Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2015-1-20 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 15-28/304-86
Karar Tarihi : 07.07.2015
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN,
Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ, Kenan TÜRK
B. RAPORTÖRLER: M. Selim ÜNAL, Harun GÜNDÜZ, Metin DEMİRCİ
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Gizlilik talebi bulunmaktadır.
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : - Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Gebze Organize Sanayi Bölgesi Şahabettin Bilgisu Cad.
41480 Gebze/Kocaeli
(1) E. DOSYA KONUSU: Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin faaliyetlerinin 4054
sayılı Kanun’u ihlal ettiği iddiası.
(2) F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 09.03.2015 tarihinde giren başvuru üzerine
hazırlanan 14.05.2015 tarih ve 2015-1-20/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, 20.05.2015 tarihli
Kurul toplantısında görüşülmüş ve 15-24/276-M sayı ile önaraştırma yapılmasına karar
verilmiştir. İlgili karar uyarınca düzenlenen 30.06.2015 tarih ve 2015-1-20/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) G. İDDİALARIN ÖZETİ: Anılan başvuruda ve sonrasında gönderilen 20.04.2015 tarih,
2070 sayılı ek belgede özetle;
- Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (ALARKO) merkezi ısıtma, soğutma, klima
ve otomasyon periyodik bakım işlerinde yetkilendirdiği servislere aktif ve pasif satış
yasağı getirerek rekabeti kısıtladığı,
- Yetkili servislerin ALARKO’dan bağımsız olarak periyodik bakım anlaşmaları
yapamadığı, bakım anlaşmalarının ALARKO tarafından yapıldığı, fakat daha sonra
işlerin ALARKO’nun belirlediği ücretler karşılığında ALARKO tarafından yetkili
servislere dağıtılarak yaptırıldığı,
- ALARKO’nun kullanmakta olduğu bilgisayar programı üzerinden hangi işi hangi
servisin yapmakta olduğunu takip ve kontrol ettiği,
- Yetkili servislerin ALARKO’nun çıkarlarına aykırı hareket etmesini önlemek için
ALARKO’nun servislerden teminat aldığı,
- ALARKO’nun diğer servislere hizmet veya yedek parça temin etmeyerek satış sonrası
bakım pazarını elinde tutmaya çalıştığı,
- ALARKO’nun, kendi izni olmadan yetkili servislerin müşterilerine hizmet ve satış
yapmasını kısıtladığı, hatta servislere müşterilerden gelen tüm hizmet taleplerinin
kendisine bildirmesini şart koştuğu,
15-28/304-86
2/12
- ALARKO’nun pazara yeni giren küçük ölçekli bakım firmalarının piyasadaki
faaliyetlerini zorlaştırmak için müşterilere maliyet altı satışta bulunduğu,
- ALARKO’nun kendisine bağlı bir servis olan Asega Soğutma Klima San. ve Tic. Ltd.
Şti. (ASEGA) ile birlikte hareket ederek kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan mal ve
hizmet satın alımlarında rekabeti engellediği
iddia edilmektedir.
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 41. maddesi uyarınca şikayetin reddi gerektiği ve ALARKO
hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı belirtilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(5) Yürütülen önaraştırma kapsamında raportörlerce, ALARKO genel yönetim merkezinde ve
ALARKO’nun Ankara, İzmir, Antalya ve Adana bürolarında; Ankara adresindeki ALARKO
yetkili servisi olan ASEGA’da yerinde inceleme ve görüşme yapılmıştır. Ayrıca
raportörlerce, ALARKO yetkili servisi olarak faaliyet gösteren Alcem Isıtma Soğutma Klima
Taahhüt Ticaret Ltd. Şti. yetkilileri, merkezi sistemler satış sonrası hizmetler pazarında
bağımsız servis olarak faaliyet gösteren Met Isıtma Soğutma San. ve Tic. A.Ş. ile Aray
Servis ve Mühendislik Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilileri ile de
görüşülmüştür.
(6) ALARKO genel yönetim merkezinde yapılan yerinde inceleme esnasında teşebbüs
yönetiminden istenilen belgeler 15.06.2015 tarih, 2855 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal
etmiştir. Söz konusu önaraştırma ile ilgili olarak ALARKO’ya 19.06.2015 tarih, 6263 sayılı
yazı gönderilerek bilgi talebinde bulunulmuş, istenilen bilgiler 29.06.2015 tarih, 3015 sayı
ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Ayrıca 24.06.2015 tarihinde Rekabet Kurumu
binasında ALARKO Satış Sonrası Hizmetler Müdürü ile görüşme yapılmış, görüşme
sonrasında ALARKO tarafından gönderilen ilave bilgi ve belgeler sırasıyla 25.06.2015
tarih, 2981 sayı ve 29.06.2015 tarih, 3029 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
I.1. İnceleme Yapılan Taraf: ALARKO
(7) Isıtma, soğutma, havalandırma, su arıtma ve basınçlandırma alanlarında faaliyet
göstermekte olan ALARKO’nun hisselerinin %42,03’üne Alarko Holding A.Ş., %42,03’üne
Carrier HVACR Investment B.V. sahip olup, %15,94’ü halka açıktır.
(8) ALARKO ısıtma, soğutma, iklimlendirme, havalandırma, su arıtma, basınçlandırma ve
otomatik kontrol sektörlerinde ihtiyaç duyulan ürün, yedek parça, tesisat, montaj, bakım,
onarım malzemelerini ve ekipmanlarını toptan ve perakende olarak esas itibarıyla kendi
bünyesinde faaliyet gösteren TOTALINE marketler zinciri vasıtasıyla yürütmektedir.
I.2. Sektöre İlişkin Bilgiler
(9) Isıtma, soğutma, havalandırma ve iklimlendirme sektörü genel olarak kapalı mekanlardaki
havanın fiziksel şartlarını değiştirmek amacıyla kullanılan her çeşit cihazı kapsamaktadır.
(10) Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden ısıtma cihazları sektörüne, her çeşit kazan, radyatör,
brülör ve kombi gibi mekanları ısıtmada kullanılan ürünler ile boyler ve güneş enerjisi
sistemleri gibi sıcak su sağlama amaçlı ürünlerinin dahil edildiği anlaşılmaktadır. Vaillant,
ECA, Baymak, Demir Döküm, ALARKO, Ferroli, Ariston, Bosch, Buderus, Viessmann,
TermoTeknik, Daikin-Airfel gibi firmaların yer aldığı sektörde 2015 yılı itibarıyla kombi
üretiminde 14, panel radyatör üretiminde 25, kazan üretiminde ise 157'si TSE belgeli 560
firmanın faaliyet gösterdiği tahmin edilmektedir. Ayrıca, sadece merkezi ısıtma
sistemlerinde sıcak su sağlama işlevi gören ve merkezi kazanlarla birlikte kullanılan boyler
15-28/304-86
3/12
ya da sadece yine bu sistemin parçası niteliğindeki radyatörleri üreten KOBİ niteliğinde
çok sayıda teşebbüs bulunduğu ifade edilmektedir.
(11) Soğutma ve havalandırma sektöründe konut, işyerleri, fabrika, hastane, otel, okul,
lokanta, sinema, tiyatro gibi özel veya genel kullanımlı mekanlarda kullanılmakta olan
klima sistemleri yer almaktadır. Soğutma ve havalandırma ürünleri kullanım yerine göre
üç gruba ayrılmaktadır.
- Bireysel Klimalar: Bireysel kullanıcılar tarafından kullanılan ev tipi klimaları
kapsamaktadır. Multi splitler bu kapsama dahildir.
- Hafif Merkezi Klimalar: VRF sistemleri bu gruba dahildir.
- Merkezi Klimalar: Hastane, üretim tesisi, çok katlı iş ve alışveriş merkezleri gibi
lokasyonların iklimlendirmesini sağlayan ürünler bu gruptadır.
(12) Türkiye klima sektöründe yaklaşık 150 firma faaliyet göstermektedir. Sektörde faaliyet
gösteren teşebbüsleri çatısı altında toplayan İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları
Derneği'nin (İSKİD) 85 üyesi bulunmaktadır.
(13) Merkezi sistem klima cihazları iş merkezleri, oteller, alışveriş merkezleri, hastaneler gibi
büyük mekanların iklimlendirilmesi için tek merkezde kurulu cihazlardır. Merkezi sistem
ürünleri bireysel ve hafif ticari ürünlerden farklı olarak yüksek yatırım maliyetli ürünler
olduğu için mimari proje, inşaat ve tesisat projesi gerektiren büyük kapsamlı projelerdir.
Merkezi sistem ürünleri temel olarak; fancoil cihazları, klima santrali, soğutma grupları,
soğutma kulesi ve çatı tipi klimalardan oluşmaktadır. Tüm bu ürünlerin tamir bakım ve
onarımı garanti süreleri içerisinde genellikle üretici firma tarafından tayin edilen yetkili
servislerce gerçekleştirilmektedir. Yetkili servisler dışında özel servisler de, garanti süresi
sonrasında anılan cihazlara tamir ve bakım/onarım hizmeti sağlayabilmektedir.
I.3. Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği
(14) Sektörün yapısına ve işleyişine dair daha ayrıntılı bir değerlendirme yapabilmek amacıyla,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (6502 sayılı Kanun) 58. maddesi
ile bu maddeye dayanılarak çıkarılan Satış Sonrası Hizmetler (SSH) Yönetmeliği’ndeki
ilgili hükümlere de yer verilmiştir. 6502 sayılı Kanun’un 58. maddesi ile SSH
Yönetmeliği’nin 5. maddesine göre, üretici veya ithalatçılar, ürettikleri veya ithal ettikleri
mallar için belirlenen kullanım ömrü süresince, satış sonrası bakım ve onarım hizmetlerini
sağlamak zorundadır.
(15) Anılan Yönetmelik’in “Üretici, ithalatçı ve satıcının sorumluluğu” başlıklı 14. maddesinin
birinci fıkrasına göre, üretici veya ithalatçılar, yetkili servis istasyonlarının ayrı bir tüzel
kişiliği olsa dahi, satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından ve yürütülmesinden yetkili
servis istasyonları ile birlikte müteselsilen sorumludurlar. Aynı maddenin altıncı fıkrasında
üreticilerin veya ithalatçıların, satış sonrası hizmetlerin ilgili mevzuat hükümlerine göre
yürütülmesini sağlamak, yetkili servis istasyonlarının çalışmalarını izlemek, kontrol etmek
ve görülen eksiklikleri gidermekle yükümlü oldukları hükme bağlanmaktadır.
(16) Söz konusu Yönetmelik hükümleri incelendiğinde, yetkili servis istasyonlarıyla üretici veya
ithalatçı konumundaki teşebbüslerin satış sonrası hizmetlerin sunulmasından müteselsil
olarak sorumlu tutuldukları ve üretici veya ithalatçı konumundaki teşebbüsler bakımından
gözetim ve denetim yükümlülüğü getirildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, üretici veya
ithalatçı konumundaki teşebbüsler, yetkili servisler üzerinde daha fazla kontrole
sahiptirler. Dolayısıyla, satış sonrası hizmetler pazarındaki dikey ilişkilerin, satış hizmeti
sunan bayilere kıyasla daha sıkı bir ilişki içerdiği görülmektedir.
15-28/304-86
4/12
I.4. İlgili Pazar
(17) Dosya konusu iddiaların temelinde, ALARKO’nun soğutma ve havalandırma sektöründe
kendi markasına ait merkezi sistem cihazlarının bakım ve onarımı pazarındaki eylemleri
yer almaktadır. Bu durumda, faaliyet gösterilen ürün pazarının yanında, bu pazarla ilişki
içerisinde olan yedek parça ve servis pazarı da bulunmaktadır.
(18) Ana ürün ile o ürüne ilişkin yedek parça, servis ve bakım gibi ürün ve hizmetler, farklı
zamanlarda ihtiyaç duyulan tamamlayıcı nitelikteki ürünlerdir. Müşterinin satın aldığı ilk
ürünün bulunduğu pazar, zamanla tamamlayıcı ürün ve hizmetlere ihtiyaç duyması
sebebiyle, “birincil” veya “öncül” pazar olarak isimlendirilir. Yedek parça, sarf malzemesi,
tamir, bakım-onarım hizmetleri gibi birincil ürünle birlikte kullanılan ve birincil ürünün satın
alınmasından belli bir süre sonra ihtiyaç duyulan ürün ve hizmetlerin bulunduğu pazar ise
“ikincil” veya “ardıl” pazar olarak tanımlanır.
(19) Rekabet hukuku literatüründe, birincil ve ikincil ürün ve hizmetlerin yer aldığı pazarların
tanımlanmasında; söz konusu ürün ve hizmetlerin aynı pazara dahil edilip edilemeyeceği,
edilmezse ikincil ürün ve hizmetlerin yer aldığı pazarların marka spesifik tanımlanıp
tanımlanamayacağı hususlarının analizi ön plana çıkmaktadır. Bu kapsamda Avrupa
Birliği ve Rekabet Kurulu kararlarına bakıldığında; ardıl pazarların markaya özgü olarak
tanımlanıp tanımlanamayacağına karar verilirken, ürün veya hizmetin gerek üretimde
gerekse kullanımdaki ikame edilebilirliği, tüketici talebi ve başka teşebbüslerce üretimin
önünde herhangi bir engel olup olmadığı gibi faktörlerin göz önüne alındığı, ayrıca ardıl
pazarlarda ilgili ürün pazarı ile ilgili değerlendirmelerin, dosya kapsamına göre değişiklik
gösterdiği anlaşılmaktadır.
(20) İnceleme ve görüşmelerde elde edilen bilgi ve belgelerden; soğutma ve havalandırma
sektöründeki merkezi sistem ürünleri satış sonrası bakım ve onarım pazarında kullanılan
yedek parçaların büyük bir kısmının üniversal ürünler olduğu, ALARKO markalı olmayan
yedek parçaların da ALARKO ürünlerinin bakım ve onarım işinde çok büyük ölçüde
kullanılabildiği görülmüştür. Diğer yandan salt “bakım hizmetleri” yönünden ise konuya
ilişkin teknik bilginin kamuya açık olduğu, ALARKO yetkili servisleri dışında bu konuda
yetkinliğe sahip diğer bağımsız firma ve kişilerin, hatta bu kapsamda son kullanıcıların
kendi bünyelerinde istihdam ettikleri teknik personelin dahi bakım hizmetini
sağlayabilmelerinin söz konusu olabildiği anlaşılmıştır.
(21) Bu çerçevede ilgili pazar olarak, markaya özgü ardıl pazar yerine soğutma ve
havalandırma sektöründeki merkezi sistem ürünlerinin bakım ve onarım hizmetleri pazarı
olmak üzere ortak bir ardıl pazarın belirlenmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, ilgili ürün pazarının olası alternatif tanımları çerçevesinde rekabetçi bir
endişeye sebebiyet vermemesi nedeniyle İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un
20. paragrafında yer alan düzenleme de dikkate alınarak, dosya özelinde kesin bir ilgili
pazar tanımı yapılmamıştır.
I.5. Tespit ve Değerlendirmeler
(22) Dosya konusu iddiaların rekabet hukukunu ilgilendiren bölümlerinin üç ana başlık altında
toplanması mümkündür.
(23) Bunlardan ilki özetle; ALARKO’nun kendi markasına ait merkezi sistem ürünlerinin bakım
ve onarımı pazarında yetkili servislerine 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği’nin (2002/2 sayılı Tebliğ) kapsamı dışında kalacak şekilde aktif ve pasif
satış yasakları uyguladığı iddiasıdır. Başvuruda yer verilen, yetkili servislerin
ALARKO’dan bağımsız olarak periyodik bakım anlaşmaları yapamadığı, bakım
anlaşmalarının ALARKO tarafından yapıldığı, fakat daha sonra işlerin ALARKO’nun
belirlediği ücretler karşılığında ALARKO tarafından yetkili servislere dağıtılarak
15-28/304-86
5/12
yaptırıldığı, ALARKO’nun kullanmakta olduğu bilgisayar programı üzerinden hangi işi
hangi servisin yapmakta olduğunu takip ve kontrol ettiği, ALARKO’nun servislerden
teminat aldığı yönündeki iddiaların tamamı esasen, aktif ve pasif satış yasakları
uygulandığı iddiası kapsamında ele alınması gereken hususlardır.
(24) İkinci ana başlık, ALARKO’nun kamu ihalelerinde yetkili servislerinden ASEGA ile yatay
bir anlaşma yoluna giderek merkezi sistem ürünlerinin bakım ve onarımı pazarında 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
(25) Üçüncü ana başlık altında özetlenebilecek son iddia ise, ALARKO’nun rakiplerine yedek
parça ve servis hizmeti sunmayarak mal vermeyi reddetmek ve bazı ihalelerde
maliyetlerin altında teklifler vererek yıkıcı fiyat uygulamak suretiyle hakim durumunu
kötüye kullandığı ve 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiği iddiasıdır.
I.5.1. Dikey Anlaşma ve Uygulamalar Yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesinin
İhlal Edildiği İddiası
(26) Şikayet dilekçesinde öne sürülen, ALARKO ile bayileri ve yetkili servisleri arasındaki dikey
ilişkiye ilişkin iddialar;
- ALARKO’nun yetkili servislere aktif ve pasif satış yasağı getirdiği,
- Yetkili servislerin ALARKO’dan bağımsız olarak periyodik bakım anlaşmaları
yapamadığı, bakım anlaşmalarının ALARKO tarafından yapıldığı, fakat daha sonra
işlerin ALARKO’nun belirlediği ücretler karşılığında ALARKO tarafından yetkili
servislere dağıtılarak yaptırıldığı,
- ALARKO’nun kullanmakta olduğu bilgisayar programı üzerinden hangi işi hangi servisin
yapmakta olduğunu takip ve kontrol ettiği,
- Yetkili servislerin ALARKO’nun çıkarlarına aykırı hareket etmesini önlemek için
ALARKO’nun servislerden teminat aldığı
başlıkları altında toplanabilir.
(27) Söz konusu iddialara ilişkin tespit ve değerlendirmelere geçmeden önce, 2007 yılında
ALARKO hakkında yürütülen soruşturma sonucunda alınan 07-15/142-45 sayılı Rekabet
Kurulu kararına yer verilmesi yerinde olacaktır. Anılan kararda; yetkili satıcı ve yetkili
servis sözleşmelerinde yer alan hükümlerin pasif satış yasağı getirdiği, bayilerin asgari
satış fiyatını belirlediği, yetkili servislerin kullandıkları yedek parça ve hizmet bedellerinin
tespit edildiği, belirsiz süreli rekabet yasakları içerdiği tespit edilmiştir. Ayrıca, yerinde
incelemelerde elde edilen belgelerdeki yazışmalardan, ALARKO’nun, yetkili servislerin
aktif ve pasif satışlarını sınırlayan talimatlar verdiği ve tavsiye fiyatın sabit fiyat olarak
algılanmasına yol açan eylemlerde de bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu çerçevede,
ALARKO’nun 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine hükmedilerek, ilgili teşebbüs
hakkında idari para cezası uygulanmıştır.
(28) Bu çerçevede öncelikle, ALARKO ile yetkili servisleri arasında imzalanan sözleşmelerin
4054 sayılı Kanun karşısındaki durumu değerlendirilmiştir. Arz zincirinin aynı seviyesinde
bulunan rakipler arasındaki rekabeti kısıtlayıcı yatay anlaşmalar kadar, üretim veya
dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren teşebbüsler arasındaki dikey
ilişkiler de belirli hallerin varlığında aynı yasaklama kapsamında değerlendirilebilmektedir.
Bu bağlamda, ALARKO ile yetkili servisleri arasında imzalanan sözleşmeler, üretim veya
dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren teşebbüsler arasında akdedilen
birer dikey anlaşma niteliğindedir.
(29) ALARKO’nun yetkili servisleri ile yaptığı standart sözleşmeye göre, ALARKO tarafından
imalatı ve ithalatı yapılan mamullerin süpervizyon, montaj, işletmeye alma, arıza ve bakım
15-28/304-86
6/12
faaliyetleri yetkili servisler tarafından üstlenilecektir. Anılan sözleşme incelendiğinde,
münhasırlık şartı içermediği, aktif ya da pasif satışları yasaklayan herhangi bir hükmün
bulunmadığı ve yalnızca bir yıl için geçerli olacağı görülmüştür. Ayrıca, yetkili servislerin
satış fiyatlarını belirleme serbestisinin engellenmesi ya da yeniden satış yapılacak bölge
veya müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi niteliği taşıyabilecek bir hüküm de yer
almamaktadır.
(30) Bu çerçevede anılan sözleşmelerin, 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamı dışına çıkmasına neden
olacak bir kısıtlama içermediği kanaatine varılmıştır.
(31) ALARKO’nun uygulamada herhangi bir dikey kısıtlamaya yol açıp açmadığı bakımından
yerinde incelemede elde edilen ve dosya mevcudunda ayrıntılarına yer verilen belgeler
de değerlendirilmiştir.
(32) Bu belgelerden birinde, kendisine hizmet veren yetkili servisten memnun olmadığı
anlaşılan müşterinin, başka bir servisle (ASEGA) çalışabilmek için durumu ALARKO’ya
bildirdiği görülmektedir. Bu durum, yetkili servis değiştirmek isteyen müşterilerin
ALARKO’dan izin almak gibi bir zorunluluklarının olup olmadığı ya da bu taleplerin
reddedilip reddedilmediği açısından önem taşımaktadır.
(33) Ancak yapılan incelemede, satış sonrası hizmetler pazarında müşteri memnuniyetinin
oldukça önemli olduğu, dolayısıyla buna yönelik anket çalışmaları yapıldığı ve yetkili
servis memnuniyetsizliklerinin dikkate alınarak yakından takip edildiği anlaşılmıştır.
Ayrıca, müşteriler tarafından yapılan servis değişiklik taleplerinin dikkate alınarak ilgili
müşteriye başka servislerin yönlendirildiği yazışma örnekleri de bulunmaktadır. Sonuç
itibarıyla, söz konusu bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, bahsi geçen hususların,
yetkili servis değişiklik taleplerinin reddedildiği anlamına gelmediği sonucuna ulaşılmıştır.
(34) Yerinde incelemede elde edilen belgelerden bir diğeri, yetkili servislere gönderilen, bakım
hizmetleri satışında görevli olan kişilerle Aralık ayında bir toplantı yapılacağının belirtildiği
ve bu toplantıdan önce yetkili servislerden bakım hizmetleri konusundaki görüşlerinin
talep edildiği 19.11.2014 tarihli e-postadır.
(35) Bu toplantıya ilişkin e-postalar incelendiğinde, yetkili servislerin dile getirdiği görüşler
arasında, servislerin faaliyet alanları dışında hizmet vermemeleri yönündeki önerilerin
olduğu görülmektedir. Ancak yapılan incelemelerde, ALARKO tarafından bu taleplere
olumlu yönde karşılık verildiğini gösteren bilgi, belge veya bulguya rastlanmadığı gibi,
faaliyet alanları dışındaki bölgelere hizmet veren servislere ilişkin örneklerin de bulunduğu
anlaşılmıştır.
(36) Diğer bir belgede geçen ifadeler, yeniden satış fiyatının tespitine yönelik bir girişimin olup
olmadığı bakımından önem taşımaktadır. Bu belge ilgili cihazın seri numarası ile takip
edilerek daha ucuza satış gerçekleştiren bayinin tespit edilmesi, bayiler bakımından
getirilmiş olabilecek yeniden satış fiyatlarına uyumun takip edilip edilmediği veya bu yönde
bir sistemin olup olmadığı noktasında şüphe doğurabilecek niteliktedir.
(37) Söz konusu belgeye ilişkin olarak ALARKO tarafından yapılan açıklamada, ilgili belgenin
3-4 yıl öncesine ait olduğu, belgede adı geçenlerden (…..)’in o tarihte Carrier yetkili bayisi
olduğu, (…..)’ın ise Toshiba bayisi olduğu, talebe bağlı olarak (…..)’in zaman zaman
Toshiba’nın ürünlerini de sattığı, söz konusu Toshiba ürünlerini ise bazen ALARKO’dan
bazen de (…..)’tan aldığı, ancak (…..)’in Toshiba bayisi olmaması sebebiyle ALARKO’dan
doğrudan ürün temin ettiği kimi durumlarda alım fiyatının (…..)’tan aldığı fiyata göre
yüksek kaldığı ifade edilmiştir. Bu durumun iki gerekçesinin olabileceği, bunlardan
birincisinin (…..)’ın Toshiba bayisi olması sebebiyle oldukça avantajlı fiyattan alım
yapabilmesi, ikincisinin ise geçmiş yıllardan kalma ürünlerin aynı fiyattan satılamaması
15-28/304-86
7/12
dolayısıyla bu modellerinin tespit edilebilmesi için cihazın seri nosuna gerek duyulması
olduğu ALARKO tarafından belirtilmiştir.
(38) Önaraştırma sürecinde yapılan incelemelerde, bayilerin yeniden satış fiyatlarının
belirlenmesi noktasında şüphe doğurabilecek başka herhangi bir bilgi, belge veya bulguya
ulaşılmamıştır. Bu çerçevede anılan belgede geçen ifadelerden, ALARKO tarafından
bayilerin yeniden satış fiyatlarının tespitine yönelik bir girişimde bulunulduğu sonucuna
ulaşmanın mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
(39) Yerinde incelemede elde edilen belgelerden bir diğeri olan ve 24.03.2015 tarihinde
(…..)’tan (ASEGA (…..))(…..)’a (ALARKO (…..)) gönderilen ve üç ALARKO çalışanına da
iletilen e-posta ile buna istinaden gelen cevabi yazışmalardan; ALARKO yetkili servisi olan
ASEGA’nın, ihalenin kazanılması durumunda ALARKO ile çalışmak istediği ve
Antalya’daki işlerin dağıtımı konusunda ALARKO’dan bir talepte bulunduğu anlaşılmakla
birlikte, bu yazışmanın tek taraflı bir talep içerdiği ve ALARKO tarafından da bu talebe
olumlu bir yanıt verilmediği görülmektedir. Ayrıca (…..) tarafından cevaben gönderilen e-
postada, ilgili cihazların montajının Antalya’daki diğer servis tarafından yapıldığı ve bu
nedenle sorumluluğun halen anılan yetkili serviste olduğu ifade edilerek, neden diğer
yetkili servisle çalışıldığı da açıklanmaktadır.
(40) Konuyla ilgili olarak ALARKO tarafından yapılan açıklamada, eskiden ASEGA’nın
Antalya’da servisinin bulunmadığı ve pazara sonradan giriş yapması nedeniyle payını
artırmaya çalıştığı, ancak ALARKO olarak önceliklerinin işlerin ehil olan servislere
yaptırılması olduğu belirtilmiştir.
(41) Yerinde incelemede elde edilen belgelerden bir diğeri (…..) (ASEGA (…..)) tarafından iki
ALARKO çalışanına gönderilen e-posta ile buna istinaden yollanan cevabi yazışmalardır.
Söz konusu yazışmaların, süpervizyon hizmeti ile işletmeye alma sürecine ilişkin olduğu
anlaşılmıştır. Merkezi sistem ürünleri bireysel ve hafif ticari ürünlerden farklı olarak yüksek
yatırım maliyetli ürünler olduğu için bir mimari proje, inşa ve tesisat projesi gerektiren
büyük kapsamlı işlerden sayılmaktadır. Bu projelerde, hazırlanan mimari projeye uygun
olarak çıkan inşaat ve tesisat projesi ile ilgili şartnameye uygun olarak seçilen cihazların
satışı gerçekleştirilmekte ve klima satışını gerçekleştirilen firma veya firmalarca işletmeye
alınması yapılmaktadır. Bu süreçte projelerin yapım aşamasından itibaren servislerin
sürece müdahil olarak ilgili projenin sağlıklı bir şekilde tamamlanabilmesi için süpervizyon
hizmeti verdikleri de dikkate alındığında, söz konusu proje hakkında en çok bilgiye sahip
servisin tespit edilmesi ve hizmet talebinin bu servise yönlendirilmesi makul bir durum
olarak değerlendirilmiştir.
(42) Konuyla ilgili olarak ALARKO tarafından yapılan açıklamada, ASEGA’nın (…..)’da yerleşik
bir servis olmaması sebebiyle işletmeye alma veya garanti kapsamındaki cihazlara ilişkin
hizmet verme noktasında çok tercih edilmediği, garanti süresi boyunca müşteri ile
temasının bulunmaması nedeniyle garanti sonrası işler bakımından da ilk tercih edilen
firma olmadığı ve ilgili yetkili servisin daha çok iş alabilmek için ALARKO’dan talepte
bulunduğu, bu noktada asıl belirleyici etmenin müşteri talepleri olduğu belirtilmiştir.
(43) Bu çerçevede, söz konusu belgede geçen ifadelerin süpervizyon hizmetleri ile işletmeye
alma sürecine ilişkin olduğu, ayrıca garanti süresince verilecek hizmetlere ilişkin
ödemenin üretici firma olarak ALARKO tarafından karşılandığı ve müşteri memnuniyetinin
önemi de dikkate alındığında, yalnızca bu ifadelerden yola çıkılarak bir dikey kısıtlamanın
bulunduğu sonucuna ulaşılamayacağı kanaatine varılmıştır.
(44) Ayrıca yapılan incelemelerde, başvuruda yer verilen ve ALARKO’nun yetkili servislere
aktif ve pasif satış yasağı getirdiği iddiası hakkında, ALARKO’nun eylemleriyle aktif veya
15-28/304-86
8/12
pasif satış yasağına dönüşebilecek bir uygulamaya gittiğini gösteren herhangi bir bilgi,
belge veya bulguya da rastlanmamıştır.
(45) Bir diğer iddia ise, yetkili servislerin ALARKO’dan bağımsız olarak periyodik bakım
anlaşmaları yapamadığı, bakım anlaşmalarının ALARKO tarafından yapıldığı, fakat daha
sonra işlerin belirlediği ücretler karşılığında ALARKO tarafından yetkili servislere
dağıtılarak gerçekleştirildiğine ilişkindir.
(46) ALARKO tarafından üstlenilen işlerin, alt yüklenicilik ilişkisi çerçevesinde yetkili servisler
eliyle yapılması yönünde bir uygulamaya gidildiği görülmektedir. Hatta söz konusu alt
yüklenicilik ilişkisine, yetkili olmayan servislerle de girilmektedir. Bazı durumlarda ise
ALARKO’nun alt yüklenici konumunda olduğu dahi görülmektedir. Nitekim bu hususlar,
ALARKO tarafından da ifade edilmektedir. Dolayısıyla ilgili sektörde, alt yüklenicilik
ilişkisine sıklıkla başvurulduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, yapılan incelemeler
neticesinde, yetkili servislerin, ALARKO’dan bağımsız olarak da bakım anlaşmaları
yapabildikleri görülmüştür.
(47) Başvuruda yer verilen diğer iddia, ALARKO’nun kullanmakta olduğu bilgisayar programı
üzerinden hangi işi hangi servisin yapmakta olduğunu takip ve kontrol ettiği iddiasıdır.
Öncelikle söz konusu iddianın tek başına bir anlam ifade etmediği belirtilmelidir. Zira bu
yönde bir takip uygulaması, müşteri memnuniyetinin oldukça önemli olduğu satış sonrası
hizmetler pazarında, yetkili servislerin iş yoğunluğuna ve bünyelerindeki uzman personele
göre ALARKO’ya ulaşan servis taleplerinin etkin bir şekilde yönlendirilmesini
sağlayacaktır. Merkezi sistem ürünlere ilişkin olarak, projelerin yapım aşamasından
itibaren servislerin sürece müdahil olarak ilgili projenin sağlıklı bir şekilde
tamamlanabilmesi için süpervizyon hizmeti verdikleri de dikkate alındığında, söz konusu
proje hakkında en çok bilgiye sahip servisin tespit edilmesi ve hizmet talebinin bu servise
yönlendirilmesinin önem arz ettiği açıktır.
(48) Başvuruda yer alan, yetkili servislerin ALARKO’nun çıkarlarına aykırı hareket etmesini
önlemek için ALARKO’nun servislerden teminat aldığı yönündeki iddiaya ilişkin olarak,
ilgili bayi veya servislerden teminat istenmesinin birçok dikey ilişkide olan olağan bir
uygulama olduğu, dolayısıyla söz konusu iddianın tek başına bir anlam ifade etmediği
belirtilmelidir. Ayrıca, yapılan incelemelerde, yetkili servislerin ALARKO’nun çıkarlarına
aykırı hareket etmesini önlemek için böyle bir uygulamaya gittiğini gösteren herhangi bir
bilgi, belge veya bulguya da rastlanmamıştır.
(49) Yukarıda yer verilen değerlendirmeler çerçevesinde, söz konusu iddialar bakımından
4054 sayılı Kanun’un ihlal edilmediği sonucuna ulaşılmıştır.
I.5.2. Yatay Anlaşma ve Uygulamalar Yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesinin
İhlal Edildiği İddiası
(50) Dosya konusu iddialardan biri de, ALARKO’nun kendisine bağlı bir servis olan ASEGA ile
birlikte hareket ederek kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan mal ve hizmet satın
alımlarında rekabeti engellediğidir. Yapılan incelemelerde elde edilen bazı belgelerden;
merkezi sistem ürünlerine yönelik satış sonrası hizmetler bakımından ALARKO’nun
zaman zaman doğrudan son kullanıcı ile bakım sözleşmesi imzaladığı ve sonrasında bu
hizmetin sağlanması için aralarında halihazırda dikey bir ilişki olan ASEGA ile görüştüğü,
pazarlık yaptığı ve taşeron olarak kendisiyle anlaştığı anlaşılmıştır. Belgelerin tamamının
incelenmesinden, bunun ASEGA ile sınırlı olmadığı, yer yer diğer yetkili servislerle de
benzeri bir alt yüklenici ilişkisinin kurulduğu gözlenmiştir.
(51) Yukarıdakine benzer bir ticari işleyiş, dosya mevcudu bazı belgelerden de
görülebilmektedir. ALARKO’nun bakım hizmeti için doğrudan müşterisi ile sözleşme
yaptığı, sonrasında alt yüklenici olarak bir servisi ile çalıştığı anlaşılmaktadır.
15-28/304-86
9/12
(52) Sektörde sadece ana firmanın servisleri alt yüklenici olarak çalıştırdığı değil, aynı
zamanda servislerin de zaman zaman ALARKO gibi firmaları alt yüklenici olarak kullandığı
durumların olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin, bir ihale öncesinde teklif verecek olan firma
ya da servis, alt yüklenici sıfatıyla işi yaptırabileceği diğer firma veya servislerden teklif
isteyebilmekte, onlardan gelen teklife göre kendi kar oranını belirleyerek son kullanıcıya
teklifini sunmaktadır. Bu çerçeveden bakıldığında, dosya kapsamında yer alan
yazışmaların pek çoğu söz konusu sektörde oldukça mutad olduğu anlaşılan bir
uygulamayı gösterir niteliktedir.
(53) İhale öncesinde ALARKO ile yetkili servisler arasında yapılan yazışmalara ilişkin belgeler
incelendiğinde ilk bakışta ASEGA ve ALARKO arasında ihale öncesinde ortak hareket
etmeye dönük bir irtibat kurulmaya çalışıldığı kanısı ortaya çıkmıştır. Ancak konu
incelendiğinde, zaten kamuya açık olan ihale yapılacağı bilgisinin ana teşebbüs olan
ALARKO’ya iletildiği, ASEGA ve ALARKO arasında ihalede verilecek teklif konusunda
herhangi bir konunun görüşülmediği, belge içeriğindeki yazışmaların ALARKO’nun kendi
bünyesinde yapıldığı ve uygulanacak stratejiye ilişkin soruların yine ALARKO’nun kendi
bünyesinde sorulduğu, üstelik aralarında süregelen dikey bir ticari ilişki bulunan ve yetkili
servis ile sağlayıcı firma arasındaki bu haberleşmelerin esasen 4054 sayılı Kanun
kapsamında ihlal niteliği taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır.
(54) Ayrıca, ALARKO tarafından 2010 yılından beri girilen ihaleler incelendiğinde, ikinci bir
teklif verilen ihalelerin çoğunda ALARKO’nun ihaleyi kazanamadığı görülmüştür. Bu
ihalelerde ALARKO yetkili servislerinin yanısıra bağımsız (Met Isıtma, Senkron,
Halikarnas Soğutma vs.) servislerin de teklif verdiği anlaşılmaktadır. Buna ilaveten, 2014
yılı için ALARKO’nun tüm kamu bakım hizmetleri cirosunun (…..) TL olarak gerçekleştiği,
söz konusu cironun ALARKO’nun merkezi sistem ürünleri Türkiye cirosu olan (…..) TL’nin
yaklaşık %(…..)’üne; ALARKO’nun toplam Türkiye cirosu olan (…..) TL’nin ise yaklaşık %
(…..)’ine tekabül ettiği de dikkate alınmalıdır.
(55) Dosya mevcudu bütün belge ve yazışmalar nihai olarak değerlendirildiğinde, ALARKO ve
ASEGA, yahut ALARKO ve diğer servisler arasında ihalelere dönük danışıklı bir teklif
verildiğine ilişkin yeterli bilgi, belge ve bulguya ulaşılmadığı kanaatine varılmıştır.
I.5.3. 4054 sayılı Kanun’un 6. Maddesinin İhlal Edildiği İddiası
I.5.3.1. Anlaşma Yapmayı Reddetme İddiasının Değerlendirilmesi1
(56) Başvuruda şikayetçi tarafından herhangi bir belge, faks veya e-posta benzeri bir doküman
sunulmamakla birlikte öne sürülen iddialardan biri; ALARKO’nun diğer servislere hizmet
veya yedek parça temin etmediği, kendi izni olmadan yetkili servislerin müşterilerine
hizmet ve satış yapmasını kısıtladığı, hatta servislere müşterilerden gelen tüm hizmet
taleplerinin kendisine bildirmesini şart koştuğu iddiasıdır.
(57) SSH Yönetmeliği’nin “Yedek parça ve fiyat listesi” başlıklı 12. maddesinde; “Üretici veya
ithalatçılar, tüketicilerin talebi üzerine yedek parça satışından kaçınamazlar” hükmü
bulunmaktadır. Söz konusu hükümden, yedek parça satış yükümlülüğünün ürünün nihai
kullanıcısı olan tüketicilere karşı getirildiği, dolayısıyla servislere karşı üretici firmaların
böyle bir yükümlülüğü olmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, herhangi bir yedek parça
ihtiyacı olması durumunda bu hususun bir özel servis tarafından nihai kullanıcı
konumundaki tüketicilere (Örneğin, hastane, kamu kurumu vb.) bildirilmesi ve üretici
tarafından yedek parça satışının yapılması mümkündür. Böylelikle, ilgili bakım ve onarım
işini üstlenmiş olan özel servislerin de ALARKO ürünlerine ait yedek parçalara
1 Benzer iddialara ilişkin olarak Kurul tarafından 2011 yılında bir önaraştırma yürütülmüş, söz konusu
önaraştırma sonucunda ALARKO’nun yedek parçaların temin koşullarına ilişkin eylemleriyle hâkim
durumunu kötüye kullandığına dair bir tespitte bulunulamayacağına 11-43/934-301 sayı ile karar verilmiştir.
15-28/304-86
10/12
ulaşabilmesinin mümkün olduğu değerlendirilmektedir. Nitekim bu husus, Ankara’da
yerleşik olan ve özel servis olarak faliyet gösteren Met Isıtma Soğutma San. Tic. Ltd. Şti.
ile yapılan görüşmede de ifade edilmiştir.
(58) Yapılan yerinde incelemelerde, ALARKO’nun, yedek parça marketi olan TOTALINE’ın ya
da yetkili servislerinin, özel servislerin veya tüketicilerin yedek parça temin taleplerini
reddettiğine dair herhangi bir bilgi, belge veya bulguya rastlanmamıştır.
(59) Öte yandan, ALARKO’nun Gebze/Kocaeli’ndeki merkezinde yapılan incelemede elde
edilen ve yetkili servislerle bölgesel olarak gerçekleştirilen toplantılara ilişkin belgelerde
konuyla ilgili olarak yer alan ifadeler incelendiğinde, yetkili servisler tarafından temel
olarak iki şikayetin dile getirildiği; bunlardan birinin, TOTALINE’ın rakip firmalara yedek
parça satması, diğerinin ise TOTALINE’ın yedek parça stoklarının yetersiz olması
nedeniyle tedarik sürecinde yaşanan gecikmeler olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, bu
ifadelerden, hâlihazırda ALARKO’nun TOTALINE aracılığıyla piyasadaki rakip
teşebbüslere de yedek parça satışı yaptığı sonucuna varılmaktadır. Yapılan
incelemelerde, ALARKO’nun, yetkili servislerden gelen bu şikayetler üzerine, piyasadaki
diğer teşebbüslere yedek parça satışını engellemek yönünde bir girişimde bulunduğuna
dair herhangi bir bilgi, belge ve bulguya rastlanmamıştır.
(60) Önaraştırma sürecinde raportörlerce, herhangi bir üretici veya ithalatçıya bağlı olmaksızın
faaliyette bulunan özel servislerin yanında ALARKO’nun yetkili servisleriyle de görüşmeler
yapılmıştır. Bu görüşmelerde, ALARKO ürünlerine ait yedek parçaların teminine ilişkin
olarak aşağıdaki hususlar ifade edilmiştir.
(61) Ankara’da yerleşik olan Met Isıtma Soğutma San. Tic. Ltd. Şti. ile yapılan görüşmede;
satış sonrası bakım hizmeti verebilmek için ALARKO’nun yedek parçalarına gereksinim
olmadığı, ancak arıza ve onarım hizmeti verebilmek için ALARKO’nun bazı yedek
parçalarına ihtiyaç duyulduğu, zira yalnızca üniversal nitelikteki yedek parçalarla tamir
hizmeti verilemeyeceği, merkezi sistem ürünler bakımından ise üniversal olmayan nitelikli
yedek parça oranının çok fazla olduğu, TOTALINE merkezden istenen yedek parçaların
tedarik edilmesi noktasında herhangi bir sorunla karşılaşılmadığı, fakat Ankara’daki
TOTALINE tarafından yetkili servis olmadıkları gerekçesiyle ıskontolu satış yapılmadığı,
öte yandan TOTALINE Ankara yetkili satıcısı olan Akgüz Klima’dan (…..)(…..)(…..) yedek
parça temin edilebildiği, dolayısıyla ALARKO’dan yedek parça temini noktasında herhangi
bir sıkıntı yaşanmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca söz konusu teşebbüs tarafından,
TOTALINE Ankara yetkili satıcısı olan Akgüz Klima’dan satın alınan yedek parçalara ilişin
fatura örneği de sunulmuştur.
(62) Aray Servis ve Mühendislik Hizmetleri İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ile yapılan görüşmede,
ihtiyaç duyulan yedek parçaların, ALARKO’nun yedek parça marketi olan TOTALINE’dan
temin edildiği, talepte bulunulup da ürün tedariği yapılmayan bir durumla şu ana kadar
karşılaşılmadığı, yedek parçaların önemli bir kısmının piyasadan da temin edilebileceği
ancak yazılı ve elektronik kart gibi zorunlu parçaların ALARKO haricinde bir başka yerden
tedarik edilemeyeceği ifade edilmiştir.
(63) ALARKO’nun yetkili servisi olan Alcem Isıtma Soğutma Klima Ltd. Şti. ile yapılan
görüşmede, ALARKO ürünlerinin satış sonrası bakımını yapmak için gerekli olan yedek
parçaların satışının ALARKO'nun yedek parça marketi tarafından yapıldığı gibi yetkili
servisler tarafından da gerçekleştirildiği, örneğin 2014 yılında Gaziantep Havalimanı’na
birtakım yedek parçalarının satışının kendileri tarafından yapıldığı, temin edilmesi zor olan
ve bilhassa yurt dışından getirilen ürünlerin teslim süresinin uzayabildiği ifade edilmiştir.
(64) ALARKO Satış Sonrası Hizmetler Müdürü ile yapılan görüşmede, yedek parçaların birçok
farklı kanaldan temin edilebileceği, gerek üniversal gerekse klasik yedek parça olarak
15-28/304-86
11/12
adlandırılan ve yalnızca ALARKO tarafından üretim ve satışı yapılan parçaların da
yurtdışından veya internet üzerinden sipariş verilmek suretiyle temin edilebildiği, bu
sektörde halihazırda ALARKO’nun yedek parça marketi olan TOTALINE gibi bütün piyasa
katılımcılarına satış yapan başka bir markanın bulunmadığı belirtilmiştir.
(65) Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde ALARKO’nun, 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesi çerçevesinde “mal vermenin reddi” anlamında değerlendirilebilecek bir eyleminin
bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
I.5.3.2. Yıkıcı Fiyat İddiasının Değerlendirilmesi
(66) Dosya kapsamındaki son iddia, ALARKO’nun pazara yeni giren küçük ölçekli bakım
firmalarının piyasadaki faaliyetlerini zorlaştırmak için müşterilere maliyet altı satışta
bulunduğuna ilişkindir. Yer verilen bu iddianın rekabet hukuku literatüründeki karşılığı
“yıkıcı fiyat uygulamasıdır.”
(67) Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye Kullanma Niteliğindeki Davranışlarının
Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz’un 50. paragrafında yıkıcı fiyat, “hâkim durumdaki bir
teşebbüsün pazar gücünü korumak veya artırmak üzere mevcut veya potansiyel
rakiplerinden birini veya daha fazlasını piyasa dışına çıkarmak, disipline etmek ya da diğer
biçimlerle rakibin rekabetçi davranışını engellemek için kısa vadede maliyetinin altında
satış fiyatı belirleyerek zarar etmeyi göze aldığı (feragatte bulunduğu) rekabet karşıtı bir
fiyatlama stratejisi” olarak tanımlanmaktadır.
(68) Yukarıdaki tanımdan da anlaşılacağı üzere, yıkıcı fiyat şeklinde bir kötüye kullanma
halinden bahsedebilmek için, öncelikli olarak ilgili teşebbüsün hakim durumda olması
beklenmelidir. Mevcut dosya özelinde nihai bir pazar tanımı yapılmamış olmakla birlikte,
aşağıda öncelikli olarak ALARKO’nun şikayete konu olan pazardaki konumu
değerlendirilmiştir.
(69) ALARKO’nun merkezi sistem ürünleri satışı pazarında 2014 yılı Türkiye pazar payı
%(…..)olarak gerçekleşmiştir. Başka bir ifadeyle, söz konusu ürünlerin bakım ve
onarımına ilişkin pazar marka özelinde tanımlanmadığı bir senaryo çerçevesinde,
ALARKO kendi markası altındaki ürünlerinin tamamının bakım ve onarımını kendisi yapsa
dahi ilgili pazardaki payının %(…..)’den çok farklı olmaması beklenmelidir. Diğer yandan,
ALARKO markalı merkezi sistem ürünlerinin bakım ve onarımı için ayrı bir pazar
tanımlanabildiği varsayıldığında da ALARKO’nun yüksek bir paya sahip olmadığı
aşağıdaki tablolardan görülmektedir:
Tablo 1: Yıllara Göre Satılan Merkezi Ürün Sayısı
Ürünler 2010 2011 2012 2013 2014 Toplam
Klima Santrali (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Soğutma Grubu (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Fancoil (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Çatı Tipi Klima (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tablo 2: Bakımı Yapılan Garanti Kapsamı Dışındaki Ürün Adedi
Ürünler 2010 2011 2012 2013 2014 Toplam
Klima Santrali (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Soğutma Grubu (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Fancoil (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Çatı Tipi Klima (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(70) Yukarıdaki tablolardan da görüleceği üzere, 2010-2015 yılları arasında her bir sene için
bakımı yapılan ürünlerin satılan ürünlere oranı oldukça düşük seviyededir. Beş senelik
toplam bakım ve satılan ürün sayılarına bakıldığında da, satış adedine göre bakım
15-28/304-86
12/12
oranının %(…..) ile yaklaşık %(…..) civarında değiştiği görülmektedir. Garanti kapsamı
dışındaki bakımın ürün satıldıktan sonra gecikmeli olarak yapılabileceği durumu dikkate
alındığında da hesaplamalarda ciddi bir değişiklik gözlemlenmemektedir. Her durumda
böylesi bir pazar payı ile ALARKO’nun bu senaryo altında da hakim durumda olmadığı
kanaatine varılmıştır.
(71) Yapılan incelemelerde de ALARKO’nun maliyetlerin altında satış yaparak rakipleri pazar
dışına itme niyetiyle bir strateji uyguladığına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
ALARKO tarafından 2010 yılından beri girilen ihaleler incelendiğinde bile, pek çok ihalede
diğer katılımcıların ALARKO’dan daha düşük teklifler vererek bunları kazandığı
görülmektedir.
(72) Bu çerçevede, dosya konusu tüm iddialar açısından 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilmediği
kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(73) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, şikayetin reddine, 4054 sayılı
Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy