Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2018-2-45 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 18-47/733-355
Karar Tarihi : 13.12.2018
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Adem BİRCAN, Mehmet AYAN,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ
B. RAPORTÖRLER: Emircan AKSAKAL, Burcu ÇALIŞKAN OLGUN,
Mustafa YAMAN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Estetik Yayıncılık A.Ş.
Halkalı Merkez Mah. Abay Cad. Atlas Sok. Atlas İş Merkezi
A Blok No: 6-8/4 Halkalı Küçükçekmece/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : Anadolu Ajansı T.A.Ş.
Eti Mah. Gazi Mustafa Kemal Blv. No:132 Çankaya/Ankara
(1) E. DOSYA KONUSU: Anadolu Ajansı T.A.Ş.’nin, Estetik Yayıncılık A.Ş. ile
aralarındaki abonelik sözleşmesini haksız yere feshederek hâkim durumunu
kötüye kullandığı iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
- Estetik Yayıncılık A.Ş.’nin (Estetik Yayıncılık) ulusal çapta yayın yapan ve
Türkiye’nin tirajı en yüksek gazetelerinden biri olan Sözcü Gazetesi’nin (Sözcü)
sahibi olduğu,
- Ulusal ve uluslararası ölçekte haber ajansı olan Anadolu Ajansı T.A.Ş.’nin
(Anadolu Ajansı) %49 hissesinin devlete ait olduğu ve yarı resmi nitelik taşıdığı,
- Anılan ajansın tüm ulusal ve yerel yayın organlarına eşit mesafede durması
gerektiği,
- Anadolu Ajansı’nın, şikayetçi ile arasındaki haber aboneliği sözleşmesini
Sözcü’nün internet sitesinde 11.09.2015 tarihinde yayımlanan anılan teşebbüs ile
ilgili bir haber sonrası 15.09.2015 tarihinde haksız olarak feshettiği ve manevi
tazminat davası açtığı,
- Söz konusu sözleşmede yer alan fesih şartları içerisinde, Anadolu Ajansı
hakkında yapılan bir haberin önceden bir ihtar göndermeden tek taraflı ve haklı
fesih gerekçesi yarattığına ilişkin bir hüküm bulunmadığı,
- Takiben Anadolu Ajansı’nın, yayın organlarında kendilerine ait fotoğrafların
abonelik sözleşmesi olmadan kullanıldığı iddiasıyla şikayetçi hakkında
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına dokuz ayrı şikâyette bulunduğu,
- Anadolu Ajansı’nın kişisel husumetle aralarındaki sözleşmeyi feshederek Estetik
Yayıncılık’ın kamu kurumundan haber alma akışını ve Sözcü’nün haber verme,
Sözcü okuyucusunun ise haber alma hakkını engellediği ve 4054 sayılı Rekabetin
Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 6. maddesini ihlal ettiği,
iddia edilerek, 4054 sayılı Kanun kapsamında gereğinin yapılması talep edilmiştir.
18-47/733-355
2/5
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 21.06.2016 tarih ve 4004 sayı ile giren
başvuruya ilişkin olarak Kurul tarafından 04.08.2016 tarih ve 16-26/455-M sayı ile
2012/2 sayılı Rekabet İhlallerine İlişkin Başvuru Usulüne Dair Tebliğ’in 5. maddesinin
dördüncü fıkrası uyarınca herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar
verilmiştir.
(4) Bahsi geçen kararın iptali talebiyle açılan davada, Ankara 17. İdare Mahkemesi,
13.07.2017 tarih 2016/4436 E. ve 2017/1932 K. sayı ile davanın reddine karar
vermiştir. Takiben, ilgili tarafın başvurusu üzerine alınan, Ankara Bölge İdare
Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin, mahkeme kararının kaldırılması ve Kurul
kararının iptaline ilişkin 04.04.2018 tarih, 2017/961 E. ve 2018/415 K. sayılı kararı
üzerine, Kurul tarafından 11.10.2018 tarih ve 18-38/610-M sayı ile önaraştırma
yapılmasına karar vermiştir.
(5) İlgili karar uyarınca düzenlenen 30.11.2018 tarih ve 2018-2-45/ÖA sayılı rapor
görüşülerek karara bağlanmıştır.
(6) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; başvuruya ilişkin olarak Anadolu Ajansı
hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Önaraştırma Yapılan: Anadolu Ajansı T.A.Ş. (Anadolu Ajansı)
(7) Türkiye'nin ilk haber ajansı olan Anadolu Ajansı 06.04.1920 tarihinde kurulmuştur.
Anadolu Ajansı’nın en büyük hissedarı Hazine Müsteşarlığıdır. Anadolu Ajansı
dünyanın 100'e yakın ülkesinde muhabir ağı bulunan, bu ülkelerin 40'ında ofisi olan,
13 ayrı dilde haber üreten uluslararası bir ajanstır.
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(8) Başvuru konusu şikâyet ve önaraştırma tarafı olan Anadolu Ajansı’nın faaliyet alanı
göz önüne alındığında haber ajansı hizmetleri pazarının ön plana çıktığı
görülmektedir.
(9) Haber ajansı hizmetleri alanında çalışan teşebbüsler gazete, dergi, radyo, televizyon,
internet sitesi, özel ve resmi kurum ve kişilere abonelik bedeli karşılığında hizmet
sağlamaktadır. Öte yandan, gazetecilik faaliyeti gösteren teşebbüsler, gerek basılı
gazetede gerekse gazetenin internet sitesinde yer verecekleri haber içeriklerini
bünyelerinde yer alan haber merkezleri ve buralarda istihdam edilen muhabirler,
bağımsız muhabirler ve yerli veya yabancı haber ajanslarından temin etmektedir. Söz
konusu teşebbüsler tek bir ajans yerine genelde sektördeki en önemli üç oyuncu olan
Anadolu Ajansı, Demirören Haber Ajansı A.Ş. (DHA) ve İhlas Haber Ajansı (İHA) ile
aynı anda çalışmaktadır.
(10) Hizmet alanlar, haber ajansları ile yıllık abonelik sözleşmeleri yaparak, belirli bir ücret
ödemekte ve sözleşme süresince alınan hizmet süreklilik arz etmektedir. Bağımsız
muhabirler ise genellikle basın kuruluşlarının kendi muhabirlerini konumlandırmadığı
coğrafi alanlarda günlük gelişen münferit olaylar ile ilgili görüntü veya bilgi almak
amacıyla kullanılmaktadır. Bunun karşılığında her bir bağımsız muhabire ilgili haber
için telif ücreti ödenmektedir. Dolayısıyla bağımsız muhabirlerin, haber ajanslarından
farklı olarak, uzun dönemli sözleşmeler kapsamında, düzenli içerik temini amacıyla
kullanılmadığı anlaşılmaktadır.
18-47/733-355
3/5
(11) Bu tespitlerle birlikte, işbu dosya kapsamında incelenen iddialar hakkında yapılacak
değerlendirmeyi değiştirmediğinden, kesin bir ilgili pazar tanımı yapılmasına gerek
görülmemiş, bununla birlikte iddiaların ve rekabetçi endişenin oluşup oluşmadığının
değerlendirilmesinde “haber ajansı hizmetleri” pazarının temel alınması uygun
bulunmuştur.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(12) Haber ajansı hizmetleri bakımından pazara giriş, arz kaynaklarına ulaşma, üretim,
dağıtım, pazarlama ve satış şartlarının bölgesel bir farklılık göstermediği göz önüne
alınarak, ilgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
I.3. Dosya Mevcudu Bilgi ve Belgeler
(13) Önaraştırma kapsamında Anadolu Ajansı, İHA, DHA ve Estetik Yayıncılık’tan bilgi
talebinde bulunulmuştur.
(14) İHA tarafından gönderilen bilgilerde özetle;
- Sektörle ilgili olarak herhangi bir pazar payı çalışması yapılmadığı, ancak yapılan
işin doğası gereği rakiplerin birbirlerini tam olarak ikame edemedikleri, bu sebeple
yeterli bütçesi olan kurumların birden çok haber ajansı ile çalışarak faaliyetlerini
sürdürdükleri,
- Faaliyet gösterilen sektörün yüksek yatırım maliyeti gerektirdiği, ülkenin dört bir
yanında teşkilatlanma zorunluluğu olduğu, uygun muhabirlerin istihdam edilmesi,
eğitimleri ve iş verimliliğinin sağlanmasının uzun zaman aldığı, sektörde
teknolojinin yakından takip edilmesi gerektiği, kullanılan kamera ve teçhizatın
sürekli yenilenmesi gerektiği, bunları sağlamanın önemli bir sermaye ve süreklilik
ile olabileceği ve pazarda büyüme potansiyelinin sınırlı olduğu,
- Her ajansın kendisine belirlediği belli bir bölgede habercilik faaliyetlerine
yoğunlaşabildiği, basılı ve dijital gazetelerin hitap ettikleri bölgede tüketildikleri bu
sebeple basılı ve dijital gazetecilik yapan kurumların yabancı haber ajanslarını
ikame kurum olarak görmedikleri,
- Gazeteler tarafından yabancı haber ajanslarının sadece güçlü olarak faaliyet
gösterdikleri ülkelerdeki haberlerinin kullanıldığı,
- Yazılı Türk medyasının %(…..)’ından fazlasının İHA’dan hizmet aldığı,
- Gazeteler için yazılı haber, fotoğraf ve fotoğraflı haber servislerinin bulunduğu,
- Gazetelerin çok büyük kısmının yazılı ve fotoğraflı haberlere abone oldukları,
- Aylık ödenen sabit bir ücret karşılığında abone olunan süre boyunca İHA
tarafından üretilen tüm haberlerin kullanılabildiği
ifade edilmiştir.
(15) DHA tarafından gönderilen bilgilerde özetle;
- Gazetelerin ajanslarda kullandığı yazılı haberlerin %(…..)’sinin DHA’ya ait olduğu
ve son bir yıllık ölçümlere göre bu oranın %(…..)’a kadar çıktığı,
- TV haberlerinin %(…..)’ye yakınının DHA’dan geriye kalan kısmının ise Anadolu
Ajansı ve İHA’dan alındığı,
- Haber ajanslarının yeteri kadar bütçesi olmadığı için uzman gazeteci
çalıştıramadıkları ve takip etmeleri gereken haberleri takip edemedikleri,
- Devletin tüm desteği Anadolu Ajansı’na vermesinden dolayı Anadolu Ajansı
çalışanları ile DHA çalışanları arasında (…..) kata yakın maaş farkı oluştuğu,
18-47/733-355
4/5
fakat buna rağmen DHA’nın ürettiği haber, fotoğraf ve görüntülerinin Anadolu
Ajansı’nın ürettiklerinden (…..) kat fazla gazete ve TV’lerde yer aldığı
ifade edilmiştir.
(16) Estetik Yayıncılık tarafından gönderilen bilgilerde özetle;
- Teşebbüsün tek ortaklı bir anonim şirket olduğu, 15.09.1993 tarihinde kurulduğu
ve matbaa, basın ve yayın alanlarında faaliyet gösterdiği,
- Anadolu Ajansı ile teşebbüs arasındaki sözleşmenin feshinden yaklaşık üç yıl
sonra Anadolu Ajansı tarafından 24.06.2018 seçimlerinin yaklaşması sebebiyle
uzlaşma teklif edildiği,
- 08.05.2018 tarihinde yeniden abonelik ve seçim sözleşmesinin imzalandığı,
- 2018 yılında yeniden sözleşme imzalanırken fesihten sonra Anadolu Ajansı
tarafından açılan davaların geri çekilmesi için abonelik sözleşmesi dışında
Anadolu Ajansı’na (…..) TL, avukatlarına ise (…..) TL ödeme yapılmak zorunda
kalındığı,
- Söz konusu geriye çekilen davalar dışında mahkeme tarafından Estetik
Yayıncılık’ın Anadolu Ajansı’na (…..) TL manevi tazminat ödemesine
hükmedildiği, fakat bu kararın temyiz edildiği ve Yargıtay incelemesinin halen
devam etmekte olduğu
ifade edilmiştir.
I.4. Değerlendirme
(17) Dosya konusu iddia, Anadolu Ajansı’nın rekabet hukuku literatüründe sözleşme
yapmanın/mal vermenin reddi olarak sınıflandırılan tek taraflı bir eylemi
gerçekleştirdiğine ilişkindir. Bu tür uygulamalar 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi
çerçevesinde değerlendirilmektedir.
(18) Herhangi bir teşebbüsün söz konusu Kanun maddesini ihlal ettiğinden
bahsedebilmek için “teşebbüsün ilgili ürün pazarında hakim durumda bulunması” ve
“eylemin rekabet hukuku anlamında kötüye kullanma teşkil etmesi” şeklinde iki temel
unsur birlikte aranmaktadır. Mevcut dosya özelinde, öncelikle eylemin kötüye
kullanma olup olmadığı incelenmiştir. Bu çerçevede iddia konusu davranışın
sözleşme yapmayı reddetme niteliği taşıyıp taşımadığına bakılmıştır.
(19) Sözleşme yapmanın reddi, Hâkim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Kötüye
Kullanma Niteliğindeki Davranışlarının Değerlendirilmesine İlişkin Kılavuz’da
(Kılavuz) da belirtildiği üzere, dışlayıcı davranışlardan biri olarak kabul edilmektedir.
Kılavuz’un 38. paragrafında, “Bir teşebbüsün ürettiği mal ya da hizmetler ile sahibi
olduğu maddi ya da gayri maddi işletme unsurlarını diğer teşebbüslere sağlamaması
ya da bunların diğer teşebbüsler tarafından kullanılmasına doğrudan veya dolaylı
olarak izin vermemesi sözleşme yapmayı reddetme olarak ele alınmaktadır. Bu
çerçevede hammadde niteliğindeki fiziksel ürünler, belirli hizmetlerin sağlanabilmesi
için gerekli altyapılar, ürün dağıtım sistemleri ve fikri mülkiyet hakları ile korunan
yahut korunmayan gayri maddi işletme unsurları ya da bilgileri ile teşebbüslerin
sözleşme yapma talebine konu olabilecek diğer varlıklar anılan mal, hizmet ya da
unsurlar arasında değerlendirilebilmektedir.” denilmektedir.
(20) Kılavuz’un 43. paragrafında, sözleşme yapmayı reddetme iddiaları değerlendirilirken
ihlalin tespiti için üç koşulun birlikte varlığının arandığı ifade edilmektedir. Bu
çerçevede:
18-47/733-355
5/5
- Reddetme, alt pazarda rekabet etmek için vazgeçilmez bir ürüne ya da hizmete
ilişkin olmalı,
- Reddetmenin alt pazarda etkin rekabeti ortadan kaldırması muhtemel olmalı ve
- Reddetmenin tüketici zararına yol açması muhtemel olmalıdır.
(21) Buna göre, öncelikle haber abonelik sözleşmesini haksız yere feshederek 4054 sayılı
Kanun’u ihlal ettiği iddia edilen Anadolu Ajansı’nın sunduğu hizmetin, Sözcü’nün
ticari hayatını sürdürebilmesi için vazgeçilmez nitelikte olup olmadığı önem
taşımaktadır. Daha önce de ifade edildiği üzere, gazeteler faaliyetlerini sürdürürken
tek bir kaynağa bağlı kalmak yerine içeriklerini bünyelerinde yer alan haber
merkezleri, istihdam edilen muhabirler, bağımsız muhabirler ve yerli veya yabancı
haber ajansları aracılığıyla temin etmektedir. Dolayısıyla, şikâyetçi Sözcü’nün de
birçok kaynaktan haber akışı sağladığı göz önüne alındığında, Anadolu Ajansı’nın
haber abonelik sözleşmesi çerçevesinde sunduğu hizmetin vazgeçilmez nitelikte
olmadığı, dolayısıyla ihlal için gereken ilk şartın (vazgeçilmezlik) gerçekleşmediği
değerlendirilmektedir.
(22) Değerlendirilmesi gereken diğer husus Anadolu Ajansı’nın iddia edilen bu
davranışının alt pazardaki rekabete önemli ölçüde zarar verip vermediğidir. Dosya
mevcudu bilgilere göre Sözcü, Anadolu Ajansı’nın yanı sıra DHA, İHA ve Thomsen
Reuters ile de çalışmaktadır. Bu kapsamda Anadolu Ajansı’nın yalnızca Sözcü ile
arasında imzalanan haber abonelik sözleşmesini feshetmesinin, alt pazar olan
gazetecilik hizmetleri açısından rekabete önemli ölçüde zarar veremeyeceği
anlaşılmaktadır.
(23) Sonuç olarak söz konusu fesih davranışının ihlal niteliği oluşturabilecek bir eylem
olmadığı, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde bir kötüye kullanma olarak
değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
J. SONUÇ
(24) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca şikayetin reddi ile soruşturma açılmamasına, gerekçeli kararın
tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık
olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy