AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞÜRÜLME KARARI
Başvuru no. 15048/11
Gürbüz ALTINEL/Türkiye
Başkan,
Valeriu Griţco,
Hâkimler,
Arnfinn Bårdsen,
Peeter Roosma,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla
14 Ocak 2020 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
27 Kasım 2010 tarihinde yapılan yukarıdaki başvuruyu göz önüne alarak,
Davanın dostane çözümünü kabul eden resmi deklarasyonları dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
Başvuran Gürbüz Altınel, 1948 doğumlu bir Türk vatandaşı olup, Ankara’da ikamet etmektedir. Mahkeme önünde Ankara Barosuna bağlı avukat M. Liman tarafından temsil edilmiştir.
Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca, yerel mahkemeler tarafından kararlarında sağlanan gerekçelerin yeterli olmaması nedeniyle aleyhindeki ceza yargılamalarının haksız olduğu iddiası ile ilgili olarak şikâyette bulunmuştur.
Taraflarca imzalanmış dostane çözüm deklarasyonları, 14 Kasım 2019 ve 21 Ağustos 2019 tarihlerinde Mahkeme’ye ulaşmıştır. Buna göre, başvuran, Hükümetin kendisine, her türlü maddi ve manevi zararı ve ayrıca masraf ve giderleri karşılamak üzere 5.500 avro (beş bin beş yüz avro) ödemeyi taahhüt etmesi karşılığında işbu başvuruya sebebiyet veren olaylara ilişkin olarak Türkiye aleyhine başka herhangi bir talepte bulunmaktan feragat etmeyi kabul etmiştir. Söz konusu meblağ, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek olup, yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Söz konusu meblağ, Mahkeme kararının tebliğini müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Söz konusu meblağın belirtilen üç aylık süre içerisinde ödenmemesi durumunda, Hükümet, bahsi geçen sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz ödemeyi taahhüt etmiştir. Bu ödeme ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde derdest olan dava, nihai çözüme kavuşturulacaktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Mahkeme, taraflar arasında ulaşılan dostane çözümü dikkate almaktadır. Mahkeme, çözümün temelinde, Sözleşme ve Protokolleri kapsamında tanımlanan insan haklarına saygı ilkesinin yer aldığı ve başvurunun incelenmeye devam edilmesini haklı kılacak herhangi bir neden bulunmadığı kanısındadır. Yukarıdaki hususlar ışığında, davanın kayıttan düşürülmesi uygun bulunmuştur.
Mahkeme, 25 Temmuz 2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 7145 sayılı Kanunu kabul ettiğini belirtmektedir. Bu yeni Kanun’un 4, 17, 18 ve 19. maddeleri, dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon temelinde Mahkeme’nin davayı kayıttan düşürme kararının akabinde yerel mahkeme yargılamalarının yenilenmesi talebinde bulunma hakkını öngörmektedir. Özellikle, Mahkeme’nin içtihadına ve uygulamasına göre, iç hukuk yargılamalarının yenilenmesi, Sözleşme’nin 6. maddesinin ihlal edildiği iddiasına yönelik olarak etkili bir çözüm sağlamak için en uygun yoldur. Dolayısıyla, yukarıda belirtilen hukuk yolunun, başvuranın Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamındaki şikâyetlerine ilişkin olarak telafi kabiliyetine haiz olduğu düşünülmektedir. Mahkeme’nin Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan hakların ve özgürlüklerin korunmasındaki ikincil rolü dikkate alındığında, Sözleşme’nin herhangi bir ihlalinin giderilmesinin öncelikli olarak ulusal makamların görevi olduğu hatırlatılmaktadır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun, Sözleşme’nin 39. maddesi uyarınca kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 6 Şubat 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıValeriu Griţco
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy