AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞÜRÜLME KARARI
Başvuru No. 3666/11
Hasan ALSAÇ / Türkiye
Başkan
Branko Lubarda,
Hâkimler
Pauliine Koskelo,
Marko Bošnjak
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Viktoriya Maradudina’nın katılımıyla, 3 Haziran 2021 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Yukarıda belirtilen 30 Kasım 2010 tarihli başvuruyu, Mahkemeden başvurunun kayıttan düşürülmesini talep eden davalı Hükümet tarafından sunulan deklarasyonu göz önüne alarak gerçekleştirdiği müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
Başvurana ilişkin bilgiler ekteki listede yer almaktadır.
Başvuran, İstanbul Barosuna bağlı avukat A. Pehlivan tarafından temsil edilmiştir.
Başvuranın, yerel mahkemelerin (i) mahkûmiyet kararına gerekçe göstermemesi, (ii) mali yetersizlik nedeniyle başvuranın duruşmalardan birinde bulunmasını sağlamaması, (iii) iddianameyi kendisine tebliğ etmemesi, (iv) savunmasını hazırlaması için ek süre tanımaması, (v) resmi olarak atanan avukatların kendisine etkili bir şekilde yardım sunmasını sağlamaması, (vi) tanıkları sorgulama hakkına saygı göstermemesi iddialarına ilişkin Sözleşme’nin 6 §§ 1 ve 3 (a), (b), (c) ve (d) maddesi kapsamındaki şikâyetleri Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Gerekçe Sunulmadığı İddiasına İlişkin Şikâyetler Hakkında
Başvuran, yerel mahkemelerin, mahkûmiyet kararına ilişkin yeterli gerekçeler sunmaması hakkında şikâyetçi olmuştur.
Hükümet, söz konusu şikâyetler ile ileri sürülen sorunların çözülmesi amacıyla tek taraflı bir deklarasyon düzenlemeyi teklif ettiğini Mahkemeye bildirmiştir. Hükümet ayrıca, Mahkeme’den, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca başvurunun kayıttan düşürülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Söz konusu deklarasyon, aşağıdaki gibidir:
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, mevcut davada, Mahkemenin yerleşik içtihatları ışığında, Sözleşme’nin 6 §§ 1 ve 3 maddesi kapsamında başvuranın haklarının ihlal edildiğini kabul etmektedir.
Hükümet dahası, 31 Temmuz 2018 tarihinde 7145 sayılı Kanun ile değiştirilen Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311 § 1 (f) maddesinin, halihazırda, Mahkemenin dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon yoluyla bir başvuruyu kayıttan düşürmeye karar verdiği davalarda ceza yargılamalarının yeniden başlatılmasını gerektirdiğini vurgulamaktadır. Hükümet, yukarıda belirtilen hukuk yolunun, başvuranın Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamındaki şikâyetleri bakımından tazmin sağlayabildiği kanaatindedir.
Hükümet dolayısıyla, yukarıda anılan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde derdest olan davanın çözüme kavuşturulması amacıyla, Hasan ALSAÇ’a, başvurana yansıtılabilecek tüm vergiler hariç olmak üzere, masraf ve giderlerin yanı sıra tüm maddi ve manevi zararları karşılığında 500 EUR (beş yüz avro) ödemeyi teklif etmektedir.
Bu meblağ, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve Mahkeme tarafından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 37. maddesi 1. fıkrası uyarınca kabul edilen kararın tebliğini müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Hükümet, bahsi geçen sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz ödemeyi taahhüt etmektedir. Bu ödeme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde derdest olan davanın nihai çözümünü teşkil edecektir.”
Hükümetin tek taraflı deklarasyon şartları, 4 Aralık 2019 tarihinde başvurana gönderilmiştir. Başvuran, 6 Ocak 2020 tarihli bir yazıyla, adil yargılanma hakkını açıkça ve ağır bir şekilde ihlal eden ceza yargılamaları sonucunda müebbet hapis cezasına mahkûm edildiğini iddia ederek Hükümetin tek taraflı deklarasyonunu reddetmiştir.
Mahkeme, aşağıdaki gibi bir durumda, Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesinin davayı kayıttan düşürmesine imkân verdiğini gözlemlemektedir:
“Mahkemenin saptadığı herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse”.
Dolayısıyla Mahkeme, başvuran davasının incelenmesinin sürdürülmesini talep etse bile, davalı Hükümetin tek taraflı deklarasyonuna dayanarak Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesi uyarınca başvuruyu kayıttan düşürebilmektedir (bk. özellikle Tahsin Acar/Türkiye (ilk itirazlar) [BD], no. 26307/95, §§ 75-77, AİHM 2003 VI).
Mahkeme, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında yeterli gerekçe sunulmamasına ilişkin şikâyet ile ilgili olarak açık ve kapsamlı içtihatlar düzenlemiştir (bk. örneğin, Vetrenko/Moldova, no. 36552/02, § 55, 18 Mayıs 2010 ve Ajdarić/Hırvatistan, no. 20883/09, § 51, 13 Aralık 2011).
Mahkeme ayrıca, 31 Temmuz 2018 tarihinde, 7145 sayılı Kanun’un kabul edildiğine dikkat çekmek istemektedir. Bu yeni Kanun’un 4, 17, 18 ve 19. maddeleri, Mahkemenin dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon temelinde davayı kayıttan düşürme kararından sonra yerel mahkeme yargılamalarının ya da soruşturmalarının yenilenmesi talebinde bulunma hakkını öngörmektedir. Mahkemenin içtihatlarına ve uygulamasına göre, yerel mahkeme yargılamalarının yeniden başlatılması, iddia edilen ihlale etkili bir çözüm sağlamak için en uygun yoldur. Bu bağlamda, Mahkemenin Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan hakların ve özgürlüklerin korunmasındaki ikincil rolü dikkate alındığında, Sözleşmenin herhangi bir ihlalinin giderilmesinin öncelikli olarak ulusal makamların görevi olduğu hatırlatılmaktadır.
Mahkeme, teklif edilen ve benzer davalarda hükmedilen miktarlarla tutarlı olan tazminat miktarının yanı sıra, Hükümetin deklarasyonu kapsamında yer alan ikrarların mahiyetini dikkate alarak, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir gerekçe olmadığı kanaatindedir (Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesi) (bk. Ayetullah Ay/Türkiye, no. 29084/07 ve 1191/08, § 203, 27 Ekim 2020).
Mahkeme, yukarıdaki hususlar ışığında, Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygının, başvuruların bu kısmının incelemesine devam etmesini gerektirmediği kanısına varmaktadır (Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesinin son cümlesi (in fine)).
Mahkeme son olarak, Hükümetin tek taraflı deklarasyondaki şartları yerine getirmemesi durumunda, Sözleşme’nin 37 § 2 maddesi uyarınca başvurunun yeniden kayıt altına alınabileceğinin altını çizmektedir (bk. Josipović/Sırbistan, (k.k.) no. 18369/07, 4 Mart 2008).
Yukarıda belirtilenler dikkate alınarak, yukarıda bahsi geçen şikâyete ilişkin olarak başvurunun kayıttan düşürülmesi uygundur.
B. Sözleşme’nin 6. Maddesi Kapsamındaki Şikâyetlerin Kalanı Hakkında
Hükümet, başvuranın, Yargıtay önünde ileri sürmediği için Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamındaki şikâyetlerinin kalanına yönelik olarak iç hukuk yollarını tüketmediğini iddia etmiştir.
Başvuran, somut başvuruda bulunmadan önce mevcut tüm iç hukuk yollarını tükettiğini ileri sürmüştür.
Mahkeme, başvuranın Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamındaki şikâyetlerin kalanını Yargıtay önünde ileri sürmediğini kaydetmektedir (bk. diğer kararlar arasında, Vučković ve Diğerleri/Sırbistan (ilk itiraz) [BD], no. 17153/11 ve 29 diğer başvuru, § 75, 25 Mart 2014 ve Yıldız/Türkiye (k.k.) [Komite], no. 59241/10, §§ 15-19, 14 Ocak 2020).
Mahkeme, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle, başvurunun bu kısmının Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmaktadır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Sözleşme’nin 6 §§ 1 ve 3 maddesi kapsamında Davalı Hükümetin deklarasyonunda yer alan şartların ve yine bu deklarasyonda dile getirilen taahhütlerin yerine getirilmesi amacıyla öngörülen yöntemlerin dikkate alınmasına;
Yeterli gerekçe sunulmamasına ilişkin şikâyetler ile ilgili olarak Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesi uyarınca başvurunun bu kısmının kayıttan düşürülmesine;
Başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce dilinde tanzim edilmiş olup 24 Haziran 2021 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
{signature_p_2}
Viktoriya Maradudina Branko Lubarda
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Başkan
EK
Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamındaki şikâyetleri konu alan başvuru (yeterli gerekçe sunulmaması)
Başvuru no.
Başvuru tarihi
Başvuranın adı
Doğum yılı
Hükümetin Deklarasyonunun Alındığı Tarih
Başvuranın Yazısının Alındığı Tarih
Maddi ve Manevi Zararlar ile Masraf ve Giderler için verilmesine hükmedilen meblağ
(avro cinsinden)[1]
3666/11
30/11/2010
Hasan ALSAÇ
1968
03/12/2019
06/01/2020
500
[1] Başvurana yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere.