REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2004-3-8
Karar Sayısı : 04-46/587-142
Karar Tarihi : 8.7.2004
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY,
Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, Süreyya ÇAKIN
B. RAPORTÖRLER: Ali İhsan ÇAĞLAYAN, Alper KARAKURT
C. ŞİKAYET EDEN : - Resen
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILAN:
- Alfa Laval Dış Ticaret Ltd. Şti.
Bulgurlu Cad. No:34 81190 Çamlıca/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Alfa Laval Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin bayileri ile
imzaladığı Ekipman Satış Bölümü Bayilik Sözleşmelerinin 4054 sayılı
Kanun Kapsamında İncelenmesi.
F. DOSYA EVRELERİ: Alfa Laval Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin (Alfa Laval Ltd. Şti.)
bayileri aracılığıyla Gürsoy Teknoloji İnşaat Yapı Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.’nin
mal tedarik etmesini engelleyerek 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği iddiası
üzerine 18.3.2004 tarih, 04-20/205-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen
önaraştırma ile ilgili inceleme sırasında, rekabeti kısıtlayıcı hükümlerin yer
aldığı tespit edilen ve Alfa Laval Ltd. Şti. ile bayileri arasında imzalanmış olan
Ekipman Satış Bölümü Bayilik Sözleşmeleri’ne ilişkin olarak düzenlenen 2004-
3-8/BN-04-AİÇ sayılı bilgi notu, 28.6.2004 tarih, REK.0.07.00.00/137 sayılı
Başkanlık önergesi ile 6.7.2004 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 4054
sayılı Kanun’un 51. maddesinde öngörülen karar yeter sayısının oluşmaması
nedeniyle anılan maddenin ikinci fıkrasında öngörülen yöntemin izlenmesine
karar verilmiştir. Bu doğrultuda söz konusu rapor, 8.7.2004 tarih ve 04-46
sayılı toplantıda ikinci kez oylanarak karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda Alfa Laval Ltd. Şti.’nin bayileri
ile imzaladığı Ekipman Satış Bölümü Bayilik Sözleşmesi ile ilgili olarak;
- Bayiler tarafından yapılan pasif satışları engelleyen ve sözleşmenin bir
parçasını oluşturan EK-E’deki “BÖLGELER ARASI SATIŞ
KURALLARI”nın, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4(b) maddesindeki anlaşmaları
grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran sınırlamalar arasında yer aldığı,
04-46/587-142
2
- Sözleşmelerde yer alan söz konusu hüküm nedeniyle Ekipman Satış
Bölümü Bayilik Sözleşmelerinin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup
muafiyetinden yararlanamadığı,
- Bu çerçevede, Alfa Laval Ltd. Şti.’nin 4054 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile
öngörülmüş olan bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu
anlaşıldığından, Alfa Laval Ltd. Şti.’ne aynı Kanun’un 16. maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi ve 2004/1 sayılı Tebliğ uyarınca, 2.970.794.000
(ikimilyardokuzyüzyetmişmilyonyediyüzdoksandörtbin) TL para cezası
uygulanması gerektiği,
- 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca, önceki
maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemekten dolayı
ilgili teşebbüse verilecek cezanın yüzde onu oranında olmak üzere söz
konusu teşebbüste bildirim yükümlülüğünün bulunduğu tarihte yönetim
organlarında görev alan Hüseyin Burak Pabuççuoğlu, Joannes Lambertus
Josephus De Boer ve Halil Alper Aköz’e ayrı ayrı 297.079.400
(ikiyüzdoksanyedimilyonyetmişdokuzbindörtyüz) TL para cezası verilmesi
gerektiği,
- Sözleşme’nin grup muafiyetinden yararlanabilmesini mümkün kılacak
değişikliklerin 60 gün içerisinde yapılarak Rekabet Kurumu’na bildirilmesi
gerektiği,
- Kurulumuzca gerekli görülen düzeltmeler yapılmadan uygulamaya devam
edilmesi halinde haklarında soruşturma açılacağının ve aynı Kanun'un 16
ve 17. maddeleri uyarınca işlem yapılacağının taraflara bildirilmesi
gerektiği,
- Aynı zamanda rekabet etmeme yükümlülüğünü belirsiz süreli kılan
“Sözleşmenin Feshi ve Süresi” başlıklı 6. maddesinde yer alan hükmün,
Tebliğ’in izin verdiği 5 yıllık azami uygulama süresinin aşılması
durumunda, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5(a) maddesi uyarınca grup
muafiyetinden yararlanamayacağının taraflara bildirilmesi gerektiği
ifade edilmektedir.
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Sektöre İlişkin Genel Bilgiler
Başta kimya-proses endüstrileri, kağıt sanayi, sıvı gıda sanayi, HVAC1
uygulamaları, metal imalat sanayi, elektrik santralleri, demir çelik endüstrisi,
şeker fabrikaları, rafineriler, gemi makine daireleri olmak üzere pek çok
sektöre yönelik ısıtma, soğutma, ısı geri kazanımı konularında gerekli plakalı
ısı değiştiriciler (eşanjörler), separatör ve akış ekipmanları sektörü
oluşturmaktadır.
Alfa Laval Grubu 1893 yılında, sütün kremasını ayırmakta kullanılan santrifüj
seperatör ile endüstriyel hayatına başlamış ve aynı konuda, sütün pastörize
1 İngilizce heating - ventilating - air conditioning sözcüklerinin ilk harfleri kullanılarak kısaltılan
ısıtma , soğutma ve iklimlendirme işlemlerinin hepsine birden verilen isim.
04-46/587-142
3
edilmesi için plakalı değiştiricilerin geliştirilmesi ile plakalı ısı değiştirici
konseptinde en çok tanınan firma olmuştur. Pazarda faaliyet gösteren belli
başlı diğer şirketler GEA, SWEP, Sondex, APV ve HRS’dir. Bunlar arasında
Türkiye’de en çok bilinenler Sondex, GEA ve SWEP’tir.
Plakalı ısı değiştiriciler pazarının toplam büyüklüğünün yıllık 3 milyon Euro
civarında tahmin edildiği ve pazardaki satışların % (…) sinin Alfa Laval Ltd.
Şti. tarafından gerçekleştirildiği belirtilmiştir.
Alfa Laval Ltd. Şti.’ne rakip diğer şirketlerin de zaman içinde pazar paylarını
artırması beklenmektedir. Bunun en önemli nedeni rakiplerin sunduğu cazip
fiyatlardır. Tamamı ithal edilen plakalı ısı değiştiricileri ayakta tutan ekipmanlar
rakipler tarafından yerli üretimle sağlanırken, Alfa Laval Ltd. Şti. tüm
ekipmanları ithal etmektedir.
Plakalı ısı değiştiriciler halk arasında “broyler” olarak bilinen borulu ısı
değiştiricilerin yerini almaktadır. Özellikle yeni yapılan tesislerde plakalı ısı
değiştiriciler tercih edilirken, bakım ve masraf gerektiren borulu ısı
değiştiricilerin zaman içinde yerlerini plakalı ısı değiştiricilere bırakması
beklenmektedir. Mevcut borulu ısı değiştiricilerin 2004 yılı itibarıyla ancak
%5’inin değiştirildiğine ilişkin tahmin dikkate alındığında, pazarın zaman içinde
büyüyeceği ve rekabetin artacağı ifade edilebilir.
H.2. İlgili Pazar
H.2.1. İlgili Ürün Pazarı
Yukarıda yer verilen sektör bilgileri ışığında ilgili ürün pazarı “plakalı ısı
değiştiricileri” olarak tanımlanmıştır.
H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
Alfa Laval Ltd. Şti.’nin kurmuş olduğu distribütörlük ağı ile ürünlerini Türkiye
genelinde dağıttığı dikkate alınarak, “Türkiye Cumhuriyeti Sınırları” ilgili coğrafi
pazar olarak kabul edilmiştir
H.3. Taraf: Alfa Laval Ltd. Şti.
Alfa Laval Grubu ürünleri 1950’li yılların başından beri Türkiye’de satılmakla
birlikte, şirket 1991 yılında kurulmuş ve 2002 yılında bugünkü unvanını
almıştır. Şirketin iki hissedarı bulunmaktadır: %99 paya sahip Alfa Laval NV
(Hollanda) ve %1 paya sahip Alfa Laval Holding BV (Hollanda). Şirket,
hissedarlar tarafından atanan Hollanda uyruklu Joannes Lambertus Josephus
De BOER ve T.C uyruklu Halil Alper AKÖZ tarafından müştereken
yönetilmektedir.
H.4. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Alfa Laval Ltd. Şti.’nin bayileri ile imzaladığı Ekipman Satış Bölümü Bayilik
Sözleşmesi, plakalı eşanjörler ve ekipman satış bölümü ürün yelpazesindeki
04-46/587-142
4
diğer ısı transferi ekipmanlarının bayiler kanalıyla dağıtımını düzenlemektedir.
Sözleşmenin taraflarından Alfa Laval Ltd. Şti. sağlayıcı, bayi ise alıcı
konumundadır. Sözleşmenin konusu ise yukarıda belirtilen malların yeniden
satımını konu almaktadır. Bu yönüyle bahse konu bayilik sözleşmesi, 2002/2
sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin 2. maddesi
kapsamında yer almaktadır.
Sözleşme, özellikle ürünlerin bayiler tarafından münhasıran Alfa Laval Ltd.
Şti.’den tedarik edilmesini düzenleyerek, bayinin sözleşme konusu ürünleri
başka bir teşebbüsten sağlamama yükümlülüğü altına girmesine yol
açmaktadır. Diğer taraftan bayi kendisine tahsis edilen bölgede satış hakkına
sahip olmaktadır. Sözleşme kapsamında ayrıca teslimat, ödeme şekli, fesih
şartları gibi bayilik ilişkisini düzenleyen standart hükümler de bulunmaktadır.
Bu çerçevede, Alfa Laval Ltd. Şti. ile bayileri arasında imzalanan
Sözleşme’nin, 2002/2 sayılı Tebliğ bakımından değerlendirilmesi gereken
maddelerine aşağıda yer verilmiştir.
H.4.1. Sözleşmenin Kapsamı
“Alıcı, yukarıda yazılı ürünleri X bölgesindeki Y illeri sınırlarında (bundan
sonra kısaca BÖLGE olarak anılacaktır) işbu sözleşmedeki şart ve koşullara
göre satış ve pazarlama hakkına sahip olmaktadır.
Alıcı, ürünleri Ek-A’da verilen uygulamalarda satma hakkına sahiptir…..
Bu sözleşme satıcının öngördüğü aktiviteleri yapmadığı taktirde alıcıya
herhangi bir bölgede, ilde ya da ilçede tek olma hakkı vermez. Satıcı kendi
belirlediği her bölge ve uygulama alanı için yeni distribütörlük, bayilik,
acentalık veya benzerini verme hakkını saklı tutar.”
Sözleşmenin 2(b) maddesindeki söz konusu hüküm lafzi olarak, belirlenen
bölge için münhasır tek bir dağıtıcının mı yoksa birden fazla dağıtıcının mı
atanacağını net bir şekilde ortaya koymamaktadır. Diğer taraftan, alıcının
performansına bağlı olarak satıcının aynı bölge için yeni bayi atayabilmesine
olanak tanıyan hüküm, aynı bölge için birden fazla dağıtıcı atanma olasılığını
gündeme getirmektedir. Ancak raportörlerce Alfa Laval Ltd. Şti. ve dağıtıcıları
ile yapılan görüşmelerden halihazırda her bir bölge için tek bir dağıtıcı
atandığı anlaşılmıştır.
Anlaşmaları 2002/2 sayılı Tebliğ’in kapsamı dışına çıkaracak olan hükümler,
Tebliğ'in 4. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan Tebliğ maddesinin (b) bendine
göre; “...alıcının sözleşme konusu mal veya hizmetleri satacağı bölge veya
müşterilere ilişkin kısıtlamalar getirilmesi” halinde Tebliğ ile tanınan
muafiyetten yararlanılamamaktadır. İlgili maddede bu kısıtlamanın dört
istisnası öngörülmüştür. Buna göre bir anlaşma, aşağıda yer alan koşulları
taşıması halinde de muafiyetten yararlanabilecektir:
“1) Alıcının müşterilerince yapılacak satışları kapsamaması kaydıyla,
sağlayıcı tarafından kendisine veya bir alıcıya tahsis edilmiş münhasır bir
04-46/587-142
5
bölgeye ya da münhasır müşteri grubuna yapılacak aktif satışların
kısıtlanması,
2) Toptancı seviyesinde faaliyet gösteren alıcının son kullanıcılara
yönelik satışlarının kısıtlanması,
3) Bir seçici dağıtım sistemi üyelerinin yetkili olmayan dağıtıcılara satış
yapmalarının kısıtlanması,
4) Birleştirilmek amacıyla tedarik edilen parçaların söz konusu olması
halinde, alıcının bunları üretici konumundaki sağlayıcının rakiplerine
satmasının kısıtlanması”.
Tebliğ’in 4(b)(1) maddesi, bir anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanabilmesi
için, aktif satışların hangi koşullar altında yasaklanabileceğini
düzenlemektedir. Dolayısıyla, münhasır bir bölge tespiti söz konusu ise, bu
münhasır bölgeye diğer bölgelerden aktif satış yapılması
yasaklanabilmektedir.
