TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ABDURAHMAN ŞAHİN BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/12686)
Karar Tarihi: 26/12/2018
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Celal Mümtaz AKINCI
Muammer TOPAL
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Volkan ÇAKMAK
Başvurucu
:
Abdurahman ŞAHİN
Vekili
:
Av. Serdar ÖZTÜRK
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, eğitim giderlerinin ödenmesine ilişkin borçlandırıcıbelgenin ve dayanak düzenleyici işlemin iptali istemiyle açılan davada hukukaaykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 29/7/2015 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
6. Başvurucu 1996 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerinde subayolarak görev yapmaya başlamıştır.
7. Hava pilot yüzbaşı olarak görevine devam etmekte ikenEtimesgut Asker Hastanesinin 5/12/2006 tarihli sağlık raporu ile başvurucununsınıfı görevini yapamayacağına karar verilmiştir. Başvurucu, bu rapor üzerinesınıf değişikliği suretiyle görevine devam etmek istememiş ve kendi talebiüzerine 19/7/2007 tarihi itibarıyla adi malul olarak emekliye sevk edilmiştir.
8. Kara Harp Okulu Komutanlığı, başvurucunun mecburi hizmetsüresini tamamlamadan emekli olması nedeniyle kendisi için yapılan eğitimmasraflarının ödenmesini isteyen ve ödeme yapılmadığı takdirde alacak davasıaçılacağını belirten 22/9/2008 tarihli öğrenimgideri borcu konulu yazıyı başvurucuya tebliğ etmiştir.
9. Başvurucu söz konusu işlem ile 17/12/2005 tarihli ve 26026sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk SilahlıKuvvetleri Personelinin Öğrenim, Eğitim ve Yetiştirme Masraflarının TespitineDair Yönetmelik'in (Yönetmelik) iptali istemiyle 2008 yılında Danıştayda dava açmıştır.
10. Danıştay Onbirinci Dairesi30/1/2009 tarihli kararıyla uyuşmazlığın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin(AYİM) görev alanı içinde kaldığı gerekçesiyle davayı görev yönündenreddetmiştir.
11. Diğer taraftan başvurucu aleyhine 20/7/2009 tarihindeAntalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davası açılmış ve başvurucunun davadevam ederken uyuşmazlık konusu alacağı ödemesi üzerine 30/12/2009 tarihindedava dosyası işlemden kaldırılmıştır.
12. İptal davası sürecinde ise görevsizlik kararının Danıştayİdari Dava Daireleri Kurulunun 6/3/2013 tarihli onama kararı uyarıncakesinleşmesinin ardından başvurucu, AYİM'de davasınıyinelemiştir.
13. AYİM Üçüncü Dairesi 14/5/2015 tarihli kararıyla davayıreddetmiştir. Ret gerekçesinde öncelikle bireysel borçlandırıcı işlemdeğerlendirilerek idari davaya konu olabilmesi adına bir idari işleminilgilinin hukuki durumunda doğrudan değişiklik yapma gücüne sahip olmasıgerektiği hatırlatılmıştır. Kararda başvurucuya tebliğ edilen öğrenim gideriborcu konulu belgenin kamu zararının rıza ile ödenmesi için düzenlenen ve ödemeyapılmadığı takdirde yasal yollara başvurulacağını belirten bildirici niteliktebir işlem olduğu vurgulanarak başvurucu aleyhine 2009 yılında alacak davasıaçıldığı ve bu dava sürecinde başvurucunun uyuşmazlık konusu miktarı kendirızası ile ödediği belirtilmiştir. Bu kapsamda icrainitelikte olmadığı ifade edilen borçlandırıcı bireysel işlemin idari davayakonu olamayacağı sonucuna ulaşılarak düzenleyici işlemin değerlendirilmesinegeçilen gerekçede öncelikle ilgili Bakanlıkların katılımının sağlanması veMaliye Bakanlığının görüşü doğrultusunda gereken düzeltmelerin yapılmasısuretiyle ihdas edilen Yönetmeliğin yetki ve şekil yönünden hukuka uygun olduğutespit edilmiştir. Gerekçede Yönetmeliğin, kendisine dayanak olan 27/7/1967tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı KuvvetleriPersonel Kanunu ve diğer üst hukuk normları çerçevesinde eğitim giderlerininhesaplanma ve takip, tahsil usullerini düzenlediği ifade edilerek sonuçitibarıyla dayanak kanun hükümlerine ve üst hukuk normlarına aykırılıkiçermediği kanaatine varılan Yönetmeliğin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir.
14. Başvurucu nihai hükmü 30/6/2015 tarihinde tebellüğ etmesininardından 29/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VE GEREKÇE
15. Mahkemenin 26/12/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
16. Başvurucu; Yönetmeliğin usulüne uygun olarak yürürlüğekonulmadığını, geriye yürümezlik ilkesine aykırı hükümler içerdiğini veanayasal düzenlemelere aykırılık taşıdığını, konuya ilişkin yasal düzenlemeleruyarınca adi malul olarak emekliye sevki nedeniyle aleyhine borççıkarılamayacağını, mecburi hizmet süresine ilişkin olarak dava devam ederkenmevzuatta yapılan lehe değişikliklerin kendisine uygulanmadığını belirterekAnayasa'nın 17., 36. ve 41. maddelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
17. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifinikendisi takdir eder (Tahir Canan,B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddiaları dikkate alındığındaşikâyetin karar sonucuna yönelik olduğu anlaşıldığından incelemenin bu kapsamdayapılması uygun görülmüştür.
18. Anayasa’nın 148. maddesinin dördüncü fıkrasında kanunyolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin şikâyetlerin bireysel başvurudaincelenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda ilke olarak mahkemeler önünde davakonusu yapılmış maddi olay ve olguların kanıtlanması, delillerindeğerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması, uygulanması ileuyuşmazlıkla ilgili varılan sonucun adil olup olmaması bireysel başvuru konusuolamaz. Ancak bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklere müdahale teşkileden, bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlikiçeren tespit ve sonuçlar bu kapsamda değildir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 42).
19. Somut olayda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı incelenerekyukarıda belirtilen (bkz. § 13) gerekçe ile hüküm kurulmuştur.
20. Mevzuatın, somut olayın ve delillerin yorumlanması, yukarıdaanılan ilkeler (bkz. § 18) uyarınca uyuşmazlığı çözmekle görevli Mahkemenintakdirinde olup bireysel başvuruda değerlendirmeye konu edilemez.
21. Buna göre başvurucu tarafından ileri sürülen iddialar,delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin olupkararda bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlikoluşturan bir durumun da bulunmadığı dikkate alındığında ihlal iddialarınınkanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
22. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir..
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA26/12/2018 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.