TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANAYASA MAHKEMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
AHMET TEMİZ BAŞVURUSU (9)
(Başvuru Numarası: 2014/8340)
Karar Tarihi: 24/1/2018
BİRİNCİ BÖLÜM
KARAR
Başkan
:
Burhan ÜSTÜN
Üyeler
:
Nuri NECİPOĞLU
Kadir ÖZKAYA
Rıdvan GÜLEÇ
Yusuf Şevki HAKYEMEZ
Raportör Yrd.
:
Ceren Sedef EREN
Başvurucu
:
Ahmet TEMİZ
I. BAŞVURUNUN KONUSU
1.Başvuru, bir dokümanın ceza infaz kurumu idaresince hükümlüolan başvurucuya verilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğiiddiasına ilişkindir.
II. BAŞVURU SÜRECİ
2. Başvuru 21/5/2014 tarihinde yapılmıştır.
3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesindensonra Komisyona sunulmuştur.
4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölümtarafından yapılmasına karar verilmiştir.
5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik veesas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir.
7. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylarözetle şöyledir:
9. Başvurucu başvuru tarihinde, devletin egemenliği altındabulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçundanAnkara 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfazKurumu) hükümlü olarak bulunmaktadır.
10. İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu) 4/4/2014 tarihlikararında, başvurucuya gelen "Demokratik Modernite"adlı derginin 9/2014 sayısında bulunan 6 ila 17. sayfaların çıkarılarak talebihâlinde başvurucuya verilmesine karar vermiştir. Eğitim Kurulu, adı geçendokümanın 7 ila 12. sayfaları arasında, hakkında toplatma ve el koyma kararıbulunan "Demokratik Toplum Manifestosu OrtadoğudaUygarlık Krizi ve Demokratik Uygarlık Çözümü (Dördüncü kitap)" isimlikitaptan, 12. ve 13. sayfalarında ise "Kürt Sorunu ve Demokratik UlusÇözümü Kültürel Soykırım Kıskacında Kürtleri Savunmak (Beşinci kitap)"isimli kitaptan birebir alıntılara yer verildiğini tespit etmiştir.Kararda,hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan kitaplardan alıntı yapılansayfalar da açıkça belirtilmiştir.
11. Eğitim Kurulu kararına karşı başvurucunun Sincan İnfazHâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yaptığı şikâyet, İnfaz Hâkimliğinin 11/4/2014tarihli kararı ile reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:
"...Eğitim Kurulu kararına konu yazınında yasaklanmış bir kitaptan alındığı anlaşılmış olup Kanundaki düzenlemegözetildiğinde Eğitim Kurulu'nun kararında hukuka aykırılık söz konusudeğildir. Bu nedenle şikayetin reddine karar vermekgerekmiştir."
12. Başvurucu, İnfaz Hâkimliğinin ret kararına karşı itirazyoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi, İnfazHâkimliğinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 5/5/2014tarihinde başvurucunun itirazının reddine karar vermiştir.
13. Başvurucu 21/5/2014 tarihinde bireysel başvurudabulunmuştur.
14. Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hâkimliği 2/9/2014 tarihinde,Anayasa Mahkemesinin 25/6/2014 tarihli ve 2013/409 sayılı kararı doğrultusunda,"Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü Kültürel Soykırım KıskacındaKürtleri Savunmak (Beşinci kitap)" isimli kitap hakkında devam edentoplatma ve el koyma kararının kaldırılmasına hükmetmiştir. AnayasaMahkemesinin anılan kararında söz konusu kitabın toplatılmasıyla ifadeözgürlüğüne yapılan müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli ve ölçülüolmadığı değerlendirilmiştir (AbdullahÖcalan [GK], B. No:2013/409, 25/6/2014, § 112).
IV. İLGİLİ HUKUK
A. Ulusal Hukuk
15. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un “Süreliveya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı” kenar başlıklı 62.maddesinin ilgili kısımları şöyledir:
“(1) Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamışolması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanmahakkına sahiptir...
(3) Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren ... hiçbir yayın hükümlüyeverilmez.”
16. 12/7/2005 tarihli Adalet Bakanı oluru ile yürürlüğe girenCeza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi’nin“Kuruma kabul edilmeyecek yayınlar”kenar başlıklı 11. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"a) Mahkemelerce yasaklanmış olan
b) Mahkemelerce yasaklanmamış olsa bile, kurum güvenliğini tehlikeyedüşürdüğü (...) eğitim kurulu kararıyla tespit edilen,
hiçbir yayın kuruma kabul edilmez."
B. Uluslararası Hukuk
17. Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan uluslararası hukuk kaynakları içinbkz. Ahmet Temiz (6), B. No:2014/10213, 1/2/2017, §§ 17-18.
V. İNCELEME VE GEREKÇE
18. Mahkemenin 24/1/2018 tarihinde yapmış olduğu toplantıdabaşvuru incelenip gereği düşünüldü:
A. Başvurucunun İddialarıve Bakanlık Görüşü
19. Başvurucu, başvuruya konu dokümanın kendisine verilmemesinedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
20. Bakanlık görüşünde başvuruya konu dokümanda yer alanyazıların, hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan bazı kitaplardanbirebir alıntı içermesi nedeniyle başvurucuya verilmediği, bu noktada EğitimKurulunun söz konusu yazıların içeriği konusunda bir takdir yetkisininolamayacağı ileri sürülmüştür. Bakanlık, somut başvuruya ilişkin kısıtlamanındemokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve hedeflenen meşru amaçlarlaorantılı olduğunu ifade etmiştir.
B. Değerlendirme
21. İddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak Anayasa’nın26. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı,resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yaymahakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veyafikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar...
Bu hürriyetlerin kullanılması, ... kamudüzeni, kamu güvenliği, ... suçların önlenmesi, ... gereğine uygun olarakyerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir...
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetininkullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.”
1. Adli Yardım TalebiYönünden
22. Anayasa Mahkemesinin MehmetŞerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkelerdikkate alınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yargılamagiderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkçadayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesigerekir.
2. Kabul EdilebilirlikYönünden
23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğinekarar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılanbaşvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
3. Esas Yönünden
a. Müdahalenin Varlığı
24. İnfaz Kurumunda hükümlü olan başvurucuya gönderilen yazılıbir dokümanın kendisine verilmemesinin, haber veya fikir alma özgürlüğü vedolayısıyla ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale oluşturduğu kabuledilmiştir.
b. Müdahalenin İhlalOluşturup Oluşturmadığı
25. Yukarıda anılan müdahale, Anayasa’nın 13. maddesindebelirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa’nın 26. maddesininihlalini teşkil edecektir.Anayasa’nın13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“Temel hak ve hürriyetler,... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarakve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplumdüzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”
26. Sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde öngörülen ve somutbaşvuruya uygun düşen; kanun tarafından öngörülme, Anayasa’nın 26. maddesininikinci fıkrasında belirtilen haklı sebeplerden bir veya daha fazlasına dayanma,demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmamakoşullarına uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
i. Kanunilik
27. Müdahaleye dayanak olan 5275 sayılı Kanun’un 62. maddesininkanunla sınırlama ölçütünü karşıladığı sonucuna varılmıştır.
ii. Meşru Amaç
28. Başvuruya konu doküman, İnfaz Kurumunun düzeninin vegüvenliğinin sağlanması ve suçun önlemesi amacıyla başvurucuya verilmemiştir.Anılan müdahalenin, Anayasa’nın 26. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında meşrubir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.
iii. Demokratik ToplumDüzeninin Gereklerine Uygunluk ve Ölçülülük
(1) Genel İlkeler
(a) Demokratik Toplum Düzeninin GerekleriKavramı
29. “Demokratik toplum düzeninin gerekleri” kavramı; ifadeözgürlüğü üzerindeki sınırlamaların zorunlu ya da istisnai tedbir niteliğindeolmasını, başvurulabilecek en son çare ya da alınabilecek en son önlem olarakkendisini göstermesini gerektirmektedir. Demokratik toplum düzeniningereklerinden olma, bir sınırlamanın demokratik bir toplumda zorlayıcı bir toplumsalihtiyacın karşılanması amacına yönelik olmasını ifade etmektedir. Buna göresınırlayıcı tedbir, bir toplumsal ihtiyacı karşılamıyorsa ya dabaşvurulabilecek en son çare niteliğinde değilse demokratik toplum düzeniningereklerine uygun bir tedbir olarak değerlendirilemez (Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151,4/6/2015, § 51; Mehmet Ali Aydın [GK],B. No: 2013/9343, 4/6/2015, § 68; TanselÇölaşan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, § 51).
(b)Mahpusların İfadeÖzgürlüğü
30. Mevcut başvurunun özelliklerinden biri başvurucunun yüksekgüvenlikli bir ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunmasıdır. Hükümlü vetutuklular, Anayasa'da korunan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olaraksahiptir (Mehmet Reşit Arslan ve diğerleri,B. No: 2013/583, 10/12/2014, § 65; Hüseyin Sürensoy, B. No: 2013/749, 6/10/2015, § 44; Ahmet Temiz (6), § 33).
31. Anayasa'nın 26. maddesinin birinci fıkrasında ifadeözgürlüğüne herkesin sahip olduğu belirtilmiş, bunun sonucu olarak da AnayasaMahkemesi pek çok kararında hükümlü ve tutukluların ifade özgürlüğünün deAnayasa'nın koruması altında olduğunu vurgulamıştır. Anayasa Mahkemesi, hükümlüve tutukluların süreli veya süresiz yayınlara ulaşabilmesinin bilgi vekanaatlere ulaşma özgürlüğünün somut yansıması olarak ifade özgürlüğünün korumasıaltında bulunduğuna karar vermiştir (KamuranReşit Bekir [GK], B. No: 2013/3614, 8/4/2015, § 43; Hüseyin Sürensoy,§ 44; İbrahim Bilmez, B. No:2013/434, 26/2/2015, § 74; Ahmet Temiz (6),§ 34).
(c) Terör ve İfade Özgürlüğü
32. Demokratik bir toplumda terörle mücadele politikaları baştaifade özgürlüğü olmak üzere insan haklarının korunması gereğine uyumlu olarak yürütülmelidir.Özellikle terörlebağlantılı hususlarda bilgi ve fikirlerin sağlıklı paylaşımı ancak ifadeözgürlüğünün tam olarak korunması ile mümkün olabilecektir. Bu nedenle AnayasaMahkemesi -Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadına atıfla- pek çokkararında ifade özgürlüğünün sadece devlet organları veya toplumun çoğunluğutarafından memnuniyetle karşılanan veya zararsız, ilgilenmeye değmez ve önemsizgörülen “düşünceler” için değil; çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğindoğasında bulunan bir gereklilik olarak devletin veya toplumun bir bölümününaleyhinde olan, onlara çarpıcı gelen, onları rahatsız eden saldırgan, şok edici,rahatsızlık veren haber ve düşünceler için de uygulanabilir olduğunuvurgulamıştır (Abdullah Öcalan [GK], B. No: 2013/409, 25/6/2014, § 95;Bejdar Ro Amed, B. No: 2013/7363, 16/4/2015, §§ 62, 63; Kamuran Reşit Bekir, §§ 45, 61).
33.İfade özgürlüğünün korunmasının önemli bireysel ve derintoplumsal sonuçları bulunmaktadır. Bu sebeple kişinin hakkı ile toplumun çıkarıarasında ve dolayısıyla terörle bağlantılı meselelerde kişinin temel ifadeözgürlüğü ile demokratik toplumun terör örgütlerinin faaliyetlerine karşıkendisini korumaya ilişkin meşru hakkı arasında bir denge kurulması ihtiyacıortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte her durumda kamu gücünü kullananorganların, bilhassa siyasi fikirlerin değerlendirilmesi gerektiği durumlarda"terör" nitelendirmesinin kötüye kullanımına karşı dikkatli olmalarıözgürlüklerin korunması açısından hayatidir.
34. Mevcut başvuruya benzer olaylarda kamu gücünü kullananorganların ve mahkemelerin görevi, somut olayın koşullarında hükümlü vetutukluların ifade özgürlüğü ile ceza infaz kurumunun güvenliğinin,disiplininin, düzeninin sağlanması ve mahkûmun ıslahı ihtiyacı arasında adilbir denge sağlanıp sağlanmadığı değerlendirilmelidir (Halil Bayık, §§ 32-33).
(d) Ceza İnfaz KurumununGüvenliği
35.Mevcut başvurudaki gibi ifade özgürlüğüne yapılanmüdahalelerde söz konusu olan ceza infaz kurumunun güvenliği, disiplini vedüzeni ise derece mahkemelerinin dava konusu ifadelerin, ceza infaz kurumununasayişini ve güvenliğini tehlikeye düşüren, kamu görevlilerini hedef gösteren,terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarınınörgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşlarıpaniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleriiçerip içermediğini değerlendirmeleri gerekir (Bejdar Ro Amed,§ 80; idare ve derece mahkemelerince söz konusu değerlendirmelerin yapılmamasınedeniyle ihlal sonucuna ulaşılan bir karar için bkz. Kamuran Reşit Bekir, § 73; derecemahkemelerince söz konusu değerlendirmelerin yapıldığının tespit edildiği birkarar için bkz. Ahmet Temiz (6),§§ 39-44).
36. Ceza infaz kurumu idarelerinin ve derece mahkemelerininbenzer davalarda terörle mücadele ile ilgili zorlukları ve buna bağlı koşullarıgözönüne almaları gerekir. Olağan zamanlardan farklıolarak tansiyonun yükseldiği ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin söz konusuolduğu kimi durumlarda, idarece durumun gerektirdiği tedbirlerin alınmasınormal karşılanmalıdır. Bu bağlamda ceza infaz kurumunda güvenliği sağlamakamacıyla ifade özgürlüğüne yapılan müdahalelerin demokratik toplumda gerekliolduğu kabul edilebilir (Ahmet Temiz (6),§ 43).
(e) Mahkûmun Islahı
37. Bir hapis cezasının veya özgürlükten yoksun bırakan benzerbir yaptırımın amacı ve meşruiyeti toplumu suça karşı korumaktır. Böyle biramaç özgürlükten yoksun kaldığı dönemin -mümkün olduğu kadar- mahkûmun toplumiçine geri döndüğü zaman hukuka saygı gösterme ve yaşamını kendi kendinesürdürebilme isteğini ve yeteneğini kazandırmak için kullanılmış olması hâlindegerçekleşebilir. Dolayısıyla ceza infaz kurumlarındaki kimi zorunluluklarınveya kısıtlamaların mahkûmların ıslahı ile de doğrudan bağlantısı olduğuaçıktır. Islah ile bağlantılı olarak mahkûmların kendilerini geliştirici veeğitici yeterli sayıda kitap, gazete, dergi veya diğer yayınları okumaları,radyo dinlemeleri, konferansları veya kurum idaresinin çıkardığı veyadenetlediği benzeri araçları izlemeleri sağlanarak düzenli olarak bilgi vehaberlere erişmeleri sağlanmalıdır.
38. Buradan çıkan sonuca göre ceza infaz kurumuna kapatılmış birsuçlunun toplum içine döndüğü zaman hukuk içinde kalarak olağan toplumsalyaşamın bir parçası olmasına mani olacağı, başka birdeyişle ıslahını güçleştireceği değerlendirilen bilgi ve haber kaynaklarına erişimikoşullara göre sınırlandırılabilir. Böyle bir değerlendirme için her mahkûmuntoplumsal geçmişini ve suç sicilini, entelektüel kapasitesini ve kabiliyetini,şahsi tabiatını, hapis cezasının süresini ve tahliye edildikten sonrası içinbeklentileri dikkate alınmalıdır (HalilBayık, §§ 36-37).
(f) Takdir Payı
39. Terör örgütleriyle veya terör faaliyetleriyle ilişkiliolduğu değerlendirilenyazılı bir metnin, kişilerin veceza infaz kurumunun güvenliğine zarar verme ihtimalinin tespit edilmesinde ilkelden bilgiye sahip ceza infaz kurumu yetkililerinin ve derece mahkemelerinindaha geniş takdir payı bulunduğunda şüphe yoktur (Benzer durumlarda ceza infazkurumu yetkililerinin takdir payına ilişkin değerlendirmeler için bkz. Özkan Kart, B. No: 2013/1821, 5/11/2014, §51; Ahmet Temiz (6), § 41).
40. Anayasa Mahkemesi, bahsi geçen doküman gibi yazılımetinlerin bütünüyle ele alındığında özel bir kişiye, kamu görevlilerine veyahalkın belirli bir kesimine karşı şiddete teşvik edip etmediğinin belirlenmesiiçin metinlerde kullanılan terimlerin ve hangi bağlamda yazıldığının dikkatealınmasının uygun olacağını her zaman vurgulamıştır (Abdullah Öcalan, § 100; Fatih Taş [GK], B. No: 2013/1461,12/11/2014, § 100).
(g) Ölçülülük
41. Temel hak ve özgürlüklere yönelik herhangi bir sınırlamanın-demokratik toplum düzeni için gerekli nitelikte olmakla birlikte- temelhaklara en az müdahaleye olanak veren ölçülü bir sınırlama niteliğinde olupolmadığının da incelenmesi gerekir. Bu sebeple ifade özgürlüğü alanında getirilenmüdahalelerde, hedeflenen amaca ulaşabilmek için seçilen müdahalenin elverişli,gerekli ve orantılı olup olmadığı değerlendirilmelidir (AYM, E.2007/4,K.2007/81, 18/10/2007; Kamuran Reşit Bekir,§§ 44-63; Bekir Coşkun, §§ 53,54; ölçülülük ilkesine ilişkin açıklamalar için ayrıca bkz. Abdullah Öcalan, §§ 96-98; Sebahat Tuncel, B. No: 2012/1051,20/2/2014, § 84; Tansel Çölaşan,§§ 54, 55;Mehmet Ali Aydın, §§ 70-72).
42. Aynı şekilde orada bulunmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçunönlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi ceza infaz kurumunda güvenliğin vedüzenin korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumundamahkûmların sahip olduğu haklara sınırlama getirilmesi mümkün ise de böyle birdurumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik yapılacak herhangi birsınırlandırmanın ölçülü olması gerekir (KamuranReşit Bekir, § 44; Hüseyin Sürensoy, § 45). Bu bağlamda ceza infazkurumlarındaki disiplinin ve düzenin sebatla sürdürülmesi gerekmekle birliktehapishane güvenliğinin ve topluluk yaşamının huzuru ile mahkûmun ıslahı içingerekli olandan daha fazla kısıtlama yapılamaz (Halil Bayık, § 41).
43. Bu bağlamda yayının tümüne mi yoksa bir kısmına mı müdahaleedildiği ve eğer yayın süreli ise başvurucunun yayının sonraki sayılarına erişimineherhangi bir müdahalede bulunulup bulunulmadığı değerlendirilmelidir. Başka birdeyişle sınırlamanın, güdülen kamu yararı amacını gerçekleştirmek için ifadeözgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlama niteliğinde olup olmadığıdeğerlendirilmelidir (Ahmet Temiz (6),§ 44).
(h)İfade ÖzgürlüğüneYapılan Müdahalenin Gerekçesi
44. Başvuru konusu olay bakımından yapılacak değerlendirmelerintemel ekseni, müdahaleye neden olan idarenin ve derece mahkemelerininkararlarında dayandıkları gerekçelerin ifade özgürlüğünü kısıtlama bakımından“demokratik toplum düzeninin gereklerine” ve “ölçülülük” ilkelerine uygunolduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyup koyamadığı olacaktır (Bekir Coşkun, § 56; Abdullah Öcalan,§ 98; Tansel Çölaşan, § 56; Ahmet Temiz (6), § 36). İfade özgürlüğünegerekçesiz olarak veya Anayasa Mahkemesince ortaya konulan kriterlerikarşılamayan bir gerekçe ile yapılan müdahaleler Anayasa'nın 26. maddesiniihlal edecektir.
(2) Derece Mahkemelerininve Kamu Gücününü Kullanan Diğer Organların Süreliveya Süresiz Bir Yayının Mahpusa Verilmemesi Biçimindeki MüdahalelerindeGözetmeleri Gereken Hususlar
45. Anayasa Mahkemesinin rolü başvuruya konu müdahalenin,olguların kabul edilebilir bir değerlendirmesine dayanılarak yapıldığının ve keyfîolmadığının denetlenmesini kapsar. Dolayısıyla böyle bir denetim, derecemahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların müdahalenin demokratikbir toplumda gerekli ve ölçülü olup olmadığını ilgili ve yeterli bir gerekçeile ortaya koyması ile bağlantılıdır (bkz. § 44).
46. Mevcut başvuruya benzer şikâyetlerde derece mahkemelerininve kamu gücünü kullanan diğer organların gerekçelerinin ilgili ve yeterlisayılabilmesi için kararlarda bulunması gereken ve benzer başvurularınkoşullarına göre değişebilecek-bir kısmı yukarıda da sayılan (bkz. §§ 29-44)-unsurlar şu şekilde sıralanabilir:
i.Başvurucunun hangi suçtan dolayı hangi türcezaevinde bulunduğu ve başvurucunun bulunduğu cezaevinin ve işlediği suçun sözkonusu tedbirin alınmasında bir etkisinin bulunup bulunmadığıdeğerlendirilmelidir (bkz. § 35).
ii.Bir yayının tümünün veya bir kısmınınmahkûma verilmemesi şeklindeki kısıtlamanın mahkûmun ıslahı ile bağlantısı varise yayının içeriği ile mahkûmun ıslahı arasındaki ilişkinin tam olarakgösterilmesi gerekir (bkz. §§ 37-38).
iii. Her mahpusun toplumsal geçmişi ve suç sicili, entelektüelkapasitesi ve kabiliyeti, şahsi tabiatı, hapis cezasının süresi ve tahliyeedildikten sonrası için beklentileri dikkate alınmalıdır (bkz. § 38).
iv.Bu bağlamda söz konusu yayınların,terör suçlarından mahpus olan kişilerin iddia edilen mağduriyetlerin sorumlusuolarak gördükleri kişilere veya devlete karşı daha fazla şiddete yönelmelerinesebebiyet verip vermediği değerlendirilmelidir (bkz. § 38).
v.Mahpusa verilmeyen süreli veya süresizyayının cinsi, içeriği, yayımlayanı ve sorunlu görülen kısımların hangileriolduğu belirtilmeli ve mahpusa verilmesi sakıncalı bulunan kısımların detaylıanalizi yapılmalıdır.
vi.Böyle bir analizin yapılabilmesi içineğer söz konusu yayının terör örgütleriyle veya terör faaliyetlerinin meşrugösterilmesiyle bir ilişkisi varsa mahpusun ifade özgürlüğü ile demokratiktoplumun terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşruhakkı arasında denge kurulmalıdır (bkz. § 33).
vii.Zikredilen dengelemenin yapılabilmesi için;
- Bütünüyle ele alındığında müdahaleye konu yayının özel birkişiyi, kamu görevlilerini, halkın belirli bir kesimini veya devleti hedefgösterip göstermediğinin, onlara karşı şiddete teşvik edip etmediğinin (bkz. §35),
- Bireylerin fiziksel şiddet tehlikesine maruz bırakılıpbırakılmadığının, bireylere karşı nefreti alevlendirip alevlendirmediğinin(bkz. § 35),
- Yayında iletilen mesajda şiddete başvurmanın gerekli ve haklıbir önlem olduğunun ileri sürülüp sürülmediğinin,
- Şiddetin yüceltilip yüceltilmediğinin; kişileri nefrete,intikam almaya, silahlı direnişe tahrik edip etmediğinin,
- Suçlamalara yer vererek veya nefret uyandırarak ülkenin birkısmında veya tamamında daha fazla şiddete sebebiyet verip vermeyeceğinin,
- Söz konusu yayında yer alan ifadelerin ceza infazkurumunun güvenliğini, disiplinini ve düzenini tehlikeye düşürüpdüşürmediğinin,
- Terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütlerimensuplarının örgütsel amaçlı olarak haberleşmelerine neden olup olmadığının(bkz. § 35),
-Kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlışbilgileri, tehdit ve hakaret oluşturan ifadeleri içerip içermediğinin (bkz. §35),
- Yayın tarihinde veya mahpusa verilmesinin istendiği sıradaülkenin bir kısmında veya tamamında çatışmaların yoğunluk derecesi ile cezainfaz kurumu ve ülkedeki tansiyonun yükseklik derecesinin yayının mahpusaverilmesine etki edip etmediğinin (bkz. § 38),
- Karara konu sınırlayıcı tedbirin, demokratik bir toplumdazorlayıcı bir toplumsal ihtiyacın karşılanması amacına yönelik olup olmadığınınve tedbirin başvurulabilecek en son çare niteliğinde bulunup bulunmadığının(bkz. § 29),
- Son olarak sınırlamanın, güdülen kamu yararı amacınıgerçekleştirmek için ifade özgürlüğüne en az müdahale eden ölçülü bir sınırlamaniteliğinde olup olmadığının (bkz. §§ 41-43) yayının içeriğiyle birlikte değerlendirilmesigerekir.
viii. Derecemahkemelerinin ve kamu gücünü kullanan diğer organların söz konusudeğerlendirmeleri yaparlarken olayın koşullarına göre uzman kişileringörüşlerinden faydalanmaları, gerekirse konusunda uzman sosyal bilimciler,araştırmacılar ve akademisyenlerden rapor ve görüş almaları her zamanmümkündür. Böylece süreli veya süresiz bir yayının bir mahpusa verilmemesişeklindeki müdahalenin kanunlar ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarında ortayakonan kriterlere uygunluğunun denetimi daha etkili yapılabilecektir.
47. Bir terörörgütünün şiddet eylemlerini öven, destekleyen ve haklılaştıranaçıklamaların silahlı direnişe teşvik, şiddeti yüceltme veya kin ve düşmanlığınkışkırtılması olarak kabul edilmesi mümkündür. Bununla birlikte yalnızca birterör örgütünün fikirlerini ve hedeflerini içerdiği, resmî politikaları ağırbir şekilde eleştirdiği veya terör örgütünün resmî politikalarla olanihtilaflarını değerlendirdiği gerekçesiyle mahkûmlara verilmemesi -yukarıda birkısmı gösterilen sebeplerden (bkz. §§ 29-46) bir veya daha fazlası dabulunmadığı taktirde- müdahaleyi haklı göstermez.
48. Mahpuslaraverilmesi engellenen yayınlarda yer alan bilgi ve görüşlerin sadece kırıcı,şaşırtıcı veya rahatsız edici olmasının müdahalenin haklı gösterilmesi içinyeterli olmayacağı yinelenmelidir (bkz. § 32).
(3) İlkelerin OlayaUygulanması
49. Somut olayda Eğitim Kurulu, hakkında toplatma ve el koymakararı bulunan kitaplardan birebir alıntılar bulunduğu gerekçesiyle başvurucuyagelen derginin ilgili sayfalarının çıkarılarak geri kalan kısmının talebihâlinde başvurucuya teslim edilmesine karar vermiştir. Kararda derginin çıkarılansayfaları, hakkında toplatma ve el koyma kararı bulunan kitaplardan alıntıyapılan sayfalar da belirtilerek açıkça gösterilmiştir.
50. Başvurucunun şikâyeti, söz konusu derginin çıkartılansayfalarının kendisine verilmemesine yöneliktir. Başvurucu, sayfalarınkendisine verilmemesine gerekçe olarak gösterilen toplatma kararına karşıherhangi bir hukuk yoluna başvurmamıştır. Bu doğrultuda Anayasa Mahkemesininönündeki mesele, ilgili sayfaların verilmemesine gerekçe olarak gösterilentoplatma ve el koyma kararının Anayasa'ya uygun olup olmadığı değil hakkındatoplatma ve el koyma kararı bulunan kitaplardan birebir alıntılar içerensayfaların başvurucuya verilmemesine ilişkindir (Sinan İyit (2) [GK], B. No:2013/1495, 30/11/2017, § 51).
51. Eğitim Kurulu kararında, yalnızca hakkında toplatma ve elkoyma kararı bulunan kitaplardan birebir alıntılar bulunduğu gerekçesine yerverildiği, yapılması gereken dengelemeye ilişkin Anayasa Mahkemesi tarafındanyukarıda ortaya konulan ilkelerin gözetildiğine dair başka bir değerlendirmedebulunulmadığı görülmektedir. Bununla birlikte bireylerin ifade özgürlüğünetoplatma ve el koyma kararlarıyla müdahalede bulunulduğu hâllerde mevcut olanzorunlu toplumsal ihtiyacın, özellikle terörle mücadelenin söz konusu olduğudurumlarda hükümlü ve tutuklular yönünden de mevcut olacağı açıktır. Budoğrultuda başvuru konusu derginin, hakkında toplatma kararı bulunanyayınlardan alıntılar içerdiği gerekçesiyle başvurucuya verilmemesi şeklindekimüdahalenin ceza infaz kurumunun güvenliği, düzeni, disiplininin sağlanması vemahkûmun ıslahı amaçlarının gerçekleştirilmesi için gerekli olmadığı söylenemez(Sinan İyit(2), §§ 52-53).
52. Öte yandan Eğitim Kurulu kararında başvurucuya verilmemesinehükmedilen sayfaların bir kısmında, daha sonra Anayasa Mahkemesinin kararıdoğrultusunda (bkz. § 14) hakkındaki toplatma ve el koyma kararı kaldırılan"Kürt Sorunu ve Demokratik Ulus Çözümü Kültürel Soykırım KıskacındaKürtleri Savunmak (Beşinci kitap)" isimli kitaptan alıntı bulunduğugerekçesine yer verildiği görülmektedir.
53. Anayasa Mahkemesinin Anayasa'ya aykırı bulmasıyla anılankitap hakkındaki toplatma ve el koyma kararının kaldırıldığı ve artık"yasaklanmış" bir kitaptan bahsedilemeyeceği gözetildiğinde EğitimKurulu ve derece mahkemelerinin kararlarının gerekçesinin, söz konusu kitaptanalıntı bulunması nedeniyle başvurucuya verilmeyen sayfalar yönünden ilgili veyeterli olduğundan bahsedilemez. Ayrıca Eğitim Kurulu tarafından 6 ila 17.sayfaların başvurucuya verilmemesine karar verildiği, hakkında toplatma ve elkoyma kararı bulunan kitaplardan birebir alıntılar bulunduğu belirtilen 7 ila12. sayfalar dışında çıkartılan diğer sayfalar yönünden ise kararda herhangibir gerekçeye yer verilmediği görülmektedir.
54. Açıklanan nedenlerle Anayasa’nın 26. maddesinde güvencealtına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
55. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının ya da ilgilisayfalarının başvurucuya verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. İlgiliderece mahkemeleri, Anayasa Mahkemesi kararında ortaya konulan kriterler vegösterilen yöntemle yeniden yargılama yaparak yargılamanın sonucuna göre bahsekonu yayının ya da ilgili sayfalarının başvurucuya verilmesine veyaverilmemesine karar vermelidirler.
4. 6216 Sayılı Kanun'un50. Maddesi Yönünden
56. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa MahkemesininKuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:
"(1)Esasinceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğinekarar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadankaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararındankaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılamayapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasındahukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veyagenel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılamayapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığıihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden kararverir."
57. Başvurucu ihlalin tespiti ile maddi ve manevi tazminattaleplerinde bulunmuştur.
58. Başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucunavarılmıştır. Bu ihlal kararı başvuruya konu yayının başvurucuya verilmesigerektiği şeklinde yorumlanamaz.
59. İfade özgürlüğünün ihlalinin sonuçlarının ortadankaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunduğundankararın bir örneğinin -Anayasa Mahkemesinceortayakonulan kriterler ve gösterilen yöntemle- yeniden yargılama yapmak veyargılamanın sonucuna göre başvurucunun itirazı hakkında yeni bir karar vermeküzere Ankara Batı İnfaz Hâkimliğine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
60. İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucuya birdokümanın verilmemesi şeklindeki müdahale yönünden, ifade özgürlüğünün ihlaledildiğinin tespiti ile kararın, yeniden yargılama yapmak üzere ilgili yargı mercine gönderilmesine hükmedilmesinin yeterli olacağıdeğerlendirildiğinden başvurucunun maddi ve manevi tazminat talebinin reddinekarar verilmesi gerekir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan gerekçelerle;
A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,
B. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABULEDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
C. Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifadeözgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,
D. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğü ihlalinin sonuçlarınınortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Batı İnfazHâkimliğine (E.2014/2062 ve K.2014/2055) GÖNDERİLMESİNE,
E. Başvurucunun maddi ve manevi tazminat talebinin REDDİNE,
F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE24/1/2018 tarihinde tarihinde OYBİRLİĞİYLE kararverildi.