TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
ADNAN KUŞAKSIZ BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2014/12395)
Karar Tarihi: 6/7/2017
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Serruh KALELİ
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Raportör
:
Ayhan KILIÇ
Başvurucu
:
Adnan KUŞAKSIZ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, şirketin mal varlığının el konularak satılmasınedeniyle şirket ortağının mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasınailişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 16/7/2014 tarihindeyapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
4. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca başvurunun kabuledilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgiliolaylar özetle şöyledir:
7. Başvurucu 1937 doğumlu olup Kocaeli ili Gölcük ilçesindeikamet etmektedir.
A. Uyuşmazlığın ArkaPlanı
8. Başvurucu, Metaş İzmir Metalurji Anonim Şirketinin (METAŞ) halka açık olarak işlemgörmekte olan hisselerinin sahibidir.
9. Sıvı çelik üretimi ve haddeleme faaliyeti ile uğraşan METAŞ,1999 yılında üretimini durdurmuş; 2003 yılında ise "gayrıfaal"hâle gelmiştir. Öte yandan METAŞ’ın halka arz edilenhisseleri 1998 yılında İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) 100 endeksindençıkartılarak "gözaltı pazarı"na dâhiledilmiş; 2003 yılında ise borsa kaydından tamamen çıkarılarak sürekli işlemgörmekten men edilmiştir.
10. METAŞ’ın %41,9855 hisseli ortağıolan Rumeli Çelik Sanayi Anonim Şirketi (Rumeli A.Ş.) aynı zamanda T. İmarBankası T. Anonim Şirketinin (İmar Bankası) ortağıdır.
11. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (BDDK) 3/7/2003 tarihli kararıyla İmar Bankasının bankacılıkişlemleri yapma ve mevduat kabul etme izni kaldırılmış ve anılan Banka TasarrufMevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredilmiştir. Karar 18/6/1999tarihli ve 4389 sayılı mülga Bankalar Kanunu’nun 14. maddesinin (3) numaralıfıkrasına dayanılarak alınmıştır. Kararın gerekçesinde; İmar Bankasınınyükümlülüklerini vadesinde yerine getirmediği, alınması gereken tedbirlerialmadığı ve faaliyetlerinin devamının mevduat sahiplerinin hakları, malisistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike arz ettiği için Bankaya elkonulduğu belirtilmiştir.
12. Bankalar yeminli murakıplarınca hazırlanan 21/6/2005 tarihli raporda, METAŞ'ınİmar Bankasının hâkim ortağı olan Uzan Grubu şirketlerinden biri olduğu vebunlar adına hareket ettiği saptanmıştır. Raporda ayrıca METAŞ'ın,Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kanunlarına tabi olarak kurulmuş olan İmar BankasıOff Shore Limitet'ten (Off Shore Ltd.) en fazla kredi kullananUzanGrubu şirketlerinden olduğu tespit edilmiştir. Off Shore Ltd.nin Uzan Grubutarafından anılan Gruba ait şirketlere halktan para toplamak suretiyle kaynaksağlamak amacıyla kıyı bankacılığı (off-shore)hükümlerine göre kurulan bir şirket olduğu hususu raporda ifade edilmiştir. Öteyandan METAŞ'ın hisselerine sahip olan G.Y.nin, aynı zamanda Uzan Grubuşirketlerinin hâkim ortaklarından olan Kemal Uzan'ınsekreteri olduğu anlaşılmaktadır.
13. TMSF’nin 24/12/2003tarihli işlemiyle, İmar Bankası tarafından yetkili mercilere beyan edilensigortaya tabi tasarruf mevduatı ile TMSF tarafından tespit edilen tasarrufmevduatı tutarı arasındaki 7.552.995.710,63 TL farkın METAŞ’ında aralarında bulunduğu Uzan Grubu şirketleri ile onlar adına hareket edenşirketlerden (toplam 179 şirketten) tahsil edilmesine karar verilmiştir.
14. METAŞ’ın mal varlığına ihtiyatihaciz uygulanmasından sonra TMSF, 29/1/2004 tarihliyazıyla 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil UsulüHakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca borcun (7.552.995.710,63 TL) bir ayiçinde ödenmesi istemiyle METAŞ'a borcu ödemeye davetmektubu göndermiştir.
15. TMSF tarafından 13/2/2004 tarihliişlemle, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesi uyarınca METAŞ’ıntemettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetim kurulları devralınmış; bukurullara üyeler atanmıştır.
16. TMSF’nin 16/2/2004tarihli kararıyla METAŞ ve iştiraki şirketlerin faaliyetlerinde kullanılanmenkuller, gayrimenkuller ile bu varlıkların ferî veya mütemmim cüzüniteliğinde olan sözleşmeler ile bunlardan doğan hak ve alacakların bir arayagetirilmesi suretiyle oluşturulan “METAŞ ticari ve iktisadi bütünlüğü”nünsatılması yolunda işlem tesis edilmiştir. METAŞ’ınhisseleri 5411 sayılı Kanun’un 134. maddesi gereği “METAŞ ticari ve iktisadi bütünlüğü”ne dâhil edilmemiştir. Anılan kararda, METAŞ'tan ayrı tüzel kişilikleri bulunan Demaş Demir Mamülleri A. Ş., Limaş Liman Hizmetleri A.Ş. veAysan Anadolu Yay Sanayi ve Ticaret A.Ş. için de aynı işlem yapılmıştır.
17. Borcun belirlenen vade içinde ödenmemesi nedeniyle 6183sayılı Kanun’un 55. maddesi uyarınca METAŞ adına 24/3/2004tarihli ödeme emri düzenlenmiştir. 5/4/2004 tarihindede haciz varakaları düzenlenerek ihtiyati haciz kesin hacze dönüştürülmüştür.
18. TMSF bünyesinde oluşturulan satış komisyonu tarafından“METAŞ ticari ve iktisadi bütünlüğü”nün değeri40.000.000 ABD doları; diğer üç şirketin değeri ise toplam 40.000.000 ABD dolarıolarak belirlenmiştir. Bu satış bedelleri TMSF tarafından onaylanarak “METAŞticari ve iktisadi bütünlüğü” 4/5/2006 tarihindeihaleye çıkarılmış ve sonuç olarak söz konusu iktisadi bütünlük 22/6/2006tarihinde 40.500.000 ABD doları karşılığında Cer Çelik Endüstri AnonimŞirketine satılmıştır. Dosyada diğer üç şirketin mal varlığından oluşaniktisadi bütünlüklerin hangi fiyata satıldığına ilişkin bir bilgibulunmamaktadır.
19. 4/4/2008 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan METAŞ ticari ve iktisadi bütünlüğüsıra cetveline göre satış masrafları düşüldükten sonra geriye kalan tutardanöncelikle ipotek ve rehinler için pay ayrılmış, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)ile Bornova Belediyesine ait borçlar ödenmiştir. Ardından UzanlarGrubu şirketleri ile İmar Bankasının vergi borçları için Gelir İdaresiBaşkanlığına toplam 33.603.474,36 ABD doları ödenmiştir.Satış bedelinden arta kalan tutarbulunmadığından diğer alacaklılara herhangi bir ödeme yapılmamıştır.
B. Başvurucu TarafındanSatış İşlemine Karşı Açılan İptal Davası
20. Başvurucu tarafından TMSF'nin 4/5/2006 tarihli satış kararının iptali istemiyle İstanbul6. İdare Mahkemesinde dava açılmıştır. Anılan Mahkemece 19/3/2009tarihli kararla dava reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde “METAŞ ticari veiktisadi bütünlüğü”nün satışına ilişkin işleminhukuka uygun olduğu belirtilmiştir.
21. Anılan karar, Danıştay OnüçüncüDairesinin (Daire) 28/5/2014 tarihli kararıylaonanmıştır.
C. Başvurucu TarafındanHisselerinin Satıldığı İddiasıyla Açılan İptal Davası
22. Başvurucu tarafından METAŞ ve iştiraklerindeki hisselerininsatışına ilişkin işlemin iptali istemiyle 6/8/2007tarihinde İstanbul 10. İdare Mahkemesinde dava açılmıştır. Anılan Mahkemece 23/5/2008 tarihli kararla dava reddedilmiştir. Kararıngerekçesinde, “METAŞ ticari ve iktisadi bütünlüğü”nünsatıldığı ve şirket ortaklarının hisselerinin satışının söz konusu olmadığınınaltı çizilmiştir. Gerekçede, TMSF alacağının tahsili amacıyla “METAŞ ticari veiktisadi bütünlüğü”nün satışında hukuka aykırılıkbulunmadığı ifade edilmiştir.
23. Anılan karar, Dairenin 8/10/2012tarihli kararıyla onanmıştır. Karar düzeltme istemi de Dairenin 16/4/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar 24/6/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.
24. Başvurucu 16/7/2014 tarihindebireysel başvuruda bulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
25. İlgili hukuk için bkz. AdaletKayalıbay, B. No: 2014/11382, 10/5/2017, §§ 29-35.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
26. Mahkemenin 6/7/2017 tarihindeyapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddiaları
27. Başvurucu, halka arzedilenhisselerine sahip olduğu METAŞ’ın ortağı Rumeli A.Ş.nin aynı zamanda İmar Bankasının da hissedarı olmasıdolayısıyla İmar Bankasının borçlarından sorumlu tutulmasının ve bu çerçevedekendi hisselerine de el konularak satılmasının mülkiyet hakkının ihlaline yolaçtığını ifade etmiştir. Başvurucu, METAŞ’ın halkaaçık hisse senetlerini satın alan küçük yatırımcının korunmadığındanyakınmıştır. Başvurucu, idarelerin, ortakların hisse senetlerinin satılmadığıve şirketin tüzel kişiliğinin devam ettiği şeklinde Mahkemeyi yanılttıklarınıoysa METAŞ'ın 21/8/2007tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini ve tüzel kişiliğinin ortadankalktığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme
28. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılıAnayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48.maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça dayanaktan yoksun başvurularınMahkemece kabul edilemezliğine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu bağlamdabaşvurucunun ihlal iddialarını kanıtlayamadığı, temel haklara yönelik birmüdahalenin olmadığı veya müdahalenin meşru olduğu açık olan başvurular ilekarmaşık veya zorlama şikâyetlerden ibaret başvurular açıkça dayanaktan yoksunkabul edilebilir (Hikmet Balabanoğlu,B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24).
29. Anayasa'nın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35.maddesi şöyledir:
"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz."
30. Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir."denilmek suretiyle mülkiyet hakkı güvenceye bağlanmıştır. Anayasa'nın anılanmaddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden veparayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM,E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, § 20). Bu bağlamdamülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul vegayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar vefikrî hakların yanı sıra icrası kabil olan her türlü alacak da mülkiyethakkının kapsamına dâhildir (Mahmut Duran vediğerleri, B. No: 2014/11441, 1/2/2017, §60).
31. Başvurucu, yönetim ve denetim organları ile mal varlığına elkonularak satılan METAŞ’ın halka açık olarak işlemgörmekte olan hisselerinin sahibidir.
32. Sermaye şirketlerinin ortaklarına sermaye paylarınıbelgelendirmek amacıyla verdikleri kıymetli evrak olan hisse senedi, sahibine(elinde tutana) ihraç edildiği şirketin senet üzerinde gösterilen oranda/paydadeğişik biçimlerde mülkiyet hakkı sağladığındanhissesenedinin Anayasa’nın 35. maddesi kapsamında mülk olduğunda kuşkubulunmamaktadır (Josef Asboth,B. No: 2013/6484, 31/3/2016, § 46). Başvurucununsahibi olduğu hisseler nedeniyle kullanabildiği haklar; hisse senetlerininsatılması, temettüsünden ve değer artışından yararlanılması ile sınırlı olsa da-hâkim ve büyük ortaklar gibi şirketin yönetim ve denetiminde söz sahibi olmakgibi imkânlar sunmasa da- bunların taşıdığı ekonomik değer nedeniylebaşvurucunun mülkiyet hakkı kapsamında korunmaya değer bir menfaatininbulunduğu anlaşılmaktadır (Josef Asboth, § 47).
33. Anayasa Mahkemesi METAŞ'ın diğerbir ortağı olan Adalet Kayalıbay(B. No: 2014/11382, 10/5/2017) tarafındanyapılan ve görülen başvuru ile benzer şikâyetleri içerenbaşvuruda,METAŞ’ın temettü hariç ortaklık hakları ile yönetimve denetiminin devralınmış olmasının ve menkuller, gayrimenkuller ile buvarlıkların ferî veya mütemmim cüzü niteliğinde olan sözleşmeler ile bunlardandoğan hak ve alacaklar haczedilerek satılmasının mülkiyet hakkına müdahaleteşkil ettiğini belirtmiştir (Adalet Kayalıbay, § 50). Öte yandan anılan başvurudaAnayasa Mahkemesi, başvurunun mülkiyetten barışçıl yararlanma hakkına müdahalekapsamında incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır (Adalet Kayalıbay,§ 52).
34. Anayasa'nın 13. maddesi şöyledir:
"Temel hak ve hürriyetler, özlerinedokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerebağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanınsözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerineve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."
35. Anayasa’da mutlak bir hak olarak düzenlenmeyen mülkiyethakkına yapılan müdahaleninAnayasa'ya uygundüşebilmesi için -Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca- kanuna dayanması,kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılmasıgerekmektedir.
36. 4389 sayılı mülga Kanun’un 15., 16.ve geçici 11. maddelerine dayanılarak tesis edilen el koyma ve satışişlemlerinin kanuni dayanağının bulunduğu anlaşılmaktadır (Adalet Kayalıbay,§§ 56-58). Ayrıca METAŞ'ın yönetim ve denetiminindevralınmış olmasında, mal varlığının haczedilerek satılmasında kamu yararınınbulunduğu ve bunun anayasal açıdan meşru bir temele dayandığı sonucunaulaşılmaktadır (Adalet Kayalıbay,§§ 59, 60).
37. Son olarak müdahalenin ölüçülüolup olmadığı değerlendirilmelidir. Ölçülülük ilkesi “elverişlilik”,“gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır.“Elverişlilik” öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeyeelverişli olmasını, “gereklilik” ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahaleninzorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasınınmümkün olmamasını, “orantılılık” ise bireyin hakkına yapılan müdahale ileulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğiniifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012;E. 2012/102, K.2012/207, 27/12/2012; E.2012/149, K.2013/63, 22/5/2013;E.2013/32, K.2013/112, 10/10/2013; E.2013/15, K.2013/131, 14/11/2013;E.2013/158, K.2014/68, 27/3/2014; E.2013/66, K.2014/19, 29/1/2014; E.2014/176,K.2015/53, 27/5/2015; E.2015/43, K.2015/101, 12/11/2015; E.2016/16, K.2016/37,5/5/2016; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016; MehmetAkdoğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 38).
38. İmar Bankasının hâkim ortağı olan Uzan Grubu şirketleriarasında bulunduğu ve bunlar adına hareket ettiği saptanan METAŞ'tanborcun tahsili amacıylaMETAŞ'ın mal varlığına elkonularak satılmasının, İmar Bankası tarafından sebep olunan 7.552.995.710,63TL kamu zararının tazmini amacına ulaşmaya elverişli olduğu açıktır. Ayrıcakamu alacağının miktarı gözetildiğinde METAŞ'ın malvarlığına el konularak satılması yolundaki tedbirin müdahaleyi bariz birbiçimde ağırlaştırdığı söylenemez. Dolayısıyla müdahalenin gerekliliğihususunda kamu makamlarınca yapılan değerlendirmeden aksi bir sonuca ulaşmayıgerektirecek bir neden bulunmamaktadır. (Adalet Kayalıbay,§§ 64, 65).
39. Somut olaydaki müdahalenin ölçülülüğünün değerlendirilmesibakımından asıl önem taşıyan ölçüt orantılılıktır. Bu bakımdan uygulanantedbirle başvurucuya aşırı ve orantısız bir yük yüklenip yüklenmediğinintespiti gerekmektedir.
40. Başvurucunun halka açık hisselerine sahip olduğu METAŞ'ın, İmar Bankasının 7.552.995.710,63 TL borcundansorumlu tutulmasının sebebi, Rumeli A.Ş.nin METAŞ'ın hissedarı bulunması değil İmar Bankasının hâkimortağı olan Uzan Grubu şirketlerinden olması ve bunlar adına hareket etmesidir.Bu nedenle sadece Rumeli A.Ş.nin hissesi oranıylasınırlı bir takibat yapılmamış, METAŞ'ın tüm malvarlığına el konulmuştur. METAŞ'ın mal varlığınınRumeli A.Ş.nin hissesini aşan bölümünün de takipedilerek satılmasının başvurucunun da aralarında bulunduğu diğer hissedarlarabelli bir külfet yüklediği açıktır. Müdahalenin orantılı olup olmadığınındeğerlendirilmesinde başvurucunun hukuksal konumu, METAŞ'ınİmar Bankasıyla ilişkisinin mahiyeti ve İmar Bankasının hukuka aykırıbankacılık iş ve işlemleri dolayısıyla oluşan kamusal zararın boyutları da gözönünde bulundurulmalıdır (Adalet Kayalıbay, § 70).
41. Öncelikle İmar Bankasının kamuya verdiği zararlardanbaşvurucunun şahsen sorumlu tutulmadığının, hisse senetlerine sahip olduğuşirketin (METAŞ'ın) sorumluluğu yoluna gidildiğininaltı çizilmelidir. TMSF tarafından, Uzan Grubu şirketlerinden olan METAŞ'ın İmar Bankasınca mudilerden toplanan mevduatın UzanGrubuna aktarılmasında ve bu suretle kamunun zarara uğratılmasında araçsallaştırılan bir şirket olduğu değerlendirilerek busebeple oluşan kamu zararının doğrudan şirket tüzel kişiliğine ait malvarlığından tahsil edilmesi yoluna gidilmiştir. Şirket ortaklarının şahsensorumlu tutulması söz konusu olmamıştır. Başvurucu, mal varlığına el konulanşirketin ortağı olması sebebiyle ve bu şirketteki mal varlığıyla sınırlı olarakişlemin sonuçlarından dolaylı bir biçimde etkilenmiştir(Adalet Kayalıbay,§ 71).
42. Şirket ortaklığı, bir yandan ortağa şirketin kârından -dahageniş bir ifadeyle şirketin mal varlığında olumlu anlamda meydana gelenartışlardan- yararlanma hakkı sağlarken aynı zamanda ortağın şirketfaaliyetlerinden doğan risk ve külfetlere de katlanmayı gerektirir. Şirketortağının katlanması gereken risk ve külfetler, sadece şirketin ticarifaaliyeti çerçevesinde yüklendiği ticari borçlarla sınırlı olmayıp şirketinkanunlara aykırı faaliyet ve eylemlerinden kaynaklanan her türlü maliyükümlülükleri de içermektedir. Bu bağlamda şirket ortağının şirketin kanunaaykırı iş ve işlemlerine herhangi bir katkısının bulunmadığı ileri sürülerekortağın hissesine isabet eden şirket mal varlığının bu işlemlerden kaynaklanankamusal zararların telafisi amacıyla takibata tabi tutulmaktan bağışıktutulması gerektiği biçimindeki bir savın geçerliliği bulunmamaktadır(Adalet Kayalıbay,§ 72).
43. Şirketin hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden doğan zararınkamunun üzerinde bırakılması durumunda toplumun yükleneceği külfetin ağırlığıgözetildiğinde bu zarara, şirketteki mal varlığıyla sınırlı olarak -katkısı vekusuru bulunmasa bile- şirketin nimetlerinden yararlanan şirket ortağının katlanmasıortağa aşırı bir külfet yüklendiği anlamına gelmez. Zira bu durumda toplumunkorunmasındaki kamu yararı, zararın oluşumuna katkısı bulunmayan şirketortağının gözetilmesindeki bireysel yarara göre daha baskın bir niteliktaşımaktadır(Adalet Kayalıbay,§ 73).
44. Anayasa Mahkemesi Adalet Kayalıbaybaşvurusunda; METAŞ'ın, hukuka aykırı bankacılıkişlemleriyle kamuyu 7.552.995.710,63 TL zarara uğratan İmar Bankasının hâkimortağı olan Uzan Grubu şirketlerinden olduğuna ve bunlar adına hareket ettiğineyönelik tespitleri gözeterek METAŞ'ın, Uzan Grubununve İmar Bankasının kamuya verdiği zarardan sorumlu tutulmasının haklı birtemele dayandığı sonucuna ulaşmıştır (AdaletKayalıbay, § 74).
45. Ayrıca İmar Bankasınca yapılan usulsüz bankacılık işlemlerininsadece belli bireyler üzerinde değil ülkenin bankacılık sistemi ve buna bağlıolarak ekonomisi üzerinde ciddi hasarlara yol açtığı tartışma kabul etmez birvakıadır. İmar Bankasınca neden olunan kamu zararının vergi mükellefleriüzerinde önemli bir yük oluşturduğu da görmezden gelinemez bir gerçektir. Buhususlar gözetildiğinde İmar Bankasının neden olduğu zarardan, hâkimortaklarına ait veya onlar adına hareket eden şirketlerin de tüm malvarlıklarıyla sorumlu tutulması suretiyle METAŞ hissedarlarına yüklenenkülfetin aşırı ve katlanılamaz olmadığı, dolayısıyla müdahalenin orantılıolduğu sonucuna ulaşılmaktadır (Adalet Kayalıbay, § 75). Bu durumda mülkiyet hakkınayönelik açık bir ihlalin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
46. Açıklanan nedenlerle başvurunun diğer kabul edilebilirlikkoşulları yönünden incelenmeksizin açıkçadayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna kararverilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyleKABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 6/7/2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.