TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ABDULKADİR KARADENİZ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/7724)
Karar Tarihi: 12/4/2017
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Hicabi DURSUN
Hasan Tahsin GÖKCAN
Kadir ÖZKAYA
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör Yrd.
:
Ceren Sedef EREN
Başvurucular
:
1. Abdulkadir KARADENİZ
2. Meryem KARADENİZ GÜL
3. Devran KARADENİZ
4. Nasreddin KARADENİZ
5. Ali Rıza KARADENİZ
6. Remziye OLCAŞÖZ
7. Sultani KARADENİZ
8. Esra SARUHAN
9. Ğalibe KARADENİZ
10. Metin Deniz KARADENİZ
11. Şehmus Melih KARADENİZ
Vekili
:
Av. Ali AYDEMİR
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 29/5/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığınagönderilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucular Abdulkadir Karadeniz, Nasreddin Karadeniz ileAli Rıza Karadeniz'in babaları; başvurucu Sultani Karadeniz'in mirasçısı olduğueşinin murisi olan babası ve başvurucular Meryem Karadeniz Gül, DevranKaradeniz, Remziye Olcaşöz, Esra Saruhan, Ğalibe Karadeniz, Metin Deniz Karadeniz ve Şehmus Melih Karadeniz'in dedeleri olan murisleri22/10/1991 tarihinde verdiği dilekçeyle 5/5/1964 tarihinde Kızıltepe AsliyeHukuk Mahkemesinde açılan ve görevsizlik kararıyla önce Kızıltepe KadastroMahkemesine, anılan Mahkemenin kapatılmasıyla da Mardin Kadastro Mahkemesinegönderilen kadastro tespitine itiraz davasına asli müdahil sıfatıyla tarafolmuş, söz konusu davada yerel Mahkemece verilen karar süresinde temyizedilmekle dosya henüz Yargıtaya gönderilmeaşamasındadır.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
9. Mahkemenin 12/4/2017 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
10. Başvurucular, makul sürede yargılanma ve mülkiyet haklarınınihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
A. Kabul EdilebilirlikYönünden
11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilirolduğuna karar verilmesi gerekir.
B. Esas Yönünden
12. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinyargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanınikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devameden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkınınihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13,2/7/2013, §§ 50, 52).
13. Başvuru konusu davanın açılış tarihi farklı olmakla beraberbaşvurucular murisinin 22/10/1991 tarihinde verdiği müdahale talepli dilekçesisonrasında asli müdahil sıfatıyla yargılamada yer almaya başladığıanlaşılmaktadır. Bu nedenle başvurucular murisiaçısındanmakul süre değerlendirmesinde dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, davanınaçıldığı tarih değil usulüne uygun olarak müdahale talebinde bulunulan22/10/1991 tarihidir (İsmail Özkan,B. No: 2012/367, 17/9/2013, § 25).
14. Başvuruya konu dava, başvurucuların murislerinden intikalletakip etmekte oldukları bir uyuşmazlık olup bu yönüyle makul süredeğerlendirmesi bakımından dikkate alınacak sürenin başlangıç anı, mirasçınınyargılamaya katıldığı an değil somut olayda muris açısından değerlendirmeyeesas alınan sürenin başlangıç anıdır (GülserenGürdal ve diğerleri, B. No: 2013/1115, 5/12/2013, § 51).
15. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkinyargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanınkarmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri, §§ 41-45).
16. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurulardaverdiği kararlar dikkate alındığında somut olayda yaklaşık 25 yıl 3 aylıkyargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir.
17. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvencealtına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
18. Başvurucular, uzun süren yargılama nedeniyle taşınmazlarını kullanamadıklarınıbelirterek Anayasa’nın 35. maddesindetanımlanan mülkiyet haklarının da ihlal edildiğini iddia etmişlerse debaşvurucuların makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği yönündeyukarıda yer verilen tespitler ışığında, mülkiyet haklarının ihlal edildiğiyönündeki iddialarının ayrıca değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
C. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
19. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralıfıkrası şöyledir:
“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkınınihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesihâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlerehükmedilir…”
20. Başvurucular, manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
21. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
22. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlarıkarşılığında, başvurucuların şikâyet konusu yargılama sürecinde asli müdahilolan murislerinin tüm mirasçılarının sayısı da dikkate alınarak başvurucularAbdulkadir Karadeniz, Nasreddin Karadeniz ve Ali Rıza Karadeniz'e ayrı ayrı net3.700 TL; başvurucular Meryem Karadeniz Gül, Devran Karadeniz, Remziye Olcaşöz, Esra Saruhan, ĞalibeKaradeniz, Metin Deniz Karadeniz, Şehmus MelihKaradeniz ve Sultani Karadeniz'e ise ayrı ayrı net 370 TL manevi tazminatödenmesine karar verilmesi gerekir.
23. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 206,10 TL harç ve 1.800TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.006,10 TL yargılama giderininbaşvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul süredeyargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvurucular Abdulkadir Karadeniz, Nasreddin Karadeniz ve AliRıza Karadeniz'e ayrı ayrı net 3.700 TL; başvurucular Meryem Karadeniz Gül,Devran Karadeniz, Remziye Olcaşöz, Esra Saruhan, Ğalibe Karadeniz, Metin Deniz Karadeniz, Şehmus Melih Karadeniz ve Sultani Karadeniz'e ise ayrı ayrınet 370 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerinREDDİNE,
D. 206,10 TL harç ve 1.800 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.006,10 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun MaliyeBakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemedegecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadargeçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Mardin Kadastro Mahkemesine (E.2013/48,K.2015/34) GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE12/4/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.