TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ABBAS ÇELİK VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/749)
Karar Tarihi: 7/3/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
Recai AKYEL
Raportör
:
Hüseyin TURAN
Başvurucular
:
1. Ahmet ZİREK
2. Pero DUNDAR
3. Senanik ÖNER
4. Abbas ÇELİK
5. Abdullah AFLATUN
6. Abdullah BOZKOYUN
7. Ahmet BİRSİN
8. Ahmet İLAN
9. Ahmet MAKAS
10. Alaattin AKTAŞ
11. Ali ŞİMŞEK
12. Alican ÖNLÜ
13. Atila KOCA
14. Aygül ARAT
15. Bayram ALTUN
16. Besime KONCA
17. Burhan KARAKOÇ
18. Celal YOLDAŞ
19. Çağlar DEMİREL
20. Çimen IŞIK
21. Dirayet TAŞDEMİR
22. Ebrü GÜNAY
23. Elif KAYA
24. Emrullah CİN
25. Engin KOTAY
26. Ercan AKYOL
27. Ercan SEZGİN
28. Erkan PİŞKİN
29. Esma GÜLER
30. Etem ŞAHİN
31. Fethi SUVARİ
32. Gülcihan ŞİMŞEK
33. Haci ERDEMİR
34. Hacire ÖZDEMİR
35. Hasan İNATÇİ
36. Hasan İRAZ
37. Hasan Hüseyin EBEM
38. Herdem KIZILKAYA
39. Hüsamettin ÇİÇEK
40. Hüseyin BAYRAK
41. Hüseyin YILMAZ
42. Kamuran YÜKSEK
43. Kerem DURUK
44. Kutbettin KURT
45. Leyla DENİZ
46. Leyla GÜVEN
47. Lütfi DAĞ
48. Mahmut OKKAN
49. Mazlum TEKDAĞ
50. Mehmet ABBASOĞLU
51. Mehmet AKIN
52. Mehmet ERMİŞ
53. Mehmet GÜZEL
54. Mehmet TARİ
55. Mehmet TAŞ
56. Mehmet Hatip DİCLE
57. Mehmet Nesip GÜLTEKİN
58. Mehmet Salih YILDIZ
59. Musa FARİSOĞULLARI
60. Mustafa OCAKLIK
61. Nadir YILDIRIM
62. Nihayet TAŞDEMİR
63. Olcay KANLIBAŞ
64. Osman OCAKLIK
65. Pelgüzar KAYĞISIZ
66. Pınar IŞIK
67. Ramazan DEBE
68. Resul ERKAPLAN
69. Salih AKDOĞAN
70. Sara AKTAŞ
71. Sebahattin DİNÇ
72. Serdest TAN
73. Sevi DEMİR
74. Siracettin IRMAK
75. Şeyhmus BAYHAN
76. Şinasi TUR
77. Tayip TEMEL
78. Temer TANRIKOLU
79. Tuncay KORKMAZ
80. Tuncay OK
81. Turan GENÇ
82. Ünal Ahmet ÇELEN
83. Zahide BESİ
84. Zeynel MAT
85. Zeynep BOĞA
86. Zöhre BOZACI
87. Zülküf KARATEKİN
88. Mükail KARAKUŞ
Vekilleri
:
Av. Cihan AYDIN
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru; tutukluluğun makul süreyi aşması nedeniyle kişihürriyeti ve güvenliği hakkının, tutukluluk nedeniyle de siyasi faaliyettebulunma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 20/1/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucular, kamuoyunda KCK ana davası olarak bilinensoruşturma kapsamında yasa dışı silahlı örgüte (KCK) üye olma suçlamasıyla18/4/2009 tarihi ve sonrasında farklı tarihlerde tutuklanmıştır.
9. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianameylebaşvurucular ve diğer şüpheliler hakkında silahlı terör örgütü yöneticisi olma,bu örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, devletin ülke vebütünlüğünü bozma, 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve GösteriYürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etme, iş ve çalışma hürriyetini engelleme,eğitim ve öğretimi engelleme suçlarından cezalandırılmaları istemiyle aynı yerAğır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır.
10. Dava, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine (CMK mülga 250.madde ile görevli) tevzi edilmiş ve E.2010/444 sayılı dosya üzerindenkovuşturma aşaması başlamıştır.
11. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesince 3/1/2014 tarihindetutukluluğun devamına karar verilmiş, bu karara yapılan itiraz Diyarbakır 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 13/1/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.
12. Karar, başvurucular vekili tarafından 20/1/2014 tarihindeöğrenilmiştir.
13. Başvurucular 20/1/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuşlardır.
14.Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun değişikliğiylekapatılması üzerine dosyanın 7/3/2014 tarihinde, yetkili ve görevli Diyarbakır2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
15. Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi 3/2/2014, 12/4/2014, 14/4/2014, 6/6/2014, 19/6/2014,20/6/2014, 23/6/2014, 28/6/2014, 1/7/2014, 11/7/2014 tarihlerindebaşvurucuların tahliyesine karar vermiştir.
16. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıylaistinaf aşamasında derdesttir.
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
17. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
"Suç soruşturması veya kovuşturmasısırasında;
...
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâldemakul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkındahüküm verilmeyen,
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlüzararlarını, Devletten isteyebilirler."
18. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminatisteminin koşulları" kenar başlıklı 142. maddesinin (1)numaralı fıkrası şöyledir:
"Karar veya hükümlerin kesinleştiğininilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâldekarar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminatisteminde bulunulabilir."
19. 5271 sayılı Kanun'un"Görev ve yargı çevresinin belirlenmesi" kenar başlıklımülga 250. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
"Türk Ceza Kanunundayer alan;
...
c) İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş,Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (305, 318, 319, 323, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç),
Dolayısıyla açılan davalar; AdaletBakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yargıçevresi birden çok ili kapsayacak şekilde belirlenecek illerdegörevlendirilecek ağır ceza mahkemelerinde görülür."
20. 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'un 105. maddesininilgili kısmı şöyledir:
"Aşağıdaki hükümler yürürlüktenkaldırılmıştır:
...
6)4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250, 251 ve 252 nci maddeleri,
..."
21. 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin (21/2/2014 tarihlive 6526 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle yürürlükten kaldırılan) (4) numaralıfıkrası şöyledir:
"Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlüktenkaldırılan 250 ncimaddesinin birinci fıkrasına göre görevlendirilen mahkemelerde açılmış olandavalara, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu mahkemelerce bakmaya devamolunur. Bu davalarda, yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilemez. 12/4/1991tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun l0uncu maddesinin kovuşturmaya ilişkin hükümleri bu davalarda da uygulanır."
B. Uluslararası Hukuk
1. Sözleşme Hükümleri
22. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.luProtokol'ün 3. maddesi şöyledir:
"Yüksek Sözleşmeci Taraflar, yasamaorganının seçilmesinde halkın kanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacakşartlar içinde, makul aralıklarla, gizli oyla serbest seçimler yapmayı taahhütederler."
2. Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi İçtihadı
23. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Sözleşme'yeek 1 No.lu Protokol'ün 3. maddesindeki serbest seçim hakkını "yasama organı"nın seçimi ya da bu organın iki meclisi varsaen azından bir meclisin seçimi ile sınırlı olarak değerlendirmektedir (Gorizdra/Moldova (k.k.),B. No: 53180/99, 2/7/2002, hukuk kısmı, § 2; Cherepkov/Rusya (k.k.), B. No: 51501/99,25/1/2000, hukuk kısmı, § 1).
24. AİHM; serbest seçim hakkının kapsamını yasama yetkisinesahip olmayan yerel yönetimlerin seçimlerini içerecek kadar genişletmemiş veyerel seçimlerin ulusal yasaları yerel düzeyde uygulayarak parlamentonundesteklenmesi işlevine sahip olduğunu belirtmiştir. AİHM ayrıca belediyeseçimlerinin (Cherepkov/Rusya), bölgesel seçimlerin (Malarde/France (k.k.),B. No: 46813/99, 5/9/2000), il genel meclisi seçimlerinin (Vito Sante Santoro/Italy, B. No: 36681/97, 16/1/2003), belediye,ilçe ve bölge meclisi seçimlerinin (Mółka/Poland (k.k.),B. No: 56550/00, 11/4/2006) Sözleşme'ye ek 1 No.luProtokol'ün 3. maddesinde belirlenen serbest seçim hakkının kapsamındaolmadığına karar vermiştir.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
25. Mahkemenin 7/3/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucular Sevi Demir ve Mehmet AbbasoğluYönünden
26. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru yolunda başvurucularınbaşvuru tarihinden sonra vefat etmeleri hâlinde başvurunun incelenmesininsürdürülmesini haklı kılan bir sebebin olmadığı kanaatine varılması hâlindebaşvurunun düşmesine karar verilebilir. Anayasa'nın uygulanması, yorumlanmasıveya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi ya da insanhaklarına saygının gerekli kıldığı hâllerde ise başvurunun incelenmesine devamedilebilecektir (Asya Oktay ve diğerleri, B.No: 2014/3549, 22/3/2017, §§ 19, 20).
27. Başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan birsebebin olmadığı kanaatine varıldığı durumlarda başvurucuların vefat etmesihâlinde başvuruya devam edilmesinin sağlanması yönünden öncelikli yükümlülüğünbaşvuruya devam etme hakları olan şahıslarda bulunduğu kabul edilmelidir ( Asya Oktay ve diğerleri, § 21).
28. Somut olayda, başvurucular Sevi Demir ve Mehmet Abbasoğlu'nunbaşvuru tarihinden sonra sırasıyla 5/1/2016 ve 5/6/2015 tarihlerinde vefatettiği tespit edilmiştir. Anılan tarihlerden itibaren makul bir süre içindebaşvuruya mirasçı olarak devam edilmek istendiğine dair bir taleptebulunulmadığı gibi başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan başkaherhangi bir nedenin varlığından da söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
29. Açıklanan nedenlerle başvurucular Sevi Demir ve MehmetAbbasoğlu yönünden başvurunun düşmesine kararverilmesi gerekir.
B. Diğer BaşvurucularYönünden
1. Seçme, Seçilme veSiyasi Faaliyette Bulunma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
a. Başvurucularınİddiaları
30. Başvurucular Zülküf Karatekin,Ethem Şahin, Leyla Güven, Şeymus Bayhan, Ali Şimşek, Haci Erdemir, Mustafa Ocaklık, Sebahattin Dinç, Mükail Karakuş, Senanik Öner,Alican Önlü, Çağlar Demirel ve Gülcihan Şimşek belediye başkanı, belediyemeclis üyesi, il genel meclis üyesi ve başkanı olduğunu belirterektutuklanmaları nedeniyle siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
b. Değerlendirme
31. Anayasa'nın 67. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
"Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlarauygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasî parti içindesiyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir."
32. Başvurucuların bu bölümdeki iddialarının Anayasa'nın 67.maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
33. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının birincicümlesi şöyledir:
"Herkes, Anayasada güvence altına alınmıştemel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındakiherhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla AnayasaMahkemesine başvurabilir."
34. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45.maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:
"Herkes, Anayasada güvence altına alınmıştemel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ekTürkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücütarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir."
35. Belirtilen hükümler uyarınca bir anayasal hak ihlaliiddiasının Anayasa Mahkemesinin konu bakımından yetkisi dâhilinde olabilmesiiçin başvurucu tarafından dayanılan hakkın Anayasa'da güvence altına alınmıştemel hak ve özgürlüklerden olması, Sözleşme ve buna ek Türkiye'nin tarafolduğu protokoller kapsamında yer alması gerekir. Anayasa ve Sözleşme'nin ortakkoruma alanı dışında kalan bir hak ihlali iddiasını içeren başvurunun esasınınincelenmesi mümkün değildir (Onurhan Solmaz, B.No: 2012/1049, 26/3/2013, § 18; MehmetHaberal, B. No: 2012/849, 4/12/2013, § 106).
36. Anayasa'nın 67. maddesinde; seçme, seçilme ve bağımsızolarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma hakkı güvencealtına alınmıştır. Seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı,demokrasinin en önemli ilkelerinden biri olarak kabul edilmelidir. Şüphesiz anılanhaklar, hukukun üstünlüğüne dayanan etkili ve anlamlı bir demokrasinintemellerinin kurulması ve sürdürülmesi için hayati öneme sahiptir (Nejdet Atalay, B. No: 2014/184, 16/7/2014, §59).
37. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesine yapılan bir bireysel başvurununesasının incelenebilmesi için kamu gücü tarafından müdahale edildiği iddiaedilen hakkın Anayasa'da güvence altına alınmış olmasının yanı sıra Sözleşme veTürkiye'nin taraf olduğu ek protokollerin kapsamına da girmesi gerekir.
38. AİHM; Sözleşme'ye ek 1 No.luProtokol'ün 3. maddesinde düzenlenen serbest seçim hakkını "yasama organı"nın seçimi ya da bu organın iki meclisi varsaen azından bir meclisin seçimi ile sınırlı olarak değerlendirmekte, bu hakkınkapsamını yasama yetkisine sahip olmayan yerel yönetimlerin seçimleriniiçerecek kadar genişletmemektedir (bkz. §§ 23, 24).
39. Somut olayda belediye başkanı, belediye meclis üyesi, ilgenel meclis üyesi ve başkanı olarak seçilen başvurucuların tutuklanmalarınedeniyle siyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiği iddiası;Sözleşme'nin uygulanmasına ilişkin AİHM içtihatları karşısında, Anayasa veSözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kalmaktadır. Zira anılan iddianıntemeli, yasama organına değil yerel yönetimlere ilişkindir (Nejdet Atalay, § 62; NevzatAzak, B. No: 2014/973, 5/4/2017, § 35).
40. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların tutukluluğu nedeniylesiyasi faaliyette bulunma haklarının ihlal edildiğine ilişkin iddialarınınAnayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı dışında kaldığı anlaşıldığındanbaşvurunun bu kısmının konu bakımındanyetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
2. Kişi Hürriyeti veGüvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
a. Başvurucularınİddiaları
41. Başvurucular, tutukluluk süresinin makul olmadığınıbelirterek kişi hürriyeti veve güvenliği hakkınınihlal edildiğini ileri sürmüştür.
b. Değerlendirme
42. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesişöyledir:
"Başvuruda bulunabilmek için olağan kanunyollarının tüketilmiş olması şarttır."
43. 6216 sayılı Kanun'un "Bireyselbaşvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralıfıkrası şöyledir:
"İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem,eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarınıntamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."
44. Yukarıda belirtilen Anayasa ve Kanun hükümleri gereğinceAnayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlallerinin derecemahkemelerince düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikincil nitelikte birkanun yoludur. Bireysel başvuru yolunun ikincillik niteliği gereği AnayasaMahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için öncelikle olağan kanunyollarının tüketilmesi zorunludur (Ayşe Zıraman ve Cennet Yeşilyurt, B. No: 2012/403,26/3/2013, § 17).
45. Anayasa Mahkemesi, tutukluluğun kanunda öngörülen azamisüreyi veya makul süreyi aştığı iddiasıyla yapılan bireysel başvurularbakımından bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla başvurucu tahliyeedilmiş ise asıl dava sonuçlanmamış da olsa -ilgili Yargıtay içtihatlarına atıfyaparak- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açmaimkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Erkam Abdurrahman Ak, B. No: 2014/8515,28/9/2016, §§ 48-62; İrfan Gerçek,B. No: 2014/6500, 29/9/2016,§§ 33-45).
46. Somut olayda bireysel başvuruda bulunduktan sonra değişiktarihlerde (bkz. § 15) tahliyelerine karar verilen başvurucuların tutukluluğunmakul süreyi aştığına ilişkin iddiaları, 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesikapsamında açılacak davada incelenebilir. Bu madde kapsamında açılacak davasonucuna göre başvurucuların tutukluluğunun makul süreyi aştığının tespitihâlinde görevli mahkemece başvurucular lehine tazminata da hükmedilebilecektir.Buna göre 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde belirtilen dava yolu,başvurucuların durumuna uygun, telafi kabiliyetini haiz, etkili bir hukukyoludur ve bu olağan başvuru yolu tüketilmeden yapılan bireysel başvurununincelenmesi bireysel başvurunun "ikincillik niteliği" ilebağdaşmamaktadır.
47. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların tutukluluğun makulsüreyi aştığı iddiasına ilişkin olarak yargısal başvuru yolları tüketilmedenbireysel başvuru yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olmasınedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Başvurucular Sevi Demir ve Mehmet Abbasoğlu'nun ölümünedeniyle bu başvurucular yönünden başvurunun DÜŞMESİNE,
B. 1. Diğer başvurucular yönünden seçme, seçilme ve siyasifaaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyleKABUL EDİLEMEZOLDUĞUNA,
2. Diğer başvurucular yönünden kişi hürriyeti ve güvenliğihakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuruyollarının tüketilmemiş olmasınedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
C. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde BIRAKILMASINA7/3/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.