığını kabul ederek pişmanlık başvurusunda bulunduğu 2013 yılındaki bu anlaşmalar,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde yasaklanmakta ve Ceza Yönetmeliği ve Pişmanlık
Yönetmeliği’nde düzenlenen “kartel” tanımına uyum göstermektedir.
I.4.2. Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
(22) Tarafların ilk yazılı savunmalarında “ekmek satış fiyatının birlikte belirlendiği” iddiası
reddedilmiştir. Ancak anılan savunmaların Rekabet Kurumuna intikalinin ardından,
21.11.2013 tarihinde haklarında soruşturma yürütülen teşebbüslerin tamamı Pişmanlık
Yönetmeliği’nden yararlanmak üzere başvuruda bulunmuş ve söz konusu kartelin varlığını
kabul etmiştir. Bu nedenle tarafların savunmalarına ilişkin değerlendirme yapılmasına
14-15/287-120
6/10
gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.4.3. 4054 sayılı Kanun’un 16. Maddesi ve Ceza Yönetmeliği Kapsamında
Değerlendirme
(23) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında, bu Kanun’un 4. maddesinde
yasaklanmış davranışta bulunan soruşturma tarafı teşebbüslere idari para cezası verilmesi
öngörülmüştür. Bu hüküm doğrultusunda, hakkında soruşturma yürütülen ve 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri tespit edilen; 44 teşebbüse idari para cezası verilmesi
gerekli görülmüştür.
(24) Soruşturma tarafı teşebbüslerin tamamının varlığını kabul ederek pişmanlık başvurusunda
bulunduğu 2013 yılındaki anlaşma, Ceza Yönetmeliği’nin 3. maddesindeki “kartel”
tanımına uyum göstermektedir. Bu çerçevede, aynı yönetmeliğin 5. maddesinin ikinci
fıkrası uyarınca, anlaşmanın niteliği ve net bir şekilde tespit edilmiş olması dikkate
alınarak, 2012 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi
gelirleri üzerinden %4 oranı takdir edilmiş ve kartelin süresi bir yıldan uzun olmadığı için
Yönetmeliğin 5. maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde herhangi bir artış yapılmamıştır.
(25) Ceza Yönetmeliği’nin “Ağırlaştırıcı Unsurlar” başlıklı 6. maddesi kapsamında
değerlendirilebilecek herhangi bir unsur tespit edilmemiştir.
(26) Kamu otoritelerinin teşvikinin bulunması hususu göz önünde bulundurularak Ceza
Yönetmeliği’nin “Hafifletici Unsurlar” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, temel
para cezası yarısı oranında indirilmiştir.
(27) 21.11.2013 tarihinde haklarında soruşturma yürütülen teşebbüslerin tamamı Pişmanlık
Yönetmeliği’nden yararlanmak üzere başvuruda bulunmuştur. Rekabet Kurulu, 05.12.2013
tarih ve 13-69/933-MP sayıyla, yapılan başvuruların, Pişmanlık Yönetmeliği’nin 6.
maddesinin birinci fıkrasında belirlenen koşulların yerine getirilmesi kaydıyla, aynı
Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde kabul edilmesine karar vermiştir.
Bu bağlamda;
(28) - Başvurusunu tamamlayan ilk teşebbüs olan Kuddusi GÜVERCİN-Beyazsaray Gıda
Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne verilebilecek para cezasında, Pişmanlık Yönetmeliği’nin 5.
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesinde, yarısı oranında,
(29) - İkinci teşebbüs olan Fatih YUMURT-Ruşenoğulları Unlu Mamulleri Gıda İnşaat
Madencilik ve Canlı Hayvan Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Elit Unlu Mamulleri)’ne
verilebilecek para cezasında, Pişmanlık Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendi çerçevesinde, üçte bir oranında,
(30) - Diğer teşebbüslere verilebilecek para cezalarında ise, Pişmanlık Yönetmeliği’nin 5.
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesinde, dörtte bir oranında indirim yapılması
uygun olacaktır.
(31) Konu çerçevesinde son olarak soruşturma taraflarından Mesut ALTINSOY, Salih
ALTINSOY, Muhsin AKPINAR ve Rıfkı MUTLU’nun durumları, şifahi bilgi talebi üzerine
anılan şahısların vekilince gönderilen yazı çerçevesinde değerlendirilmelidir:
(32) Mesut ALTINSOY ve Salih ALTINSOY vekili, anlaşma metninde imzası bulunan Salih
ALTINSOY’un aynı belgede imzası bulunan müvekkili Mesut ALTINSOY’un babası
olduğunu, her iki şahsın da Fatih Ekmek Fırını’nı temsilen imza attığını, Salih
ALTINSOY’un AFO’dan kaydını sildirdiğini ve artık herhangi bir vergi kaydı bulunmadığını
ifade etmiştir. Bu bilgi çerçevesinde yalnızca Mesut ALTINSOY-Fatih Ekmek Fırını’na idari
para cezası uygulanmasının; buna karşılık Salih ALTINSOY’a idari para cezası
verilmemesi uygun görülmüştür.
(33) Muhsin AKPINAR vekili, Protokol Şartnamesi başlıklı belgede imzası bulunan
müvekkilinin, söz konusu imzayı Salman AKPINAR-Star Unlu Mamulleri’ni temsilen attığını
ifade etmiştir. Bu bilgi çerçevesinde soruşturma tarafı Muhsin AKPINAR-Star Unlu
Mamulleri’ne, Salman AKPINAR-Star Unlu Mamulleri gayri safi geliri üzerinden idari para
cezası verilmesi uygun olacaktır.
14-15/287-120
7/10
(34) Rıfkı MUTLU vekili, Protokol Şartnamesi başlıklı belgede imzası bulunan müvekkilinin
2013 yılında işyerini devrettiğini ve artık herhangi bir vergi kaydı bulunmadığını ifade etmiş
ve anılan şahsın son gayri safi gelirini gösteren 2012 tarihli belgeyi sunmuştur. Bu bilgi
çerçevesinde Rıfkı MUTLU’ya 2012 yılı gayri safi geliri üzerinden idari para cezası
verilmesinin uygun olacağı, öte yandan diğer teşebbüsler için de karar tarihi itibarıyla
hesaplanması mümkün olmadığından 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü bendi
uyarınca en yakın mali yıl olan 2012 yılı sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirleri üzerinden
ceza verilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(35) 18.07.201316.09.2013 tarih, 13-53/750-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapor’a ve toplanan delillere açıklamalara ve
incelenen dosya kapsamına göre;
I.
1. Ahmet ATILGAN-Numune Ekmek Fırını,
2. Ahmet GÜVERCİN-Altın Unlu Mamulleri,
3. Ahmet TEKFİDAN-Estaş Unlu Mamulleri,
4. Bekir ARISOY-Birtat Ekmek Fırını,
5. Birol ALTINSOY-Doyum Ekmek Fırını,
6. Birol ALTINSOY-Lezzet Ekmek Fırını,
7. Cemil BAŞER-Başak Ekmek Fırını,
8. Cuma APAYDIN-Aksaray Koçlar Unlu Mamuller Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Hasat
Ekmek),
9. Cuma BAŞER-Mevlana Ekmek Fırını,
10. Emrah ALTINSOY-Emrah Unlu Mamulleri,
11. Ergün AVAN-Bereket Unlu Mamulleri,
12. Fatih YUMURT-Ruşenoğulları Unlu Mamulleri Gıda İnşaat Madencilik ve Canlı
Hayvan Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Elit Unlu Mamulleri),
13. Halil BAYRAKLI-Bayraklı Kara Fırını,
14. Halis ALTINSOY-Lider Ekmek Fırını,
15. Hüseyin GÜVEN-Somuncu Baba Ekmek Fırını,
16. İbrahim ALTINSOY-Gümüş Unlu Mamulleri,
17. İbrahim TEKGÖZ-Kurtuluş Ekmek Fırını,
18. Kadir BAYRAKDAR-Bayrakdar Ekmek Fırını,
19. Kuddusi GÜVERCİN-Beyazsaray Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.,
20. M. Esra GÜMÜŞSOY-Nimet Unlu Mamulleri,
21. Mehmet ALICIKUŞ-Doğuş Ekmek Fırını,
22. Mehmet SOLAK-Sultan Unlu Mamulleri İthalat ve İhracat Ltd. Şti.,
23. Mehmet ÜNLÜ-Emek Unlu Mamulleri,
24. Mesut ALTINSOY-Fatih Ekmek Fırını,
25. Mesut KALKAN-Kızılay Ekmek Francala Fırını,
26. Metin GÜVERCİN-İstiklal Ekmek Fırını,
27. Muammer KALKAN-Burçak Unlu Mamulleri,
28. Muhsin AKPINAR (Salman AKPINAR) -Star Unlu Mamulleri,
29. Musa ÇİNİ-Çini Unlu Mamulleri,
30. Orhan AKINCI-Akıncı Aksaray Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.,
31. Ömer ALICIKUŞ-Hilal Ekmek Fırını,
32. Ömer TEKFİDAN-Fırat Ekmek Fırını,
33. Özkan DAĞ-Balaklar Ekmek Fırını,
34. Rıfkı MUTLU-Kervansaray Unlu Mamulleri,
35. Sadi KILIÇ-Kılıçoğlu Ekmek ve Unlu Mamulleri,
36. Savfet TEKFİDAN-Nur Ekmek Fırını,
37. Sinan SAĞTAŞ-Benim Harman Unlu Mamulleri,
38. Tamer BAYRAKDAR-Melihşah Tütün Ürünleri Gıda Meşrubat Sanayi ve Ticaret
14-15/287-120
8/10
Ltd. Şti. (Osmanlı Ekmek),
39. Taylan Özgür ŞAHİN-İmparator Ekmek Fırını,
40. Yasin EVLEN-Tuna Ekmek Fırını,
41. Yaşar ALTINSOY-Örnek Ekmek Fırını,
42. Yavuz ÇITAK-Özgür Ekmek Fırını,
43. Yusuf KESKİN-Emekli Ekmek Fırını,
44. Yüksel KARAKUŞ-Stad Ekmek Fırını
unvanlı teşebbüslerin 2013 yılında ekmek satış fiyatını birlikte belirlemek suretiyle 4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine
OYBİRLİĞİ ile,
II- Bu nedenle;
A- Adı geçen teşebbüslere 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi ile “Rekabeti Sınırlayıcı
Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde
Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi, ikinci fıkrası ve 7. maddesinin birinci fıkrası hükümleri uyarınca 2012 mali yılı
sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren % 2’si
oranında idari para cezası verilmesine,
B- Bununla beraber, adı geçen teşebbüsler tarafından Kartellerin Ortaya Çıkarılması
Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmelik (Pişmanlık Yönetmeliği)’ten
yararlanmak üzere yapılan başvurular hakkında verilen 13-69/933-MP sayılı Kurul kararı
dikkate alınarak;
1- Kuddusi GÜVERCİN-Beyazsaray Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti, bakımından
a- Başvurusu Pişmanlık Yönetmeliğinin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında kabul edildiğinden, adı geçen teşebbüse verilen cezanın anılan Yönetmelik
hükmü uyarınca yarısı oranında indirilmesine,
b- Bu çerçevede Kuddusi GÜVERCİN-Beyazsaray Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ye
2012 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin
takdiren % 1’i oranında olmak üzere 15.021,49 TL idari para cezası verilmesine,
2- Fatih YUMURT-Ruşenoğulları Unlu Mamulleri Gıda İnşaat Madencilik ve Canlı
Hayvan Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Elit Unlu Mamulleri) bakımından
a- Başvurusu Pişmanlık Yönetmeliğinin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında kabul edildiğinden, adı geçen teşebbüse verilen cezanın anılan Yönetmelik
hükmü uyarınca 1/3 oranında indirilmesine,
b- Bu çerçevede Fatih YUMURT-Ruşenoğulları Unlu Mamulleri Gıda İnşaat Madencilik
ve Canlı Hayvan Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. (Elit Unlu Mamulleri)’ye 2012 mali yılı
sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren %
1,3’ü oranında olmak üzere 12.306,32 TL idari para cezası verilmesine,
3-
1. Ahmet ATILGAN-Numune Ekmek Fırını,
2. Ahmet GÜVERCİN-Altın Unlu Mamulleri,
3. Ahmet TEKFİDAN-Estaş Unlu Mamulleri,
4. Bekir ARISOY-Birtat Ekmek Fırını,
5. Birol ALTINSOY-Doyum Ekmek Fırını,
6. Birol ALTINSOY-Lezzet Ekmek Fırını,
7. Cemil BAŞER-Başak Ekmek Fırını,
8. Cuma APAYDIN-Aksaray Koçlar Unlu Mamuller Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(Hasat Ekmek),
9. Cuma BAŞER-Mevlana Ekmek Fırını,
10. Emrah ALTINSOY-Emrah Unlu Mamulleri,
11. Ergün AVAN-Bereket Unlu Mamulleri,
12. Halil BAYRAKLI-Bayraklı Kara Fırını,
14-15/287-120
9/10
13. Halis ALTINSOY-Lider Ekmek Fırını,
14. Hüseyin GÜVEN-Somuncu Baba Ekmek Fırını,
15. İbrahim ALTINSOY-Gümüş Unlu Mamulleri,
16. İbrahim TEKGÖZ-Kurtuluş Ekmek Fırını,
17. Kadir BAYRAKDAR-Bayrakdar Ekmek Fırını,
18. M. Esra GÜMÜŞSOY-Nimet Unlu Mamulleri,
19. Mehmet ALICIKUŞ-Doğuş Ekmek Fırını,
20. Mehmet SOLAK-Sultan Unlu Mamulleri İthalat ve İhracat Ltd. Şti.,
21. Mehmet ÜNLÜ-Emek Unlu Mamulleri,
22. Mesut ALTINSOY-Fatih Ekmek Fırını,
23. Mesut KALKAN-Kızılay Ekmek Francala Fırını,
24. Metin GÜVERCİN-İstiklal Ekmek Fırını,
25. Muammer KALKAN-Burçak Unlu Mamulleri,
26. Muhsin AKPINAR (Salman AKPINAR)-Star Unlu Mamulleri,
27. Musa ÇİNİ-Çini Unlu Mamulleri,
28. Orhan AKINCI-Akıncı Aksaray Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.,
29. Ömer ALICIKUŞ-Hilal Ekmek Fırını,
30. Ömer TEKFİDAN-Fırat Ekmek Fırını,
31. Özkan DAĞ-Balaklar Ekmek Fırını,
32. Rıfkı MUTLU-Kervansaray Unlu Mamulleri,
33. Sadi KILIÇ-Kılıçoğlu Ekmek ve Unlu Mamulleri,
34. Savfet TEKFİDAN-Nur Ekmek Fırını,
35. Sinan SAĞTAŞ-Benim Harman Unlu Mamulleri,
36. Tamer BAYRAKDAR-Melihşah Tütün Ürünleri Gıda Meşrubat Sanayi ve Ticaret
Ltd. Şti. (Osmanlı Ekmek),
37. Taylan Özgür ŞAHİN-İmparator Ekmek Fırını,
38. Yasin EVLEN-Tuna Ekmek Fırını,
39. Yaşar ALTINSOY-Örnek Ekmek Fırını,
40. Yavuz ÇITAK-Özgür Ekmek Fırını,
41. Yusuf KESKİN-Emekli Ekmek Fırını,
42. Yüksel KARAKUŞ-Stad Ekmek Fırını,
bakımından,
a- Başvuruları Pişmanlık Yönetmeliğinin 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında kabul edildiğinden adı geçen teşebbüslere verilen cezanın anılan Yönetmelik
hükmü uyarınca 1/4 oranında indirilmesine,
b- Bu çerçevede;
2012 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin
takdiren % 1,5’i oranında olmak üzere,
1. Ahmet ATILGAN-Numune Ekmek Fırını’na 503,99 TL,
2. Ahmet GÜVERCİN-Altın Unlu Mamulleri’ne 622,64 TL,
3. Ahmet TEKFİDAN-Estaş Unlu Mamulleri’ne 3.426,24 TL
4. Bekir ARISOY-Birtat Ekmek Fırını’na 10.806,44 TL,
5. Birol ALTINSOY-Doyum Ekmek Fırını’na 769,63 TL,
6. Birol ALTINSOY-Lezzet Ekmek Fırını’na 2.599,64 TL,
7. Cemil BAŞER-Başak Ekmek Fırını’na 7.233,67 TL,
8. Cuma APAYDIN-Aksaray Koçlar Unlu Mamuller Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
(Hasat Ekmek)’ye 1.851,03 TL
9. Cuma BAŞER-Mevlana Ekmek Fırını’na 6.804,95 TL,
10. Emrah ALTINSOY-Emrah Unlu Mamulleri’ne 4.066,18 TL
11. Ergün AVAN-Bereket Unlu Mamulleri’ne 2.651,57 TL
12. Halil BAYRAKLI-Bayraklı Kara Fırını’na 5.957,29 TL,
13. Halis ALTINSOY-Lider Ekmek Fırını’na 3.183,63 TL,
14-15/287-120
10/10
14. Hüseyin GÜVEN-Somuncu Baba Ekmek Fırını’na 3.365,91 TL,
15. İbrahim ALTINSOY-Gümüş Unlu Mamulleri’ne 2.653,71 TL
16. İbrahim TEKGÖZ-Kurtuluş Ekmek Fırını’na 2.347,56 TL,
17. Kadir BAYRAKDAR-Bayrakdar Ekmek Fırını’na 1.878,78 TL,
18. M. Esra GÜMÜŞSOY-Nimet Unlu Mamulleri’ne 1.161,05 TL
19. Mehmet ALICIKUŞ-Doğuş Ekmek Fırını’na 2.049,12 TL,
20. Mehmet SOLAK-Sultan Unlu Mamulleri İthalat ve İhracat Ltd. Şti. ’ye 3.318,03 TL,
21. Mehmet ÜNLÜ-Emek Unlu Mamulleri’ne 1.970,54 TL
22. Mesut ALTINSOY -Fatih Ekmek Fırını’na 1.786,79 TL,
23. Mesut KALKAN-Kızılay Ekmek Francala Fırını’na 3.037,62 TL,
24. Metin GÜVERCİN-İstiklal Ekmek Fırını’na 3.535,63 TL,
25. Muammer KALKAN-Burçak Unlu Mamulleri’ne 1.322,50 TL
26. Musa ÇİNİ-Çini Unlu Mamulleri’ne 551,25 TL,
27. Orhan AKINCI-Akıncı Aksaray Gıda Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. ’ye 2.223,14 TL
28. Ömer ALICIKUŞ-Hilal Ekmek Fırını’na 4.994,91 TL,
29. Ömer TEKFİDAN-Fırat Ekmek Fırını’na 1.261,18 TL,
30. Özkan DAĞ-Balaklar Ekmek Fırını’na 4.601,10 TL,
31. Rıfkı MUTLU-Kervansaray Unlu Mamulleri’ne 13,50 TL
32. Sadi KILIÇ-Kılıçoğlu Ekmek ve Unlu Mamulleri’ne 6.579,65TL
33. Salman AKPINAR-Star Unlu Mamulleri’ne 3.178,19TL
34. Savfet TEKFİDAN-Nur Ekmek Fırını’na 1.832,47 TL,
35. Sinan SAĞTAŞ-Benim Harman Unlu Mamulleri’ne 1.252,16 TL
36. Tamer BAYRAKDAR-Melihşah Tütün Ürünleri Gıda Meşrubat Sanayi ve Ticaret
Ltd. Şti. (Osmanlı Ekmek) ’ye 4.813,48 TL
37. Taylan Özgür ŞAHİN-İmparator Ekmek Fırını’na 2.370,04 TL,
38. Yasin EVLEN-Tuna Ekmek Fırını’na 4.784,44 TL,
39. Yaşar ALTINSOY-Örnek Ekmek Fırını’na 1.998,98 TL,
40. Yavuz ÇITAK-Özgür Ekmek Fırını’na 2.916,37 TL,
41. Yusuf KESKİN-Emekli Ekmek Fırını’na 425,46 TL,
42. Yüksel KARAKUŞ-Stad Ekmek Fırını’na 5.753,48 TL,
idari para cezası verilmesine OYÇOKLUĞU ile,
III. Salih Altınsoy-Fatih Pide Fırını’na ise idari para cezası verilmesine yer olmadığına
OYBİRLİĞİ ile
Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Başkan
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
İkinci Başkan
Kenan TÜRK
Dr. Murat ÇETİNKAYA
Reşit GÜRPINAR
Fevzi ÖZKAN
(II. maddeye karşı oy)
Dr. Metin ARSLAN
(II. maddeye karşı oy)
Doç. Dr. Tahir SARAÇ
14-15/287-120
11/10
Rekabet Kurulu’nun 16.04.2014 Tarih ve 14-15/287-120 Sayılı
Kararına
KARŞIOY GEREKÇESİ
Kurulumuz mezkur Kararıyla, 4054 Sayılı Kanun’un 16. Maddesi ile “Rekabeti Sınırlayıcı
Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde
Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik”in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi ve ikinci fıkrası ve 7.maddesinin birinci fıkrası hükümleri uyarınca 2012 mali yılı
sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen gelirlerinin takdiren % 2 (iki) oranında
olmak üzere ve Pişmanlık Yönetmeliğinin ilgili hükümleri de uygulanarak; Aksaray
ilinde faaliyette bulunan 42 ekmek fırınına çeşitli miktarlarda idari para cezası
verilmesine karar vermiş bulunmaktadır. Anılan bu idari para cezası belirlenirken,
4054 sayılı yasanın 16.maddesi ile birlikte, yukarıda belirtilen Rekabeti Sınırlayıcı
Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde
Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili hükümlerinin uygulanmasıyla,
temel para cezaları baz alınarak ceza verilmiş olup, öncelikle anılan yönetmeliğin
4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna aykırı olduğu inancıyla, yine bu
olayla aynı durumda olan, kabahatin niteliği, oluşumu ve pişmanlık hükümlerinin de
uygulandığı, Aydın ili Didim ilçesinde faaliyette bulunan fırınlara ceza verilmesine
yönelik karardaki gerekçeler ortaya konmadan farklı oranda idari para cezası
verilmesine ilişkin kararın II. maddesine aşağıda belirteceğim nedenlerle
katılmıyorum.
Karşı oyumuz, “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim
Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in
5.maddesi ile getirilen kabahat tipleri ve bu kabahat tiplerine verilecek idari para
cezalarına alt ve üst sınır konulması suretiyle kanuna aykırı yönetmelik hükümlerinin
uygulanması ile aynı nitelikte bulunan bir başka dosyada daha düşük oranda ceza
verilmesine karşılık, bu dosyada gerekçeler ortaya konulmadan farklı ceza verilmesi
noktalarından doğmaktadır. Bu nedenle karşı oyumuz iki bölüm halinde ifade
edilecektir.
A-Kurulumuzca Karar Verilen Bu Dosya ile Birebir Nitelikte Olan, Her ikisi de Kartel
Olarak Kurulca Nitelendirilen, Her İkisinde de Pişmanlık Yönetmeliği
14-15/287-120
12/10
Uygulanan, İki Ayrı Dosyada Temel Para Cezalarının Farklı Oranlar Olarak
Alınması Yasaya Aykırıdır.
Daha Önceki bir tarihte karar verilen Aydın ili Didim İlçesinde faaliyette bulunan ekmek
Fırınlarının aralarında anlaşmak suretiyle yaptıkları rekabet ihlali Kurulumuzca Kartel
olarak nitelendirilmiş ve Kurulumuzun 22.01.2014 gün ve 14-04/80-33 sayılı
kararıyla Adı geçen Teşebbüslere 4054 sayılı Kanun’un 16.maddesi ile “Rekabeti
Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in’’ birinci
fıkrasının (a) bendi ikinci fıkrası ve 7.maddesinin birinci fıkrası hükümleri uyarınca
2012 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirin
takdiren ‰ 8 oranında olmak üzere idari para cezası verilmesine, şeklinde karar
verilmiş bulunmaktadır.
Karşı oy kullandığımız bu kararımızda yine aynı şekilde; “Adı geçen Teşebbüslere 4054
sayılı Kanun’un 16.maddesi ile “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve
Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına
İlişkin Yönetmelik’in’’ birinci fıkrasının (a) bendi ikinci fıkrası ve 7.maddesinin birinci
fıkrası hükümleri uyarınca 2012 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından
belirlenen yıllık gayri safi gelirin takdiren % 2 oranında olmak üzere idari para cezası
verilmesine’’ doğrultusunda karar verilmiştir. Her iki dosyada aynı hükümleri
uygulanmasına rağmen ve dosyadaki olaylar bire bir aynı olmasına rağmen
gerekçeler ortaya konulmadan farklı iki oranda ceza tertip edilmiştir.
a-Her iki karardaki olaylar aynı niteliktedir. Her iki dosyada, teşebbüslerin rekabete aykırı
davranışları KARTEL olarak değerlendirilmiş, ancak temel para cezası farklı
alınmıştır. Olaylar arasındaki fark sadece kabahatin oluşumunda, bir başka deyişle
kabahatin işleniş biçiminde olup, Didim dosyasında teşebbüsler toplantılarla karteli
(rekabet ihlali) oluşturmuş, Aksaray da’ ki teşebbüsler ise, İl Belediye Başkanı Nevzat
Palta’nın da katılımı ile noter senedi ile fiyat konusunda anlaşarak Karteli meydana
getirmişlerdir. Benzetmek gerekirse her iki dosyada cinayet işlenmiş ancak, Didim
olayında maktul elle boğulmuş, Aksaray’da ise ateşli silahla ölüm gerçekleşmiştir.
Yani sonuç olarak her iki olayda da ölüm gerçekleşmiştir. Ceza hukukunda, olayda
suç aletinden doğan bir ağırlaştırıcı hüküm varsa ancak o ayrıca uygulanır, ancak
yoksa faillere aynı ceza verilir. Rekabet hukukunda sonuç önemlidir. Siz nasıl
işlenirse işlensin sonuçta rekabet ihlaline Kartel diyorsanız aynı temel cezayı
uygulamak zorundasınız. Sadece 5.maddenin ikinci fıkrasında öngörülen halleri
14-15/287-120
13/10
gerekçelendirerek farklı temel ceza uygulayabilmek durumu saklı olmak koşuluyla.
Temel para cezasının haricinde Yönetmelikle öngörülen diğer artırım ve indirim
nedenleri buradaki tartışmanın dışında olup, bunu da ayrıca belirtmek isterim.
Karteller için temel para cezasını % 4 alıyorsanız neden azami hadden cezaya
başladığınızı gerekçelendirmek şarttır.Bu savımıza karşılık olarak şu denilebilir.
Yönetmelik’in 5.maddesinin 1.fıkrasının (a) bendinde karteller için öngörülen temel
para cezası %2-4 arasındadır, Yönetmelik koyucu Kurul’a, 4054 sayılı yasanın
16.maddesinde de öngörülen %0-10 arasındaki ceza verme yetkisine paralel olarak
bir takdir yetkisi vermiş olup, Kurul bu takdir yetkisini kullanmıştır. Ancak, buna
verilecek yanıt şudur. Yasa Koyucu’nun 4054 sayılı Yasa’nın 16.maddesi ve
Yönetmelik Koyucunun Ceza Yönetmeliğinde verdiği bu takdir yetkisi mutlak olmayıp,
kamu yararı, ekonomik gerekler gibi objektif kavramlarla sınırlıdır. Subjektif
mülahazalarla ceza tertip edilemez. Bir başka deyişle takdir yetkisi kullanırken
Rekabet Kurulu % 2-4 arasındaki oranı neden aldığını gerekçesi ile ortaya
koymalıdır. Bunu ortaya koymadığı takdirde, keyfi bir karardan söz edilir. Kaldı ki,
daha yukarı hadden idari para cezası verilen bu dosyada İl Belediye Başkanı da
olaya müdahil olarak tarafların tek bir fiyatta anlaşması için katkısı olmuştur. Bu
hususta göz ardı edilerek karar verilmiştir.
b-Öte yandan her iki olayda da, temel para cezasına ilişkin hüküm uygulanırken ayrıca
7.madde uygulanarak bir oran belirlenmiştir. Bu konuyu açarsak her iki olayda da
temel para cezası ne oranda olarak alındı, alınan bu oranda ikinci fıkrada öngörülen
hangi kriterler uygulandı, yine 7.madde ile öngörülen indirimde hangi oran uygulandı
bu belli değildir. Sadece bir dosyada bu hükümler uygulanıp, % 2 ceza verilmiş,
diğerinde aynı hükümler uygulanıp ‰8 oranında ceza verilmiştir. Oysa Rekabet
Kurulu hükmü kurarken öncelikle ben Ceza Yönetmeliğinin 5/a fıkrasına göre ve yine
ikinci fıkrada öngörülen kriterlerden şunu ve/veya dikkate alarak temel para cezası
olarak %... belirliyorum, yine bu orana anılan ceza Yönetmeliğinin 7.maddesinide
uygulayarak, … oranda indirim yapıyorum ve sonuç olarak % …. oranını belirliyorum
demelidir. Karardan nasıl bir belirleme yapıldığı anlaşılmamaktadır. Burada belirtilen
madde ve fıkralara göre hangi oranları uyguladığı hiç anlaşılmamaktadır. Oysa Kurul
Kararında Bunları açıkça madde madde yazmalıdır. Bu Hukukun belirlilik ilkesinin,
yine şeffaf ve hesap verebilir bir idarenin gereği ve sonucudur. Diğer karşı oy sahibi
Kurul Üyesi Sn.Fevzi Özkan’ın da belirttiği gibi biz Kurulda geçen tartışmalardan
Didim dosyasında temel para cezasının % 2, Bu dosyada ise % 4 alındığını biliyoruz.
Oysa gerekçeli kararları okuyan bir kişinin bunları çözmesi bir başka deyişle
anlaması mümkün değildir.
14-15/287-120
14/10
c-Bu bölümle, son olarak söyleyebileceklerim şudur. Yukarıdaki paragraflarda anlatıldığı
şekilde, aynı nitelikte, aralarında fark olmayan dosyalarda hiçbir gerekçe ortaya
konulmadan, sadece Kurulca, bana yasa ve yönetmelikte verilen takdir yetkimi
kullanarak karar veriyorum mantığıyla hareket etmek, hukuka saygılı idare
kavramına ters düşeceği gibi Kurul’un kararlarını zayıflatır, keyfi idare olgusunu
çağrıştırır. İçtihat oluşumuna engel olur ve sonuçta Kurul kararlarına olan güveni
sarsar. Şunu da hatırlatmak isterim ki, benim gerek aşağıda belirteceğim şekilde ve
yine aynı nitelikte bulunan dosyalarla ilgili olarak sürekli yazdığım Yönetmeliğin
temel para cezası ile ilgili ve yine Rekabet Kuruluna 4054 sayılı Yasanın
16.madedesi ile verilen takdir yetkisinin Anayasaya aykırı olduğu yolundaki karşı
oylarım ve farklı gerekçelerimdeki görüşlerim yukarıda açıklanan olaylar ve dosyalar
içinde saklıdır.
B-Ceza Yönetmeliğinin bazı hükümlerinin Yasaya ve Anayasaya aykırı olduğu
yolundaki gerekçelerim.
1-Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun
Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin yönetmelik 4054
Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna aykırıdır.
Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in; “Temel Para
Cezası’’ başlığı altındaki 5.maddesinde;
(1)Temel para cezası hesaplanırken, Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddelerinde yasaklanmış
davranışlarda bulunan teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin,
nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün
olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından
saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin;
a) Karteller için, yüzde ikisi ile yüzde dördü,
b) Diğer ihlaller için, binde beşi ile yüzde üçü,
arasında bir oran esas alınır.
(2) Birinci fıkrada yazılı oranların belirlenmesinde, ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin
piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın
ağırlığı gibi hususlar dikkate alınır.
14-15/287-120
15/10
(3) Birinci fıkraya göre belirlenen para cezası miktarı;
a) Bir yıldan uzun, beş yıldan kısa süren ihlallerde yarısı oranında,
b) Beş yıldan uzun süren ihlallerde bir katı oranında,
arttırılır.’’ denilmiş, yine 6.maddesinde Ağırlaştırıcı Unsurlar ve 7.maddesinde de Hafifletici
Unsurlar ayrı ayrı sayılmıştır.
Aşağıda geniş olarak açıklanacağı üzere Yasa Koyucu 16.maddeye göre verilecek
cezalarda; alt sınır koymayıp, sadece üst sınırı belirleyerek cezaların yüzde ona
kadar verileceğini hükme bağlamasına ve Rekabet Kurulu’na aşağıda geniş olarak
açıklayacağımız gibi, yetki aşımı nedeniyle yönetmelikle düzenlenmesi mümkün
olmayan bir konuda, yönetmelikle düzenleme yapılarak belli suçlar için, belirli
cezalar getirilmiş, yine yönetmelikte, Kanunda olmayan bir kural konularak alt sınır
ve yasada öngörülmeyen bir üst sınır belirlenmiş ve karteller için yüzde iki ile dört
arası, diğer ihlaller içinse binde beş ile yüzde üçü oranında şeklinde ceza verilmesi
öngörülmüştür.
Anayasamızın 13.maddesinde;“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın
yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve
ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,
demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine
aykırı olamaz.” hükmü bulunmakta, Anayasamızın madde 38.maddesinde ise;
“Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı
cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş
olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.” ……hükmü yer almıştır. Bu hükümler
kişilere maddi yaptırımlarında kapsamına girdiği, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin
kısıtlanmasının ancak yasa ile söz konusu olabileceğini, yine yasa hükmü ile
belirlenen bir cezadan daha ağır bir cezanın verilemeyeceğini belirlemiştir. Aşağıda
ayrıntılı olarak açıklayacağımız gibi, yukarıda hükmü açıklanan anılan yönetmelik
hükmü ile bu hükme aykırı maddi ceza hükümleri getirilerek, anayasal kurallar göz
ardı edilmiştir.
Hiyerarşik normlar sistemine dayalı olan hukuk düzenimizde, alt düzeydeki normların
dayanaklarını ve yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur.
Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta,
daha sonra gelen kanunlar dayanağını ve yürürlüğünü Anayasa’dan, tüzükler
dayanağını ve yürürlüğünü kanundan, yönetmelikler ise dayanağını ve yürürlüğünü
kanun ve tüzükten almaktadır. Bir normun kendisinden daha üst konumda bulunan
14-15/287-120
16/10
ve dayanağını teşkil eden bir norma aykırı ve bunu değiştirici veya ihmal edici
nitelikte bir hükmü hukuk alemine getirmesi olanaklı bulunmamaktadır.
Hukuk devletinde yönetimin işlem ve eylemlerine uygulanacak hukuki kurallarının şeffaf
ve anlaşılabilir bir şekilde belirlenmesi kadar söz konusu normların normlar
hiyerarşisine uygunluğu da, bu kuralların sağlığı için büyük bir önem taşımaktadır.
Normlar hiyerarşisine aykırı düzenlenen bir norm, denetim aşamasını da etkilemekte
ve denetime esas kararlarda çoğu zaman normlar hiyerarşisinden sapmalar hukuka
aykırılık nedeni olarak kabul edilmektedir. Bu konuda onlarca Danıştay kararı
bulunmaktadır.(1)
Bu nedenlerle, hukuk sistemimizde öngörülen hukuk hiyerarşisi kavramının sağlıklı
işleyebilmesi için; gerek düzenleme yapıcıların, uygulayıcıların ve gerekse, yargısal
denetimi yapan mercilerin anayasal ve yasal sınırlar içerisinde hareket etmeleri
gerekli ve hatta zorunludur. Çünkü bu gereklilik ve zorunluluk Anayasa’mızın
2.maddesinde öngörülen devletin temel niteliklerinden en önemlisi olan “hukuk
devleti ilkesinin’’ olmazsa olmazlarındandır.
Yasama yetkisi asli bir yetkidir. Yasama yetkisinin kullanımı şeklinde ortaya çıkan yasa
yapımı yasa koyucunun istediği alanda düzenleme yapmasına cevaz vermektedir. Bir
konu Anayasa da düzenlenmese bile yasa koyucu bu konuda yasa çıkarabilir. Bu
nedenle Anayasa’ya dayanma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, yasa yapılırken
uyacağı mutlak kural, yapılan yasanın Anayasa’ya aykırı olmamasıdır. Buna karşılık
idare, daha önce yasama organı tarafından yasa ile düzenlenmemiş bir alanda
doğrudan doğruya bir düzenleme yapamaz. Bu nedenle idarenin bu düzenleme
yetkisi yasadan kaynaklanan, yasayı izleyen (secundum legem) bir yetkidir. Başka bir
deyişle idarenin tüm düzenleyici işlemleri yasaya dayanmak, yasayla düzenlenmiş bir
alan içerinde olmak zorunda olan, onun altında ve ona bağımlı bir yetkidir. Bu yetki
idareye bir anlamda tam insiyatif vermeyen ve yasayla düzenlenmiş alanla sınırlı bir
yetkidir.
(1) Danıştay İ.D.D.K. 16.06.2005 gün ve E.2003/275 K.2005/2170 Sayılı Kararı
Danıştay 8.Dairesi 07.03.2007 gün ve E.2005/6261, K.2007/1246 Sayılı Kararı
Danıştay 10.Dairesi 16.03.2009 gün ve E.2006/5588, K.2009/1879 Sayılı Kararı
14-15/287-120
17/10
Öte yandan, idarenin düzenleyici işlemler yönünden uyacağı bir diğer kural yasalara aykırı
düzenleme yapamayacağıdır. İdarenin düzenleyici işlemlerinin dayandığı yasaya
uygun olması ve bu yasanın çizdiği sınırların dışına çıkmaması zorunludur. İdarenin
düzenleyici işlemlerinin yasaya aykırı (contra legem) olması olanaklı değildir. İdarenin
düzenleyici işlemlerinin yasaya uygun olması, ve yasanın çizdiği sınırlar içerisinde
kalması (intra legem) düzenleyici işlemelerin asli şartlarının en önemlilerinden
birisidir.(2)
Anayasa’mızın “Yönetmelikler” başlığı altındaki 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar
ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin
uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler
çıkarabileceği ve hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağının kanunda
belirtileceği Anayasa Koyucu tarafından vaz edilmiştir.
Yönetmelikler, Kamu Kuruluşlarının kendi görev alanlarına giren konularda yasa ve tüzük
uygulanmasına yönelik yönetsel anlamdaki hukuk kurallarıdır. Yukarıda hükmü
alınan Anayasanın 124.maddesine göre Başbakanlık, Bakanlıklar ve Kamu
Kuruluşları görev alanları ile ilgili yasa ve tüzüklerin uygulanmasını belirleyen
yönetmelik çıkarabilir. Anayasa’mızın 11.maddesinin 2.fıkrasına göre Kanunlar
Anayasa’ya aykırı olamayacağı gibi, bu kuraldan hareketle hukukun genel ilkelerine
göre; yönetmelikler normlar hiyerarşisi kurallarının bir tekrarı niteliğinde olan anılan
124.madde hükmüne göre de yasa ve tüzüklere aykırı olamayacağı gibi üst hukuk
kurallarına da aykırı olamaz. Yönetmelikler yasanın açıkça yetki vermediği bir
konuda yeni bir düzenleme yapamayacağı gibi, Yasa ile öngörülen kuralı
sınırlayamaz, genişletemez ve yeni bir hüküm koyamaz.
4054 Sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16.maddesinin 3.fıkrasında; “Bu
Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza
verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan
bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai
karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan
yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.” hükmü
getirilmiş, 5.fıkrasında da; “Kurul, üçüncü fıkraya göre idarî para cezasına karar
verirken, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci
(2) Kemal Gözler, “ Yönetmelikler ” /yönetmelikler.htm erişim tarihi 14.07.2013
14-15/287-120
18/10
maddesinin ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya
teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici
etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması,
gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları
dikkate alır.’’ denilmiş, son fıkrasında da; “Bu maddeye göre verilecek idarî para
cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar, işbirliği halinde para cezasından
bağışıklık veya indirim şartları, işbirliğine ilişkin usul ve esaslar Kurulca çıkarılacak
yönetmeliklerle belirlenir.’’ hükmü ihdas edilmiştir.
Yukarıda hükmü açıklanan 16.maddenin 5.fıkrasının yollamada bulunduğu, Kabahatler
Kanununun 17.maddesinin 2.fıkrasında ise; “ İdarî para cezası, kanunda alt ve üst
sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî para cezasının
miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve
ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur. ’’ hükmü bulunmaktadır.
Bu hükümleri yorumlamaya çalışırsak; Yasa Koyucu, maddenin 3.fıkrası ile verilecek
cezalarda alt sınır (asgari had) koymayıp, sadece üst sınırı (azami haddi)
belirleyerek, cezaların nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun
hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan
ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar
verilebileceğini hükme bağlamış, son fıkrasında ise sadece “cezanın tespitinde
dikkate alınan hususlar” kavramını getirerek, Rekabet Kurulu’na sadece cezanın
tespitinde dikkate alınacak hususların belirlenmesine ilişkin yönetmelik çıkarma
konusunda sınırlı yetki vermiştir. Cezanın tespitinde dikkate alınacak hususlar derken
yasa koyucu neyi kastetmektedir? Burada kastedilen hangi fiillere, ne miktarda ceza
vereceğini tespit et demek anlamında değil, 16.madde ile verilen ceza sınırları
içerisinde ( % 10 ‘a kadar) ceza takdir ederken hangi unsurlara göre veya hangi
şartların varlığı halinde cezayı ağırlaştıracaksın veya hafifleteceksin, bir başka
deyişle yasada öngörülen sınırlar içerinde ceza tayin ederken, takdir yetkini
kullanma adına hangi unsurları dikkate alarak ceza tesis edeceksin anlamındadır.
Yasa koyucu Rekabet Kurulu’na, Yönetmelik yaparken hangi fiillere ne oranda ceza
verileceğini tespit etme yolunda bir yetki verseydi o zaman yasaya; “Bu maddeye
göre verilecek idarî para cezalarının tespiti ve maddeye göre verilecek idarî
para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar” kavramını ayrı ayrı yazarak
birlikte getirirdi.
Yasa koyucu bu görüşümüzü teyit eder mahiyette olmak üzere, anılan 16.maddenin
5.fıkrasında, verilecek cezanın üst sınıra kadar olmak koşuluyla tespit edilirken, bir
14-15/287-120
19/10
başka deyişle Rekabet Kurulu takdir yetkisini kullanırken ihlalin tekerrürü, süresi,
teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin
gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması,
incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi
muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alacağını işaret ederek
Yönetmelik koyucuya, “idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar”ın
nelerden ibaret olabileceğini söylemiş ve adeta bir anlamda Rekabet Kuruluna yol
göstermiştir. Hatta bir adım daha giderek “GİBİ HUSUSLAR” kavramını getirerek
bu hususların tahdidi değil tadadı olduğunu, bu unsurların çoğaltılabileceğini
belirtmiştir. Yasa koyucu bir anlamda, son fıkrada belirtilen idarî para cezalarının
tespitinde dikkate alınan hususlar kavramının ne olduğunu 5.fıkra ile önceden
açıklamış ve bu kavramı son fıkrada yine tekrar ederek, bu ilkelere göre yönetmelik
çıkarılabileceğini söylemiştir.
Amaçsal yorum (gai yorum) ilkelerinden hareketle yasa koyucunun gerçek amacını
anlamaya çalışırsak, bizce yasa koyucu, yollamada bulunduğu, yukarıda hükmü
açıklanan Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünün ceza
verilirken öncelikle dikkate alınacağını belirterek, bu hükümde yer alan kanunlarca alt
ve üst sınırı belirlenen idari para cezalarında kullanılacak takdir yetkisinin etkenlerini
hatırlatarak ve adeta yönetmelik koyucuya da, bu şekilde yasalarda cezaların alt ve
üst sınırı belirlenebilir, sen yönetmelikle alt ve üst sınır koyamazsın, sadece bu
sınırlar içerisinde karar verirken bazı unsurları dikkate alınabileceği hususlarını
düzenleyebilirsin anlamında yol göstermiştir.
Olayımızda 4054 sayılı yasanın 16.maddesi ile konulan kural, anılan yönetmelikle bir
anlamda değiştirilmekte ve Kurulun hareket alanı daraltılmaktadır. Yasa ile
getirilmeyen ve Yönetmelik Koyucuya ceza miktarlarını ve ceza sınırlarını saptama
konusunda verilmiş bir yetki olmamasına rağmen, belirli suçlara verilecek cezaların
saptanması, para cezasına yeni bir alt sınır ve yeni bir üst sınır konulması 4054
sayılı yasanın 16.maddesine aykırıdır. Öte yandan 5/1-a bendinde; karteller için
yüzde ikisi ile yüzde dördü, (b) bendinde; karteller dışında kalan diğer ihlaller için,
binde beşi ile yüzde üçü oranında bir ceza öngörülmesi, Yasanın 16/son
maddesinde Kurulca çıkarılması için verilen yönetmelik yetkisini aşmaktadır. Onu
contra legem hale getirmektedir. Zira yönetmelik ile temel ceza tespiti mümkün
değildir. Bu nedenle yasaya aykırı bulunan Yönetmelik hükümlerine göre ceza
belirlenmesinin olanaklı olmadığı, hukuken sakat olduğu açıktır. Öte yandan bu karşı
oy sahibinin 4054 sayılı yasa ile kendisine verilmiş bulunan yüzde on sınırları
14-15/287-120
20/10
içerisinde kalmak kaydıyla, ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurları dikkate alarak ceza
miktarını tespit etme yolundaki takdir yetkisi, daha önce görev yapan ve aynı
seviyede olan üyelerin çıkardığı bir düzenleme ile ipotek altına alınmakta, adeta
onların düşünce ve kararlarını devam ettirme zorunluluğu gibi ve yasaya dayalı
olarak özgürce karar vermesini engelleyecek şekilde asla kabulü mümkün olmayan
hukukla bağdaşmayacak bir durum ortaya çıkarmaktadır.
Bu görüşe karşı bir sav getirilebilir. “Yönetmelik Danıştay’ca iptal edilmediğine göre
hukuken geçerlidir ve zaten verilen cezada yönetmeliğin 6. ve 7. maddeleri
uygulanarak sonuç olarak cezanın, yasanın öngördüğü alt ve üst sınırlara
ulaşmaktadır.’’ Hukukun genel ilkeleri, hafifletici ve ağırlaştırıcı unsurların
bulunmadığı olayda Rekabet Kurulu’nun anılan yönetmeliğe göre alt ve üst sınır
belirleme yönünden bağlı olması karşısında bu savın bir geçerliliği olamaz.
Öte yandan 2577 sayılı İ.Y.U.K nun 7.maddesinin 4.fıkrasında “Düzenleyici işlemin iptal
edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olamayacağı hükmü
karşısında, açık olarak hukuka aykırı olduğuna inandığımız yönetmelik hükmünün
tarafımızdan da uygulanmasının zorunlu olmadığına inanıyoruz. Bu hükme göre,
Kurul’umuzca tesis edilen kararın İdare Mahkemesi ve Danıştay’ca yapılacak olası bir
yargısal denetiminde de dikkate alınacağı kanısındayız.
26.9.2004 gün ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun “Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi”
başlığı altındaki 2.maddesinde; “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye
ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve
güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve
ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” hükmü
getirilmiştir.
Yine 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun “Kanunilik İlkesi” başlıklı
4.maddesinde; “Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça
tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve
hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.
Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla
belirlenebilir.’’ hükmü bulunmaktadır.
Kabahatler kanunun anılan maddesinin, gerekçesinde; ……….. suçta kanunilik ilkesine
nazaran, kabahatler açısından daha esnek bir sistem kabul edilmiştir. Buna karşılık,
14-15/287-120
21/10
ikinci fıkrada, idari yaptırımlar açısından, cezada kanunilik ilkesine paralel bir hükme
yer verilmiştir……..denilmiş(3), idari ceza hukuku ile ceza hukuku arasındaki
kanunilik ilkesindeki ayrım gösterilmiştir. Ancak her iki hukuktaki kanunilik ilkesinin
değişmez kuralı ceza hukukunda suç ile cezanın, idari ceza hukukunda yaptırımın
türü, süresi ve miktarının kanunla belirleneceği kuralıdır. Ayrıca, Anayasamıza göre
yasama görevi, devredilmesi mümkün olmayan bir yetkidir. Bireyin maddî ve manevî
varlığı üzerinde derin etkiler doğuran suç ve cezaların, ancak ulusal iradeyi temsil
eden organ tarafından yapılacak kanunla düzenlenebilmesi, kişi hak ve
özgürlüklerine sağlanan en önemli anayasal garantilerden birini oluşturur.
Rekabet Kurulu, Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim
Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin
Yönetmelik’in; 5.maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun 2.maddesinin 2.fıkrasına ve
Kabahatler Kanunu’nun 4.maddesinin 2.fıkrasına aykırı olarak 4054 sayılı yasa ile
yüzde ona kadar idari para cezası verilebilmesi hükmünü daraltarak, belli
kabahatlere, yeni ceza oranları belirleyerek adeta kendisini Yasa Koyucu yerine
koymuştur.
2-Yönetmeliğin Yasaya Aykırı Hükümlerinin Açılacak Olası Bir Davada İptal
Edilebileceği Kanısını Taşıyoruz.
İdare hukuku kurallarına göre Yönetmelik gibi düzenleyici işlemlere karşı iptal davaları iki
halde açılabilmektedir. Yönetmeliklerin yayımlanması üzerine ilgililer tarafından yasal
süre içerisinde iptali için dava açılabileceği gibi, bu düzenlemenin bir idari işleme
dayanak olarak alınıp uygulanması ile menfaatleri haleldar olan kişiler tarafından da
işlemle birlikte, yönetmeliğin ilgili hükümlerinin de iptali yolunda işlemin tabi olduğu
dava açma süresi dava açılabileceği bilinmektedir. Bu nedenlerle ve yukarıda
açıklamaya çalıştığım gerekçelerle, Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve
Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına
İlişkin Yönetmelik’in; 4054 sayılı yasaya aykırı bulunan ilgili hükümlerinin iptal
davasına konu olması halinde iptal edilebileceği kanısını taşımaktayım.
3-4054 Sayılı Kanunun 16.Maddesinin İrdelenmesi, Anayasa’ya Aykırılık Sorunu ve
Maddenin Yeniden Düzenlenmesi Gereği.
(3)Kabahatler Kanunu Hükümet Tasarısı ve Adalet Komisyonu madde gerekçesi
14-15/287-120
22/10
Yukarıda geniş olarak hükmünü açıkladığımız 4054 Sayılı “Rekabetin Korunması
Hakkında Kanun’un 16.maddesinin 3.fıkrasında; “Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci
maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile
teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl
sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en
yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi
gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu
hükümle Yasa Koyucu anılan 4054 sayılı Kanunun 4, 6 ve 7.madde de belirtilen
rekabet ihlali olarak nitelendirilen kabahatler hakkında verilecek idari para
cezalarında Rekabet Kuruluna geniş bir takdir yetkisi alanı bırakmış ve % 0-10 oranı
arasında ceza takdir edebilmesi konusunda yetki vermiştir.
Yukarıda da, açıkladığımız gibi, cezanın takdirinde dikkate alınacak hususlar konusunda,
anılan yasanın 16/5 fıkrası ile, Kabahatler Kanununun 17/2 fıkrasına yaptığı
yollamayla birlikte (işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik
durumu) ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki
gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması,
incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel
zararın ağırlığı gibi kavramları getirmiş, yine yukarıda açıkladığımız, 16/son fıkrası ile
“gibi” kavramı ile tadadı olarak bu unsurların çoğaltılması adına “cezanın tespitinde
dikkate alınan hususlar” konusunda yönetmelik çıkarma yetkisi vermiştir.
Yönetmeliğin çeşitli hükümleri ile, cezanın ağırlaştırıcı unsurları olarak; İhlalin
süresi, Soruşturma kararının tebliğinden sonra kartele devam edilmesi, İncelemeye
yardımcı olunmaması hali, diğer teşebbüslerin ihlale zorlanması gibi davranışlar,
cezanın hafifletilmesi unsurları olarak ise, yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi
haricinde incelemeye yardımcı olunması, ihlalde kamu otoritelerinin teşvikinin veya
diğer teşebbüslerin zorlamasının bulunması, zarar görenlere gönüllü olarak tazminat
ödenmesi, diğer ihlallere son verilmesi, ihlal konusu faaliyetlerin yıllık gayri safi
gelirler içerisindeki payının çok düşük olması gibi haller olarak belirlenmiştir.
Sonuç olarak; Rekabet Kurulu Rekabet ihlalleri için vereceği nispi idari para cezasını tespit
ederken % 0-10 oranı arasında kalmak koşulu ile, yukarıda yasa hükmü ile belirtilen
ve yine Yönetmelik hükmü ile yasa koyucunun işareti ile çoğaltılan unsurları dikkate
alarak takdir yetkisini kullanacaktır.
Hukuk devleti ilkesi, vatandaşların hukuki güvenlik içinde bulundukları, devletin fiil ve
işlemlerinin hukuk kurallarına bağlı olduğu bir sistemi ifade eder. Hukukî güvenlik
14-15/287-120
23/10
ilkesi, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutumunu ve
davranışlarını buna göre güvenle düzene sokabilmesi anlamına gelir. Bu güvenliğin
sağlanabilmesi her şeyden önce, devletin kendi koyduğu hukuk kurallarına kendisinin
de uyması bağlıdır. Hukuk devletinin ön şartlarından biri olan hukuk güvenliği ilkesi
ile bireylerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Hukuk güvenliğinin unsurları, hukuki belirlilik ilkesi, öngörülebilirlik ilkesi, eşitlik ilkesi ve
cezaların yasallığı ile hukuksal güvenlik ilkeleridir. Bunun dışında konumuzla
doğrudan ilgisi olmayan kazanılmış hak ilkesi ile geriye yürümezlik ilkeleri de Hukuk
güvenliğini sağlayan diğer en önemli ilkelerdir.
Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri “belirlilik” tir.
Yasal düzenlemelerin nesnel olması, hukuk devletinde yasadan doğan
sorumluluğunun eylem ve olgu, hukuksal sonuç, hak süjesi yönlerinden herhangi bir
duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, belli, anlaşılabilir olması en
temel ilkedir. Bu nedenlerledir ki hukuksal güvenliğinin var olduğunun algılandığı
otoritenin keyfilikten uzak olduğunun düşünüldüğü ortamda bireyde davranışlarını
hukuka uyarlayabilecek ve kendine düşen ödevi yerine sorunsuz getirebilecek kamu
düzeni ve hukuk devleti ilkesinin yerleşmesine katkı ile gereksiz uyuşmazlıkların
oluşmasının önüne geçilmiş olabilecektir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle
bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya
hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi
müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir.
Hukuki belirlilik ilkesi gereği olarak Yasa Koyucu tarafından getirilen kuralın, kuralın
muhatabı kişilerin olağan şartlar altında belirli işlem ve eylemlerin hangi sonuçlar
doğurabileceğini öngörmelerini sağlayacak nitelikte düzenlenmesini gerektirir. Bu ilke
ile kuralın, muhatap kişi bu kuraldaki takdir yetkisinin kapsamını, kendisi tarafından
öngörülemez keyfi tutum ve davranışlardan koruyacak düzeyde açıklıkla anlayacak
şekilde düzenlenmelidir. Bir başka deyişle kuralın hukuki öngörülebilirliği olmalıdır.
Yasa ile getirilen kural, Anayasamızın 10.maddesinde belirlenen eşitlik ilkesine uygun
olmalıdır. Şöyle ki; alt ve üst sınır arasında idareye bırakılan takdir alanı geniş,
sınırsız ve ölçüsüz olmamalı, cezanın belirlenmesinin alt ve üst sınır arasında çok
büyük oranda açılmış bir makas şeklinde makul ve ölçülü olmayan şekilde genişliği,
uygulamada, yorum ve değerlendirme farklılıklarına dayalı olarak eşitsizliğe,
haksızlığa ve keyfiliğe yol açabilecek nitelikte düzenlenmemelidir.
14-15/287-120
24/10
Yasa koyucu, kamu düzeninin korunması amacıyla ceza hukuku alanında hangi eylemlerin
suç sayılacağı ve suç sayılan bu eylemlerin hangi tür ve ölçüde cezai yaptırıma
bağlanacağı konusunda takdir yetkisine sahip olmakla birlikte, cezaların yasallığı ve
hukuksal güvenlik ilkelerinin gereği olarak, farklı ve keyfi uygulamalara neden
olmamak için, kabahatler hukukuna uygun geçerli sebepler ve objektif ölçütleri
yasada göstermesi gerekir.
Anayasa Mahkemesi, 17.04.2008 gün ve E.2005/5, K.2008/93 sayılı kararıyla, 3.5.1985
günlü, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesini iptal etmiştir.
İptale konu 42.madde de “Ruhsat alınmadan veya ruhsat veya eklerine veya imar
mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının yapı sahibine ve müteahhidine, istisnalar
dışında özel parselasyon ile hisse karşılığı belirli bir yer satan ve alana 500 000 TL.
den 25 000 000 liraya kadar para cezası verilir. Ayrıca fenni mesule bu cezaların
1/5’i uygulanır.
Birinci fıkrada belirtilen fiiller dışında bu Kanunun 28, 33, 34, 39 ve 40 ıncı maddeleri ile 36
ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen mal
sahibine, fenni mesule ve müteahhide 500 000 TL.den 10 000 000 liraya kadar para
cezası verilir.
Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen fiillerin tekrarı halinde para cezaları bir katı artırılarak
verilir………………………………………………hükmü bulunmaktaydı.
Anayasa Mahkemesi, yasa ile getirilen kuralın hukuk devleti ilkelerinden olan hukuki
belirlilik, öngörülebilirlik ilkesi ve cezaların yasallığı ile hukuksal güvenlik ilkelerine
aykırı olduğundan bahisle anılan kuralı iptal etmiştir. Anayasa mahkemesi mezkur
kararında;
“3194 sayılı Yasa’nın 42. maddesinde düzenlenen idari para cezaları, imar ve
kamu düzenine aykırı davranışların önlenmesi amacıyla, araya yargısal bir karar
girmeden, idarenin doğrudan işlemiyle idare hukukuna özgü usullerle kesilen ve
uygulanan yaptırımlardır. Maddenin birinci fıkrasındaki idari yaptırım, idarenin ruhsat
alınmadan, ruhsat veya eklerine veya imar mevzuatına aykırı olarak yapının yapıldığı
yönündeki tespiti ve bu konudaki değerlendirmesine bağlı olarak idarece
uygulanmaktadır. Başka bir deyişle hem cezayı gerektiren eylemin işlendiğini
saptamak hem de Yasa’da gösterilen alt ve üst sınırlar arasında cezanın tutarını
belirlemek tamamıyla idari makamların, belediyeler veya en büyük mülki amirlerin
kararlarıyla oluşmaktadır. İtiraz halinde yargının vereceği karar, onun bu niteliğini
değiştirmemektedir. Sonuçları belli ölçüde genel para cezalarına benzese de tümüyle
14-15/287-120
25/10
idari işleme dayanan bir yaptırımdır. Yargı organlarının müdahalesi olmadan idarece
kararlaştırılmakta ve uygulanmaktadır.
İdari makamların Yasa’nın belirlediği sınırlar arasında cezanın takdirinde esas alacakları
objektif ölçütler Yasa’da gösterilmemiştir. Yasa’yla imar para cezasının alt ve üst
sınırları gösterilmiş, bu alan içinde cezayı uygulama yetkisi idareye bırakılmıştır.
İdarelerin hangi ölçütleri esas alacakları açık, belirgin ve somut olarak Yasa’da yer
almamıştır. Yasa kuralı bu anlamda belirli ve öngörülebilir değildir.
Alt ve üst sınır arasında idareye bırakılan takdir alanı geniş, sınırsız ve ölçüsüzdür.
Cezanın belirlenmesinin alt ve üst sınır arasında elli kat gibi makul ve ölçülü olmayan
şekilde genişliği, uygulamada, yorum ve değerlendirme farklılıklarına dayalı olarak
eşitsizliğe, haksızlığa ve keyfiliğe yol açabilecek niteliktedir.
Yasakoyucu, kamu düzeninin korunması amacıyla ceza hukuku alanında hangi eylemlerin
suç sayılacağı ve suç sayılan bu eylemlerin hangi tür ve ölçüde cezai yaptırıma
bağlanacağı konusunda takdir yetkisine sahip olmakla birlikte, cezaların yasallığı ve
hukuksal güvenlik ilkelerinin gereği olarak, farklı ve keyfi uygulamalara neden
olmamak için, imar hukukuna uygun geçerli sebepler ve objektif ölçütleri yasada
göstermesi gerekir.
Cezanın Yasa’da gösterilen sınırlar arasında idarece belirlenmesinde, yapının, taşkın,
heyelan, kaya düşmesi gibi afet alanlarında bulunan, sıhhi ve jeolojik mahsurları olan
veya bunlar gibi tehlikeli durumlar göstermesi nedeniyle imar planlarına veya ilgili
idarelerce hazırlanmış, onaylanmış raporlara göre yapılması yasak olan alanlara,
imar planlarında umumi hizmet alanlarına, kamu tesis alanlarına ve yapı sahibine ait
olmayan alanlara yapılması; hangi amaçla yapıldığı, büyüklüğü ve konut, ticari,
sanayi, otel, akaryakıt istasyonu gibi niteliği; fen ve sağlık kurallarına aykırılık
taşıması; içinde oturacak veya çalışacak kişiler için tehlike oluşturması; çevresinde
ya da aynı bölgede emsal yapılar için uygulanan imar para cezaları; kente ve çevreye
etkisi; bitmiş ve kullanılır durumda olması gibi ölçütlere yer verilmemiştir.
Bu tür idari işlemlere karşı yargı yolu açık olmakla birlikte, bu güvencenin uygulama
aşamasından sonra ve ancak itiraz yoluyla ortaya çıkacağı göz önünde
bulundurulduğunda, yasa kurallarının yürürlükte olduğu sürece keyfiliği ortadan
kaldırmaya yeterli olduğu söylenemez. Hukuk kuralları, yargının yorumuna ihtiyaç
göstermeyecek ve uygulayıcılar tarafından anlaşılabilecek şekilde açık ve belirgin
olmak, uygulayıcılara güvence vermek zorundadır.
14-15/287-120
26/10
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa’nın 2. maddesine aykırıdır. İptali
gerekir.
Kural iptal edilmiş olduğundan ayrıca Anayasa’nın 10. maddesi yönünden incelenmesine
gerek görülmemiştir.
demiştir.(4)
Yukarıda açıklamaya çalıştığımız, ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer nitelikteki
kararı ışığında 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 16.maddesinin
ilgili fıkralarını irdelediğimizde; Yasa Koyucunun bu maddede de, Hukuki belirlilik,
hukuki öngörülebilirlik, eşitlik ilkesi ve cezaların yasallığı ile hukuksal güvenlik
ilkelerine tam uyduğunu söylemek mümkün değildir. Yasa koyucu, bu hükümle
cezanın alt ve üst sınırı arasında Rekabet Kuruluna büyük bir takdir yetkisi
bırakmıştır. Yukarıda açıklanan, iptale konu 42.madde de alt üst sınır cezanın
parasal miktarı konularak 50 kat şeklinde olmasına rağmen, 16.madde de nispi ceza
oranı belirlenmiş olmakla bu fark şimdiye kadar ki uygulamalara göre 10.000 kat
şeklindedir ve hatta Rekabet Kurulu bu katı daha fazla arttırabilme olanağına sahiptir.
Öte yandan, yukarıda da belirttiğimiz gibi, Rekabet Kuruluna bu alt ve üst sınırlar arasında
idari para cezasını tespit ederken dikkate alacağı hususlar gerek 4054 sayılı yasa,
gerek Kabahatler Yasası ve gerekse Yasa Koyucunun verdiği yönetmelik yetkisi ile
belirlenmiştir. Gerçekten belirlenen unsurlar, alt ve üst sınır arasında bu kadar büyük
bir orandaki farklılık içinde hukuka ve adalete uygun bir şekilde idari para cezasını
tespit etmeye yeterli midir? Biz bu konuda tam yeterlidir diyemiyoruz. Bu durumun, bir
başka deyişle bu maddenin Anayasa Mahkemesi’nin önüne götürülmesi halinde iptal
edilebileceği kuşkusunu taşımaktayım.
Bilindiği gibi, Rekabet Hukuku 1900 lü yıllarda Sherman yasası ile ilk A.B.D de doğmuş,
1950 li yıllarda da Avrupa Devletleri bu hukuku kabul etmiştir. Ülkemizde ise 1994
yılında çıkarılan 4054 sayılı yasaya göre Rekabet Kurumu 1997 yılında faaliyetine
başlamıştır. Dünyada epeyce yol alan Rekabet Hukuku, teorik anlamda dahil olmak
ülkemizde, Rekabet Kurumu ile pratik alanda da belirli ve üst bir seviyeye gelmiş
(4)
612&content=
14-15/287-120
27/10
bulunmaktadır. Artık Rekabet Hukukunda da, rekabete aykırı fiiller arasında ayrım
yapılarak kabahat tiplerinin belirlenerek bir ayrıma gidilmesi olanaklıdır. Öte yandan
Anayasamızın 13.maddesinde vücut bulan ceza muhakemesi hukuku işleminin
yapılması ile sağlanması beklenen yarar ve verilmesi ihtimal dâhilinde bulunan zarar
arasında makul bir oranın bulunmasını, oransızlık durumunda işlemin yapılmamasını
ifade eden ölçülülük ilkesi dikkate alınarak ceza miktarlarının belirlenmesi
mümkündür.
Belirtilen nedenlerle, hukuki belirlilik, öngörülebilirlik ve eşitlik ilkeleri bağlamında, Yasa
Koyucunun gelişen Rekabet hukuku ilkelerini dikkate alıp, kabahat tiplerinde bir
ayrıma giderek, cezada ölçülülük ilkelerini de göz ardı etmeksizin 16.maddeyi
yeniden düzenlemesi gerektiği inancındayım.
4-Sonuç
Yukarıda geniş olarak açıklanan nedenlerle, Kurulumuzca verilen; 4054 Sayılı
Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu
Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para
Cezalarına İlişkin Yönetmelik” in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve ikinci
fıkrası, ve 7. Maddesi hükümleri uyarınca 2012 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul
tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren, verilen % 2 oranındaki,
kanuna aykırılığı yukarıda ileri sürülen ilgili hükümlerinin uygulanarak temel para
cezaları baz alınarak verilen idari para cezalarına, anılan bu idari para cezaları
belirlenirken 4054 sayılı yasa ile birlikte, uygulanan Rekabeti Sınırlayıcı
Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde
Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in 4054 Sayılı Rekabetin Korunması
Hakkında Kanuna aykırı olmasından dolayı uygulanmasının mümkün olmadığı ve
ayrıca aynı nitelikte bulunan Didim Fırın işletmeleri hakkında verilen kararda olduğu
gibi temel ceza alınarak ‰ 8 oranın uygulanması gerektiği düşüncesiyle kararın
temel para cezası olarak % 2 oranının alınması yolundaki Kurul kararına
katılmıyorum.
Reşit GÜRPINAR
Kurul Üyesi
14-15/287-120
28/10
KARŞI OY GEREKÇESİ
(16.04.2014 tarihli ve 14-15/287-120 sayılı Kurul Kararı)
Aksaray Merkez’de faaliyet gösteren fırınların aralarında anlaşmak suretiyle ekmek
satış fiyatını birlikte tespit ettikleri iddiası ile yürütülen soruşturma sonucunda verilen
işbu kararın II. maddesine, benzer nitelikte dosya olan Aydın-Didim’de faaliyet gösteren
fırınlar hakkında verilen 22.01.2014 tarih ve 14-04/80-33 sayılı Kurul kararında temel
para cezası %2 olarak belirlenmişken bu dosyada %4 olarak belirlenmesi nedeniyle
karşıyım.
Fevzi ÖZKAN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy