TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
ADEM KARA VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2019/16234)
Karar Tarihi: 31/12/2020
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan y.
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Celal Mümtaz AKINCI
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Basri BAĞCI
Raportör
:
Fatma Burcu NACAR YÜCE
Başvurucu
:
Adem KARA ve diğerleri (bkz. ekli tablo)
Vekili
:
Av. Hakan KARAMAN
I. BAŞVURUNUNKONUSU
1. Başvuru, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makulsürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURUSÜRECİ
2. Ekli tabloda sıralanan başvurulara ait başvuru formuve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra başvurularKomisyonlara sunulmuştur.
3. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlikincelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
4. Konularının aynı olması sebebiyle ekli tablonun (B)sütununda numaraları belirtilen başvuru dosyalarının 2019/16234 numaralıbireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2019/16234 numaralıdosya üzerinden yapılmasına ve diğer dosyaların kapatılmasına kararverilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabuledilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için AdaletBakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkinolduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine kararverilmiştir.
III. OLAY VEOLGULAR
7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleilgili olaylar özetle şöyledir:
8. Başvurucular, haklarındaki yargılamaların uzun sürmesinedeniyle makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasıyla çeşitlitarihlerde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İNCELEME VEGEREKÇE
9. Mahkemenin 31/12/2020 tarihinde yapmış olduğutoplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları
10. Başvurucular, bireysel başvuru konusu yargılamalarınuzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğiniileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
1. KabulEdilebilirlik Yönünden
11. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabuledilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığıanlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianınkabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
2. Esas Yönünden
12. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarakdavanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icraaşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği tarih, yargılamasıdevam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanmahakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esasalınır (Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, §§ 50-52).
13. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklarailişkin yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanınkarmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılamasürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındakimenfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Güher Ergun ve diğerleri,§§ 41, 45).
14. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzerbaşvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında ekli tablonun (G) sütunundabelirtilen 4 yıl 6 ayı aşan yargılama sürelerinin makul olmadığı sonucunavarmak gerekir.
15. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesindegüvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine kararverilmesi gerekir.
3. 6216 SayılıKanun'un 50. Maddesi Yönünden
16. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmışöyledir:
“(1) Esas inceleme sonunda,başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlalkararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması içinyapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkemekararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yenidenyargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılamayapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminatahükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir.Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlalkararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünsedosya üzerinden karar verir.”
17. Başvurucular, ihlalin tespiti ile maddi ve manevitazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
18. Somut olaylarda makul sürede yargılanma hakkınınihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
19. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevizararları karşılığında başvuruya konu her bir davanın özel koşulları dikkatealınarak hesaplanan ekli tablonun (I) sütununda belirtilen net tutarlardamanevi tazminatın başvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir.
20. Dosyadaki belgelerden tespit edilen ekli tablodabelirtilen harç ve vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderlerininbaşvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir.
V. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğineilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
B. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makulsürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
C. Başvuruculara ekli tabloda belirtilen net tutarlardamanevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
D. Dosyadaki belgelerden tespit edilen ekli tablodagösterilen harç ve vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderlerininbaşvuruculara ÖDENMESİNE,
E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucularınHazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içindeyapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihtenödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
F. Kararın bir örneğinin bilgi için ekli tablonun (D)sütununda belirtilen ilgili mahkemelere GÖNDERİLMESİNE,
G. Kararın bir örneğinin Adalet BakanlığınaGÖNDERİLMESİNE 31/12/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.