Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-4-51 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 11-28/582-183
Karar Tarihi : 04.05.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA, Reşit
GÜRPINAR 10
B. RAPORTÖRLER : Serpil YANIK, Esin AYGÜN, Gülçin DERE
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : Akbank T.A.Ş.
Temsilcisi: Av. Turgan GÜRMEN
Mete Cad. 12/7 Taksim 34437 İstanbul
D. TARAFLAR : - Akbank T.A.Ş.
Sabancı Center 344330 4. Levent/İstanbul
- Aksigorta A.Ş.
Meclis-i Mebusan Cad. No:67 34427 Fındıklı/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Aksigorta A.Ş. (Aksigorta) ile Akbank T.A.Ş. (Akbank) arasında 20
imzalanan “Hayat-Dışı Sigorta İçin Acentelik Sözleşmesi”ne menfi tespit belgesi
verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 28.02.2011 tarih ve 1504 sayı ile giren başvuru
üzerine düzenlenen 25.04.2011 tarih ve 2011-4-51/MM-11-187.SY sayılı Muafiyet Ön
İnceleme Raporu 27.04.2011 tarih ve REK.0.08.00.00-130.01.03/176 sayılı Başkanlık
önergesi ile 11-28 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da, Aksigorta ile Akbank arasında
18.02.2011 tarihinde imzalanan “Hayat-Dışı Sigorta İçin Acentelik Sözleşmesi”nin 5.
maddesinde düzenlenen rekabet yasağının 5 yılı aşan kısmının 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesi çerçevesinde muafiyet alamayacağı görüşüne yer verilmiştir. 30
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. Ürün Pazarı
Taraflar arasındaki sözleşme hayat dışı sigortalarında acentelik hizmetlerine ilişkin bir
anlaşma olup, bildirime konu işlem kapsamında ilgili ürün pazarı “hayat dışı sigortacılık
ürünlerinde acentelik hizmetleri pazarı” olarak belirlenmiştir.
Diğer yandan, bankalar yaygın şube ağları, kredi kullanarak tüketim ya da yatırımda
bulunacaklara ulaşmadaki stratejik konumları ve çoğu durumda kredi sürecinin içerdiği
bürokrasinin yarattığı belirsizlikten yararlanarak belli bir sigorta ürününün kredi müşterisine
pazarlanması aşamasında sahip oldukları inisiyatif imkanları nedeniyle, sigorta şirketlerinin 40
ürün kanallarında yer almaktadırlar. Mevcut dosya konusu bakımından, bankalar geniş bir
müşteri kitlesine daha az maliyetle ulaşma ve çapraz satış yapma imkânları dolayısıyla
11-28/582-183
2
diğer serbest acentelerden farklılaştıkları için banka sigortacılığı hizmetlerinin de ayrıca
değerlendirilmesi gerekmektedir.
H.1.2. Coğrafi Pazar
Bildirime konu acentelik sözleşmesinde belirtilen faaliyetlerin ülkemizin tümünde satışı
yapılan sigortacılık ürünlerini kapsamakta olduğu ve ilgili ürünler açısından rekabetin ülke
çapında homojen dağıldığı hususu dikkate alınarak, mevcut dosya konusu bakımından
ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
H.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme 50
H.2.1. Taraflara İlişkin Bilgiler
H.2.1.1. Akbank T.A.Ş.
1948 yılında kurulan Akbank, hâlihazırda İstanbul’daki Genel Müdürlüğü, 20 bölge
müdürlüğü ve 912 şubeyi kapsayan bir dağıtım ağı ile çalışmaktadır. Akbank, yurtdışındaki
faaliyetlerini Hollanda (Akbank N.V.), Almanya (Akbank AG) ve Dubai’de (Akbank Dubai
Limited) bulunan iştirakleri ve Malta’da bulunan bir şubesiyle sürdürmektedir.
Akbank, temel bankacılık hizmetlerinin yanı sıra bireysel, ticari, kurumsal, özel bankacılık
ve uluslararası ticaret finansmanı hizmetleri sunmaktadır. Bankacılık dışı finansal hizmetler
ile sermaye piyasası ve yatırım hizmetleri ise, Banka’nın iştirakleri tarafından verilmektedir.
Akbank hisse senetleri %28,84 halka açıklık oranıyla İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na 60
kotedir. Yurt dışında ise Banka’nın “Level 1” depo sertifikaları ABD’de OTC piyasasında
işlem görmektedir.
H.2.1.2. Aksigorta A.Ş.
28.04.1960 tarihinde idare merkezi Adana’da ve iş merkezi İstanbul’da olmak üzere,
Sabancı Grubu bünyesindeki şirketlere hizmet vermek amacıyla kurulan Aksigorta, yangın,
deprem, kaza, sağlık, kasko, doğal afetler gibi hayat dışı sigortacılık ürünlerinin üretimi ve
satışı alanlarında faaliyet gösteren bir sigorta şirketidir. Aksigorta, 2010 yılı sonu itibariyle
10 bölge müdürlüğü, iki bölge temsilciliği, tüm yurda yayılmış 884 Akbank şubesi ve …
serbest acente ağıyla hayat dışı branşlarda faaliyet göstermekte olup, … ile tüm
Türkiye’de hizmet sunmaktadır. 70
H.2.2. Bildirime Konu Sözleşme
Bildirime konu “Hayat-Dışı Sigorta İçin Acentelik Sözleşmesi”, Akbank’ın, Aksigorta'nın
hayat dışı sigortacılık ürünlerinin satış ve pazarlaması konusunda sigorta acentesi olarak
atanmasını öngören bir dağıtım anlaşmasıdır. Bildirime konu acentelik anlaşması ile
Aksigorta hayat dışı sigortacılık ürünlerinin Türkiye sınırları dâhilinde Aksigorta adına ve
hesabına münhasır olmayan pazarlama hakkını Akbank'a vermektedir.
Bildirim Formu’nda yer verilen bilgilere göre, Aksigorta sigortacılık ürünlerinin üretimi,
satışı ve pazarlamasını yapan bir sigorta şirketidir. Aksigorta sigortacılık ürünlerinin
satışını, tüm Türkiye sathına yayılmış Aksigorta namına ve hesabına çalışan bağımsız
acenteleri ve Akbank şubeleri aracılığı ile gerçekleştirmektedir. Akbank ise temel 80
bankacılık hizmetlerinin yanında bir grup şirketi olan Aksigorta'nın hayat dışı sigortacılık
ürünlerinin bilgi, deneyim, eğitimli iş gücü ve yeterli kaynağa sahip olarak müşterilerine
sunumunu acente sıfatı ile yapmaktadır. Aksigorta taraflar arasında halen devam eden
acentelik ilişkisinin Aksigorta hisselerinin Ageas'a devrine izin verildikten sonraki dönemde
de devam etmesi için bildirime konu Sözleşme’de öngörülen hüküm ve koşullar
çerçevesinde Akbank'a hayat dışı sigortacılık ürünlerinin satışı için münhasır olmayan
11-28/582-183
3
yetki vermeyi istemektedir. Dolayısıyla, Sözleşme’nin temel amacı, Aksigorta’nın hayat dışı
sigortacılık ürünlerinin -diğer acentelik kanallarının yanı sıra- acente sıfatıyla Akbank
şubeleri kanalıyla satışı ve pazarlanmasıdır.
H.2.3. Değerlendirme 90
Öncelikle bildirime konu sözleşme için talep edilen menfi tespit/muafiyet Sabancı
Grubu’nun Aksigorta’da sahip olduğu %61.98 oranında hisseden %30,99’unun Ageas
tarafından satın alınarak, Aksigorta’nın Sabancı ile Ageas’ın ortak kontrolüne
geçmesinden sonraki duruma ilişkindir. Söz konusu devirden sonra Akbank ve Aksigorta
aynı ekonomik bütünlük içerisinde değerlendirilemeyecek iki teşebbüstür. Bu çerçevede,
ticari ve mali risklerin dağılımı itibariyle Akbank’ın acentelik niteliği değerlendirildikten
sonra Sözleşme’nin rekabeti sınırlayıcı olabilecek maddelerinin Kanun karşısındaki
durumu incelenmiştir.
H.2.3.1. Akbank ve Aksigorta Arasındaki Acentelik Sözleşmelerinin Risk Kriteri
Bakımından Değerlendirilmesi 100
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin açıklanmasına Dair
Kılavuz (Kılavuz)’da acentelik sözleşmelerine değinilmekte ve bu sözleşmelerin rekabet
hukuku açısından değerlendirilmesi yapılmaktadır.
Söz konusu kılavuzda, müvekkil hesabına aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin
olarak acenteye getirilen sınırlamaların genellikle Kanun’un 4. maddesi kapsamında
olmadıkları ve prensip olarak muafiyet rejiminin de konusunu oluşturmadıkları kabul
edilmektedir. Bu kapsamda teşebbüsler arasındaki ilişkinin Kanun’un 4. maddesi
kapsamında olup olmadığını belirleyen faktör, acentenin müvekkil tarafından atandığı
faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp almaması olarak belirlenmiştir.
Acentenin bir mali veya ticari risk taşımaması durumunda faaliyetlerinin müvekkil 110
teşebbüsün faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirilecektir. Aksi halde, yani risk
üstlenmesi durumunda, acentenin kendi yapmış olduğu yatırımların geri dönüşünü
sağlayabilmesi için pazarlama stratejisini özgürce belirleyebilmesi gerekir. Belirleyemediği
durumlarda ise, sözleşmeler Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebilir.
Risk konusunda Kılavuzda, her bir olayın kendi özellikleri göz önünde bulundurularak
değerlendirileceği belirtilmekte, ayrıca bir acente ve müvekkil arasındaki ilişkide acentenin
risk üstlendiği ve bu nedenle anlaşmanın Kanun’un 4. maddesine girdiği durumlara
örnekler verilmektedir. Netice itibarıyla, müvekkil ile acente arasındaki ilişkiye Kanun’un 4.
maddesinin uygulanmaması için acentenin örnek olarak sayılan bu ve benzeri risk veya
maliyetleri yüklenmemesi gerekmektedir. 120
Hangi hallerde risk üstlenildiğine örnek olarak aşağıdaki hususlar gösterilebilir:
- Ticari acentenin ticari faaliyetleri süresince bağımsız bir tacir gibi davranması,
- İşlemle ilgili ticari riskin acentenin üzerinde olması,
- Ticari acentenin elinde sözleşme konusu mallardan minimum miktarda stok bulunması,
- Ticari acentenin müşteriler için kendi hesabına olmak üzere ücretsiz servis hizmeti
vermesi,
- Ticari acentenin fiyatlar ve ticaret koşullarını belirleme yetkisi bulunması.
Acenteler daima müvekkilleri hesabına iş yaparlar. Acentelerin yapacağı işlemlerden
doğan hak ve borçlar müvekkillerine aittir. Sigorta acentelerinin de tabi olduğu Türk Ticaret
Kanunu’nun 102-123. maddeleri acentelik hakkındaki düzenlemelere ilişkindir. Söz konusu 130
11-28/582-183
4
madde hükümlerinde acentelerin müstakil hareket edemeyeceği hususu belirtilmiştir.
Dolayısıyla, acente niteliğinde faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilerin müvekkillerinin
talimatları ve onların menfaatleri doğrultusunda iş görmeleri kanundan doğan bir
yükümlülük olup, hareket serbestîleri sınırlı olan acentelerin bağımsız hareket edebilen
kişiler karşısında belirleyici olma özellikleri bulunmamaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda da sigorta acentesi, “Ticarî mümessil, ticarî vekil, satış
memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak
muayyen bir yer veya bölge içinde daimî bir surette sigorta şirketlerinin nam ve hesabına
sigorta sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları sigorta şirketleri adına yapmayı meslek
edinen, sözleşmenin akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürüten ve sözleşmenin 140
uygulanması ile tazminatın ödenmesinde yardımcı olan kişi” olarak tanımlanmakta ve 23.
maddesinde de bankaların sigorta acenteliği yapması için TOBB nezdindeki levhaya kayıtlı
olma ve Hazine Müsteşarlığından belge almaya zorunlu olmadığı düzenlenmektedir. Bu
çerçevede, bankalar da serbest acenteler gibi sigorta acentesi olarak faaliyet
gösterebilmektedir.
Bildirime konu Acentelik Sözleşmesi’nin 2. maddesi çerçevesinde sözleşmenin konusu,
Akbank’ın acente olarak tayin edilmesine ve Aksigorta’nın yazılı olarak bildireceği risk
kabul sigortalama uygulamaları ve yönetmeliklerine uygun olarak sigorta primlerini tahsil
etmeye yetkilendirilmesine ilişkindir. Acente’nin yükümlülükleri ve sorumluluklarının yer
aldığı 7. maddenin dosya konusu bakımından önem arz eden ilgili maddeleri ise aşağıda 150
sıralanmaktadır:
…
Sözleşmenin 9. maddesi Aksigorta’nın yükümlülüklerini konu edinmektedir ve sözleşme
konusu ürünlerden doğabilecek hasar taleplerinin çözümlenmesi ve Aksigorta’nın tazmin
yükümlülüğünü içeren ilgili fıkrasına aşağıda yer verilmektedir:
…
Yukarıda yer verilen bilgi ve açıklamalar çerçevesinde, bildirime konu Acentelik
Sözleşmesi ile Akbank'ın acente olarak Kılavuz çerçevesinde açıklanan riskleri
üstlenmediği ve bağımsız davranmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim taraflarca gönderilen
ilave açıklamalarda da bu husus teyit edilmiştir. Sözleşme ile Akbank'ın yükümlendiği edim 160
Aksigorta tarafından üretimi ve pazarlaması yapılan hayat dışı sigortacılık ürünlerinin
müşterilere satışı ve sigorta primlerinin tahsili ile sınırlıdır, satılan sigorta ürününde
belirlenen riskin gerçekleşmesi halinde müşteriye ödeme Aksigorta tarafından yapılmakta
taraflar arasındaki tüm ticari risk Aksigorta tarafından üstlenilmektedir.
Dosya mevcudu bilgiler çerçevesinde, bildirime konu Acentelik Sözleşmesi’nin, müvekkil
hesabına aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin olarak acenteye getirilen
sınırlamalar bakımından Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmayan bir sözleşme olduğu
sonucuna ulaşılmıştır.
H.2.3.2. Rekabet Yasağı ve Münhasırlıkla İlgili Sözleşme Maddelerinin
Değerlendirilmesi 170
H.2.3.2.1. Sözleşme Maddeleri
Bildirim konusu anlaşmada münhasırlık ve rekabet yasağı ile ilgili aşağıdaki maddeler yer
almaktadır.
“MADDE 5. MÜNHASIRLIK:
11-28/582-183
5
…
denilmektedir1.
Esasen, acentelik anlaşmaları anlaşma konusu mal veya hizmetlerin acente tarafından
müvekkil adına veya hesabına satışı ile ilgili olarak 4. madde kapsamı dışında olmakla
birlikte, münhasırlık veya rekabet yasakları anılan madde kapsamında değerlendirilmelidir.
Bu nedenle aralarındaki bildirime konu acentelik anlaşması da Kanun’un 4. maddesi 180
çerçevesinde teşebbüsler arası bir anlaşmadır. Dolayısıyla yukarıda aktarılan sözleşme
maddelerinin rekabeti kısıtlayıcı olması nedeniyle bildirime konu anlaşmaya menfi tespit
verilmesi mümkün değildir.
H.2.3.2.2. Mevcut ve Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nda Düzenlenen Acentelik
Sözleşmeleri ile ilgili Rekabet Yasaklarının 4054 sayılı Kanun Karşısında Durumu
Yürürlükte bulunan TTK’nın Acentelik ile ilgili 8. Faslı’nda acentelere getirilen rekabet
yasakları şu şekilde düzenlenmiştir:
“III - İnhisar:
Madde 118 - Aksi yazılı olarak kararlaştırılmış olmadıkça, müvekkil, aynı zamanda ve aynı
yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı için birden fazla acente tayin edemeyeceği gibi; 190
acente dahi aynı yer veya bölge içinde, birbirleriyle rekabette bulunan müteaddit ticari
işletmeler hesabına aracılık yapamaz.”
- 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek 6102 sayılı yeni TTK’da ise acentelere getirilen
rekabet yasakları ile ilgili düzenleme şu şekildedir:
“III - İnhisar
MADDE 104- (1) Yazılı olarak aksi kararlaştırılmadıkça, müvekkil, aynı zamanda ve aynı
yer veya bölge içinde aynı ticaret dalı ile ilgili olarak birden fazla acente atayamayacağı
gibi, acente de aynı yer veya bölgede, birbirleriyle rekabette bulunan birden çok ticari
işletme hesabına acentelik yapamaz.
… 200
III - Rekabet yasağı anlaşması
Madde 123- (1) Acentenin, işletmesine ilişkin faaliyetlerini, sözleşme ilişkisinin sona
ermesinden sonrası için sınırlandıran anlaşmanın yazılı şekilde yapılması ve anlaşma
hükümlerini içeren ve müvekkil tarafından imzalanmış bulunan bir belgenin acenteye
verilmesi gerekir. Anlaşma en çok, ilişkinin bitiminden itibaren iki yıllık süre için yapılabilir
ve yalnızca acenteye bırakılmış olan bölgeye veya müşteri çevresine ve kurulmasına
aracılık ettiği sözleşmelerin taalluk ettiği konulara ilişkin olabilir. Müvekkilin, rekabet
sınırlaması dolayısıyla, acenteye uygun bir tazminat ödemesi şarttır.
(2) Müvekkil, sözleşme ilişkisinin sona ermesine kadar, rekabet sınırlamasının
uygulanmasından yazılı olarak vazgeçebilir. Bu hâlde müvekkil, vazgeçme beyanından 210
itibaren altı ayın geçmesiyle tazminat ödeme borcundan kurtulur.
1 Kılavuzda ayrıca “Yukarıda sayılan ve benzeri mali veya ticari risklere müvekkil katlansa dahi, acentelik
anlaşması rekabeti sınırlayıcı işbirliği yapılmasına yardımcı oluyorsa Kanun’un 4. maddesi kapsamına
girebilir. Bu durum, özellikle, birkaç müvekkilin aynı acenteyi kullandığı ve acente aracılığı ile önemli bilgileri
birbirlerine aktardıkları zaman ortaya çıkabilir.” denilerek acentelik anlaşmalarının rekabeti sınırlayıcı bir
işbirliğine yol açması halinde de Kanun kapsamına gireceği belirtilmektedir.
11-28/582-183
6
(3) Taraflardan biri, diğer tarafın kusurlu davranışı nedeniyle haklı sebeplerle sözleşme
ilişkisini feshederse, fesihten itibaren bir ay içinde rekabet sözleşmesiyle bağlı olmadığını
diğer tarafa yazılı olarak bildirebilir.
(4) Bu maddeye aykırı şartlar, acentenin aleyhine olduğu ölçüde geçersizdir.”
Mevcut TTK’da acentelerin aksi yazılı olarak kararlaştırılmadıkça rakip şirketlerin
acenteliğini yapmaları yasaklanmaktadır. Yeni TTK’da da bu düzenleme geçerliliğini
korumakla beraber, sözleşme sonrası için de iki yıla kadar acentelerin yazılı olmak
koşuluyla rekabet yasağına tabi olabileceği düzenlenmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile TTK’nın acentelerle ilgili yukarıdaki maddeleri çelişiyor 220
görünmekle beraber, TTK’nın bu hükümleri -tarafların iddia ettiğinin aksine- emredici
olmadığından, tarafların 4054 sayılı Kanun’a uygun hareket etmelerinin önünde bir engel
bulunmadığı görülmektedir.
Esasen, TTK’nın ilgili maddesinin acenteliği düzenleyen özel bir düzenleme olması
sebebiyle uygulamada TTK’nın önceliği olmakla beraber, düzenlemenin lafzından emredici
bir hukuk normu olmadığı, taraflarca aksine düzenleme yapılmasının mümkün olduğu
açıkça anlaşılmaktadır. Diğer yandan taraflar 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin aksine
sözleşme yapamayacaklarından, bu durumda Kanun’un 4. maddesinin TTK’nın ilgili
maddesine göre uygulama önceliği olması gerekmektedir.
H.2.3.2.3. 4054 Sayılı Kanun’un 5. Maddesi Çerçevesinde Yapılan Değerlendirme 230
Akbank ve Aksigorta arasındaki ilişki dikey bir ilişki olup 2002/2 sayılı Tebliğ’i açıklayıcı
Kılavuz’un yaklaşımı doğrultusunda acenteye tanınan münhasırlığın hem sınırlı bir
münhasırlık olması (sadece ilk üç büyük banka için yazılı onay şartı) hem de markalar
arası rekabetin yoğun olduğu sigortacılık hizmetleri bakımından sadece marka içi rekabeti
ilgilendirmesi nedeniyle, Akbank’a münhasırlık sağlayan sözleşme maddesinin rekabeti
önemli ölçüde kısıtlayıcı bir etkisinin olmadığı neticesine varılmıştır.
Sözleşme’de Akbank’ın başka sigorta şirketlerinin acenteliğini yapmasını engelleyen
hüküm ise aracılık hizmetleri pazarının bir parçası olan Akbank’ı rakip sigorta şirketlerine
istisnai durumlar hariç kapatmakta ve markalar arası rekabeti etkilemektedir. Diğer bir
deyişle Akbank acentelik hizmetlerini farklı sigorta şirketlerine sunabileceği bir pazarda 240
faaliyet gösteren bağımsız bir teşebbüs olup, rekabet yasağı acentenin bu hizmetlerini
sınırlandırmaktadır. Öte yandan Akbank’a getirilen rekabet yasağı sınırlı bir yasak olup
Sözleşme’nin 5. maddesi uyarınca stratejik olmayan ürünlerde geçerli değildir.
Sözleşme’nin, yukarıda belirtilen maddeleri çerçevesinde, Kanun’un 4. maddesi anlamında
bir teşebbüsler arası anlaşma niteliğinde olması ve tarafların aralarındaki dikey ilişki
nedeniyle 2002/2 sayılı Tebliğ ve Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet
açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.
Öncelikle Aksigorta’nın hayat dışı sigortacılık hizmetlerinde pazar payı yaklaşık … olup
pazarda ... sıradadır. İlk 5 şirketin toplam pazar payı (CR5) ise %46’dır, dolayısıyla pazar
yoğunlaşmamış bir pazardır. Öte yandan acentelik hizmetlerine bakacak olursak Akbank’ın 250
hayat dışı üretiminin tüm hayat dışı toplam sektör üretimindeki pazar payı …, pazarı banka
sigortacılığı olarak daralttığımızda ise tüm bankaların hayat dışı sigorta üretimi
(Bankasürans) içindeki payı … civarındadır. Bu çerçevede, pazar payları 2002/2 sayılı
Grup Muafiyeti’nde öngörülen %40 eşiğinin altındadır.
Bununla birlikte, belirli türden dikey anlaşmaların oluşturduğu paralel ağlar ilgili pazarın
%50’sinden fazlasını kapsıyorsa veya anlaşmanın Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen
11-28/582-183
7
koşullarla bağdaşmaz etkilere sahip olduğu tespit ediliyorsa Kurul çıkaracağı bir tebliğ ile
ilgili pazarda belirli sınırlamaları içeren dikey anlaşmaları grup muafiyetinin dışına
çıkarabilmekte veya belirli bir anlaşma için muafiyeti geri alabilmektedir.
Öte yandan, dosya mevcudu bilgilere göre, ilgili pazarda herhangi bir sigorta şirketi ile 260
ortaklık ilişkisi veya dikey entegrasyon içerisinde olmayan bankaların birden fazla sigorta
şirketinin acenteliğini yürütmesi yaygın bir durumdur. Bunun dışında, Hazine
Müsteşarlığı’nın “Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları
Yönetmeliği”nin 10. maddesi uyarınca gerek kredilerle ilgili gerekse diğer sigortalarda
acentelerin tüketicinin seçim özgürlüğünü engellemesi yasaktır2. Ayrıca kredi pazarında
herhangi bir hâkim durum bulunmamaktadır. Sigortacılık sektörü de dinamik, rekabetçi ve
dünya piyasaları ile bütünleşmiş bir yapı sergilemektedir. Dolayısıyla Akbank ve Aksigorta
arasındaki bildirime konu sözleşme ile getirilen rekabet yasağı ilgili pazarın önemli bir
bölümünü kapatmayacak ve pazara girişleri engellemeyecektir.
Ancak Akbank’a getirilen rekabet yasağının süresi Sözleşme’nin 3. maddesi uyarınca on 270
beş yıldır. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesine göre alıcıya getirilen belirsiz süreli veya
süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğü grup muafiyetinden
yararlanamamaktadır. Ancak, süresi beş yılı aşmayan veya beş yıldan sonraki uzatmanın
her iki tarafın açık iradesi ile mümkün olduğu ve alıcının beş yıllık süre sonunda rekabet
etmeme şartına son vermesini engelleyen herhangi bir durumun olmadığı hallerde rekabet
etmeme yükümlülüğü grup muafiyetinden yararlanacaktır. Bu çerçevede, on beş yıl süreli
rekabet yasağı nedeniyle sözleşmenin bireysel muafiyet açısından değerlendirilmesine
ihtiyaç duyulmaktadır.
Herhangi bir rekabet kısıtlamasına bireysel muafiyet tanınması için iki olumlu iki olumsuz
koşulun birlikte sağlanması gerekmektedir. 280
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmelerin sağlanması
Bu hüküm çerçevesinde hangi hallerin ekonomik yarar sağladığının somut olayın
özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, üretim ve dağıtım
maliyetlerinin düşürülmesi, kalitenin artırılması, malın arzında devamlılığın sağlanması,
yeni piyasalara girişin kolaylaştırılması ve yeni ürünlerin ya da üretim tekniklerinin
bulunması ekonomik yararın sağlandığı hususlar arasında görülmektedir.
Bankalar sigortacılık hizmetlerinin farklı seviyelerinde faaliyet gösterirler. Sıklıkla da
sigortacılık hizmetlerinin dağıtım kanalında acente olarak yer alırlar. Banka sigortacılığı
(bancassurance) olarak da adlandırılan banka ve sigorta şirketleri arasındaki bu tür yakın 290
ilişkiler ölçek ve kapsam ekonomisine imkân sağlayabileceği gibi her iki tarafın da diğerinin
2 Hazine Müsteşarlığınca hazırlanan “Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları
Yönetmeliği” 17 Ocak 2009 tarih ve 27113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu
Yönetmelik, Türkiye’de faaliyet gösteren her türlü kredi kuruluşunun sağladığı kredilerle bağlantılı yaptırılan
ihtiyari ve zorunlu sigortaları ve bu sigortalar dahilinde verilecek teminatları kapsamaktadır. Yönetmelik’in
“İyiniyet” başlıklı 10. maddesinde aşağıdaki hükme yer verilmiştir.
“MADDE 10 – (1) İhtiyari sigortalarda, öncelikli olarak kredi borçlusunun sigortalı olması ve/veya kredi
konusu malın veya eşyanın sigortalattırılması esastır.
(2) Zorunlu veya ihtiyari sigortalarda, kredi kullanan kişinin sigorta şirketini seçme hakkı
sınırlandırılamaz. Sigorta sözleşmesine veya kredi sözleşmesine sigortanın belirli bir sigorta şirketine
yaptırılmasına ilişkin konan her türlü şart hükümsüzdür.
(3) Kredi kuruluşu, sigortanın kendisi veya başka bir sigorta aracısı tarafından yaptırılabileceği
hususunda kredi kullananı bilgilendirir. Kredi kuruluşu, kredi kullanan kişinin başka bir sigorta şirketi veya
sigorta aracısı yoluyla yaptırdığı ve talep edilen teminatları kapsayan sigorta poliçesini kabul etmek
zorundadır.”
11-28/582-183
8
müşteri tabanına erişimini sağlaması, çapraz satış olanakları, diğer tarafın üstün marka
imajından fayda elde edilmesi ve dağıtım açısından ileriye doğru dikey bütünleşme gibi
avantajlar da söz konusudur.
İnceleme konusu olay bakımından ele alındığında, münhasır acentelik ilişkisi ile tek bir
sigorta şirketinin ürünlerine odaklanılarak, o konuda daha fazla teknolojik ve kurumsal
yatırım yapılabildiği gibi, tüketicilere verilen hizmette iyileştirmeler de yapılabilmektedir.
İlaveten, Akbank’ın sigorta alanındaki portföyünü azami kapsamda tutmak ve müşterileri
tarafından ileri sürülen talepleri karşılamak amacında olduğu, acentelik sözleşmesinin
kısmi münhasırlığa ilişkin hükümleri sayesinde Akbank’ın daha kapsamlı bir ürün 300
portföyüne kavuşmuş olacağı taraflarca belirtilmektedir. Taraflar, bundan başka, uzun
dönemli çalışma, istikrar ve güven ortamının finansal sektörün müşterilerine en fazla
faydayı yaratabilmesi, en etkin çalışma ortamını oluşturabilmesi için dayandığı en önemli
özelliklerinden olduğuna dikkat çekmektedir. Aksigorta’nın hisselerini devralan Ageas’ın
devraldığı hisseleri karşılığında bu işin gelişmesi için Türkiye'ye sermaye getirdiği, aynı
zamanda yatırım yaptığı da vurgulanan hususlar arasındadır. Özetle münhasırlık hükmü
içeren anlaşma aracılığı ile sunulan hizmette uzmanlaşmanın sağlanacağı ve uzun vadeli
çalışma ortamının yaratacağı istikrar sayesinde yatırımların artacağı ifade edilmektedir.
Bu itibarla inceleme konusu işlemin, Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine
uygun düştüğü değerlendirilmektedir. 310
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması
Muafiyetin ikinci şartı; anlaşmanın tüketicilere ortaya çıkan objektif faydadan adil bir pay
alma imkânı tanıması gereğidir. Kanun'un 4. maddesi anlamında rekabeti sınırlayıcı etkileri
olan bir anlaşmanın muafiyet alabilmesi için, yukarıda değinilen malların dağıtımı veya
hizmetlerin sunulmasından elde edilen iyileşmenin tüketiciye yansıtılması ve ortaya çıkan
ekonomik fayda ile tüketicinin elde edeceği menfaat arasında makul bir denge olması
gerekmektedir. Bu çerçevede; fiyatlar seviyesindeki düşüş, satış sonrası etkin hizmetler,
ürün çeşitliliğinin artması, tüketicinin ürüne daha kolay ulaşabilmesi, malın arzında
devamlılığın sağlanması gibi koşullar tüketicinin elde edeceği menfaat kapsamında
değerlendirilebilmektedir. 320
Taraflarca yapılan ilave açıklamalarda, sağlanan kazanımların ve yaratılan iyileştirmelerin
tüketicilere doğrudan yansıtılabileceği vurgulanmaktadır. Bu kapsamda uzmanlaşmaya
paralel olarak tüketicilere daha kesin bilgiler içeren açıklamalar verilebileceği, daha fazla
teknolojik ve kurumsal yatırım sayesinde tüketicilere verilen hizmette iyileştirmeler
yapılabileceği ve Akbank müşterilerinin de daha kapsamlı sigortacılık ürünlerine
kavuşacağı ifade edilmektedir. Kurulan ilişkilerin tüketici konumundaki müşterilerin ticari ve
ekonomik sorunlarını ve endişelerini çözme ihtiyaçlarını kolaylıkla gidermelerine yardımcı
olacağı açıklanmaktadır.
Ageas’ın uluslararası tecrübelerinden ve yapacağı yatırımlardan faydalanılıp müşterilere
yeni çözümler üretilmesi, ürünlerin sağlanmasında uzmanlaşmaya gidilebilecek olması 330
hizmetten yararlanan tüketicilerin lehine olan gelişmelerdir. Bu nedenle Kanun’un 5.
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan koşul da sağlanmaktadır.
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
Muafiyetin üçüncü şartı, anlaşmanın veya kararın teşebbüslere ilgili piyasanın önemli bir
bölümünde rekabeti ortadan kaldırma imkânı tanımaması, bir başka deyişle sağlanan
ekonomik gelişme veya fayda ile tüketicinin bundan yarar sağlamasının rekabetin ortadan
kaldırılması sonucunda elde ediliyor olmamasıdır. Bu şartın amacı, rekabetin kısmen
11-28/582-183
9
sınırlandırılmasına izin verilen piyasalardaki reel ve potansiyel rekabetin devamının
teminidir.
İnceleme konusu başvurunun etkilemesi muhtemel olan pazarlardan ilki olan hayat dışı 340
sigorta acenteliği pazarı bakımından Akbank kanalıyla elde edilen primlerin toplam primler
içerisindeki ağırlığı … olup, bu çerçevede ilgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin
ortadan kalkmayacağı değerlendirilmektedir.
İşlem sonucunda etkilenmesi muhtemel olan diğer pazar olan banka sigortacılığında ise,
pazarın …’i özellikle dikey entegrasyon nedeniyle kapanmış durumdadır. Bununla birlikte
Akbank’ın tüm bankaların hayat dışı sigorta üretimi içindeki payı … civarındadır. Hayat dışı
sigortacılık pazarında olduğu gibi banka sigortacılığında da herhangi bir hâkim durum
bulunmamaktadır.
Buna ek olarak, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin kısmi münhasır olan bir sistem
öngördüğü de söylenebilecektir3. Acentelik sözleşmenin 5.3 ve 5.11 maddeleri bu 350
düzenlemeye ilişkindir. Akbank herhangi bir şekilde müşterilerinin yararlanması gerektiğini
düşündüğü bir sigorta ürününün Aksigorta portföyünde olmaması halinde münhasır
çalışmama hakkını saklı tutmuştur. Bu durumun gerçekleşmesi ve Aksigorta’nın
kendisinden talep edilen ürünleri sağlayamaması halinde Akbank bir başka sigorta şirketi
ile çalışabilecektir. Öte yandan, gerek kredilerle ilgili gerekse diğer sigortalarda acentelerin
tüketicinin seçim özgürlüğünü engellemesi yasaktır. Akbank kredi teminatlarının
sigortalanması söz konusu olduğunda tüketicilerin seçimlik hakkı bulunmaktadır. Tüketici
dilerse Akbank'ın çalıştığı Sigorta şirketi ile dilerse diğer bir sigorta şirketi ile çalışmakta
serbesttir. Ayrıca kredi piyasasında da hâkim durum olmadığı için herhangi bir bankadan
kredi alamayan bir tüketicinin, diğer bir bankaya geçmesinin önünde ciddi bir engel 360
bulunmamaktadır. Dolayısıyla Akbank ve Aksigorta arasındaki bildirime konu sözleşmenin
rekabet yasağı maddesinin ilgili pazarın önemli bir bölümünde rekabeti ortadan
kaldırmayacağı açıktır.
Sonuç olarak bildirime konu anlaşma sonucunda ilgili pazarın önemli bir bölümünde
rekabetin ortadan kalkmayacağı ve muafiyetin bu koşulunun sağlandığı değerlendirmesine
ulaşılmıştır.
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlanmaması
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen bu son koşul gereği, tüketicilere yansıtılan
ekonomik gelişme ve iyileştirmenin elde edilmesinde rekabeti daha az sınırlayan bir 370
yöntem mevcut ise anlaşmaya muafiyet tanınamayacaktır. Bu koşula aykırılık, ya izlenen
amacın elde edilmesi için rekabetin gereğinden fazla sınırlanması ya da rekabetin
sınırlanması gereğinin dahi bulunmaması halinde olabilir.
Bildirim konusu anlaşmada Akbank’a getirilen on beş yıl süreli rekabet yasağının
yaratacağı muhtemel rekabet karşıtı etkiler, pazarın rakip sigorta şirketlerine kapatılması
ve mağaza içi rekabetin (in-store inter-brand competition) ortadan kalkmasıdır. Taraflar,
Akbank’a getirilen rekabet yasağının amacının Ageas’ın Türkiye’ye getirdiği sermaye ve
yaptığı yatırımın karşılığını alması ve Akbank’ın elde edeceği çalışma know-how’ını başka
sigorta şirketleri ile yapılacak anlaşmalar ile kara çevirmemesi olduğunu belirtmektedirler.
Ayrıca Akbank’ın güçlü bir teşebbüs olması nedeniyle, çıkarları doğrultusunda, 380
3 Akbank’ın belirli koşullarda rakip sigorta şirketlerinin acenteliğini yapmakta serbest olabileceği kısmın
Akbank’ın toplam alımları içerisinde oran olarak ne kadar yer tutacağının öngörülemediği taraflarca
belirtilmiştir.
11-28/582-183
10
Sözleşme’de öngörülen on beş yıllık süre içerisinde herhangi bir zamanda anlaşmayı
sonlandırabileceği, dolayısıyla rekabet kuralları ile korunmaya ihtiyacı olmadığı
belirtilmekte ve uzun dönemli ilişkilerin istikrar ve güven ortamının gelişmesi açısından
önemli olduğu ifade edilmektedir. Taraflarca son olarak, İspanya, Almanya, Portekiz gibi
Avrupa ülkelerinde de uzun süreli rekabet yasağı veya münhasırlık içeren anlaşmaların
ilgili ürün pazarında çok yaygın olduğu belirtilmiştir.
Esasen, dikey entegrasyon nedeniyle önemli bir bölümü kapanmış olmasına rağmen, ilgili
pazar, çok fazla sayıda rakip firmanın faaliyet göstermesi nedeniyle markalar arası
rekabetin önemli düzeyde bulunduğu, göreli yoğunlaşmanın düşük olduğu ve artan ürün
çeşitliliğine sahip bir pazardır. Bunların yanı sıra, hayat dışı sigortacılık alanında banka 390
sigortacılığının toplam dağıtım kanalları içindeki payının düşük olduğu görülmektedir. Tüm
bu bilgiler çerçevesinde, mevcut koşullarda, rekabetin Kanun’un 5. maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla
sınırlanmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, ilerleyen dönemlerde, bu tür rekabet yasağı
içeren anlaşmaların yarattığı paralel ağlarla pazarın rakip sigorta şirketlerine önemli ölçüde
kapatılması durumunda, muafiyetin tekrar gözden geçirilmesinin uygun olacağı kanaatine
varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Aksigorta A.Ş. ile Akbank T.A.Ş.
arasında 18.02.2011 tarihinde imzalanan “Hayat-Dışı Sigorta İçin Acentelik Sözleşmesi”ne 400
4054 sayılı Kanun'un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet tanınmasına OYBİRLİĞİ
ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy