TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ABDULBAKİ ERTAKUŞ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/1689)
Karar Tarihi: 30/10/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Recai AKYEL
Raportör
:
Murat İlter DEVECİ
Başvurucular
:
1. Abdulbaki ERTAKUŞ
2. İmran ÇETİN
3. İsmail ERTAKUŞ
4. Perizade ÇETİN
5. Sıddık ERTAKUŞ
Vekili
:
Av. Timur DEMİR
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, ölüm olayı ile ilgili soruşturmanın makul süratleyürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 27/1/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu Bakanlık görüşüne cevap vermemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi(UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:
9. Ağrı iline bağlı Aşağıkent ve Sağırtaş köyü sakinleri arasında -iki köy arasında uzunsüredir devam eden bir mera anlaşmazlığı bulunmaktadır- 1/8/2008 tarihinde saat15.00-15.30 sıralarında bir kavga meydana gelmiş, yaşanan bu olay neticesindeüç kişi ölmüş, pek çok kişi de yaralanmıştır. Ölenlerden B.K.; başvuruculardanSıddık Ertakuş ile Abdulbaki Ertakuş'unbabası, başvurucu İsmail Ertakuş'un ise dedesidir.Ölen M.E.; başvurucu Perizade Ertakuş'uneşi, ölen Mu.E. ise başvurucu İmran Ertakuş'un babasıdır. Başvurucu Sıddık Ertakuş,ölen M.E. ve Mu.E.nin yeğeni olduğunu öne sürmüş olsada söz konusu yakınlık Anayasa Mahkemesince tespit edilememiştir.
10. Meydana gelen olay hakkında Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı(Cumhuriyet Başsavcılığı) derhâl ve kendiliğinden soruşturma başlatmıştır.
11. Soruşturma kapsamında olay yeri incelenmiş, elde edilendeliller muhafaza altına alınmış, Olay Yeri Tespit Tutanağı ve olay yerikrokisi düzenlenmiştir. Olay yerinin fotoğrafları çekilerek soruşturma evrakıarasına alınmıştır. Olay anını gösteren bir mobil telefona ait video kaydıüzerinde inceleme yaptırılarak videodaki kişiler teşhis edilmeye çalışılmıştır.Olaya dâhil olan kişilerden alınan el svapları ileolay esnasında havaya ateş eden kolluk görevlilerinin silahlarından çıkankovanlar, olay yerinde ele geçirilen boş kovanlar ve kolluk görevlilerinintabancalarından alınan numune kovanlar kriminalyönden incelettirilmiştir. Olay esnasında yaralanan kişilerin adli raporlarıaldırılmış, olaya karışan kişiler ile tanıkların ifadeleri alınmıştır.
12. Olay nedeniyle şüpheliler E.Y., S.Y., K.Y. ve B.Y Ağrı SulhMahkemesince tutuklanmış; firari şüpheliler M.N.Y. ve Eb.Y.ninyakalanması için de Ağrı Sulh Mahkemesince yakalama emri düzenlenmiştir.
13. Ölen M.Ç.nin cesedi üzerindeklasik otopsi işlemi yapılarak M.Ç.nin kesin ölümsebebi tespit edilmiştir. Diğer maktüllerin kesinölüm sebeplerinin tespiti için birtakım yazışmalara gereksinim duyulmasınedeniyle M.Ç.nin öldürülmesi olayına ilişkinsoruşturma, B.Ç. ve Mu.Ç.ninöldürülmesiolayıyla ilgili yürütülen soruşturmadan tefrik edilmiştir.
14. Cumhuriyet Başsavcılığı, M.Ç.ninöldürülmesiyle ilgili iddianameyi1/12/2008 tarihinde hazırlamıştır. İddianamedeM.Ç.yi iştirak iradesiyleöldürdüğü iddia edilen E.Y., M.N.Y., B.Y., M.Y., Me.Y.,S.Y., Ku.Y., Eb.Y. ve K.Y.nin kasten öldürme suçundan cezalandırılmalarıistenmiştir. İddianamede; kalabalık iki grup arasında meydana gelen kavgadatarafların fazla olması, yaralı bir kısım kişinin şikâyetine ilişkin davanınasliye ceza mahkemesinde görülebileceği belirtilerek kasten öldürme suçunailişkin yargılamayı uzatmamak adına olayda meydana gelen yaralanmalarla ilgiliasliye ceza mahkemesine dava açıldığı belirtilmiştir.
15. Bahse konu iddianame Ağrı Ağır Ceza Mahkemesince (CezaMahkemesi) kabul edilerek E.2008/298 sayılı dava dosyası üzerinden yargılamayabaşlanmıştır.
16. Cumhuriyet Başsavcılığı;
i. 11/8/2008 tarihinde vefat eden B.E.ninkesin ölüm nedeninin tespiti için klasik otopsi yapılmak üzere cesedi Adli TıpKurumu Trabzon Grup Başkanlığına (ATK Grup Başkanlığı) göndermiş, ATK GrupBaşkanlığınca kesin ölüm nedeninin tespit edilememesi üzerine tüm tıbbi tedavievrakı ile soruşturma dosyasını Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna göndererekkesin ölüm nedeni konusunda rapor aldırmış ve bu şekilde B.Ç.ninölümü ile olay arasında illiyet bağı bulunduğunu saptamıştır. 18/8/2008tarihinde vefat eden Mu.Ç.nin kesin ölüm nedeninintespiti için Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan klasik otopsininardından ölenin organları, üzerinde toksikolojikinceleme yapılması için ATK Grup Başkanlığına, histopatolojikinceleme yapılması için ise Adli Tıp Kurumuna gönderilmiş ve bu kurumlardantemin edilenraporlarla Mu.Ç.ninölümü ile olay arasında illiyet bağı bulunduğu tespit edilmiştir.
ii. B.E. ve Mu.Ç.nin kesin ölümnedenlerinin belirlenmesi üzerine 21/7/2009 tarihinde, adı geçen iki şahsınöldürülmesi olayıyla ilgili iddianameyi düzenlemiştir. B.E. ve Mu.Ç.yiiştirak iradesiyleöldürdüğü iddia edilen E.Y., M.N.Y., B.Y., M.Y., Me.Y.,S.Y., Ku.Y., Eb.Y. ve K.Y.nin kasten öldürme suçundan cezalandırılmalarınınistendiği söz konusu iddianame Ceza Mahkemesince kabul edilmiş ve E.2009/163sayılı dava dosyası üzerinden yargılamaya başlanmıştır. Ancak Ceza Mahkemesi23/10/2009 tarihinde, olayların aynı gün meydana geldiği, delillerin ortakolduğu ve yargılamalar arasında fiilî ve hukuki bağlantı bulunduğu gerekçesiyledavanın E.2008/298 sırasına kayıtlıdiğer davaylabirleştirilmesine karar vermiştir.
iii. Kasten yaralama ve/veya ruhsatsız ateşli silahlar ilebunlara ait mermileri bulundurma suçlarını işledikleri iddiasıyla on sekizmüşteki şüpheli/şüpheli hakkında 2/12/2008 tarihli iddianame ile Ağrı 1. AsliyeCeza Mahkemesinde dava açmıştır. Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesi 10/2/2010tarihinde, aralarında fiilî ve hukuki irtibat bulunduğu, Ceza Mahkemesinin muvafatinin bulunduğu gerekçesiyle davanın CezaMahkemesinin E.2008/298 sırasına kayıtlı davayla birleştirilmesine kararvermiştir.
iv.B.Y.ye karşı kasten yaralama suçunu işledikleri iddiasıyla22/9/2011 tarihli iddianameyle başvurucu Sıddık Ertakuşile H.E. ve T.C. hakkında Ağrı 2. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açmıştır. Ağrı2. Asliye Ceza Mahkemesi 21/12/2011 tarihinde, aralarında fiilî ve hukukiirtibat bulunduğu gerekçesiyle davanın Ceza Mahkemesinin E.2008/298 sırasınakayıtlı davayla birleştirilmesine karar vermiştir.
17. Ceza Mahkemesi yürüttüğü yargılama kapsamında;
i. Sanıklar E.Y. ve M.Y.nin; katılansanıklar K.Y., S.Y., B.Y., M.S.C., Es.Ç., T.C., T.Ç.,H.E., S.E., Me.Y., Ku.Y.,hakkındaki yakalama emri 11/1/2010 tarihinde infaz edilen Eb.Y.ve yargılamada katılan sanık olarak yer alan başvurucular Sıddık Ertakuş, Abdulbaki Ertakuş veİsmail Ertakuş'un; tanıklar N.İ., N.D., E.B., S.U.,A.E., Me.Ç., Ne.D., S.N.,H.K., M.K.K., A.Y., M.G., Meh.Y., T.U., Z.B., Hü.E., C.A., Ce.A., Ş.K., K.E.,S.K., A.A., A.Y., Sa.Y., Kı.Y.,Ke.Y., B.K.ve R.Y.nin vekatılanlar F.Ç. ile M.E.nin ifadelerini doğrudan,tanıklar R.B. ve Ke.Y.nin ifadelerini ise istinabesuretiyle almıştır.
ii. 13/11/2009 tarihinde bilirkişi refakatinde olay yerindekeşif yapmış ve bilirkişiden rapor almıştır.
iii. Me.Y. ve Es.Ç.ninyaralanmalarına ilişkin adli raporları aldırmıştır.
iv. Olay anını gösteren video kaydının netleştirilmesi ileyavaşlatılıp büyütülmesi için TRT, TÜBİTAK, İstanbul Emniyet Müdürlüğü BilişimSuçları Ve Sistemleri (Siber Suçlarla Mücadele) ŞubeMüdürlüğü ve Hacettepe Üniversitesi Adli Bilişim Araştırma ve Uygulama MerkeziMüdürlüğüne müzekkereler yazmıştır.
18. Bir kısmı sadece tutuklu sanığın tutukluluk durumununincelenmesine hasrettiği elli celse sonunda Ceza Mahkemesi 24/4/2012 tarihinde,kasten yaralama ve ruhsatsız ateşli silahlar ile bunlara ait mermileribulundurma suçları yönünden sanıklar hakkında hüküm kurmuş; sanık Ku.B.nin beraatine karar vermiş; M.Ç.ve Mu.Ç.ye yönelik eylemleri nedeniyle yedi sanığın kasten öldürme suçundanmahkûmiyetlerine hükmetmiş ve hakkında yakalama emri bulunmasına rağmenyakalanamayan sanık M.N.Y. hakkındaki suçlamalara ilişkin davalar ile bir kısımsanığın B.E.ye karşı kasten öldürme suçunu işlediği iddiasıyla açılan davalarınbirlikte değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle söz konusu davaların mevcutdavadan ayrılmasına karar vermiştir.
19. Tefrik edilen dava Ceza Mahkemesinin E.2012/75 sırasınakaydedilmiştir.
20. Ceza Mahkemesince verilen kararın Cumhuriyet savcısı, sanıkmüdafileri ve katılanlar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. CezaDairesi (Ceza Dairesi) dosyayı incelemiş ve 31/3/2014 tarihinde usule ilişkinbaşka sebepler yanında, soruşturma aşamasında dahi ifadesi alınamayan sanıkM.N.Y. hakkında düzenlenen yakalama emrinin infazının makul bir süre dahabeklenerek yakalama emrinin infaz edilmesi halinde delillerin birliktedeğerlendirilmesi amacıyla sanıklar hakkında maktul B.E.yiöldürme suçu yönünden açılan dava ile sanık M.N.Y. hakkında açılan davayailişkin tefrik edilen dosyanın yeniden birleştirilmesi ve sonucuna göresanıkların hukuki durumlarının tespiti gerektiği ve aynı öldürme eylemlerininfailleri olarak yargılanan sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanıkyönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlardasanıkların ayrı ayrı müdafiler tarafından savunulmasının lazım olduğugerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
21. Bozma ilamı sonrasında dava dosya Ceza MahkemesininE.2014/121 sırasına kaydedilmiş ve ilk duruşma 26/6/2014 tarihinde yapılmıştır.
22. Bu esnada sanıklar K.Y., S.Y. ve B.Y.ninmakul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasıyla 2013 yılındayaptıkları başvuru (B. No: 2013/6241) Anayasa Mahkemesince 16/9/2015 tarihindekarara bağlanmıştır. Anayasa Mahkemesi söz konusu başvuruda, davada yer alankişi sayısı ve davanın mahiyeti nedeniyle icrası gereken usul işlemlerininniteliğinin yargılamanın karmaşık olduğunu ortaya koyduğunu belirtmiş; bununlabirlikte başvurucuların tutuklu olduğu ve söz konusu yargılamanın yaklaşık 7yıl 1 aydır devam ettiği dikkate alındığında yargılama sürecinde makul olmayanbir gecikmenin olduğu sonucuna varmıştır.
23. Bozma sonrası yapılan yargılamada Ceza Mahkemesi E.2012/75sayılı dava dosyasında mevcut belgeleri incelemiş, sanık M.N.Y. hakkındadüzenlenen yakalama emrinin infazını beklemiş ve 15/10/2015 tarihinde, kastenyaralama ve ruhsatsız ateşli silahlar ile bunlara ait mermileri bulundurmasuçları yönünden sanıklar hakkında hüküm kurmuş; sanık Ku.B.ninberaatine karar vermiş ve M.Ç. ile Mu.Ç.ye yönelikeylemleri nedeniyle yedi sanığın kasten öldürme suçundan mahkûmiyetlerinehükmetmiştir.
24. Kararın sanık müdafileri ve katılanlar vekilince temyizedilmesi üzerine Ceza Dairesi 26/4/2017 tarihinde, sanık Me.Y.nin maktullere yönelik kasten öldürmesuçuna katıldığına ilişkin her türlü kuşkudan uzak yasal ve yeterli delilbulunmadığı nazara alınarak beraati yerine, oluşauygun düşmeyen gerekçeyle mahkumiyetine karar verildiğini belirterek Me.Y. yönünden kurulan hükmün bozulmasına, diğer sanıklarhakkında kasten öldürme suçu yönünden kurulan hükümlerin ise onanmasına kararvermiştir. Böylece M.Ç. ve Mu.Ç.ye yönelik eylemler nedeniyle sanık Me.Y. dışındaki altı sanığa verilen mahkûmiyet cezaları26/4/2017 tarihinde kesinleşmiştir.
25. Bozma sonrası sanık Me.Y.hakkındaki dava dosyası Ceza Mahkemesinin E.2017/425 sırasına kaydedilmiş,bozma sonrası yapılan yargılamada bozma ilamına uyulmuş ve 31/10/2017 tarihindesanık Me.Y.nin beraatinekarar vermiştir. Söz konusu karar katılanlar vekilince temyiz edilmiş oluphenüz kesinleşmemiştir.
26. B.E.nin öldürülmesi ile ilgilidavada yürütülen yargılama, Ceza Mahkemesinin E.2012/75 sayılı dosyasıüzerinden devam etmekte olup sanık M.N.Y. hakkında çıkarılan yakalama emrinininfaz edilememesi nedeniyle sonuçlandırılamamıştır.
27. Yargılamada, başvurucular PerizadeÇetin ile İmran Çetin katılan sıfatıyla yer almıştır.
28. Yargılama sırasında sanık E.Y. 20/8/2010 tarihinde, sanıklarB.Y., K.Y. ve S.Y. ise 9/5/2014 tarihinde tahliye olmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
29. Mahkemenin 30/10/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları ve Bakanlık Görüşü
30. Başvurucular, yargılamanın sürüncemede kalmaması amacıylayakalanamayan sanık yönünden ayırma kararı veren Ceza Mahkemesinin diğersanıklar yönden kurduğu hükmün "yakalamaemrinin infaz edilmesinin makul bir süre daha beklenmesi gerektiği"gerekçesiyle Yargıtayca bozulduğunu, bu arada azamitutukluluk süresinin dolması nedeniyle tutuklu sanıkların tahliye edildiğini vemakul sürede sonuçlandırılamayan yargılamanın devam ettiğini belirterekAnayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma haklarınınihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
31. Bakanlık görüşünde, bazı Anayasa Mahkemesi kararları vebaşvuruya konu soruşturmada yapılan işlemlere yer verilerek başvurununincelenmesinde bahse konu soruşturmanın ivedi ve özenli biçimde yürütülüpyürütülmediğinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
B. Değerlendirme
32. Anayasa’nın “Kişinindokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” kenar başlıklı 17.maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Herkes, yaşama...hakkına sahiptir."
33. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların iddialarının özü,yakınlarının ölümü ile ilgili soruşturmanın makul sürede sonuçlandırılmamasınailişkindir. Bu nedenle söz konusu iddia, Anayasa’nın 17. maddesinde güvencealtına alınan yaşama hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin usulboyutu kapsamında incelenmiştir.
1. Kabul EdilebilirlikYönünden
34. Yaşama hakkının doğal niteliği gereği, yaşamını kaybedenkişi açısından bu hakka yönelik bir başvuru ancak yaşanan ölüm olayı nedeniyleölen kişinin mağdur olan yakınları tarafından yapılabilecektir (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No:2012/752, 17/9/2013, § 41). Başvuruya konu olayda ölenlerden B.K.başvuruculardan Sıddık Ertakuş ile Abdulbaki Ertakuş'un babası, başvurucu İsmail Ertakuş'unise dedesidir. Ölen M.E. başvurucu Perizade Ertakuş'un eşi, ölen Mu.E. isebaşvurucu İmran Ertakuş'un babasıdır. Bu nedenlebaşvuruda başvuru ehliyeti açısından bir eksiklik bulunmamaktadır.
35. Diğer taraftan açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan yaşama hakkının usule ilişkin boyutunun ihlal edildiğine ilişkiniddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
36. Devlet yaşama hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüneilişkin usul boyutu kapsamında, doğal olmayan her ölüm olayının sorumlularınınbelirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmibir soruşturma yürütmek durumundadır (SerpilKerimoğlu ve diğerleri, § 54).
37. Yürütülen bu soruşturma makul bir özen ve süratle yürütülmelidir(Salih Akkuş, B. No: 2012/1017,18/9/2013, § 30). Bu husus, hukuk devletine bağlılığın sağlanması ve hukukaaykırı eylemlere hoşgörü ve teşvik gösterildiği görünümü verilmesininengellenmesi yönünden bir gerekliliktir.
38. Soruşturmanın makul bir özen ve süratle yapılıpyapılmadığına ilişkin tespit; başvuruya konu olayın kendi koşullarına,soruşturmadaki şüpheli veya sanık sayısına, suçlamaların niteliğine, olayınkarmaşıklık derecesine ve soruşturmanın ilerlemesine engel olan unsurlar ya dagüçlüklerin bulunup bulunmadığına göre farklılık gösterebilecektir (Fahriye Erkek ve diğerleri, B. No:2013/4668, 16/9/2015, § 91).
39. Somut olayda başvurucuların yakınlarının 2008 yılında vefatettiği, inceleme tarihi itibarıyla hakkında yakalama emri bulunmayan sanık Me.Y. hakkındaki davanın dahi sonuçlandırılamadığı vesanıklar K.Y., S.Y. ve B.Y.nin makul süredeyargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasıyla yaptıkları başvuru hakkındaAnayasa Mahkemesince verilen karar dikkate alındığında başvurucularınyakınlarının ölümüyle ilgili soruşturmanın makul süratle yürütüldüğününsöylenemeyeceği kanaatine varılmıştır.
40. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesinde güvencealtına alınan yaşama hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmesigerekir.
3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden
41. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda, başvurucununhakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararıverilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılmasıgerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir.”
42. Başvurucular, yaşama hakkının usul boyutunun ihlalinedeniyle ayrı ayrı 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
43. Başvuruda, yaşama hakkının usul boyutunun ihlal edildiğisonucuna varılmıştır.
44. Yaşama hakkının usul boyutunun ihlali nedeniyle yalnızcaihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığındabaşvuruculara müştereken net 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine kararverilmesi gerekir.
45. Kararın bir örneğinin Ceza Mahkemesine gönderilmesine kararverilmesi gerekir.
46. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 1.980TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 2.206,90 TL yargılama giderininbaşvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Yaşama hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine ilişkiniddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşamahakkının usul boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvuruculara net 30.000 TL manevi tazminatın müşterekenÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. 226,90 TL harç ve 1.980 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam2.206,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazineve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına,ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihinekadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin Ağrı 1. Ağır Ceza MahkemesineGÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE30/10/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.