Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2004-4-22 (Menfi Tespit)
Karar Sayısı : 04-36/410-103
Karar Tarihi : 20.5.2004
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, A.Ersan GÖKMEN, R. Müfit
SONBAY, Murat GENCER, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç
ASLAN, Süreyya ÇAKIN
B. RAPORTÖRLER : Süleyman CENGİZ, Sezin ELÇİN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi
Temsilcisi: Prof. Dr. Arif ESİN
Akaretler Sıraevleri S.Seba Cd. No:35
34357 Beşiktaş/İstanbul
D. TARAFLAR : - Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi
Büyükdere Cd. İş Kuleleri Kule 2 Kat:23-26
80620 4. Levent/İstanbul
- Munich Reinsurance Company
Königinstrasse 107 D-80791 Munich ALMANYA
E. DOSYA KONUSU: Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi (Anadolu Sigorta) ile
Munich Reinsurance Company (Munich Re) arasında akdedilen reasürans
anlaşmalarına menfi tespit belgesi verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 12.5.2004 tarih, 2376 sayı ile giren
başvuru üzerine düzenlenen 13.5.2004 tarih, 2004-4-22/MM-04-SC sayılı Menfi
Tespit Ön İnceleme Raporu 14.5.2004 tarih, REK.0.08.00.00/115 sayılı Başkanlık
önergesi ile 04-36 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Raporda, Anadolu Sigorta Şirketi ile Munich Re
arasında akdedilen inceleme konusu Mühendislik Aşkın Bedel Reasürans Anlaşması
(İnşaat Montaj Tüm Rizikolar), Mühendislik Aşkın Bedel Reasürans Anlaşması (Makina
Kırılması), Mühendislik Aşkın Bedel Reasürans Anlaşması (Elektronik Cihaz) ve
Yangın Aşkın Bedel Reasürans Anlaşması başıklı dört anlaşmaya, 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4., 6. veya 7. maddelerine aykırı olmadığını
gösteren menfi tespit belgesi verilmesinin yerinde olacağı görüşüne yer verilmiştir.
04-36/410-103
2
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Anadolu Sigorta, Türkiye İş Bankası kuruluşuna bağlı olup, kaza, yangın, nakliyat,
mühendislik, tarım, ferdi kaza ve hukuksal koruma sigortaları alanlarında faaliyet
göstermektedir.
Munich Re’nin başlıca faaliyet alanı, reasürans olmakla birlikte, aynı zamanda varlık
yönetimi ve küçük ve orta ölçekli işletmeler için sigortacılık faaliyetlerinde de
bulunmaktadır. Reasürans sektöründe 1880 yılından beri faaliyet gösteren şirket,
hemen hemen her tür riske karşı reasürans hizmeti vermektedir.
Bildirimin konusunu Anadolu Sigorta ile Münich Re arasında akdedilen dört adet
anlaşma oluşturmaktadır. Bunların üçü mühendislik alanında olup biri ise yangın
sigortasına ilişkindir. Mühendislik alanında mevcut anlaşmalar sırayla, makine
kırılması, elektronik cihaz ve montaj risklerine karşı yapılmışlardır.
Bildirim konusu anlaşmaların ilgili bildirim formunda da belirtildiği üzere sigortacılık
sektöründe mutad uygulama olan, sigorta şirketleri ile reasürans şirketleri arasında
imzalanan adi reasürans anlaşmaları niteliğinde oldukları anlaşılmıştır. Nitekim sigorta
şirketleri, sigortalanacak bir malın değeri üzerinden aldıkları prim karşılığında söz
konusu malı belirli risklere karşı güvence altına almaktadırlar. Dolayısıyla sigorta şirketi
aldığı prim karşılığında, sigortalanan malın hasar görmesi riskinin maddi
sorumluluğunu üzerine almaktadır. Ne var ki, sigorta şirketleri, gerçekleşmesi
durumunda büyük maddi sorumluluk ortaya çıkaracak türden riskleri tek başlarına
üstlenmemekte, riski başka sigorta şirketleriyle paylaşma yoluna gitmektedirler.
Reasürans olarak adlandırılan bu risk paylaşım işlemi, yüksek maddi değere sahip
varlıkların zarar görmeleri durumunda sigorta bedelinin birden çok sigorta şirketi
arasında dağıtılmasını, böylece sigorta şirketlerinden her birinin maddi gücünün
üzerinde bir hasarı karşılamak durumunda kalmasının engellenmesini sağlamaktadır.
Reasürans anlaşmaları, yukarıda anıldığı şekilde riskin ve hasarın paylaşılmasına
ilişkin düzenlemelerin yer aldığı mutad ticari anlaşmalardır. Bununla birlikte dosya
konusu anlaşmaların “Fiyat” başlıklı maddelerinin ayrıca değerlendirilmesi gerekli
görülmüştür.
Mühendislik Aşkın Bedel Reasürans Anlaşması-İnşaat Montaj Tüm Rizikolar, Makine
Kırılması ve Elektronik Cihaz başlıklarını taşıyan mühendislik anlaşmalarının “Fiyat”
başlıklı bölümlerinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Orjinal brüt fiyatlar aşağıdaki uygulamaya tabidir;
- Deprem için makine kırılması ve elektronik cihaz için 01.11.2003’ten itibaren
geçerli deprem tarifesi uygulanacaktır. Tarife, sigorta bedeli 20.000.000
USD’den büyük risklere de uygulanacaktır.
04-36/410-103
3
- Terör için yangın anlaşmasında olduğu gibi %100 (%50) tarife fiyatları
geçerlidir. (koasürans ve muafiyet uygulana-maz (bilir).
- Diğer teminatlar için minimum prim yıllık binde 0.80 (0.50, 1.20) dir.”
Yangın Aşkın Bedel Reasürans Anlaşması’nın “Fiyat” başlıklı bölümünde ise
aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Sedan şirketin kendi tarifesindeki orijinal fiyatlar. Ancak, Sınai ve ticari risklerin devri
aşağıdaki koşullara bağlıdır:
- sınai ve ticari yangın poliçeleri fiyatları, yangın, yıldırım ve patlama
teminatları için minimum binde 0,50 olmalıdır. Ancak ilişikteki yüksek ihtimalli
riskler grubu % 0,90 olmalıdır. Tarifesi olmayan ek teminatlar fiyatlarının
toplamı minimum binde 0,15 olmalıdır. Tarifeleri olmayan fiyatları reasürans
devirleri minimum % 0,15 oranında uygulanır. Bu fiyatlar tarife fiyatları
olmayıp reasürans devirleri minumum şartlarını meydana getirir.
- Yukarıdaki fiyatlar poliçeye uygulanacak minimum fiyatlar olup bunun
üzerinden harhangi bir indirim, komisyon indirimi vb. olmayacaktır.
- Minimum fiyatlarla oluşacak prim üzerinden daha az miktarın devri
olmayacaktır.
Yürürlükteki deprem tarifesinin uygulanmadığı hiç bir deprem riski treteye
devredilmeyecektir. 100.000.000 EUR üzerindeki risklere de mevcut deprem tarifesi
uygulanacaktır.
Treteye devredilecek sel teminatlarına, toplam sigorta bedelinin % 2’si oranında
muafiyet uygulanacaktır. Bu muafiyet, ticari ve sınai rizikolar için maksimum 50.000
EUR, sivil rizikolar için maksimum 1.500 EUR ile sınırlıdır.”
Anlaşmanın aktarılan maddelerinden, söz konusu düzenlemelerin, reasürans şirketinin
sigorta şirketi ile hangi şartlarla iş yapacağına ilişkin oldukları, ancak sigorta şirketinin
sunacağı hizmetleri ne şekilde fiyatlandıracağına ilişkin bağlayıcı düzenlemeler
olmadıkları anlaşılmaktadır.
Ülkemizde tarife sisteminin kalkıp serbest fiyat sistemine geçildiği 1990 yılından
itibaren sigorta sektöründe fiyatlar herhangi bir teknik çalışmaya ve esasa dayanmadan
gerileme trendine girmiş, verilen teminatlar ile fiyatlar arasındaki dengesizliğin hızla
büyümesi sigorta şirketlerinin teknik sonuçlarını olumsuz ekilemiştir. 17.8.1999 ve
12.11.1999 tarihlerinde meydana gelen iki büyük deprem ile son yıllarda yaşanan
yangın ve sel felaketleri, çok büyük kısmı reasürörler tarafından karşılanan önemli bir
hasar faturası ortaya çıkarmış ve buna paralel olarak reasürans şirketlerinin teknik
karlılığı da bozularak zarar etmeye başlamışlardır.
Ülkemizde bütün bu olumsuz gelişmelerin yaşandığı sırada Amerika Birleşik
Devletleri’nde 11.9.2001 tarihinde yaşanan ve dünya sigorta ve reasürans piyasalarının
yaklaşık 60-70.000.000.000 ABD Doları hasar tazmin etmelerine yol açan terörist
saldırılar sonucu çok önemli değişiklikler olmuştur. Dünya sigortacılık tarihinin en büyük
04-36/410-103
4
hasar tutarını oluşturan bu olay sonucunda birçok önemli reasürans şirketi faaliyetini
durdurmuş, reasürans piyasalarında zaten mevcut olan daralma ciddi boyutlara
ulaşmış, bazı şirketler teminat vermeme kararı almış ve faaliyetlerini sürdüren
reasürans şirketleri bu zararlarını telafi edebilmek için daha katı kurallar öne sürmeye
başlamışlardır.
Bu durumun sonuçları ülkemizdeki sigorta şirketlerine de prim oranlarının yükseltilmesi
talebi şeklinde yansımıştır. Zira, bir sigorta şirketinin, reasüransa tabi bir sigorta işlemi
için, reasürans şirketine ödeyeceği prim, sigorta şirketinin sigorta ettirenden aldığı prim
üzerinden hesaplanmaktadır. Bu kapsamda yabancı reasürans şirketleri, ülkemizdeki
sigorta şirketlerine, bazı sigorta branşlarındaki prim oranlarının düşüklüğü ile teminatlar
arasındaki dengesizliği gerekçe göstererek prim oranlarının belli bir seviyeye
yükseltilmesi gerektiği, aksi takdirde kendilerinin ilgili sigorta şirketine bir daha
reasürans teminatı vermeyecekleri yönünde uyarılarda bulunmuşlardır. Bu uyarılar,
reasürans şirketlerinin sigorta şirketleriyle akdettikleri anlaşmalara, reasürans işlemi
için ön koşul niteliği taşıyan maddeler olarak yansımıştır.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında, bildirim konusu anlaşmalarda yer alan “Fiyat”
başlıklı bölümlerdeki düzenlemelerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde
rekabeti sınırlayıcı bir anlaşma niteliğinde olmadıkları kanaatine ulaşılmıştır.
Her ne kadar inceleme konusu anlaşmaların, hakim durumun kötüye kullanılması
olarak değerlendirilebilecek herhangi bir hükümleri tespit edilememişse de, 4054 sayılı
Kanun’un 8. maddesi hükmüne göre menfi tespit belgesi, ilgili anlaşmanın 4, 6 veya 7.
maddeyi ihlal etmediğine ilişkin olarak verileceğinden, inceleme konusu anlaşmanın
taraflarının Türkiye pazarlarında hakim durumda bulunup bulunmadıklarının tespit
edilmesi yerinde görülmüştür. Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanan “2002 yılı
Türkiye’de Sigorta Faaliyetleri Hakkında Rapor”da, Türkiye’de yangın sigortaları
alanında 35 ve Makina Montaj (Mühendislik) alanında 35 sigorta şirketinin faaliyet
gösterdiği bilgisi yer almaktadır. Yine aynı raporun eklerinde yer alan istatistiki verilere
göre, Anadolu Sigorta’nın 2002 yılı Yangın dalı Yurtiçi Prim Üretimi
80.802.000.000.000 TL’dir. Bu miktar pazarın % 12,4’ünü oluşturmaktadır. Anadolu
Sigorta’nın, pazar payının mühendislik sigortaları alt dalları arasındaki dağılımı ise
aşağıdaki şekildedir.
Makina Kırılması: % 12,6
Makine montaj: % 2,6
İnşaat: % 5,4
Elektronik Cihaz: %7,8
Yukarıda yer alan bilgiler ışığında, Anadolu Sigorta’nın yangın ve mühendislik
sigortaları alanında bir hakim duruma sahip olması muhtemel görülmemektedir.
Anlaşmanın karşı tarafı konumundaki Münich Reasürans ise, Türkiye pazarlarında
doğrudan faaliyet göstermemekte, ancak uluslararası pazarlarda küresel düzeyde
hizmet sunmaktadır.. Dolayısıyla, Münich Reasürans’ın Türkiye pazarlarında elde
ettiği pazar payı tespit edilememekte ancak uluslararası reasürans pazarının
04-36/410-103
5
rekabetçi yapısı dikkate alınarak, Münich Reasürans’ın, Türkiye pazarlarında hakim
durumda bulunması muhtemel görülmemektedir.
İ- SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; Anadolu Anonim Türk Sigorta
Şirketi ile Munich Reinsurance Company arasında akdedilen inceleme konusu
Mühendislik Aşkın Bedel Reasürans Anlaşması (İnşaat Montaj Tüm Rizikolar),
Mühendislik Aşkın Bedel Reasürans Anlaşması (Makina Kırılması), Mühendislik Aşkın
Bedel Reasürans Anlaşması (Elektronik Cihaz) ve Yangın Aşkın Bedel Reasürans
Anlaşması başıklı dört anlaşmanın, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanunun 4., 6. veya 7. maddelerine aykırı olmadığına, dolayısıyla talep edilen menfi
tespit belgesinin Kanun’un 8. maddesi çerçevesinde verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy