Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-4-336 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 12-14/414-125
Karar Tarihi : 29.03.2012
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Prof. Dr. Metin TOPRAK, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR 10
B. RAPORTÖR : Didem ULUÇ
C. BAŞVURAN : Demirağ Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.
Kazım Karabekir Sok. Seza Apt. No:3/B 34738 Erenköy/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : Allianz Sigorta A.Ş.
Bağlarbaşı Kısıklı Cad. No:13 Altunizade/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Allianz Sigorta A.Ş.'nin acentelik sözleşmesinde yer alan
"başka şirketin acenteliğini alamaz" şeklindeki hükmün rekabet kurallarına aykırı
olduğu iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle; 1995-2007 yılları arasında Allianz Sigorta A.Ş. 20
(Allianz)’nin acenteliğini yürüten, ancak sözleşmesi feshedilen Demirağ Sigorta Aracılık
Hizm. Ltd. Şti. (Demirağ Sigorta)’nin, Allianz (o dönemdeki unvanı Koç Allianz Sigorta A.Ş.)
ile 2004 yılında yenilemiş olduğu “Acentelik Sözleşmesi”nde yer alan “başka şirketin
acenteliğini alamaz” şeklindeki hükmün rekabet kurallarına aykırı olduğu ifade edilerek,
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında gerekli işlemlerin
yapılması talep edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 24.10.2011 tarih ve 7343 sayı ile giren başvuru
üzerine hazırlanan 02.12.2011 tarih, 2011-4-336/İİ-11-187.SY sayılı İlk İnceleme Raporu
14.12.2011 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek önaraştırma yapılmasına karar
verilmiştir. Söz konusu karar uyarınca düzenlenen 20.03.2012 tarih ve 2011-4-336/ÖA 30
sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: Önaraştırma Raporu’nda; başvuru konusu ile ilgili olarak Allianz
hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı görüşüne yer verilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
Başvurunun konusu dikkate alınarak, ilgili ürün pazarı “hayat dışı sigortacılık ürünlerinde
serbest acentelik hizmetleri pazarı”; ilgili coğrafi pazar ise “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Değerlendirme
Şikayete konu Acentelik Sözleşmesi’nin konusu, Demirağ Sigorta’ya Allianz adına yangın,
nakliyat, kaza, ferdi kaza, trafik, hukuksal koruma, branşlarında sigorta sözleşmeleri yapma 40
yetkisi verilmesidir. Hastalık sigortası branşında ise, bu yetki Allianz adına teklifname
almakla sınırlıdır. Öte yandan Acentelik Sözleşmesi’nin, “Primlerin Tahsili ve Koç Allianz’a
12-14/414-125
2
Ödenmesi” başlıklı 5. maddesinde prim tahsili ve tahsilâtın intikaline ilişkin usul ve esasları
Allianz’ın belirlemeye yetkili olduğu hususu düzenlenmektedir.
Yukarıda yer verilen bilgiler çerçevesinde Acentelik Sözleşmesi ile Demirağ Sigorta'nın
acente olarak 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin
açıklanmasına Dair Kılavuz’da açıklanan riskleri üstlenmediği ve bağımsız davranmadığı
anlaşılmaktadır. Demirağ Sigorta'nın yükümlülüğü, o tarihte Koç Allianz tarafından üretimi
ve pazarlaması yapılan hayat dışı sigortacılık ürünlerinin müşterilere satışı ve sigorta
primlerinin tahsili ile sınırlıdır. Dolayısıyla, bildirime konu acentelik sözleşmesi, müvekkil 50
hesabına aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin olarak acenteye getirilen
sınırlamalar bakımından Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmayan bir sözleşmedir.
Ancak, acentelik sözleşmeleri anılan Kılavuz’da belirtildiği üzere, “sözleşme konusu mal
veya hizmetlerin satıldığı ilgili pazarda kapama etkisine yol açıyorsa” rekabet etmeme
yükümlülüğü içeren hükümleri bakımından 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde
incelenebilir.
Başvuruya konu Acentelik Sözleşmesi’nin “Sözleşmenin Kapsamı” başlıklı 2. maddesinde,
acentenin kendisi, hissedarlarından herhangi birisi veya çalışanlarının doğrudan veya
dolaylı olarak başka sigorta şirketlerinin acenteliğini alamayacağı ve başka sigorta
şirketlerinin acentelerine tali acente olamayacağı hususu düzenlenmiştir. Sözleşme 60
hükümlerine göre bu yasaklama sözleşme süresi ile sınırlıdır.
Bu noktada, tarafların 4054 sayılı Kanun’un yasaklayıcı nitelikteki 4. maddesinin aksine
sözleşme yapamayacakları göz önünde bulundurulduğunda, süresiz rekabet etmeme
yükümlülüğü içeren düzenleme açısından söz konusu Acentelik Sözleşmesi’nin
değerlendirilmesi gerekmekte olup, mezkur Kılavuz’un yaklaşımı doğrultusunda pazardaki
yoğunlaşmanın incelenmesi, rekabetin önemli ölçüde kısıtlanıp kısıtlanmadığının tespitinde
belirleyici olacaktır.
Allianz hayat dışı sigortacılık branşlarında 2009 yılı için %(…..), 2010’da %(…..) ve 2011
yılında %(…..) toplam pazar payına sahip olup, 2011 yılı itibarıyla pazarda 4. sıradadır. Bu
çerçevede, pazar payı 2003/3 ve 2007/2 sayılı Rekabet Kurulu Tebliğleri ile Değişik, 70
2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nde öngörülen %40 eşiğinin
altındadır. İlk dört şirketin toplam pazar payı ise %(…..)’dir. Dolayısıyla markalar arası
rekabet açısından önemli bir yoğunlaşma bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, 2002/2 sayılı Tebliğ’de düzenlendiği üzere, belirli türden dikey
anlaşmaların oluşturduğu paralel ağlar ilgili pazarın %50’sinden fazlasını kapsıyorsa veya
bir anlaşmanın Kanun’un 5. maddesinde düzenlenen koşullarla bağdaşmaz etkilere sahip
olduğu tespit edilmişse, Kurul çıkaracağı bir tebliğ ile ilgili pazarda belirli sınırlamaları
içeren dikey anlaşmaları grup muafiyetinin dışına çıkarabilir veya anlaşmaya tanınan
muafiyeti geri alabilir.
Bu çerçevede incelemeye konu Acentelik Sözleşmesi’nin pazardaki rekabete etkileri 80
değerlendirilmiştir. İlgili pazara girişler ve ilgili pazardaki rekabet, birbiriyle rekabet halindeki
sağlayıcılar veya alıcılar tarafından uygulanan benzer nitelikteki dikey anlaşmaların
oluşturduğu paralel ağlar tarafından önemli ölçüde engellenmekte ise Kanun’un 5.
maddesindeki muafiyet şartlarının gerçekleşmesi mümkün değildir. Öte yandan ilgili
Kılavuz’da da yer aldığı üzere bir sağlayıcının bağlı pazar payı %5’ten az ise, anılan
sağlayıcı birikimli kapama etkisine önemli bir katkıda bulunmamaktadır.
Dosya mevcudu bilgilere göre, sektördeki toplam pazar payının %(…..)’üne sahip olan ilk
dokuz şirket değişen oranlarda münhasır acentelik ilişkisi kurmuştur. Söz konusu
12-14/414-125
3
şirketlerden 2011 yılsonu itibarıyla hayat dışı sigorta branşında pazarın %(…..)’üne sahip
sekizinin (en büyük pazar payına sahip olan Axa Sigorta A.Ş. hariç) münhasır çalışma 90
oranının ortalama %(…..) olduğu görülmektedir. Bu şirketlerin sözleşmelerinde bulunan
düzenlemelere göre, rekabet etmeme yükümlülüğünün izin şartına bağlı olarak
kaldırılabilmesi söz konusudur. İncelenen şirketler arasında, sözleşmesinde şarta bağlı
olmaksızın, doğrudan rekabet etmeme yükümlülüğüne yer vermiş olan tek şirket Allianz
olup, şirketin acentelik sözleşmeleri iki türlüdür. Birinci grupta rekabet etmeme yükümlülüğü
doğrudan düzenlenmiş, diğer grupta ise yine rekabet etmeme yükümlülüğü düzenlenmekle
birlikte rakip sigorta şirketiyle çalışılabilmesi izin şartına bağlanmıştır. Bu noktada,
acentelerin rakip sigorta şirketiyle çalışmasının izne bağlanması da kural olarak pazarı
kapatabilecek bir uygulama olmakla birlikte, pazarın %(…..)’ünde münhasırlık oranı
%(…..)’le sınırlı kalmaktadır. Öte yandan, pazarın geri kalan %(…..)’lık bölümündeki 100
teşebbüsler %(…..)’ün altında pazar payına sahip olup, birikimli kapama etkisine önemli bir
katkıda bulunmamaktadırlar. Dolayısıyla, mevcut durumda pazarın önemli bölümünde
rekabet etmeme yükümlülüğü aracılığıyla acentelerin rakip şirketlerle çalışmaları yolunun
kapatıldığını söylemek mümkün değildir.
Ayrıca, en yüksek pazar payının yaklaşık %13 seviyesinde olduğu hayat dışı sigorta
acenteliği pazarında çok sayıda rakip teşebbüsün bulunduğu ve göreli yoğunlaşma
oranının düşük olduğu görülmektedir. Genel olarak büyüme eğiliminin olduğu sektör yeni
girişlere de açık konumdadır. Sonuç olarak, hakim durumda bir teşebbüsün bulunmadığı ve
dinamik, rekabetçi ve dünya piyasaları ile bütünleşmiş bir yapı sergileyen sigorta sektörü
bakımından incelemeye konu sözleşme ile getirilen rekabet yasağının ilgili pazarın önemli 110
bir bölümünü kapatacak yahut pazara girişleri engelleyecek türde bir kısıtlama olmadığı
anlaşılmıştır.
Bu çerçevede, incelemeye konu rekabet etmeme yükümlülüğünün 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal etmediği kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, başvuru konusu iddialara yönelik
olarak 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek
olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy