A.M.E. / Hollanda – 51428/10 - 13.1.2015 tarihli Karar [III. Bölüm]
Olaylar – Somali vatandaşı olduğunu iddia eden başvuran, yaklaşık 200 kişilik bir grupla birlikte 2009 yılının Nisan ayında İtalya’ya girmiştir. Bir sonraki gün, yerel polis, başvuranın parmak izlerini almış ve Avrupa Birliği topraklarına yasadışı yollardan girdiğini kaydetmiştir. Daha sonra başvuran, sığınmacıların kabul edildiği merkeze nakledilmiş, burada başvuran uluslararası korunma talebinde bulunmuş ve İtalya’da ek koruma sağlayan üç yıl boyunca geçerli oturma izni almıştır. 2009 yılının Mayıs ayında, kabul merkezinden ayrılmış ve aynı yıl Ekim ayında Hollanda’ya iltica başvurusunda bulunmuştur. 2010 yılının Nisan ayında Hollandalı yetkililer, İtalyan yetkililerden Dublin II Tüzüğü[1] uyarınca başvuranı geri almalarını talep etmişlerdir. İtalyan yetkililer, söz konusu talebe iki hafta içinde cevap vermediklerinden, talebi açıkça kabul ettikleri düşünülmüştür.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptığı başvuruda başvuran, sığınmacılara kabul, bakım ve hukuki yardım olanakları sağlanmadığından kötü yaşam koşullarına maruz kalma tehlikesi olduğundan, İtalya’ya gönderilmesinin Sözleşme’nin 3. maddesini ihlal ettiği konusunda şikâyetçi olmuştur.
Hukuksal Değerlendirme – Madde 3: Tarakhel davasında altı küçük çocuğu olan bir aileden oluşan başvuranların aksine, başvuran bakmakla yükümlü olduğu kimsesi olmayan genç ve sağlıklı bir erkektir. Dublin II Tüzüğü uyarınca İtalya’ya gönderilmesine ilişkin olarak, Hollandalı yetkililer, İtalyan yetkililere sığınmacıların nasıl ve ne zaman gönderilmeleri gerektiği konusunda danışılmasına karar vermiş ve ilke olarak üç iş günü içinde cevap verilmesi istenen bir yazı göndermişlerdir. Ayrıca, İtalya’da sığınmacıların durumu, M.S.S. kararının verildiği zamanda Yunanistan’daki mevcut durumla karşılaştırılamaz. İtalya’da bulunan kabul düzenlemelerinin genel durumu tek başlarına, sığınmacıların söz konusu ülkeye gönderilmelerine engel teşkil etmemektedir. Bu nedenle, İtalya’ya geldikten sonra İtalyan yetkililerce maruz bırakıldığı muamele göz önüne alınarak, başvuran, İtalya’ya geri gönderildiği takdirde, maddi, fiziksel veya psikolojik açıdan, 3. madde kapsamına girecek ölçüde ağır zorluklarla karşılaşma riskinin yeterince gerçek ve yakın olduğunu kanıtlamamıştır. İtalya’da başvuranın sığınmacılara ayrılan mevcut kaynaklardan faydalanamayacağına veya zorluk yaşadığında İtalyan yetkililerin gereğince yardımcı olmayacaklarına işaret eden hiçbir kanıt bulunmamaktadır.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
(Bk., Tarakhel / İsviçre [BD], 29217/12, 4 Kasım 2014, 179 sayılı Bilgi Notu; ve M.S.S. / Belçika ve Yunanistan [BD], 30696/09, 20 Ocak 2011, 137 sayılı Bilgi Notu; ayrıca bk., “Dublin” davalarına ilişkin Tematik Bilgi Notu)
[1] Bir üçüncü ülke vatandaşı tarafından Üye Devletlerden birinde yapılan bir sığınma başvurusunun incelenmesinden sorumlu Üye Ülkenin belirlenmesine yönelik kriter ve mekanizmaların belirlendiği 18 Şubat 2003 tarihli (EC) 343/2003 sayılı Konsey Tüzüğü (Dublin II Tüzüğü)
Full & Egal Universal Law Academy