Münhasırlık ile aktif satış yasağı uygulamasının hangi şartlar altında 2002/2
sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirileceği 2002/2 sayılı Tebliğ’in
Açıklanmasına İlişkin Kılavuz’un 2.2. maddesinde; "Alıcıların satış yaptığı
bölge veya müşteri grubunun münhasır olarak değerlendirilmesi için, o bölge
veya müşteri grubuna sadece tek bir alıcının veya sadece sağlayıcının
kendisinin aktif olarak satış yapıyor olması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle,
belirli bir bölgeye veya müşteri grubuna aktif olarak satış yapan teşebbüs
sayısı iki veya daha fazla ise o bölge veya müşteri grubu artık münhasır
değildir. Bu tür “serbest” bölge veya müşteri grubundaki müşterilere herhangi
bir alıcı dilediği gibi aktif olarak satış yapabilmelidir. Örnek vermek gerekirse,
sağlayıcı konumundaki bir teşebbüs ürünlerini Ankara ili sınırları dahilinde
sadece iki teşebbüse verme yükümlülüğü altına girer ve müşterileri bölge veya
müşteri tipi olarak bu iki alıcı arasında paylaştırmaz ise, bu tür bir anlaşmanın
grup muafiyetinden yararlanabilmesi için diğer bölgelerdeki satıcıların Ankara
bölgesine yapacakları aktif veya pasif satışların engellenmemesi
gerekmektedir." şeklinde açıklanmıştır. Söz konusu madde uyarınca, alıcıların
satış yaptığı bölge veya müşteri grubunun münhasır olarak
değerlendirilebilmesi için, o bölge veya müşteri grubuna sadece tek bir alıcının
veya sadece sağlayıcının aktif olarak satış yapıyor olması gerekmektedir.
Bu çerçevede, her ne kadar Alfa Laval Ltd. Şti.’nin bayileri ile akdetmiş olduğu
sözleşmede bölgelerin münhasır olduğuna ya da münhasır kalacağına ilişkin
bir ibare olmasa da, halihazırda olduğu gibi uygulamada her bir bölgeye tek
bir dağıtıcı atanması durumunda söz konusu bölgelere aktif satışlar
yasaklanabilecektir.
Sözleşmenin ekleri arasında yer alan EK-E, “BÖLGELER ARASI SATIŞ
KURALLARI”nı düzenlemektedir. Söz konusu ekde bölgeler arası satış
kuralları şu şekilde düzenlenmiştir:
“Her Alfa Laval Ekipman Satış Bölümü Bölge Sorumlusunun uyması gereken
kurallar aşağıda belirtildiği gibidir.
Bölge Sorumluları…
04-46/587-142
6
1. Yalnızca kendilerine bağlı illere teklif verebilirler.
2. Yalnızca kendilerine bağlı illere fatura kesebilirler.
3. Uygulama (son kullanıcı) kendi bölgesi dışında olacak ise, aşağıdaki iki
maddeye göre, uygulama bölgesindeki kardeş Bölge Sorumlusuna
komisyon verecektir:
- Uygulama bölgesindeki Bölge Sorumlusu projenin gelişmesi için katkıda
bulunmamış ise, ödenecek komisyon net kardan %5 olacaktır.
- Uygulama bölgesindeki Bölge Sorumlusu projenin gelişmesi için katkıda
bulunmuş ise, ödenecek komisyon net kardan %50 olacaktır.
Bu kurallara uyulmadığı takdirde, Alfa Laval bölgeler arası satış yapan
Bayi’ye, kendi bölgesi dışında kestiği fatura miktarının, ceza olarak 2 katı
fatura kesecek ve tahsil edecektir.
Alfa Laval Bölge Sorumlusu olarak yukarıda yazılan kuralları kabul ediyor ve
uygulayacağımı taahhüt ediyorum.”
Bayilik anlaşmasının bir parçasını oluşturan ve bayiyi bağlayıcı nitelikte olan
söz konusu ekin hükümleri, daha önce uygulamada münhasır nitelikte olduğu
tespit edilen bölgeler arası satışları konu almaktadır. Söz konusu kurallardan
ilk ikisi bayinin diğer bölgelere yapacağı satışların tamamını engeller
niteliktedir. Nitekim genel bir ifade ile kendisine bağlı olmayan illere teklif
vermeme ve fatura kesmeme yükümlülüğü, bayinin başka bir bölgeden gelen
talepleri karşılamasını engeller niteliktedir. Bu yönüyle ilk iki maddenin
yalnızca aktif satışları değil pasif satışları da kısıtlayan bir ibare olduğu açıktır.
Bölgeler arası satış kurallarına ilişkin üçüncü kural ise, başka bir bölgedeki
müşteriye yapılacak satışların yaptırımını düzenlemektedir. Müşterinin
bulunduğu bölgenin dağıtıcısına komisyon verilmesi esasına dayalı bu hüküm,
ilk kuralın çözemediği durumlarda devreye girecektir. Yüklenici firma ve asıl
projenin uygulanacağı teşebbüsün farklı bölgelerde olması gibi durumlarda,
bayiler arasındaki ilişkiyi düzenleyen bu hüküm mutlak anlamda pasif satışları
engellemese de, etkileri itibarıyla pasif satışlardan beklenen faydanın ortaya
çıkmasına engel olabilecek niteliktedir. Pasif satışlar bölgeler arası fiyat
farkına bağlı olarak bir bölgedeki alıcının bir diğer bölgedeki bayiden mal
temin etmesine olanak tanımak suretiyle marka içi rekabetin bütünüyle
ortadan kalkmasına engel olmaktadır. Bu yönüyle pasif satışlardan beklenen
pratik fayda, marka içi rekabetten kaynaklanan fiyat düşüşleridir. Alfa Laval
Ltd. Şti. tarafından uygulanan bölgeler arası satış kurallarından ilk ikisi, diğer
bölgelere yapılacak pasif satışları engellerken üçüncüsü her iki bölgeyi de
ilgilendiren satışların hangi bayi tarafından yapılırsa yapılsın diğerine
komisyon ödenmesini öngörmekte bu da söz konusu iki bayi arasındaki fiyat
rekabetini sınırlandırmaktadır.
Sözleşmenin ilgili hükmü lafzi olarak marka içi rekabeti kısıtlamakla birlikte,
pasif satışların kısıtlanmasının piyasada yaratacağı olumsuz etkinin
boyutlarının tespitinde pazardaki markalar arası rekabet seviyesi büyük önem
04-46/587-142
7
kazanmaktadır. Piyasada ciddi anlamda Alfa Laval Ltd. Şti.’ne rakip olarak
faaliyet gösteren teşebbüslerin mevcudiyeti, söz konusu rakiplerin Alfa Laval
Ltd. Şti. ile kıyaslandığında önemli maliyet avantajlarına sahip olmaları
piyasadaki markalar arası rekabetin önemli bir seviyede olduğunu
göstermektedir. Nitekim Alfa Laval Ltd. Şti. piyasaya ilk giren firma olmasına
rağmen 2003 yılı itibari ile piyasanın büyük bir kısmını rakiplerine kaptırmış
olması bu tespiti doğrular niteliktedir. Bu yönüyle pasif satışların
engellenmesinin uygulamada ortaya çıkardığı rekabeti kısıtlayıcı etkinin,
pazardaki markalar arası rekabet nedeniyle sınırlı düzeyde kaldığı
anlaşılmıştır.
H.4.2. Satış Fiyatı
Anlaşmanın “Genel Hükümler” başlıklı 3(c) maddesinde; “Alıcı, ürünleri bu
liste fiyatlarından daha yükseğe satamaz ve teklif veremez” ifadesi yer
almaktadır. Tebliğ’in 4. maddesinde sayılan ağır sınırlamalardan (a) bendi,
alıcı teşebbüsün kendi satış fiyatını belirleme serbestisinin engellenmesini
konu almaktadır. Ancak, sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi
koşuluyla sağlayıcının, alıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya alıcıya
satış fiyatını tavsiye etmesi mümkündür. Bu bağlamda Alfa Laval Ltd. Şti.
tarafından bayilerin maksimum satış fiyatlarının belirlenmesi Tebliğ
kapsamında izin verilen bir sınırlamadır.
H.4.3. Ürün Satma Koşulu
Ürün Satma Koşulları başlıklı 4(b) maddesindeki; “Alıcı hiçbir şekilde rakip
firma ürünlerini pazarlamamayı ve satmamayı taahhüt eder.” eder hükmü,
2002/2 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinde alıcının anlaşma konusu mal veya
hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri üretmesini, satın almasını,
satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen doğrudan ya da dolaylı
yükümlülük şeklinde tanımlanmış olan rekabet etmeme yükümlülüğüdür.
Rekabet etmeme yükümlülüğünde önemli olan bu hükmün süresidir. Tebliğ
esas olarak beş yıla kadar olan rekabet etmeme yükümlülüğüne izin vermiştir.
Bunun dışında alıcıya getirilen rekabet etmeme yükümlülüğünün süresi
belirsiz ya da beş yıldan uzun ise grup muafiyeti uygulanmamaktadır. Alfa
Laval Ltd. Şti.’nin bayilik sözleşmesinde rekabet etmeme yükümlülüğüne özel
olarak herhangi bir süre belirtilmemiştir. Bu açıdan sözleşmenin süresi aynı
zamanda rekabet etmeme yükümlülüğünün süresinin de belirleyicisi olacaktır.
“Sözleşmenin Feshi ve Süresi” başlıklı 6. maddesinde sözleşmenin 1 yıl
geçerli olduğu belirtildikten sonra taraflardan biri sözleşmeyi fesh etmediği
takdirde sözleşme süresinin aynı şartlarla uzamış sayılacağı ifade edilmiştir.
2002/2 sayılı Tebliğ’in Açıklanmasına Dair Kılavuz’un 34. paragrafında
"rekabet etmeme yükümlülüğünün bu fıkrada belirtilen süreleri aşacak şekilde
zımnen yenilenebileceğinin kararlaştırılması halinde, rekabet etmeme
yükümlülüğü belirsiz süreli sayılır" kuralı getirilmiştir. Bu açıdan rekabet
etmeme yükümlülüğünün süresinin beş yılla sınırlı olması ya da süresinin beş
yıla kadar zımnen uzatılabilmesi Tebliğ tarafından kabul edilen bir
uygulamadır. Beş yıldan sonraki uzatma işleminin ise her iki tarafın açık
04-46/587-142
8
iradesi ile gerçekleşmesi gerekmektedir. Alfa Laval Ltd. Şti.’nin
anlaşmalarında ise ilk 1 yıldan sonraki 1’er yıllık uzamaların, tarafların açık
iradelerine gerek olmaksızın fesh-i ihbarda bulunulmaması (zımni) ile
gerçekleşeceği kayıt altına alınmıştır. Bu yönüyle söz konusu rekabet etmeme
yükümlülüğü “belirsiz süreli” dir.
Diğer taraftan “2002/2 sayılı Tebliğ’in Açıklanmasına Dair Kılavuz’un 36.
paragrafında; rekabet etmeme yükümlülüğün uygulama süresi, Tebliğ’de
öngörülen azami limiti (üst sınırı) aşana kadar rekabet etmeme
yükümlülüğünün geçerli olacağı, söz konusu azami süre aşılırsa
yükümlülüğün geçersiz olacağı ifade edilmiştir. Bu yönüyle her ne kadar Alfa
Laval Ltd. Şti.’in sözleşmelerindeki rekabet etmeme yükümlülüğü belirsiz
süreli olsa da, tüm sözleşmelerin 8.3.2002 tarihinde yürürlüğe girmiş olması
nedeniyle, henüz Tebliğ’in izin verdiği 5 yıllık azami süre aşılmış değildir. Bu
nedenle sözleşmelerde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğü, halihazırda
2002/2 sayılı Tebliğ’in öngördüğü koşulları sağlamaktadır. Bununla birlikte,
8.3.2007 tarihinden itibaren söz konusu rekabet etmeme yükümlülüğü belirsiz
süreli hale gelecek ve bu yönüyle grup muafiyetinin kapsamı dışına çıkacaktır.
H.4.4. Bildirim Mükellefiyeti
Alfa Laval Ltd. Şti’nin bayileri ile imzaladığı standart nitelikteki bayilik
sözleşmeleri, 8.3.2002 tarihinde imzalanmıştır. Bu yönüyle halihazırda grup
muafiyetinden yararlanmayan sözleşmeler açısından 4054 sayılı Kanun’un 10.
maddesi ile öngörülmüş olan bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemiş
olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu madde ile anlaşmaların bildirimi için tanınan
1 aylık süre içerisinde Alfa Laval Ltd. Şti.’nde müdür sıfatı ile Hüseyin Burak
Pabuççuoğlu, Joannes Lambertus Josephus De Boer ve Halil Alper Aköz
görev yapmışlardır.
İ. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre Alfa Laval Dış Ticaret
Ltd. Şti.’nin bayileri ile imzaladığı Ekipman Satış Bölümü Bayilik Sözleşmesi
ile ilgili olarak;
1. Bayiler tarafından yapılan pasif satışları engelleyen ve sözleşmenin bir
parçasını oluşturan “Bölgeler Arası Satış Kuralları”nın, 2002/2 sayılı
Tebliğ’in 4(b) maddesindeki anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına
çıkaran sınırlamalar arasında yer aldığına; sözleşmelerde yer alan söz
konusu hüküm nedeniyle Ekipman Satış Bölümü Bayilik Sözleşmelerinin
2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanamadığına
OYBİRLİĞİ ile,
2. a) 4054 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile öngörülmüş olan bildirim
yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması nedeniyle, Alfa Laval Ltd.
Şti.’ne aynı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 2004/1
sayılı Tebliğ uyarınca, 2.970.794.000 (ikimilyardokuz
yüzyetmişmilyonyediyüzdoksandörtbin) TL para cezası verilmesine,
04-46/587-142
9
b) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca, önceki
maddede belirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemekten dolayı
ilgili teşebbüse verilen cezanın yüzde onu oranında olmak üzere söz
konusu teşebbüste bildirim yükümlülüğünün bulunduğu tarihte yönetim
organlarında görev alan Hüseyin Burak Pabuççuoğlu, Joannes Lambertus
Josephus De Boer ve Halil Alper Aköz’e ayrı ayrı 297.079.400
(ikiyüzdoksanyedimilyonyetmişdokuzbindörtyüz) TL para cezası
verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
3. a) Sözleşmeleri grup muafiyeti dışına çıkaran hüküm ve uygulamalar
nedeniyle soruşturma açılmasına gerek bulunmadığına; gerekli
değişikliklerin yapılması halinde “Ekipman Satış Bölümü Bayilik
Sözleşmeleri”nin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden
yararlanabileceğine,
b) Sözleşmelerin grup muafiyetinden yararlanabilmesini mümkün kılacak
düzeltmelerin yapılarak Rekabet Kurumu’na bildirilmesi için taraflara 60
gün süre tanınmasına, aksi takdirde soruşturma açılacağının ve aynı
Kanun'un 16 ve 17. maddeleri uyarınca işlem yapılacağının taraflara
bildirilmesine OYÇOKLUĞU ile,
4. Aynı zamanda rekabet etmeme yükümlülüğünü belirsiz süreli kılan
“Sözleşmenin Feshi ve Süresi” başlıklı 6. maddesinde yer alan hükmün,
Tebliğ’in izin verdiği 5 yıllık azami uygulama süresinin aşılması
durumunda, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5(a) maddesi uyarınca grup
muafiyetinden yararlanamayacağı konusunda tarafların bilgilendirilmesine
OYBİRLİĞİ ile
karar verilmiştir.
04-46/587-142
10
Rekabet Kurulu’nun 8.7.2004 Gün ve 04-46/587-142 Sayılı Karar’ına
KARŞI OY GEREKÇESİ
Başlıkta anılan Karar’ın konusu olan Alfa Laval Limited Şirketi’nin
bayileriyle yaptığı Ekipman Satış Bölümü Bayilik Sözleşmesi adlı
anlaşmalarda pasif satışları da engelleyen bölge sınırlaması niteliğinde
hükümlerin mevcut oluşu nedeniyle sözkonusu anlaşmaların 2002/2 sayılı
Tebliğ’in Açıklanmasına Dair Kılavuz’da yeralan ifadeyle, grup muafiyetinden
yararlanamadığı ve dolayısıyla Kanun’un 4.maddesindeki yasaklama
kapsamına girdiği tespit edilmişken burada “pasif satışların engellenmesinin
uygulamada ortaya çıkardığı rekabeti kısıtlayıcı etkinin, pazardaki markalar
arası rekabet nedeniyle sınırlı düzeyde kaldığı anlaşılmıştır” gibi bir gerekçeye
sığınılıp, anlaşmanın düzeltilmesi koşuluyla affedilmesi mümkün değildir.
Böyle uygulamaların benimsenmesi halinde yaratılacak emsal, Kurul’u önüne
gelecek hiçbir anlaşmaya herhangi bir ihlal gerekçesiyle ceza veremez,
sadece anlaşmaların düzeltilmesi için tembihte bulunur duruma getirebilecek
ve teşebbüsleri nasıl olsa ceza almasına yolaçmayacak ve sadece düzeltmesi
istenecek, hukuka aykırı anlaşmalar yapma konusunda cesaretlendirirken
Kurul’u etkisizleştirecektir.
Öteyandan bir hükmü dolayısıyla grup muafiyetinden yararlanamayan
bir anlaşmanın mutlaka belli düzeltmeler yapılıp grup muafiyetinden yararlanır
hale getirilmesi dayatılarak, önlerinde bireysel muafiyetten yararlanma
seçeneğinin de bulunduğunun anlaşmanın taraflarına (ki bu bir dağıtım
anlaşmasının sağlayıcı dışında taraflarının bulunduğu ve Yasa karşısında
onların da sorumlu olduğu ilkesinin benimsenmesini gerektirir)
hatırlatılmaması ve seçimin kendilerine bırakılmaması da yasanın emrine
aykırı bir tutumdur ve yanlıştır.
Yukarıda açıklamaya çalıştığımız gerekçe ile, başlıkta anılan Kurul
Kararı’nın 3.maddesine katılmadık.
A. Ersan GÖKMEN Murat GENCER
Kurul Üyesi Kurul Üyesi
04-46/587-142
11
KARŞI OY GEREKÇESİ
(08.07.2004 tarihli ve 04-46/587-142 sayılı Kurul Kararı)
Karar’ın, sözleşmeleri grup muafiyeti dışına çıkaran hüküm ve
uygulamalar nedeniyle soruşturma açılmamasına ve gerekli değişikliklerin
yaptırılarak sözleşmelerin grup muafiyetinden yararlandırılmasına yönelik
3 üncü maddesine aşağıdaki gerekçelerle katılmıyorum:
Kurul, Karar’ın 1 inci ve 2 nci maddelerinde, bayiler tarafından yapılan
pasif satışları engelleyen ve sözleşmenin bir parçasını oluşturan “Bölgeler
Arası Satış Kuralları”nın, 2002/2 sayılı Tebliğ’in anlaşmaları grup muafiyeti
kapsamı dışına çıkaran sınırlamalarının arasında yer aldığına, dolayısıyla
bayilik sözleşmesinin grup muafiyetinden yararlanamadığına, bildirim
yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle de ilgili teşebbüsün ve
yöneticilerinin cezalandırılmalarına oybirliği ile karar vermiştir.
Bir sözleşmeyi grup muafiyeti dışına çıkaran hüküm ve uygulamalar
nedeniyle 4054 sayılı Kanun açısından öngörülen sistem ve yapılacak işlemler
çok açıktır. Grup muafiyetinden yararlanmayan ve bireysel muafiyet alamayan
bir sözleşme 4 üncü maddeye aykırılık oluşturur. Bir sözleşmenin 4 üncü
madde kapsamında yer almasının anlamı, amacı veya etkileri bakımından bir
rekabet ihlalinin bulunduğunun kabul edilmesidir. Bu kabulün hukuki ve
bağlantılı sonucu da soruşturma açılması veya şartları bulunduğu taktirde
4054 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası hükmünün devreye
sokulmasıdır. Başkaca bir yöntem 4054 sayılı Kanun’a ve ilgili mevzuata
yabancıdır. Bir başka ifade ile; sözleşmelerin grup muafiyetinden
yararlanabilmesini sağlayacak değişikliklerin yapılabilmesi için 60 günlük süre
tanınarak soruşturma açılacağının ve 4054 sayılı Kanun’un 16 ncı ve 17 nci
maddeleri uyarınca işlem yapılacağının, yine aynı Kanun’un 9 uncu
maddesine atıf yapılmaksızın karara bağlanması Kanun’un 4 üncü madde
ihlalleri dolayısıyla öngördüğü sisteme uygun değildir. Kaldı ki, Karar’da 17 nci
madde ile bağlantı kurulması da, yine 17 nci maddenin a bendi gereğince 9
uncu maddenin devreye sokulmasını şart koşmaktadır.
Karar’ın 3 üncü maddesine katılamamamın bir diğer gerekçesi,
Kurul’un hiçbir objektif, genel ölçü veya ilke getirmeksizin, sözleşme hükmü ve
uygulamasındaki aykırılıkları düzeltme yaptırarak görmemezlikten gelmesidir.
Bu türden bir yaklaşım, piyasada usulüne uygun davranan ve sözleşmelerini
Kurul’la irtibata geçerek veya kendiliğinden mevzuata uygun hale getiren
teşebbüsler aleyhine sonuçlar yaratabileceği gibi, ihlallerde haklı ve objektif
gerekçeler gösterilmeksizin, Kanun’a yabancı yöntemlerin uygulanması
subjektif yorumlara ve ayrımcılığa yol açabilecektir. Unutulmamalıdır ki, Kurul
yasa hükümlerini kendisine tanınan yetki sınırlarında kullanmak durumundadır
ve haklı ve uygun görmediği sonuçları, Kanun’a uygun düşmeyen yöntemlerle
değil, ihtiyaç duyulan kanun değişikliklerini gündeme getirerek veya ilgili alt
düzenlemeleri değiştirerek elde edebilir.
04-46/587-142
12
Bilindiği gibi Kurul, grup muafiyeti dışına çıkan ve bireysel muafiyet de
alamayan veya bu yönde başvurusu olmayan teşebbüslerde yakın tarihe
kadar soruşturma açmış, bazı kararlarında ise süre tanıyarak aykırılıkları
düzelttirme yöntemine gitmiştir. Kurul’un önüne bu türden ihlaller sıkça
gelmeye başlamıştır. “Her tespit edilen eskiden gerçekleşmiş ihlallere
soruşturma açılmamalı” şeklinde bir düşünce hukuken savunulamaz. Kurul, en
azından farklı özelliklere göre ve 9 uncu maddenin 3 üncü fıkrasının
uygulanması anlamında, grup muafiyeti dışına çıkaran sözleşme hükümleri
nedeniyle, hiç uygulanmama; kısa veya uzun süre uygulanma; Kurul’un
herhangi bir şekilde uyardığı veya uyarmadığı; birden fazla veya tek aykırılığın
bulunup bulunmadığı (fiyat tespiti ve/veya pasif satışların yasaklanması gibi)
olaylara ve özelliklere göre konuya ilkesel yaklaşıp, genel ölçekler koyarak
çözüme ulaşabilirdi. Bunun gerçekleştirilmesi Kurul’un her ihlali
soruşturmadığı ve bazı ihlalleri mutlaka soruşturmaya bağlayabileceği
görüşünü teşebbüslere yansıtmış olurdu ki, bunun hukuken savunulması da
kolay ve mümkün hale gelirdi.
Bu itibarla, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ve bir yıldan fazla
uygulanmış bir ihlal için, üstelik grup muafiyetinden yararlanmayacağı ve
bildirmeme cezası verilmesi oybirliğiyle kabul edildikten sonra, sadece
bildirilmiş sözleşmelerde uygulanan bir yöntemle süre tanınarak ve 9 uncu
maddenin 3 üncü fıkrası hükmüne atıf yapılmayarak soruşturma açılmaması
şeklindeki çoğunluk görüşüne katılmam mümkün olmamıştır. (14.07.2004)
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy