TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
A.E.H. VE S.E.I. BAŞVURUSU
(Başvuru Numarası: 2015/18312)
Karar Tarihi: 25/9/2019
İKİNCİ BÖLÜM
KARAR
GİZLİLİK TALEBİ KABUL
Başkan
:
Engin YILDIRIM
Üyeler
:
Recep KÖMÜRCÜ
M. Emin KUZ
Rıdvan GÜLEÇ
Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör
:
Sinan ARMAĞAN
Başvurucu
:
1. A.E.H.
2. S.E.I.
Vekili
:
Av. Abdulhalim YILMAZ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1. Başvuru, insan haysiyetiyle bağdaşmayan koşullarda hukukaaykırı olarak idari gözetim altında tutulma nedeniyle kişi hürriyeti vegüvenliği hakkı ile kötü muamele yasağının; idari gözetim kararına itirazınreddedilmesi neticesinde idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniylede mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvurucular 27/11/2015 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
3. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan önincelemesinden sonra başvuru Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesininBölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Başvurucular bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılamaimkânlarının bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgiliKurumlardan temin edilen bilgilere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:
7.Başvurucular Irak Cumhuriyeti vatandaşı olup birbiriyle evlidir. BaşvurucularTürkiye'ye hangi yolla ve ne zaman giriş yaptıklarını bildirmemişlerdir.
8. Başvurucular Türkiye'de yaşamakta iken Şanlıurfa Valiliğinin12/5/2015 tarihli kararıyla idari gözetim altına alınmalarına kararverilmiştir. Başvurucular önce Şanlıurfa'da, 20/5/2015 tarihinden itibaren iseAdana Geri Gönderme Merkezinde tutulmuşlardır.
9. Başvurucuların farklı tarihlerde idari gözetim kararınayaptıkları itirazlar Adana Sulh Ceza Hâkimlikleri tarafından reddedilmiş veverilen kararların bir kısmında idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmiştir.İdari gözetim kararına 31/8/2015 tarihinde yapılan en son itiraz Adana 2. SulhCeza Hâkimliğinin 2/10/2015 tarihli kararıyla reddedilmiş ve verilen kararbaşvurucuların vekiline 12/10/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.
10. Başvurucular Adana İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından-belirli bir adreste ikamet ve bildirim yükümlülüğü getirilmek suretiyle-28/10/2015 tarihinde salıverilmişlerdir.
11. Başvurucular 27/11/2015 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
IV. İLGİLİ HUKUK
12. İlgili hukuk için bkz. B.T.(GK), B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-38.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
13. Mahkemenin 25/9/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucularınİddiaları
14. Başvurucular usule ilişkin güvencelerdenfaydalandırılmaksızın, hukuka aykırı şekilde idari gözetim altındatutulduklarını, tutulma koşullarının insan haysiyetiyle bağdaşmayacak ölçüdekötü olduğunu, kendilerine telefonla iletişim kurma imkânı tanınmadığını ve çokkısa sürelerle aile odalarında kalmalarına izin verildiğini, bu koşullara karşımakul sürede sonuç alabilecekleri etkili bir başvuru yolunun bulunmadığınıiddia etmişlerdir. Başvurucular ayrıca sulh ceza hâkimliği kararlarında idarelehine vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek Anayasa'nın 15., 17., 19.,20., 22., 36.ve 38. maddelerinde güvence altına alınan hakların ve ilkelerinihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
B. Değerlendirme
15. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılanhukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp, olay ve olguların hukukinitelendirmesini kendisi takdir eder(TahirCanan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucuların idarigözetim altına alınmaları ve geri gönderme merkezinde tutulma koşullarınailişkin şikâyetleri kötü muamele yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı,idari gözetim kararına itirazları sonucunda aleyhlerine Sulh Ceza Hâkimliğitarafından vekâlet ücreti hükmedilmesi ise mahkemeye erişim hakkı kapsamındadeğerlendirilmiştir.
1. Adli Yardım TalepleriYönünden
16. Adli yardım talebinde bulunan başvurucuların başvurugiderlerini karşılayabilecek ölçüde mal varlıklarının bulunmadığı ve taleplerinindayanaktan yoksun olmadığı anlaşıldığından 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılıHukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarıncaadli yardım taleplerinin kabulü ile yargılama giderlerini ödemekten geçiciolarak muaf tutulmalarına karar verilmesi gerekir.
2. Kişi Hürriyeti veGüvenliği Hakkı ile Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
17. Başvurucular, idari gözetim altında tutulmaları nedeniylekişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; insan haysiyetiyle bağdaşmayan koşullardageri gönderme merkezinde tutulmaları nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlaledildiğini ileri sürmüşler ve bu konularda şikâyetlerini ileri sürebileceğietkili bir başvuru mekanizması bulunmadığını ifade etmişlerdir.
18. Anayasa Mahkemesi B.T. başvurusundaidari gözetim altında tutulma yerlerinin yönetim, denetim ve işletilmesininİçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen bir kamu hizmeti olduğunu, 6/1/1982tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesine göre idariişlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakkı doğrudan etkilenenlerin idari yargıdatam yargı davası açabileceğini, teorik düzeyde mevcudiyeti tespit edilen buyolun -sırf bilgi eksikliği nedeniyle- fiiliyatta hiç işletilmemesinin etkisizolduğu biçiminde yorumlanamayacağını belirtmiş ve yabancının salıverilmesihâlinde etkili hukuk mekanizmasının tam yargı davası olduğunu ifade etmiştir (B.T., §§ 45-58).
19. Anayasa Mahkemesi aynı başvuruda, idari gözetimi sonaerdirilen başvurucuların hukuka aykırı olarak idari bir kararlaözgürlüklerinden yoksun bırakılmaları nedeniyle uğradıklarını öne sürdüklerimaddi ve manevi zararlarının karşılanması bakımından başarı şansı sunma,yeterli giderim sağlama kapasitesini haiz ve ulaşılabilir olduğu görülen tam yargı davası yolu tüketilmeden yapılanbaşvuruların incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmadığı sonucuna varmıştır (B.T., § 73; A.A., B. No: 2014/18827, 20/12/2017, § 37).
20. Anayasa Mahkemesi R.M. vediğerleri başvurusunda bir kez daha yukarıda yer verilen ilkelerebağlı kaldığını vurgulamıştır (R.M. vediğerleri, B. No: 2015/19133, 17/4/2019, § 31). Başvurucuların gerigönderme merkezinde tutulmaları nedeniyle kötü muamele yasağı ile kişihürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiaları bakımından açıklananilkelerden ayrılmayı gerektiren bir husus bulunmamaktadır.
21. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezolduğuna karar verilmesi gerekir.
22. Bununla birlikte bu aşamada oluşan durum nedeniyle mevcutbaşvuru yönünden işbu kararın ardından açılması muhtemel idari davanın süresineilişkin olarak bir hususun açıklığa kavuşturulması zorunluluğu hasıl olmuştur.
23. Öncelikle vurgulanmalıdır ki idari yargı yerlerinde açılacakdavaların süresine ilişkin koşulları incelemek ve idari davaların süresindeaçılıp açılmadığını değerlendirmek ilgili mahkemelerin takdirindedir. Öteyandan inceleme konusu başvuruda olduğu gibi B.T.kararındaki içtihat değişikliğinin Resmî Gazete'deyayımlandığı 16/2/2018 tarihinden önce tam yargı davası yolu tüketilmeden,doğrudan Anayasa Mahkemesine yapılan müracaatların başvuru yollarınıntüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulunmasını müteakip açılacak davalardadava açma süresinin derece mahkemelerince bu kişilerin mahkemeye erişimhaklarının ihlaline neden olmayacak biçimde değerlendirilmesi gerektiğine de işaretedilmelidir (B.T., § 59).
24. Kötü muamele yasağı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkıyönünden başvuru yollarının tüketilmemesine istinaden kabul edilemezlik kararıverildiğinden anılan yasak ve hakla bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesindedüzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasının bu aşamadaincelenmesine gerek görülmemiştir.
3. İdare Lehine VekâletÜcreti Hükmedilmesine İlişkin İddia
25. Başvurucular, sulh ceza hâkimliklerince idari gözetimkararına itirazlarının reddedilmesi sonucunda idare lehine vekâlet ücretinehükmedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiğini ilerisürmüşlerdir.
26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi veYargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin (5) numaralı fıkrası gereğibaşvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalinöğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel başvuru yapılmasıgerekir.
27. Somut olayda başvurucuların idari gözetim kararına en sonyaptıkları itirazın Adana 2. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 2/10/2015 tarihlikararla reddedildiği anlaşılmaktadır (bkz. § 9). Başvurucular bu karardan öncede itirazlarda bulunup farklı sulh ceza hâkimlikleri tarafından talepleri reddolunmuş ise de söz konusu ret kararlarından en geç sonitirazı yaptıkları 31/8/2015 tarihinde haberdar oldukları kabul edilmelidir.Adana 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2/10/2015 tarihli kararının ise başvurucularvekiline 12/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. Buna göre başvurucularınotuz günlük süre içinde bireysel başvuruda bulunmaları zorunlu olduğu hâldeşikâyetlerine konu ettikleri tüm kararlar yönünden yasal süre geçtikten sonra-27/11/2015 tarihinde- başvuruda bulundukları anlaşılmıştır.
28. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Kamuya açık belgelerde başvurucuların kimliklerinin gizlitutulması taleplerinin KABULÜNE,
B. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
C. 1. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile kötü muameleyasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuruyollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,
2. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasının süre aşımı nedeniyle KABUL EDİLEMEZOLDUĞUNA,
D. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’nun 339. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca adli yardım talebikabul edilen başvurucuların yargılama giderlerini ödemekten TAMAMEN MUAFTUTULMALARINA 25/9/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.